Bir Aldatma Hikayesi posteri

Sinemamızda fazla örneğine rastlamadığımız kara film türünde karşımıza çıkan "Geriye Kalan", iki kadının özelinden yola çıkarak bugünkü şehirli kadının yaşadığı sorunları, bir aldatma hikayesine yoğunlaşarak aktarıyor. Film, mutlu bir evliliğe sahip gibi görünen Sevda'nın, başarılı bir cerrah olan kocası Cezmi'nin onu, aynı hastanede çalıştığı Zuhal ile aldattığını öğrenmesi ve bu soruna kendi yöntemleriyle çare bulması üzerine kurulu.

Filmin başından itibaren toplumun kadınlar üzerindeki baskısının yol açtığı hasarlara şahit oluyoruz. Sevda evliliğini, daha da önemlisi kocasını kendi yaşamının önüne koymuş. Mükemmeliyetçi ve  takıntılı ruhu da bu işi kolaylaştırmış. Kendi hayatını yaşamayıp sadece kocasını mutlu etmeye çalışıyor. Toplumun mutluluk adına çizdiği şablonda ne varsa her birini elde etme telaşında. Ona öğretilen iyi para kazanan başarılı bir koca, sağlıklı bir çocuk, güzel bir ev ve sonrası mutlu bir hayat. Daha güzel görünmek için sürekli güzellik maskesi yapıyor, evinin düzenini ya da kocasının gömlek ütüsünü her şeyin önüne koyuyor. Bir eşin görevi olarak algıladığı cinselliği yaşamasının tek sebebi de yine kocasını mutlu etmek isteği. Özellikle Sevda'nın hastanenin yemeğinde bir yandan gülümseyerek kocasının rakısını koyarken, diğer taraftan katılan tüm kadınları dikkatle incelemesi, çevresine bu tavrını hiç yansıtmaması çok gerçekçi. Bu kısa sahnede, kadınlarımızın rollerini ne kadar güzel oynadıklarına şahit oluyoruz.

Diğer taraftan halefi olarak görebileceğimiz Zuhal ise dayatılan kuralların dışına, belki de başarısız olan evliliği sebebiyle çıkabilmiş görünüyor. Boşandıktan sonra kendi ayaklarının üzerinde durmayı öğrenmek zorunda kalmış. Sevda ile karşılaştırıldığında çok daha normal bir hayat yaşıyor. Hastalık derecesinde titiz değil ya da beğendiği bir adamı evli olmasına rağmen ayartabiliyor. Ancak Zuhal'in tavırlarına baktığımızda da onun istekleri ile Sevda'nın isteklerinin kesiştiğini görüyoruz. Sonuçta ikisi de bir erkeğin güvenini hissetmek, gelecek endişesini paylaşmak arzusunda.  Bunun ilk sinyalini yasak ilişkisinin ilerleyen dönemlerinde Cezmi'nin evli oluşunu sorun etmesiyle anlıyoruz. Zaten eski eşinin kendisine dönme sinyalleri ile kafası karışıyor ve Cezmi'nin kendisiyle yeterince ilgilenmediğini belki de bahane ederek ilişkiyi koparıp atıyor.

Filmin en başarılı yönü, davranış olarak birbirinden farklı olan bu iki kadının üzerinden toplumun dayatmalarının gözlemlenebilmesi. Kadın olarak biçilen görev iyi bir ev hanımı olmak, çocuğunu düzgün yetiştirmek, kocan ne yaparsa yapsın ailenin mutluluğu için sesini çıkarmamak. Zaten Zuhal de  "Erkeklere hayatın sıkıcı yönlerinden bahsedilmez. Çünkü erkekler bu durumda hemen kaçar" diyor. Bu söylemden evliliğindeki başarısızlığının suçunu kendi üzerine aldığı çok açık. Suçu, hayatında olan erkekle sadece güzellikleri değil, her şeyi paylaşmak istemesi aslında.

Bu söylem üzerine çok güçlü bir film "Geriye Kalan". Kendisi de bir kadın olan bir yönetmenin elinden çıkması en büyük avantajı. Kadın olmasına rağmen kamerasını herhangi bir tarafa yakın tutmamış ve kadınsal takıntıları objektif olarak aktarmış. İşte kadına yapılan baskıların sonucu diyor sanki. Kadınlarımız kendi istekleri doğrultusunda değil, öğretilenler doğrultusunda yaşıyor ve en kötüsü de bu rolü gerçek olarak algılıyorlar.

Film, başrolünde bir psikopatın olması, Amerikanvari planlı bir cinayet ile sona ermesi, ani kamera geçişleri, durağan piyano ezgileri ve soluk tonları ile gerilim filmi gibi çekilmiş bir drama filmi olmuş sanki. Özellikle finali ile gerçekçiliğini kaybetmiş. Ancak kadınlarımıza ve topluma tuttuğu gerçekçi ayna için mutlaka izlenmeli. 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica