Arthur Schopenhauer, kirpilerle ilgili bir hikaye anlatır: Karda üşüyen iki kirpi ısınmak için birbirine yaklaşır. Ancak dikenleri ötekine batar. Bunun üzerine uzaklaşırlar. Bu kez yine üşümeye başlarlar. Çaresiz tekrar yakınlaşırlar. Böyle uzaklaşa yakınlaşa, soğuktan donmayacak kadar yakın, dikenler batmayacak kadar uzak durmayı öğrenirler.

 Sinematürk, Filmlerle Psikoloji, Haftanın Teması Resmi Arthur Schopenhauer, kirpiler

Bizler de kirpiler gibiyiz. Birbirimizden çok uzaklaştığımızda kaygılı, güvensiz ve tatminsiz oluruz. Çok yakınlaştığımızda ise bütünlüğümüzü ve özerkliğimizi kaybetmekten korkarız. İç ve dış dengeyi sağlamak için kirpiler gibi mesafe ayarı yapmamız gerekir. Nasıl yakınlaştığımız, ne kadar yakınlaştığımız, ilişki aralığımızın esnekliği ve sınırlarımızın netliği; ilişkilerimizin kaderini belirler.

Anlamlı yakınlıklar kurabilmek için cesaret, sınırları koruyabilmek içinse içgörü ve farkındalık gerekir. 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica