"Ben, Koskoca Fabrikatör Kerim Kurt, Kenar Mahalleye Gidip Fakir Bir Ailenin Kızlarını Oğluma İsteyeceğim Öyle mi" posteri

"Bana değil resmime." Sevgi "Size çılgınlar gibi âşık olmuştum" diyen Selim'e söylüyor bunları. 'Sevmek Zamanı'na (1965/66) benzeyen sahnelerde, delikanlı sabahtan akşama kadar fotoğrafçı vitrinindeki büyütülmüş iki resmi seyrediyor. Bu durum Oktay Akbal'ın, Varlık'ta yayınlanan (15 Mart 1957) (Sayı; 450) 'Bir Serüven Bitti' başlıklı yazısını anımsattı; "Sultanahmet tramvay caddesindeki fotoğrafçıda bir zamanlar yan yana iki portre vardı... O günlerde her öğleyin Ziya Osman Saba ile... Dakikalarca vitrin önünde dururduk. 1947 Temmuz'undan 1950 yılına kadar süren iş arkadaşlığım sırasında iki fotoğraf vitrinden kaldırılmadı... Vitrindeki mutluluk, onca hayatın içindeki mutluluğun bir parçası gibiydi."

 'Bar Kızı'nın ikinci çevrimi olan 'Hüzünlü Aşk'ta 'milyoner çocuğu' delikanlı ile felçli babasının bakımı için şarkıcılık yapan genç kızın öyküsü anlatılıyor. Erler Film'in 'Hayat Kavgası'ndan sonraki yapımı.

İlkbaharda çevrilmiş ve 29 Eylül 1969, Pazartesi günü (Şehzadebaşı) Gündeş, (Aksaray) Kısmet, (Elmadağ) Şan, (Pangaltı) Yeni Atlas sinemalarında gösterime girmiş. 84 dakikalık filmin 13 buçuk dakikası şarkı, oyun havası. Birkaç saniye süren jenerikte sadece 'Hüzünlü Aşk' yazısı var.

İlk dakikalarda her tarafı neon ışıklı Beyoğlu'nda dolaşıyoruz. 'Hisar Club', Sedef Türkay, Liz Caro, Aysun Ercan. 'Sayonora Pavyon'; Tina Luiz, Sibel Sun, Oya Sever, Alev Ünal, Kamelyalar. 'Foliberjer'; Filiz Mehtap, Sevtap Çetinkale, Han Güneş, Ancela, Esin Göksel, Nuray Günay, Nejat Onat, Arzu Ay. Umut-hayal kırıklığı, kahkaha-gözyaşı, sevgi-şiddet dolu bir dünya.

Selim,  Sevgi'nin fotoğrafçı vitrinindeki resmine âşık olmuş. Bin lira verip almak istediğinde Memduh Karakaş "Kusura bakmayın, sizin bir yakınınızın mesela kız kardeşinizin ya da nişanlınızın resmini fotoğrafçınız yabancılara satsa gönlünüz razı olur mu?" diyor. Ancak kendisi de resmi vitrine koymak için Sevgi'den izin almamıştı. Benzer şekilde bir meslektaşı O'nun 'mesela kız kardeşinin ya da nişanlısının resmini izinsiz sergilese' ne düşünürdü.

Sonrasında bu fotoğrafın ne olduğu belli değil. Kır kahvesine giderlerken Sevgi'nin elindeydi. Genç kızın ['Son Mektup'ta (1969) Selmaların çeşmeli sokağındaki] evine geldiklerinde yok olur. Hiç olmazsa delikanlıya hediye etmiş olsaydı.

İç çekimler, 'Lekeli Melek'teki (1969) Rızaların evinde yapılmış.

Sevgi, yatalak babasının 'doktor, ilaç' parası için Gönül Yazar'ın sesi ile şarkıcılık yapıyor. Kendisine eşlik eden saz sanatçıları Doğu-Batı sentezi gibi; (Org, bateri, ritim gitar, solo gitar, saksofondan oluşan) Batılılar ve kanun, ut, keman, darbuka, klarnet.KUGHIOI

Patronu Vural Bora, gerekli gereksiz 'kanaryam, cicim' diyerek odasında. Genç kızın rahatsız olduğunu anlayınca da şaşırır; "Bakıyorum beni hiç iplediğin yok. Hâlbuki bu pavyondaki kadınların hepsi gözümün içine bakıyorlar. Bir işaretim onlardan birini 'dost tutmaya' yeter... Yahu benim gibi kelepir kaçırılır mı be? 'Lüks' ve servet içinde yüzeceksin. Hanımefendi olacaksın." Bunlar için yapması gereken şey de 'belli'. Oysa Meral, Vural'ın koynundan çıkmadığı halde ancak 'oryantal dansöz' olabilmişti.

Üstelik 'hanımefendi olacaksın' demesi, en azından, 'şimdi değilsin' anlamına gelmez mi? 'Havuç-sopa' yöntemi tutmayınca genç kızı 'evlenerek' elde etmeye kalkar. Bu kez de "Sen hanımefendi olarak yaratılmışsın... Evlen benimle" diyecektir.

Bir sahnede şansını tekrar deniyor; "Seni dünya piyasasında uçurur, çok meşhur bir şarkıcı yaparım." Herhalde dikkat etmemiş(!), Sevgi'nin gazinodaki duvar boyu afişinde 'Büyük Ses Yıldızı' yazılıydı zaten.

Odadaki 'içki sahnesi' harika. Viski şişesi sol elde. Bardağı tuttuğu sağ eliyle döner kapağı ustaca açıp içkiyi boşaltır. Kapak hâlâ sağ elde. Bu arada "Sen kendini ne sanıyorsun" diyen genç kıza laf yetiştiriyor; "Sana tutkun olduğumu sanıyorum." Bir de sigarası olsa tam olacaktı.

Sevgi, babasına 'sigorta şirketinde' çalıştığını söylemiş. Bunu anlayan Vural 'tutkun olduğu' kıza "Babanla konuşmak istiyorum. Senin ne mal olduğunu bilsin" diye şantaj yapıyor. 'Ne mal olduğunu bilsin!' Kanaryam, cicim diye yere göğe koyamadığı genç kıza söylüyor bunu.

O zamanki adı Can Sel olan Feri Cansel, 'oryantal dansöz' Meral Ateş rolünde. Gösterisi bitince Sevgi'nin odasına gelir. (Bu sırada genç kız kendisine sarkıntılık eden Vural'ı tokatlamakla meşguldü). Sahneye kimin çıktığı belli değil ama kulağımıza gelen 'Summertime' (1935) (George Gershwin / DuBose Heyward) bir striptiz gösterisinin başladığını düşündürdü.

Selim, genç kızın yaptığı işi bir sürü yanlış tahminde bulunuyor. "Çok romantik bir tipin var. Sen herhalde bir sanatçı olmalısın. Mesela şaheserler yaratan bir ressam... Seni piyano başında besteler yaparken düşünüyorum... Sen bir yazar olmalısın. Romanlar, hikâyeler, şiirler..." Hepsi yanlış çıkınca "O halde sen yeryüzüne göklerden inmiş bir meleksin" diyordu. Genç kız, babasına söylediği 'sigorta şirketinden' farklı bir yalan uydurur. "Terzilik yapıyorum. Parça başına, evde mağazalara dikiş dikiyorum." Selim bu kez de  "Kimbilir iğnenle ne güzel elbiseler dikiyorsundur" diye pohpohluyor. Birkaç sahne sonra 'bar şarkıcısı' olduğunu öğrenince 'Gelinlikler içinde dans'; 'Pembe bulutlar'; 'Çiçekli bahçe ortasındaki şirin yuva' gibi sözlerin yerini 'Barcının metresi'; 'Bayağı'; 'Aşağılık'; suçlamaları alır. Film boyunca Sevgi için söylenenler inanılır gibi değil; 9 kez 'Fahişe; 7 kez 'Bar kadını/kızı'; 5 kez 'Kahpe'; 4 kez 'Orospu', 2 kez 'Sokak paçavrası'; Birer kez 'Dişi köpek',  'Rezil karı' ve 'Aşağılık bayağı kadın'. Sevdiği tarafından tokatlanıp yerlerde sürünmek de cabası.ADDUJ

'Şarkıcılık' nedeniyle nikâh geri kalınca "Senin yüzünden herkese kepaze oldum" diyecektir delikanlı. Oysa daha önceleri "Aşktan korkuyorum. Aşkın bize getireceği acılardan korkuyorum" diyen genç kıza "Aşk ikimizin, acıları da benim olsun" yanıtını vermişti. 'Çevremizdekilerin ne dediği', 'hislerimizden' daha önemli galiba.

Bir sahnedeki konuşma 'erkek' ve onun ötesinde  'para' egemenliğini düşündürdü. "O züppeyle mi düşüp kalkıyorsun? Ben senin her şeyine karışırım" diyen Vural'a "Sana ne? Sen benim özel hayatıma karışamazsın... Kimsin sen, nesin? Benim kocam mı yoksa babam mı" karşılığını veriyor Sevgi. Gazinocu hâlâ üste çıkma çabasında; "Patronun." (Anlaşıldığı kadarıyla 'kişisel' ve 'ulusal' ilişkilerde 'parayı veren düdüğü çalar' kuralı geçerli).

Milyoner fabrikatör Kerim Kurt çok sert bir insan. Üç değişik sahnede oğluna  "Ben senin yaşındayken günde 18 saat çalışırdım" diyor. Selim'in yanıtı; "Bana, evleninceye kadar müsaade edin. Ondan sonra günde 28 saat çalışacağım." Bu konuşma 'From Russia With Love'daki (1963) bir sahneyi anımsattı. 'Bond Güzeli' Tatiana, şifre çözücü cihaz hakkında bilgi veriyor; "The machanism is... Oh James, James... Will you make love to me all the time in England?" Bond'un yanıtı; "Day and night. Go on about mechanism" Selim ve 007'nin fikirleri benzer. Ancak 'öncelik' James Bond'da 'iş'; Selim'de 'aşk'.

Delikanlı 'babasının parasına' mı yoksa ne olduğu belli olmayan 'mesleğine' mi güveniyor tam belli değil. Tartıştıkları bir gün "Paranız sizin olsun. Ben mesleğime ve diplomama güveniyorum. İcap ederse hayatımı tek başıma kazanır karıma rahat bir hayat sağlayabilirim" demişti. Bir sahne sonra ['Parmaklıklar Arkasında'ki (1967) Gül ve Ali'nin yemek yedikleri tepede] yatalak babasının bakım masraflarından yakınan Sevgi'yi "Varlıklı bir ailenin tek evladı olduğumu unutuyorsun galiba. Para bizim için bir problem değildir" diye rahatlatıyor.

Filmdeki melodiler.

Les Fantómes toluluğundan (1963) Rus ezgisi 'Les Yeux Noirs' 4 sahnede (Jenerikte; 'Kaytan bıyık' Bekir, Selim'e "Sizi pavyonumuzda görmek bizim için ne kadar büyük bir şeref" derken; Vural, Sevgiye "Seninki burda" derken; Beyoğlu Evlenme Dairesi önünde). 'Stone City' 2 sahnede (Selim, gelini soran arkadaşlarına "Bilmem. Şimdi babamla dans ediyordu. Ama herhalde buralarda olmalı" derken; Sevgi, Selim'in gözleri önünde Vural'la dans ederken).

Fausto Papetti'nin 'I Remember N.2' albümündeki (1965) 'Summertime' (1935) (George Gershwin / DuBose Heyward) Sevgi, gazinoda Meral'e "Çekilir kahır değil. Evde bakacak hasta bir babam olmasa bir dakika bile durmam burda" derken.

Los Hermanos Rigual'in "Chitarra Amore Mio '65" uzunçalarındaki (1965) 'Storia Di Un Amore (Historia De Un Amor)' (1956) (Carlos Eleta Almaran) Sevgi'yi arabayla takip eden Selim "Bir dakikanızı rica edebilir miyim" derken. 'Ramona' (1928) (Mabel Wayne / Louis Wolfe Gilbert) Sevgi ve Vural, Tarabya'da yemek yerken.

'Duel at Diablo'daki (1966) (Neal Hefti) 'Opening Scene' Kerim Bey "Şuna bak! Günde 28 saat çalışacakmış! Gel de 'oğlum var' diye güven" derken. 'Prologue' 2 sahnede (Kerim Bey, karısına "Bu oğlan işi iyice serseriliğe vurdu. Ne olacak bunun sonu böyle. Nerde geziyor, ne yapıyor bütün gün" derken; Kız isteme sahnesinde). 'Earth Runs Red' Selma, evin önünde kendisini bekleyen Vural'a "Sen ha! Bu saatte ne arıyorsun burada" derken. 'Dual at Diablo' Bekir, resimleri Kerim Bey'e gösterirken.GHKGHŞLİ

'Cleopatra'daki (1963) (Alex North) 'Cleopatra Theme' 5 sahnede (Nubar Terziyan "Benim için endişe etme kızım. Yalnız böyle mutlu bir gününüzde aranızda bulunmak isterdim" derken; Birkaç saat sonra "Nikâh kıyıldı mı" diye sorarken; Sevgi ve Selim, deniz kıyısında konuşurken; Yüksek kayalıkta; Filmin sonunda).

Marcello Minerbi'nin gitarından 'Manuel Benitez-El Cordobes' (1965/66) (Gerard Bourgeois / Jean Max Riviere) Sonuçlanmayacak nikâhta. [Aynı melodiyi ilk çevrim 'Bar Kızı'nda (1966) Pierre Sellin'in trompetinden dinlemiştik]. 'Take Off Your Old Coat' Kerim Bey Sevgi ile dans ederken.

'Kader' (1968) için yapılan melodiler (İsmet Nedim) 5 sahnede kullanılmış. (Selim, fotoğrafçı vitrinini seyrederken; Kerim Bey, oğluna Sevgi'nin pavyon resimlerini gösterirken; Selim "Daha ne anlatacaksın? Beni enayi yerine koyup alay ettiğin yetmedi mi" derken; İçki ve sigara eşliğinde sevgilisini düşünürken; Sevgi, Vural'a Sen ne yüzle geldin buraya) derken.

'Saba Makamında ve Tiz Tonda Ney Taksimi' Mezarlık sahnesinde.

Filmdeki şarkılar.

Sevgi, Gönül Yazar'ın sesiyle 5 eser (1968/69) söylüyor.

'Ela Gözlerine Kurban Olduğum' (Hicaz) (Sadettin Kaynak / Âşık Ömer) Gazinodaki ilk şarkı.

'Bu Gece Ben Çok Mesudum (Sus Sus Sus)' (Rast) (Suat Sayın) Gazinodaki ikinci şarkı.

'Sensiz Saadet' (Yaşar Güvenir) Nikâhtan kaçtıktan sonra gazinoda karşılaştıklarında söylüyor.

'Niçin Baktın Bana Öyle' (Uşşak) (Sadettin Kaynak / Vecdi Bingöl) Gazinodaki dördüncü şarkı.

'Saçlarında Aklar Gözlerinde Yaşlar (Seni Hatırlıyorum)' (Hüzzam) (Polat Tezel) Gazinodaki son şarkı.

Sevgi ve Selim'in mutlu günlerini Selçuk Ural'ın söylediği iki şarkı (Türkçe sözler Sezen Cumhur Önal) ile izliyoruz. 'Güzeller Güzeller' (Temmuz, 1968) 2 sahnede (Plajda, ormanda beraberken ve dansları sırasında; Bekir, gazinoda Vural ile Selim'i tanıştırırken). Bu şarkının orijinalini Mario Zelinotti söylemişti; 'Cammelli & Scorpioni' (1966) (C. Rossi / G. Capuona / Poitevin). 'Rüyamda Seni Gördüm Dün Gece' (Temmuz, 1968) Gazino dönüşü arabada. Orijinalini Tony Cucchiara'dan dinlemiştik; "A'cota Donna Amico Mio" (1967).

Sevgi ve Vural'ın nikâh sahnesinde Ay Feri'nin Kadri Ünalan Orkestrası eşliğinde söylediği 'İkimize Bir Dünya' (1968) (Türkçe sözler Edvard Saatçi) duyuluyor. Orijinali Marc Aryan'ın; 'La Chanson du Vieil Aveugle' (1967).

Meyhane sahnesinde Sami Kasap'ın söylediği bir Malatya Türküsü var; "Çaldığım bağlama//Kara gözlüm ağlama//Ben buralı değilem//Bana gönül bağlama."

Meral'in Vural'a "Beni hayatımda tatmin eden tek erkesin sen" dediği sevişme sahnesinde Fransızca bir şarkı var; Françoise Hardy'nin 'Tous Les Garçons et Les Filles' olarak bilinen isimsiz albümündeki (1962) "C'est á L'amour Aquel Je Pense" (1962) (Françoise Hardy / Roger Samyn).

Feri Cansel tüm güzelliği ile iki kez dans ediyor. İlki, 'Ana Mori Mori Ana' adlı Rumeli türküsü/oyun havası ile; "Ana mori mori ana//Oynayayım ben sana//Ana mori mori ana//Yapsana gözleme//Ben askere gidiyorum//Sakın beni özleme." Filmin ikinci yarısında Hüsnü Özkartal ve Arkadaşları'nın 'Oyun Havaları-Oriental Dances' 33'lüğündeki 'Raks Cemile' ile döktürüyor. Vural'ı çok sevmiş. Gazinocunun, cinayet suçlaması ile yargılandığı mahkemede yalancı şahitlik bile yapar. Ancak sevgilisi, Sevgi ile evlenecektir. Gerçek Meral Ateş, 50'lerin sonunda 'Yenikapı Çakıl Aile Bahçesi'nde (5 bin kişilikmiş) Hamiyet Yüceses, Abdullah Yüce, Sevim Tanürek, Aynur Akın'lı kadrodaydı.

İlk nikâh sahnesinde küçük bir hata var. Sevgi, Selim ve Kerim Bey'le dans ediyor. Belli ki imzalar atılmış. Ama sonradan evliliğin gerçekleşmediği anlaşılır.

Davetiye de hatalı; "Kızımız Sevgi ile oğlumuz Selim'in nikâh ve düğün törenlerine şeref vermenizi dileriz. Kurt ve Dilek aileleri." Kız tarafı önce olup 'Dilek ve Kurt aileleri' şeklinde olmalıydı.

"Bar hayatı; Dışı seni yakar, içi beni." Öyle bir dünya ki Bekir, kahramanımıza "Acaba size ne gibi bir hizmette bulunabilirim? Mesela masanıza kadın arzu etmez misiniz? Esmer, sarışın, kumral bizde her çeşitten var Abi. Sen emret yalnız" diyor. 'Siz' diye başlayan konuşma, içeriğine uygun olarak 'sen' diye biter. Sevgi bu listeye dâhil değilmiş. "O'nu boş ver Abi, yaramaz sana." Delikanlının "Neden, çok mu namuslu?" sorusuna da yanıt hazır; "Amma yaptın be Abi, namuslu karının barda ne işi var. Yalnız, patronun dostu O."

Ve 'kaypak bir dünya'yı yansıtan sözler; "Kulak asma Abi. Biz yerine göre kiminin babası, kiminin abisi, kiminin de kocası oluruz."

Geçimleri, büyük ölçüde, oradaki kadınlar sayesinde. Ama en kolay 'harcadıkları' yine Onlar. 'Ada Palas'ta bir buluşma ayarlamış. Selim'e akıl veriyor; "Sen şimdi yandaki otelde bekleyeceksin. Kız oraya gelecek. Onu 500'e razı ettim. Sakın fazla verme. Hava yaparsa aldırma. İki tokat atarsın aklı başına gelir. Malum ya bunlar başka dilden anlamaz. Enayisini buldular mı kendilerini prenses diye yutturmaya kalkarlar." Sahneye çıkışını "Sayın müşterilerimiz, kıymetli misafirlerimiz! Şimdi pavyonumuzun altın sesli, şöhretli ses yıldızı Sevgi Dilek hanımefendiyi takdim ederim" diye anons ettiği ve şarkı sonunda mikrofonu elini öperek aldığı genç kız için söylüyor bunları. Selim'den aldığı bir tomar banknotu cebine indirirken.

Genç kız, Bar'a geri dönmüş. Vural "Bundan daha iyi bir iş mi bulacaksın. Ne istersen var burada. İçki, müzik, eğlence, her şey. Bar hayatı gibi tatlı bir şey var mı" diyor. Erkekler için belki öyledir ama ya kadınlar için?

Benzer şekilde 'Ada Palas'ta Ahlâk Zabıtası tarafından 'basıldıklarında' Selim'i "Siz gidebilirsiniz" diye gönderirlerken Sevgi'yi 'Zührevi Hastalıklar Hastanesi'ne 'muayeneye' götürüyorlar.ŞLKHFUKF

'Seninki'. Küçümseyici bir anlam içeren bu sözcük 5 kez kullanılmış. Örneğin Bekir, Sevgi ile Selim'in aşkını "Vural Abi, 'seninki' yağlı bir kuyruk bulmuş" diye anlatıyor.

Filmde çok önemli bir konuşma var. Bekir, Kerim Bey'e "Barcı Vural size en derin saygılarını sunuyor. Kendisi vaktiyle sizin işlerinizden ekmeğinizi yemiş" diyordu. Ama bu konunun ne olduğu belli değil.

Sevgi'yi Adalet Cimcoz; Selim'i ve Bekir'in ilk cümlesini ("Şimdi oryantal dans yıldızımız Meral Ateş huzurlarınızda") Abdurrahman Palay; Vural'ı Sadettin Erbil; Meral'i Altan Karındaş; Kerim'i Agâh Hün; Nubar Terziyan'ı Rıza Tüzün; Selim'in annesini Gülistan Güzey; Komiseri Zafer Önen seslendirmiş.

'Genç kızların sevgilisi' Engin Çağlar; Selim'in, filmde adı olmayan annesi-Gülistan Güzey; Babası 'milyoner' Kerim Kurt-Atıf Kaptan ve fabrikasının park yerindeki '34 HU 245' plakalı otomobil; Meral Ateş-Feri Cansel; Vural Bora-Ekrem Bora; Ağır Ceza Üyesi-Hüseyin Salıcı; Fotoğrafçı (ve filmin yapım sorumlusu) Memduh Karakaş; Sevgi'nin felçli babası-Nubar Terziyan; Kır kahvesi ve uzaklarda görünen Göksu Kasrı; Plaj ve orman sahneleri; Mahkemedeki konuklar Silvana Panpani ve Talia Salta; Kerim Beylerin garsonu Orhan Çoban; Vural'ın adamları Bekir-Hüseyin Baradan, Ali Seyhan ve gazinodaki garson Cevat Uz; Selim'in (Büyük olasılıkla Yönetmen Mehmet Bozkuş'a ait) '34 KF 357' plakalı arabası; Sevgi ve Vural'ın yemek yedikleri Filiz Lokantası; Son nikâhtaki 4 katlı pasta çok güzeldi.

Ahlâk Zabıtası memurları Ali Demir ve üç polisi birkaç sahne sonra bu kez Cinayet Masası görevlileri olarak görüyoruz.

"Ellerimde ellerin//Gözlerimde gözlerin//Yıllar ne çabuk geçti//Sevgilim sen nerdesin." Sevgi, Polat Tezel'in Hüzzam şarkısı 'Seni Hatırlıyorum'u (1969) söylüyor. Kamera geriye 'zoom' yapmakta geç kalınca kadehin yere fırlatılışı pek anlaşılmıyor. Şirketin elindeki negatif film de kısıtlı olunca sahne tekrar çekilmez!

Filiz Akın filmdeki 5 giysiyi başka filmlerde kullanmış. İlk şarkıdaki sahne kostümünü 'Dağlar Kızı Reyhan'da (1969); İkinci şarkıdakini yine 'Dağlar Kızı Reyhan'da (1969); Dördüncü şarkıdakini 'Yıkılan Yuva'da (1967); 6 sahnedeki çiçekli elbiseyi 'Affet Sevgilim' (1966), 'Cici Gelin' (1967), 'Aşkım Günahımdır' (1968), 'Efkârlı Sosyetede' (1968), 'Benim de Kalbim Var'da (1968);  Gazinoda Selim'le dans ederkenki beyaz puanlı olanı 'Arkadaşımın Aşkısın'da (1969) görmüştük. Plajdaki siyah mayo 'Dağlar Kızı Reyhan' (1969) ve ilk nikâhtaki gelinlik 'Son Mektup'ta (1969) üzerindeydi.

 Vural; "Onun hayatına hiçbir erkek girmedi. Hatta ben bile." Bir tokat yiyip (adamlarının yardımıyla) Selim'e 9 yumruk attığı sahnede söylüyor bunu. Gerçekten de 'Bar Kız'ı ve 'damgalı fahişe' olmakla suçlanan, otelde basılan, Zührevi Hastalıklar Hastanesi'nde muayene edilen, neredeyse vesikaya bağlanan, başından (Selim'le) bir nişan ve (Vural'la) bir nikâh geçen Sevgi hiçbir erkeğin olmadan ölecektir. Selim ve Vural da genç kıza sahip olamadan yaşamlarını yitirecekler. Farklı olarak ilk çevrimdeki Deniz ve Engin birbirlerine kavuşmuş, Kaya ise dayak yediği ile kalmıştı.

Son Yorumlar

Yandex.Metrica