"Leyla Abla'yı Bir Görebilseydin! Hayalimdeki Annem Gibi Babacığım" posteri

"Tek tesellim, beni benim için kovuyorsun." Leyla, 'oğlu' Cem'e söylüyor bunları. Kemal'e yazdığı mektupta da "Oğluma anası için öyle bir sırça köşk kurmuşsun ki O'na dokunmak değil yaklaşmak bile imkânsız" diyecektir.

1968, sonbaharında çevrilen 'Artık Sevmeyeceğim' 27 Ocak 1969, Pazartesi günü (Beyoğlu) İnci; (Beyoğlu) Lüks; Bulvar; (Çarşıkapı) Şık; (Kadıköy) Feza sinemalarında gösterime girmiş. 92 dakika sürüyor ve bunun 15 dakikası şarkı. Afişteki 'Sevmeyeceğim', jenerikte 'Sevmiyeceğim' şeklinde. Ayrıca 'Belkıs Özener', 'Belkis Yazar'; 'Burhan' Bolan, 'Burman' Bolan; 'Selahi' İçsel, 'Selami' İçsel olmuş.

Yakışıklı bir piyanist ve O'na âşık ikiz kız kardeşlerin öyküsü.

Kemal Alpay'ın, bir besteci için oldukça gösterişli bir yaşamı var. Villa gibi bir ev, iki araba, yat, hizmetçi, dadı, gözlerini kaybedince özel şoför. Ama karısı Nesrin "O'nunla yaşadığı dümdüz hayattan usanmış". Başka birini seviyor. 'Herkesin hayran olduğu, yakışıklı, iyi kalpli sanatkârdan, yalnızca kendisinin hayran olduğu Cahit'e kaçacakmış'.

Oysa bir zamanlar ikizi Leyla ile tutkundular Kemal'e. Biri 'hayat dolu, delişmen'; Öteki 'durgun'. İlerde şöyle yazacaktır Leyla; "İkimiz de severdik seni. Hele ben, kardeşimden milyon kere daha çok. Sadece bu kahreden sevgide bir fark vardı. Benim aşkım kalbimde gömülüydü, kardeşiminki ise dilindeydi. Bir süs gibi. Bilirdi seni sevdiğimi. Bildiği için de durmadan alay ederdi benimle." Nesrin ile Kemal evlenince, bir öğretmenlik alıp Anadolu'ya gitmiş genç kız. ('Kara trenle' diyor, oysa görüntüdeki 'elektrikli'). 'Hayat garip rastlantılarla dolu'. Yıllar sonra döndüğünde kardeşinin başkasına kaçmak üzere olduğunu öğrenip engel olmaya çalışmış. Vazgeçmesi için yalvarmış. "Bu direnişim otomobille havaalanına yola koyulana kadar sürmüştü. Ama O dinlemiyordu. Sonunda sana vermem için evlilik yüzüğünüzü avcuma sıkıştırdı." Bir kaza her şeyi değiştiriyor.sdsgsd

Nesrin'in kullandığı '34 HD 753' plakalı otomobil, '34 ES 547' plakalı kamyonla çarpışır. Genç kadın "Hayatın tadı sürat ve aşkla çıkar" düşüncesindeydi. Ancak bu süratle yaşamını yitiriyor. Leyla yaralı olarak kurtulur. Kemal, karısı zannediyor genç kızı. O da bir türlü anlatamaz gerçeği.

Göldeki motor gezisinde Belkız Özener'in sesiyle söylediği 'Hatıra'nın 'Sen gözlerimde bir renk' kısmında, 'karısı'nı öpmek için hafifçe uzanır bestecimiz. Bu sırada genç kadın başını hareket ettirince öpücüğü havada kalıyor. Kıyıda sarılmak istediğinde ise baba olacağını öğrenir; "Ağırlığını verme Kemal... Eskisi gibi yalnız değiliz artık."

Cahit, filmin şanssız kişilerinden biri. "Aşkta kararsızlık olmaz Nesrin. Aşkta tek şey düşünülür; Sevişmek" demişti. Beraber Almanya'ya gelmesini istiyor. "Her şey hazır. Uçak biletin, pasaportun... Yarın uçak saatinde havaalanında olmazsan seni bekleyemem. Gitmek zorundayım biliyorsun. Bir yıldan önce dönemem." Sevgilisinin öldüğünü bilmeden yalnız gider oralara. Aylar sonra hasretle döndüğünde, çiçek gönderdiği kişinin de başkası olduğunu öğrenemeden yaşamını yitirir.

Cahit yerde yatarken koşarak gelen erkek hizmetkâr Oktay Yavuz.

Aslında ölümü kendi hatası. Ama mahkemede Leyla cezalandırılır. Üstelik kardeşinin adıyla; "Sanık Nesrin Alpay'ın uzun süredir gayrı meşru ilgi kurduğu Cahit Esen'i öldürdüğü sabit olduğundan Türk Ceza Kanunu'nun 425. maddesi, 2. fıkrasına binaen 10 yıl ağır hapsine ve çocuğunun babasına verilmesine ekseriyetle karar verildi."

Gariban Ahmet, hüzünlü filme neşe katıyor. 'Manzarası pek itimat verici olmasa da bir sürü kolalı, ütülü, briyantinli züppeden daha namuslu'. Şimdi 'köprü altı Lordu ama bir vakitler şarkıcıların kralıymış'. Alengirli bir aşk hikâyesi nedeniyle şarkıcılığı bırakmış. Sevdiği kız için "Güzeldi, çok güzeldi ama şeytanlıkta da adamakıllı baskındı" diyor. Acaba O'nun aşkı da bir yanlış anlamaya kurban gitmiş olmasın. "Artık üzülmüyorum. Lügatimden, cart yırttım üzüntü kelimesini. Kendimi şaraba verdim oldu bitti. Yaşamak gene de güzel şey." Üstelik kendiyle dalga geçebiliyor; "Alt tarafı ben neyim ki, gülünecek bir serseri! Merkebe bile 'çüş' desem, dinlemez." Bir başka sahnede; "Benimki de kafa değil, şapka askısı" diyecektir.6rtusus

Yenicami yakınlarında seyyar satıcılık yaparkenki söylevi 'Sersem Kocanın Kurnaz Karısı' (1971) (Haldun Taner) piyesindeki Fasulyeciyan'ın repliği kadar güzel. "Çok saygıdeğer Müslümanlar ve asil vatandaşlar! Şu gördüğünüz kök parçaları ve macunlar bilumum emrazı sıhhiye, emrazı siyasiye, ağrı, sızı ve hastalıklarınızla, baş, diş, vicdan ve bilakis romatizma gibi bütün ağrılarınıza deva olacak bir ilaç olaraktan gayet bedavaya yakın, bir lira gibi ufak bir ücret mukabilinde hediye olunmaktadır." Köprü altında "Haydi gelin, gelin! Haydi, arkadaşlar, Hasan değil basan alıyor" diye bağırarak 'Bul karayı, al parayı' oynatır saf vatandaşlara. Hilesi anlaşılınca "Polis geliyor" bağırtılarıyla 'tüymesi' çok komikti.

Bir yüzünde 'Kör', diğer yüzünde 'Sağır' yazılı karton asılı boynunda. Duruma uygun olarak kullanıyor bunu. Cümbüş çalıyor ve Güneri Tecer'in sesiyle şarkı söylüyor. Yüzücülüğü de iyi. İntihar girişiminde bulunan Leyla'yı Haliç'te boğulmaktan kurtarır.

"Bak kızım, şu karşındaki insan müsveddesi' diye tanıtıyor kendisini. "Kambur felek öyle bir çelme taktı ki başıma gelenler pişmiş tavuğun başına gelmemiştir. Ama Gariban Ahmet gene de intihar etmedi. Sen de etmeyeceksin... Allah Baba bu şahane güzelliği balıklara yem olsun diye yaratmadı herhalde." Sevgilisi tarafından terk edilince bulduğu diğer çözüm pek akıl işi olmasa gerek. "Kendimi şaraba verdim, oldu bitti. Neyse, yaşamak gene de güzel şey."

Kaldığı ev 'belki Topkapı Sarayı değil ama gene de iyidir'. Leyla orda kalmayı kabul edince, sobayı tutuyor sevincinden.

Genç kız 'meleklerin İstanbul şubesi' ve sesi 'bülbül çatlatan'mış. "İstersen bu sesle paranın sülalesine düğüm atarsın." Nota bilmemesi de sorun değil. Ahmet'in bestekâr bir arkadaşı varmış; "Şu soba var ya şu soba! Ona bile ders verse şarkıcı yapar."

Bu bestekâr, tahmin edileceği gibi, Kemal. Karısını aşığı ile yakalayınca şok geçirmiş. Aylarca kaldığı hastaneden çıkışı 'kör olarak'. Artık hiçbir kadına tahammülü yok. Evine kadın girmeyecekmiş. "Yılan beslerim daha iyi. Kadın denen şeytana evimde yer yok." Ama Leyla'ya ders vermeyi kabul ettiği gibi âşık da olacaktır. Karısı olduğunu bilmeden.

Derslerin karşılığında istediği şey çok farklı. "Sizden para değil zaman istiyorum. Cem çok yalnız. Daha doğrusu bir kadının sıcaklığına, bir abla elinin şefkatine ihtiyacı var. Ders dışında da ara sıra gelir O'nunla meşgul olur musunuz?"

Tüm kinine karşın, annesini 'bir melek' olarak anlatmış oğluna. Çocuk da 'hayalinde yaşattığı anneyi görür' Leyla'da. 'Çiçekler kadar güzel, melekler kadar temiz'. Babasına "Bu abla öbür kadınlara hiç benzemiyor. Her şeyi başka... Hani anlatırdın ya bana. 'Bakışları yıldız yıldızdı' derdin ya. Tıpkı öyle Leyla Abla'nın gözleri. O kadar sıcak bakıyor ki içim ısınıyor" diyecektir.4w7rtur

Ancak Onların birbirlerine yakınlaştıklarını anlayınca durum değişir. Annesine ihanetle suçluyor Kemal'i bu kez. Sonuçta her şey tatlıya bağlanır. Leyla'nın ikinci başarısız intihar girişimi sonrasında mutluluğu bulurlar.

Genç kızın ilk intihar girişimi denizde. İkincisi demiryolunda, karada. Üçüncüsü yok ama olsaydı uçakta olurdu herhalde.

Kemal'in evindeki dış çekimler için Kont Ostrorog Yalısı, iç çekimler için 'Kader Böyle İstedi'deki (1968) Nilüferlerin evi kullanılmış.

Göz doktoru rolündeki sanatçı, ameliyat sonrası bandajları açarken biraz sert davranıp bestecinin canını yakıyor.

Nihat Genç'in 'Veryansın'da sözünü ettiği şey burada da karşımıza çıkar; "Yeşilçam filmlerinde sıklıkla rastladığımız piyano ve keman günlük yaşantımızda yok gibi." Piyanolu sahne sayısı 'Artık Sevmeyeceğim'de 7. Ayrıca 4 kez cümbüş ve bir kez de mızıka var.

Beyoğlu, İstiklal Caddesi, Emir Nevruz Sokak, No. 14'teki 'İlkbahar Çiçek Evi' ve kısa bir süre izlediğimiz sahibi Anna Kukula ile 60'lı yıllara gittik. Telefonu '44 95 12'.

Leyla'nın Anadolu'dan döndüğü sahnede bir sürpriz ile karşılaşıyoruz. Kemal, yönetmen Muzaffer Arslan'ın ['Kahveci Güzeli' (1968) filminden anımsadığımız] '34 ET 009' plakalı arabasına biniyor.

Filmdeki melodiler.

'Artık Sevmeyeceğim' (1968) (Suat Sayın) 7 sahnede (Mahkeme kararı okunduktan sonra; Yıllar sonra Leyla ve Kemal karşılaşınca; Leyla "Mutlu olabilmen için her şeyi yapmaya hazırım" derken; Kemal "Bana baktığını hissettiğim gözlerde ne var? Kin mi yoksa nefret mi" derken; Cem, babasına "Keşke sena vuracak, seni dövecek kadar kuvvetim olsaydı" dedikten sonra; Oksijen çadırındaki Leyla'ya bakarlarken; Cem "Benim yüzümden oldu bunlar. İnanmadım O'na" derken).

'Un Homme et Une Femme'daki (1966) (Francis Lai) 'Plus Fort Que Nous' Nesrin, kocasına "Çalışmana engel olmam hiç olmazsa" derken. [Corinne Noel, Aykut Sporel'in Türkçe sözleriyle plak yapmıştı; 'Sevgi Denen Şey Çok Ulu' (1967)].

'Vivre Pour Vivre'deki (1967) (Francis Lai) 'Theme de Robert' 2 safhada (Leyla sedyedeyken; Cem, Leyla'dan kaçarken). 'Theme de Catherine' 2 sahnede (Cahit'in ilk ve ikinci telefonları sırasında).

'Blow Up'taki (1966) (Herbie Hancock) 'The Thief' Nesrin ve Leyla, araba ile Yeşilköy'e giderlerken. Bu yolculuk bir kaza ile sonuçlanacaktır.

'Dead Ringer'daki (1964) (André Previn) 'Main Title' 2 sahnede (Ali Demir ve arkadaşları kaza için yardıma koşarlarken; Kemal, Cahit ve Leyla'yı beraber görünce). "You're Not Margaret" Cahit, uçağa binerken.

'The Yellow Rolls-Royce'daki (1964) (Riz Ortolani) 'Forget Domani-Slow Tempo Vocal' 2 sahnede (Kemal, hastaneye çiçekle geldiğinde; Hastaneden eve geldiklerinde). 'Pisa' 2 sahnede (Kemal ve Leyla, göl kenarında koşup oynarken; Çocukları Cem'in doğumundan sonra).

'Geçsin Günler, Haftalar, Aylar, Mevsimler, Yıllar (Hatıra)' (Rast) (Erol Sayan / Enis Behiç Koryürek) 9 sahnede (Kemal, piyanosunun başında beste yaparken; Şömine önünde konuşurlarken; Galata Köprüsü'nde Ahmet cümbüş ile çalıyor; Kemal, baygın Leyla'yı kucağında sofaya taşırken; Leyla, Kemal'in sigarasını yakarken; Müzik dersleri sırasında; Ameliyat kararı için göl kenarında konuşurlarken; Leyla, mektup yazarken; Filmin sonunda).

'On the Waterfront'daki (1954) (Leonard Bernstein) 'Symphonic Suite' Cahit'in tehdit telefonu sırasında. 'Adagio-Allegro molto agitato-Alla breve' 2 sahnede (Cahit, balta ile Leyla'nın üzerine yürüdüğünde; Leyla'nın ilk intihar girişimi sırasında).

'Bu Sana Son Mektubum' (1968) (Suat Sayın) ('Slow' tonda) 5 sahnede (Leyla, Cem ile karşılaşınca; Cem "Babam anlatırken hayalimde yaşattığım annemi görüyor gibiyim" derken; Ahmet ve Leyla, Kemal'in evinden giderken; Cem, babasına "Leyla Abla bizde kalsa" derken; Kemal "Anlayamadığın bazı şeyler var. Çocuksun, yavrum" derken).

Metin Bükey Orkestra'sından 'Blue Bolero' (1965) (Tony Osborne) 2 sahnede (Ahmet "Karısını aşığı ile yakalayınca şok geçirmiş, zavallı. Aylarca hastanede 'öldü ölecek' diye beklemişler başucunda. Sonunda kurtulmuş ama, işte gördün, kör olarak" derken; Cem, dalgın bir şekilde küçük havuza taş atarken).

'Ayrılsak da Beraberiz (Ne O Bensiz Edebilir Ne Temelli Gidebilir)' (Kürdilî Hicazkâr) (Yusuf Nalkesen) Cem, babasının sakladığı notaları bulunca.

'Zorba'daki (1964) (Mikis Theodorakis) 'Life Goes On' Cem, Ahmet'in evine kaçtığında.

'In the Heat of the Night'daki (1967) (Quincy Jones) 'Peep-Freak Patrol Car' Göz ameliyatından sonra Kemal'in bandajları açılırken.

'America, America'daki (1963) (Manos Hadjidakis) 'Excitement in the Village' Filmin sonuna doğru Leyla, tren yolunda yürürken.47usert

Filmdeki şarkılar.

Belkıs Özener'in sesiyle 'Artık Sevmeyeceğim' (Suat Sayın) 2 sahnede [Jenerikte (1.33 dakika); Kemal piyano çalarken Leyla söylüyor (2.50 dakika)].

'Geçsin Günler, Haftalar, Aylar, Mevsimler, Yıllar (Hatıra)' (Rast) (Erol Sayan / Enis Behiç Koryürek) 2 sahnede [Gölde motorla gezerken (3. 20 dakika); Filmin sonuna doğru piyano çalarak Cem için (2.39 dakika)].

'Bu Sana Son Mektubum' (1968) (Suat Sayın) Leyla mutfakta çalışırken (2.05 dakika). Ahmet, cümbüş ile eşlik ediyor.

Güneri Tecer'in sesi ve Fecri Ebcioğlu'nun Türkçe sözleriyle 'Leyla, Leyla Berduşum' (1968) Ahmet, kendi yaş gününde söylüyor (2.23 dakika). Orijinali; 'Leila, Leila Jolie Fille' (Elias Rahbani). Kahramanımıza Leyla adı, sırf, filmde bu şarkı kullanılabilsin diye verilmiş galiba.

Kemal'i Abdurrahman Palay; Leyla/Nesrin'i Adalet Cimcoz; Ahmet'i Münir Özkul; Cahit'i Sadettin Erbil; Ağır Ceza Üyesi Selahattin İçsel ve Kemal'in göz doktorunu Erdoğan Esenboğa seslendirmiş.

İki rolde Türkan Şoray; İki kız kardeşle de evlenen ve farkı anlamayan Kemal-Cüneyt Arkın; Gariban Ahmet-Münir Özkul ve evi; Cem- Ömercik; Üç doktordan ikisi Muammer Gözalan ve Kayhan Yıldızoğlu; Cahit-Önder Somer; Ahmet'in çalışma mekânları-Yenicami ve Galata Köprüsü; Kaza sonrası Leyla'nın yardımına koşan Ali Demir ve diğerleri; Ağır Ceza Üyesi Selahi İçsel çok güzeldi.

Aldatıldığını sanan Kemal, Leyla'ya (biri ters diğeri düz) iki tokat atar. 'Artık Sevmeyeceğim'in yönetmeni Muzaffer Arslan da, sanat yaşamı sırasında 'tokat' sıkıntısı yaşamış. Dram Tiyatrosu'ndaki 'Veronalı İki Centilmen'de (William Shakespeare) rolü vardı (Ekim, 1954). Kuliste rol arkadaşı (Alev Saçlı Sanatkâr) Perihan Tedü'yü (oyunun ismindeki 'centilmen'liğe uygun olmayan bir şekilde) tokatlamış ve 'İdare Heyeti' tarafından 'muvakkat tard' ile cezalandırılmış. Bu olay nedeniyle 'sinir buhranı geçiren' Perihan Tedü'ye de '1 hafta istirahat' verilmiş. Yerlerine gelen sanatçılar; Abdurrahman Palay ve Jeyan Mahfi Ayral.

"Benden nefret edemeyeceğin kadar uzaklara gidiyorum... Son nefesimi verirken daima kalbinde yaşayacağımı bilmek beni mesut edecek."

Son Yorumlar

Yandex.Metrica