"Ezmeliydim O'nu. Kardeşim gibi araba altında can vermeliydi Selim"  posteri

"Masum kızları tercih eder erkekler evlenmek için. Bilhassa bizim toplumda." Tavlamadık kız bırakmayan, elini verenin kolunu, kolunu verenin kendini kurtaramadığı bir çapkın söylüyor bunları. Arkadaşı Ali de 'el atmadık keklik, kanadı yolunup kümese konulmadık tavuk bırakmamış'. Ama evlenmek için 'masum kızları tercih ederlermiş'!

1967'nin son aylarında çekilen 'Kadın İntikamı',  25 Mart 1968, Pazartesi günü 12 sinemada (Beyoğlu, Rüya; Pangaltı, İnci; Aksaray, Bulvar; Kadıköy, Feza; Çarşıkapı, Şık; Koca Mustafa Paşa, Çoruh; Beşiktaş, Suat Park; Mecidiyeköy, Işın; Sarıyer, Gezi; Bakırköy, Yeni; Pendik, Mehtap; Beykoz, Zafer) gösterime girmiş. Jenerikte, yaklaşık 2 dakika, Türkan Şoray'ın güzel gözleri ve 52 model Ford ile yapılan gezi var.

Adnan, 'bir şoför parçasına üniversiteli kız bakmaz' saplantısı içindeki. Sevdiği kıza 'milyoner müteahhit Selim' olarak tanıtmış kendisini. Bu nedenle hep bir tedirginlik içinde. "Şoför Adnan'ın ben" diye bağırmak istiyor ama cesaret edemiyor. Davranışları 'Bir Tereddüdün Romanı' (Peyami Safa) gibi. Sonradan, Zincirlikuyu'daki 134 numaralı mezarın başında gözyaşı dökecektir; "Affet beni Selma, affet sevgilim! Benim için erişilmesi imkânsız bir kızdın sen. Benim bir şoför olduğumu bilseydin bana yüz vermezdin. Bana öyle geliyordu." Beraberliklerindeki 'The Shadow of Your Smile', kendileri kadar güzel.

Genç kızın hangi şehirden geldiği ve fakültesi belli değil. 'Ölmek mi Yaşamak mı'dan (1966) anımsadığımız 'Çemberlitaş Kız Talebe Yurdu'nda kalıyor. 'Hiçbir şey düşünmeden, sevdiği gence teslim olmuş'. Ablasına yazdığı mektupta nişanlanacağını anlatıyor. Ama 'acı gerçeği', sevgilisinin 'milyoner Selim' değil 'şoför Adnan' olduğunu öğrenince ne yaptığını bilmez haldeydi. İntihar gibi bir kazada canından olur.

Kendisine çarpan Commer minibüsü 'Sayılı Dakikalar' (1965) ve '34 AH 310' plakasını 'Kader Böyle İstedi' (1968) filmlerinde görmüştük.sheyy5

Handan'a yazdığı mektup; "Ben çok yakışıklı, son derece efendi, dürüst, mert bir adamla tanıştım. Sen 'ne iş yapıyor' diye geçirirsin aklından. Söyleyeyim, müteahhit-mühendis Selim. Selim Açıkan... Biz kadınlar sevdiğimiz zaman kalbimizi aşka, yok olurcasına veririz. Bize ait olandan sadece bir tek dayanak noktası kalır. O da bizim için önemli olan tek şey; Aşkımız.  Abla ben aşığım ve O'nu delicesine seviyorum. Bahtiyarım çünkü O da beni seviyor. Evleneceğiz. Mutlu olacağını bildiğim için sana danışmadan, o ufacık kafamla bir şeyler yaptım. Beni ne kadar sevdiğini bilirim Abla. İstanbul'a gel, nişanımızda bulun... Ağlıyorsun değil mi Abla? 'Deli Kız' dediğini duyar gibiyim. Ama ne kadar mutlu olduğumu bilsen şimdi de sevinç gözyaşları dökerdin benim için."

Handan, Avrupa ile ticaret yapan bir iş kadını. İşi değil ama nereli olduğu az çok belli. Ya Ankaralı ya İzmirliymiş. O günlerde Avukat Saim Bey 'şirketin en parlak döneminden' ve 'Milano ile iki milyonluk anlaşmadan' söz ediyordu. Kardeşinin ölümü ile bunların hepsini unutur. 'İşkadını' olduğunu bile. "Dün bir ev kadını, bir anne olmak isterdim. Şimdi bir yılan olacağım" diyor. Tek amacı Selim Bey'den intikam almak. 'Aralarına kardeşinin kanı girmiş'. Ancak aşk, "Çeke çeke, kan kusa kusa geberecek" dediği bu nefreti bile önemsizleştirir.

Ticaret ile uğraşırken kravatlı ve erkeksi bir görünümdeydi. 'Kadın İntikamı' günlerinde ise güzelliğini ortaya çıkaran yeni giysiler ile tam bir dişi. İntikam, hiç olmazsa, kadınlığını anımsatmış!

Otopsi raporuna göre kardeşinin 'maalesef bakire olmadığını' öğrendiğinde şaşırıyor. Oysa birkaç gün önceki mektuptan bunu anlamalıydı; "O'nu seviyorum Abla. Hem de bir kadın gibi seviyorum. Senden çok küçüğüm ama kadınca sevginin ne demek olduğunu öğrendim. Şimdi rahatlıkla 'biz kadınlar' diyebiliyorum."

'M-RC-687' plakalı bir Alman arabası var. 'Rahat 180 yapıyor ve füze gibiymiş'. Müstakbel kocasını ezmeye kalkar bununla!

Selim ve ortağı Ali'nin ne iş yaptıkları anlaşılmıyor. Bir sahnede 'baraj toplantısı' denmiş, o kadar.sryayhr

Birinin eski bir Ford'u ve [Ekrem Bora'ya ait, 'Tek Kurşun' (1968), 'Yakılacak Kitap' (1968), 'Kadın Severse' (1968), 'Şehir Eşkiyası' (1969), 'Günahını Ödeyen Adam' (1969), 'Sürtük' (1970), 'Mağrur Kadın' (1970), 'Emine' (1971), Bir Kadın Kayboldu' (1971) filmlerinden anımsadığımız '34 HR 007' plakalı] Mercedes'i; Diğerinin ise '34 AP 854' plakalı 'mütevazı vosvos' u var. Ali 'ticari yönden' daha cingöz. Amerikan istihbaratı gibi çalışıyor. İş koparmak için (artık kimse) Sacit Bey'le öğle yemeği ayarlamış. Icığını, cıcığını hatta puro ve sade kahve sevdiğini bile öğrenmiş.

Kadın konusunda Jack Lemmon-Walter Matthau birbirlerini yiyorlar. Sekreterleri Selma ve Cavidan. Sevgilileri Figen ve Aylin. Ama ikisinin de gözü diğerininkinde. 'Biri ne zaman bir kadından hoşlansa öbürü yerden bitme mantar gibi' karşısına çıkarmış. "Karaçalı mübarek." Birbirlerini "Sarılıktan yeni kalktı", "Nasırlı" ve "Veremli" diyerek zor durumda bırakıyorlar.

İki kez tekme tokat kavgalarını izliyoruz. Selim, toplam, 13, arkadaşı 10 yumruk atar. Ağzı burnu dağılmış ve yarı baygın yatan Ali'ye Uşak Hasan'ın söyledikleri çok hoş; "Kusura bakmayın Ali Bey, Beyefendi bugün çok sinirli."

Handan güzelliği ve kardeşini çağrıştıracak anlaşılmaz sözleriyle Selim'i şaşkına çeviriyor. 'Dünyayı zindan ediyor'. Delikanlının "Anlamadım" demekten başka bir şey yaptığı yok. Akşam yemeğinde "Evlenme vaadiyle kızlara yaklaşan ve Onlardan istifade eden erkekler herhalde sadece hoşlandığını söyleyerek ahbaplık kurmak isteyenlerden daha az dürüsttürler" cümlesini duyduğunda yüz ifadesi harika.

Suya taş atma sahnesinde seyirciye de 'pes' dedirtiyor; "Bakın, taşın düştüğü yerde hiç dalga yok. Hâlbuki taşın düştüğü yerden çıkan dalgalar uzaklara gidiyor." Karşısındaki hiçbir şey anlamayınca "Anlayacaksınız Selim Bey, anlayacaksınız" karşılığını verir. Açıklaması da 'anlaşılır' bir şey olsa bari; "Siz beni masum bir kız olarak görüyor ve bu halimle seviyorsunuz. Ama benim maceralarım, yani benim dalgalarım bir toplum olan şu denizin bütün sathına yayılmaktadır. Bir gün bunları işitince yahut yeni bir maceramla karşılaşınca aynı şekilde beni seveceğinizi sanmıyorum."

Adnan "Artık burada duramam" diyerek Almanya'ya gitmişti. Selim de, Handan ile evlenemezse 'şirketi Ali'ye devredip Afrika'da iş arayacağını' söylüyor. Fakirler Almanya'ya; Zenginler Afrika'ya! Ayrıca o dönem, solcuların Moskova'ya gitmeleri önerilirdi!

İşadamına acımasızca 'kan kusturan' Handan, zamanla O'nu sever. 'Safe House'daki (2012) Tobin Frost-Denzel Washington "Çok uzun süren fedakârlık kalbi taşa çevirir" demişti. Uzun süren acımasızlık da kalbi yumuşatıyor galiba!

Selim'in ev çekimleri için Armatör Suat Sadıkoğlu'nun Ortaköy'deki yalısı kullanılmış. İşadamı Oscar Wilde ve Beaudelaire'i severmiş. Kütüphanesinde 6 000 kitap ve bahçesinde "Kioske D'amore" (Aşk Köşkü) adlı bir pavyon var. Niye evlenmediğini soranlara bir şiir ile yanıt veriyor; "Bir karı alayım//Uşak olayım O'na//Diğer bizim uşaklar gibi..." Yine de 1951 Türkiye üçüncü güzeli Hilmiye Sülün ile evlenmiş. 1960'da boşanırlarken 5 000 lira nafaka istemiş Hanımefendi.serawewer

Handan'ı Nevin Akkaya; Selim'i Toron Karacaoğlu; Ali'yi Doğan Bavli; Selma'yı Gülen Kıpçak; Sevgi'yi Tijen Par seslendirmiş.

Dublajı yöneten Zafer Önen, 4 kişiyi (Mermerci Ahmet Usta, Adnan'ın arkadaşı Kemal, Uşak Hasan ve "Üniversitede talebeymiş" diyen doktor); Fikri Çöze, Arap Celal'i ve "Ağlayarak koşuyordu. Arabanın farkında değildi" diyen kişiyi seslendirmiş.

Avukat Saim- Reha Yurdakul; Ali-Önder Somer; Figen-Aynur Aydan; Aylin-Sevgi Can; Mezar ustası Ahmet Usta-Mehmet Büyükgüngör; Uşak Ömer-Ali Demir; Uşak Hasan-Kubilay Hakan; Arap Celal; Hotel Bayramoğlu; Evlenme teklifinin kabul edildiği Kapri Restoran çok güzel.

Adnan-Engin İnal belki de en başarılı rolünde.

'Kadın İntikamı'ndaki tek neşeli bölümü Handan'ın Mehmet Büyükgüngör ile konuşması. Kardeşinin mezarı için bakım yaptırmak istiyordu ama Selim'in dinlediğini anlayınca 'canım', 'aşkım' gibi sözcüklerle kocasını deli ediyor.

İki sahnede 'Amerikan tipi ve filtreli' Hisar Sigarası var. Kokusu ithal. 17 Nisan 1963'te üretimine başlanmış ama beklenen ilgiyi görmemişti. Selim'in içki içip sigara tüttürmediği an yok. Handan bunları birer kez denemek ister, sonra vazgeçer.

Filmdeki melodiler.

'The V.I.P.s'deki (1963) (Miklós Rózsa) 'Prelude' 2 sahnede (Jenerikte; Selim, tokatlamak isteyip yapamayınca. Handan "Elinizi korkak alıştırmayın, Selim Bey" diyor). "Doubts and Paul's Exit" 2 sahnede ("İntikamımı alacağım" derken; Yeni arabasına binerken).

'Conflict' 2 sahnede (Handan, otelde Selim'i ilk kez gördüğünde; Selim, Ali'yi kovduktan sonra).

Herb Alpert and The Tijuana Brass'ın 'What Now My Love' albümündeki (1966) 'The Shadow of Your Smile' (1965) (Johnny Mandel / Paul Francis Webster) 3 sahnede (Selma, Selim'e "Otomobilinle seni avucuma alacak gibiyim. Dünyayı kucaklamak istiyorum. Koş bana" derken; Şöminenin önünde 'Selim' bildiği 'Adnan' ile konuşurken; Adnan "Hayır! İçimde bir his var. Öğrendikten sonra öldü gibi geliyor bana" derken). 'It Was a Very Good Year' (1961) 3 sahnede (Selma, Adnan'a "Nen var, ağlıyor musun" derken; (1.11'den itibaren) "Burası o kadar güzel ki Selim, Bütün hayatımı seninle burada geçireceğim" derken; Selim, Ali'ye "Bu 'klâs' bir kadın. Müsaade edersen bana göre. Ben meşgul olayım" derken).

Mantovani'nin 'Film Encores' 33'lüğündeki (1957) 'Intermezzo' (1939) (Max Steiner / Heinz Provost / Edvard Grieg) 4 sahnede (Selma, ablasına mektup yazarken; Handan, Saim Bey'e "Kardeşimin ölümüne sebep olan o adamı mahvedeceğim" derken; Selim "Durun öyle, rica ederim. Öyle kalın. Şu an öyle güzelsiniz ki Handan, bu büyülü havayı bozmamak için çok şey verebilirim" derken; Handan, içkisini aynaya fırlatırken).ae5y354

'Dead Ringer'daki (1964) (André Previn) 'Main Title' 3 sahnede [(0.06'dan itibaren) Selma, sevdiği erkeğin milyoner olmadığını öğrendiğinde; Ali ve Selim ikinci kez dövüşürken; Hizmetçi "Bey'in elinde tabanca varmış. Kendini öldürecekmiş" derken]. "Maggie's Murder" 7 sahnede [Handan "Ezeceğim (Nevin Akkaya'nın seslendirmesiyle 'Ezicim') köpek seni"diyerek arabayı Selim'in üstüne sürerken; "Hayır, hayır! Kolay ölmeyeceksin Selim. Çeke çeke, kan kusa kusa gebereceksin" derken; Ali, alaycı bir şekilde "Oo, sabahçıydınız galiba, Selim Bey" derken; (1.36- 1.42 arası) "Çünkü biz sonda yapılacak kavgayı peşin yaptık" derken; Sarhoş Selim "Çok içiyorsunuz, Beyefendi" diyen uşağına "Çık dışarı be salak herif. Sorduk mu sana" karşılığını verirken; (0.45 sonrası) Handan, mezarlıkta "O'na dünyayı zindan edeceğim" derken; (1.36- 1.44 arası) Selim "Başkalarına karşı olan vazifelerini hatırladığın gibi bana karşı olan vazifelerini de sana hatırlatacağım bir gün" derken]. 'The Dog Attacks' (1.30'dan itibaren) Selim, Handan'ın düğün hediyesi tabancayı görünce. 'The Police is Waiting' 2 sahnede [(0.40 sonrası) Handan "İstersen daha çok bağır. Ama şunu unutma ki çok bağırman insana hak kazandırmaz" derken; Ali ile telefonda konuşurken, Selim geldiğinde]. "You're Not Margaret" Selim, Handan'a mektup yazarken.

'High Noon'daki (1952) "Do Not Forsake Me, Oh, My Darlin' (The Ballad of High Noon)" Ali, Figen'e Selim için "Acele et kızım! O'na elini veren kolunu, kolunu veren kendisini kurtaramaz" derken.

'The Yellow Rolls Royce'daki (1964) (Riz Ortolani) 'Forget Domani' Handan'ın numaradan çığlıklarını duyan Selim, kapıyı omuzlayıp eve dalınca.

'Charade'deki (1963) (Henry Mancini) 'Bateau Mouche' 3 sahnede (Handan'ın evindeki akşam yemeğinde; Selim'e mektup yazarken; Handan, evden ayrılırken).

'La Playa' (1965) (Pierre Barouh / Jo Van Wetter ) Kapri Restoran'da.

'The Ipcress File'daki (1965) (John Barry) 'Main Title (A Man Alone)' Handan, Hotel Bayramoğlu'na giderken. Selim de takip ediyor.

'Elmer Gantry'deki (1960) (Andé Previn) 'Main Title' Saim ve Adnan, taksi ile gelirken.

Werner Müller Orkestrası'nın 'International Film Festival' uzunçalarındaki (1964) 'Sundays and Cybele' (1962) (Maurice Jarre) Filmin sonunda.

'The Shadow of Your Smile' melodisi 'The Sandpiper' (1965) filminde kullanılmış. Suna Artun Poyraz, Emin Fındıkoğlu Orkestrası eşliğinde (Nisan, 1968); Zümrüt de Aldo Pagani Orkestrası ile plak yapmıştı; 'Yanımdaki Gölgen' (Türkçe sözler Aykut Sporel).

'La Playa'yı Durul Gence 5'lisi eşliğinde Ajda Pekkan söylemişti (1967); 'Dönmem Sana' (Türkçe sözler Fecri Ebcioğlu).

Handan'dan, Lale Belkıs'ın sesiyle, yaklaşık 3 dakika, 'Arkadaşımın Aşkısın'ı dinliyoruz. Sözleri senaryodaki duruma uyarlanmış; "Hakkım yok seni sevmeye//Çıktın karşıma ne diye//Sen başkasının malısın//Kalbim bunu nerden anlasın//Unutmam lazım çünkü sen//'Kardeşimin' aşkısın//**//Kaderin oyunu bu bana//Göstermesin seni bana//Karşımda olsan da bakmam//'Kardeşimi' aldatmam//İsterse kalbim ağlasın//'Kardeşimin' aşkısın."

 

Birbirlerine yazdıkları ama okumalarına fırsat kalmadan her şeyin düzeldiği mektuplar.

'Charade'deki (1963) 'Bye Bye Charlie' (Henry Mancini). Handan'ın mektubu; "Sana ilk defa 'sevgili kocacığım" diye hitap edeceğim Selim. Seninle büyük bir kin yüzünden evlendim. Senden intikam almaktan başka bir şey düşünmüyordum. Senin evinin yanında ev alışım, seni daha ilk gördüğüm gün otomobille çiğnemek isteyişim, hepsi hepsi sana olan tükenmez kinimdendi. Sen kardeşimin ölümüne sebep olmuştun."

'Dead Ringer'daki (1964) "You're not Margaret" (André Previn). Selim'in mektubu; "Çok düşündüm Handan. Belki sen haklısın. Ben bir deliyim. Ama beni senin güzelliğin ve sana karşı olan tutkum delirtti. Sevgilim, Ali'yi de kardeşim gibi severdim. Siz birbirinizi seviyorsanız benim aranızdan çekilmem gerekirdi. Bunu yapamadım. Bu benim egoizmimdi. Şimdi ölümü tercih ediyorum Handan. Belki 5 belki de 10 dakikam kaldı bu dünyada."

Aynı evde, o kadar yakın olmalarına karşın bambaşka dünyalarda gibiler. Tam bir iletişimsizlik örneği. Yanılgı öylesine büyük. Her mektup aslında kendimizi oyalamak, haklı göstermek için galiba.

Son Yorumlar

Yandex.Metrica