"Hayır, Yusuf! Aramızda Senin Boya Sandığın Değil Benim Bastonum Var" posteri

"Tabii kazanacağım. Babamın hayrına mı yapıyorum bu işi. Sen alacağın paraya bak. Fazlasına karışma. Beğenmediğin malzemelerle ben ne mahalleler kurdum. Hepsi de ekmek peynir gibi kapışıldı ne haber." Müteahhit Fuat Bey, beton ve demir konusunda hile hurdaya izin vermeyen inşaat mühendis Sedat'a böyle saldırıyor. Malın mülkün sahibi o, kim ne karışırmış malzemenin eksik bozuk olduğuna! Ustabaşı Sadık'a da "Mal benim değil mi, istediğimi yaparım. Burada benim borum öter. Kimse bana (Rıza Tüzün'ün seslendirmesinde 'bağa')  karşı gelemez." demişti. Hele o mühendis yok mu, O'nun gibi yüzlercesini karşısında sulta durdururmuş.

1966 Mart'ında çekilen 'Kaderde Birleşenler/Kıyamet Günü', 02 Ocak 1967, Pazartesi günü (Beyoğlu) Şan Sineması'nda gösterime girmiş.Tanıtım yazısında, şarkıların beste ve güfteleri için Cavit Deringöl denmiş. Ama 'keman taksimi' dışında hiçbiri bu sanatçıya ait değil. Mehmet Büyükgüngör'ün soyadı, yine 'B. Güngör' şeklinde. Yusuf Sezgin, Birsen İz, Sadiye Arcıman, Yasemin Altınyıldız, Faruk Panter, Lütfü Engin kendi isimleriyle yer almışlar. Hülya Koçyiğit de Hülya olurdu ama sırf 'Nuranım Nuran' türküsüyle uygun olsun diye 'Nuran' olmuş adı. Kırsal kesim için yapılmış izlenimi veren film 76 dakika. 13 dakikası şarkı, üç buçuk dakikası oryantal dans.

Fuat Bey, inşaatlarında 'eksik demir ve dozajı düşük çimento' kullandıran üçkağıtçı bir müteahhit. Avuç dolusu para döküp kucak dolusu kazananlardan. Hem de yıllarca dişinden tırnağından arttırdığı parayı bir aile yuvası almak ümidiyle kendisine kaptıranların sırtından. İnşaat mühendisi Sedat ise çok dürüst. En ufak suiistimale tahammülü yok. İlk sahnede Sadık Usta'dan inşaatın 'derhal' durdurulmasını istiyor. "Ben, bu kötü malzemeyi kullanmak mesuliyetini üzerime alamam." Sadece dolandırıcılık değil üstelik cinayetmiş böyle bir şey. "Derhal işi tatil edeceksiniz. Son katın betonu da yıkılacak, baştan dökülecek... İşçilerin de çalışmadığı günlerin yevmiyesini tam olarak vereceksiniz."

Kaçınılmaz olarak müteahhitle tartışma çıkar. Hem de inşaatın çatı katında. "Sen alacağın paraya bak. Fazlasına karışma. Beğenmediğin malzemelerle ben ne mahalleler kurdum. Hepsi peynir ekmek gibi kapışıldı, ne haber... Ben böyle bayat namus numaralarına pabuç bırakmam. Beğenmiyorsan çeker gidersin" diye azarlanıyor. Zaten, 'üstüne kâfi miktarda çirkef bulaştığını' hissediyordu. Ayağı kayıp yere düşüyor. Hayatını kaybettiği o günlerde ailenin karşılaşacağı bir felaket daha var. Kefil olduğu arkadaşı Abdullah, borcunu ödememiş. Evdeki eşyalar haraç mezat elden çıkar.W547URTUR

Karısı Sadiye ve kızı Yasemin'le mutlu bir yuvası vardı rahmetlinin. Uzak akraba Nuran'ı da yanlarına almışlar. Genç kızın kimsesi yok ve küçükken geçirdiği bir kaza nedeniyle ayağı aksıyor. Baston kullanmak zorunda.

Yaşadıkları sıkıntıların ardından bir yoksul mahallesine taşınırlar. Sadiye Hanım,  evlere temizliğe gitmeye başlamış. Bir gün bahçede çamaşır yıkarken şarkı söylüyordu. Komşusu sesini çok beğenmiş. "Bu zamanda böyle güzel sesler çok para getiriyor. Bu iş hiç belli olmaz. Bakarsın meşhur oluverirsin. Sende bu ses varken sıkıtı çekmeye değer mi? Benim yeğenim var gazinoda, dansöz. Patronu, O'nu hiç kırmaz."

Kadri Ögelman'ın saz salonunda çalışmaya başlar. Gecede 100 lira. İşler biraz düzelmişken Fuat Bey, tekrar ailenin karşısına çıkar. Tanıdığıymış gazinocunun. "Var mı yeni bir parçan" diyor. 'Parça' dediği de kadın! Bir şeyi canı çektiği mi hemen olmalıymış! Pek beğendiği Sadiye de "Maruf işadamlarımızdan Lütfü Bey'in evindeki akraba toplantısı" numarası ile sunulur kendisine. Zavallı kadın, kurtuluşu(!) üçüncü kat penceresinden atlamakta buluyor. 19 Mart 1966, Cumartesi tarihli Milliyet ve Hürriyet'te 'Genç Bir Şarkıcı Kadın İntihar Etti' haberi vardı.

Ayakkabı boyacısı komşuları Yusuf "Bu kadar komşuluk hakkı var... Bizde kalın" diyerek sahip çıkar Nuran ve Yasemin'e. Ama annesi Raziye hiç memnun değil. Yakınıp duruyor; "Başka hiçbir derdimiz yokmuş gibi bir sübyanla bir kötürümü başımıza bela ettin."

Delikanlı bir zamanların hırsızı. Hatta ('meslektaşı' Mehmet Büyükgüngör'le) bizimkilerin evine bile girmişti. Ama Sadiye'nin, Yasemin'e "Hayır, kızım. Onlar hırsız değil, amca" dediğini duyunca çuvallara doldurduklarını geri boşaltmıştı. Şimdi, namusuyla boyacılık yapıyor.

Gençler birbirlerini çok sevmişler. Delikanlının ne annesi, ne boya sandığı, ne genç kızın bastonu engel bu aşka.

Ancak Fuat, bu kez de genç kızın peşinde. Adamı Panter ve Raziye'nin yardımıyla Yıldız Hamamı'na kaçırır Nuran'ı. "Rahmetli eniştenin dostuyum. Teyzen de iyi bilirdi beni. Şimdi sen de tanıyacaksın beni" diyor saldırırken. Yusuf'un 8 yumruğu ve adamı Panter'in hedef şaşıran iki kurşunu düşüyor payına.

Filmin sonunda Nuran yürüyebiliyordu.

'Kaderde Birleşenler'deki melodiler.

'Hatari!'deki (1962) (Henry Mancini) 'The Sounds of Hatari' 11 sahnede (Postacı, Sedat Bey'e mektup verdiğinde; Sedat, çatı katından düşerken; Eve hırsız geldiğinde; Lütfü, Sadiye'yi odaya kapatınca; Panter, Raziye'ye "Beni Fuat Bey gönderdi" derken; İkinci kez geldiğinde; Raziye, Yasemin'i çiçek toplamaya gönderirken; Panter, Yasemin'in ağaçtan düştüğünü söylediğinde; Araba ile Nuran'ı kaçırırken; Nuran, hamamdan dışarı kaçarken; Yusuf, Panter ile dövüşürken). 'Just For Tonight' Yusuf'un arkadaşları, Nuran'ın yaş günü için aralarında para toplarken.A7YEYE4YAE

'Charade'deki (1963) (Henry Mancini) 'Bateau Mouche' Sedat Bey, ailesini eve bırakıp inşaat sahibi Fuat ile görüşmeye giderken. 'Main Title' Sedat, inşaata gitmeden önce alışveriş yaparken (Kızına bebek almış).'Bye Bye Charlie' Sadiye, kocasının boş yastığına bakarken. 'Latin Snowfall' Yasemin "Nuran Abla, çocuklar kırlara çiçek toplamaya gidiyorlar. Bana da izin verir misin Onlarla gideyim. Çiçek satar, para kazanırım" derken. 'Punch and Judy' Bankadan 100 bin lira kazanan Yusuf sevinç içinde koşarken.

'From Russia With Love'daki (1963) (John Barry) '007' 2 sahnede (Sedat Usta, aileyi İlkyardım Hastanesi'ne götürürken; Arkadaşı, Yusuf'a Nuran'ın kaçırıldığını söylerken). 'Gypsy Camp' 3 sahnede (Sadiye "Onlar hırsız değil, amca" derken; Hırsızlık yaptığına pişman olan Yusuf aldıklarını bırakırken; Boyacı arkadaşı, ağacın altındaki Yusuf'a seslenirken). 'Meeting in St. Sophia' 2 sahnede (Sabahın ikisinde Nuran, Sadiye Abla'yı beklerken; Yusuf, tanık olarak karakoldayken).

'5. Senfoni, Op. 47: I. Moderato' (1937) (Dimitri Shostakovich) 3 sahnede (Sedat, hastanede ölürken; Nuran, gazetede Sadiye Abla'nın ölümünü okurken; Yusuf  "Sadiye Abla'nın ölümü bizi de öldürdü" derken).

'Gençliğe Veda' (Yıldırım Gürses) (Muhayyer-Kürdî) 5 sahnede (Ailenin eşyaları haciz nedeniyle götürülürken; Yusuf, Yasemin'i yatırırken; Spor Toto oynarlarken; İkramiye kazandıktan sonra çiçek alıp eve giderken; Filmin sonuna doğru iki sevgili kucaklaşırken).

'Rast Medhal' (Refik Fersan) 2 sahnede (Sadiye Hanım, yeni taşındığı mahallede Raziye ile konuşurken; Yusuf, Nuran'a çiçek verirken).

'Zennube' gazinodaki Birsen İz'in dansında.

'Dol Kara Bakır Dol' Sadiye, gazinodaki ilk yevmiyesini alırken.

'Quizás, Quizás, Quizás (Perhaps, Perhaps, Perhaps)' (1947) (Osvaldo Farres) Eve yeni eşyalar geldiğinde.

'Thunderball'daki (1965) (John Barry) 'At the Casino' 2 sahnede (Sadiye, gazino dönüşü uykudaki Yasemin'i seyrederken; Kapının altından gazeteler atılırken). 'Chateau Flight' Gazino müdürü, Sadiye'yi akraba eğlencesine getirdiğinde. 'Bond Below Disco Volante' 2 sahnede [Yusuf, polislere "Sadiye Abla, apartmana bununla (gazino patronu) girdi" derken; "İnsanlar birbirlerine böyle günlerde yardımcı olmalı. Kendinizi toparlayıncaya kadar bizde kalın" derken]. 'Search for Vulcan' Panter, Nuran'ı hamama getirdiğinde.

'Goldfinger'daki (1964) (John Barry) 'Teasing the Korean' Fuat "Ölüm mü var sonunda" derken. 'The Death of Goldfinger' Sadiye kendisini 3. kat penceresinden atarken.

'Seninle Bir Sonbahar Mevsimiydi Tanıştık' (1965) (Hicaz) (Yusuf Nalkesen) Yusuf aynada saçlarını tararken.AW46WTY

'Hicaz Makamında Keman Taksimi' Nuran'ın yaş günü yemeğinde Cavit Deringöl'den dinliyoruz. Show Tv'deki gösterimde bu kısım kesilmiş.

Hırsızlığın sonuna doğru 'The Sounds of Hatari' ve 'Gypsy Camp'; Yusuf, hamama koşarken ve Fuat, Nuran'a saldırırken 'The Sounds of Hatari' ve 'Bond Below Disco Volante'  beraber kullanılmış.

Filmdeki türküler.

'Kaşların Kara Gözlerin Ela (Nuranım Nuran)' (Abbas Sütçü) (1 dakika 15 saniye). Jenerikte, Sadiye Arcıman ve Yasemin Altınyıldız söylüyor. "Kaşların kara, gözlerin ela//Bu nasıl sevda, yalancı dünya//Nuranım Nuran, Nuranım Nuran//Seni kimden soram//**//Güzelsin güzel yoktur üstüne//Sürmeler çekmiş gözün üstüne."

'Bülbülüm Neva Bilmem' (1942) (Derleyen Muzaffer Sarısözen) (2 dakika 25 saniye) Sadiye, leğende çamaşır yıkarken. "Bülbülüm neva bilmem//Dertliyim deva bilmem//Bana bir dert ki gelmiş//Başımdan sava bilmem//**//Bülbüller düğün eyler//Bilmem ki ne gün eyler//Ben feleğe neyledim//Bana bildiğin eyler."

'Garip Kuşun Yuvasını' (Suat Sayın) (3 dakika) Sadiye'nin sahnede ilk türküsü. "Garip kuşun yuvasını//Mevlam yapar diyorlar//Öyle bir garibim ki//Ne evim var ne yuvam//**//Felek kırdı kanadımı//Uçamam diyarıma//Gece gündüz ağlarım//Gelmezsin imdadıma."

'Çoktan Beri Görmedim Sevgilim Gül Yüzünü' (4 dakika) Gazinodaki ikinci şarkısı. "Çoktan beri görmedim sevgilim gül yüzünü//Ne özledim bilemezsin 'yavrum' diyen sözünü//**//Gel barışalım, gel barışalım//Her şeyi unutalım//**//Gurbet elde yalnızım boynu bükük ağlarım//Diyar diyar dolaşırım, ben yârimi ararım."

'Şaha Doğru Giden Kervan' (1952) (Derleyen Ahmet Yamacı) (1 dakika 40 saniye) Yasemin kırlarda söylüyor. "Şaha doğru giden kervan//Çok ağlattın güldür beni//Tut elimden kaldır beni//Düşürmeden ayağa//Tut elimden kaldır beni//**//Tut elimden ferman eyle//Gel bu derde derman eyle//Götür yâre kurban eyle//Öldür derse öldür beni//Tut elimden düşmeyelim//Doğru yoldan şaşmayalım//Yaram derin deşmeyelim//Böyle yâre bildir beni."

'Hasret Kaldım Anne Kucağına' (1 dakika 30 saniye) Yasemin'in kırlardaki ikinci türküsü. "Hasret kaldım anne kucağına//Tayif'den koş gel kucağına//Üzülmedin mi beni bıraktığına//Şaşıyorum nasıl yaşadığıma//**//Annem, gül annem//Dön annem, anneciğim gel//**//Gel de bitsin bu hasret dolu günler//Yasemin yavrun yolunu bekler//Bir minik canım var söyle vereyim//Seni bir kerecik olsun göreyim."

Beylerbeyi Fuat Bey... Para babası Fuat Bey... Film boyunca iyi bir tarafını göremedik. Beğendiği kadınları ya 'maruf iş adamlarımızdan Lütfü Bey'in evine' ya da 'Yıldız Hamamı'na atıyor. Sadiye'ye neredeyse sahnedeyken saldıracaktı da gazino sahibi "Yoo! Öyle acele etme. Yeni daha. Henüz bu taraklarda bezi yok" diye güç bela engel olmuştu.

Mühendis Sedat, inşaattakiler tarafından çok sevilmekte. İki işçi 'erkek adam, fakir babası, yiğit' diye övüyorlardı. 'Mal sahibi' Fuat gürlediğinde ise hemen yelkenleri suya indiriyorlar. Bir tek 'Acı Hayat'tan (1962) anımsadığımız ve Sadık Usta-Hamit Türker biraz laf söylemeye cesaret ediyor. O da mühendisin ölümünden sonra. Ama gazinodaki kavgayı fırsat bilerek Fuat'ı esaslı bir şekilde pataklayacaktır ustamız.A57YAERA

Filmin başında 'Kahveci Güzeli'nde (1968) rastladığımız bir durum var. Enişte Sedat eve gelmiş. 'Hoş geldin' diyen Nuran'ı sol yanağından öper. Bu sırada Sadiye'ye bakmak için geri dönünce genç kızın uzattığı sağ yanak havada kalıyor. Hülya Koçyiğit de Nuran gibi, o günlerde çevirdiği 'Yiğit Yaralı Olur' da Zincirlikuyu Mezarlığı arkasındaki çöplülükte sağ ayağından yanık kazası geçirecektir.

Sadiye, hep fedakâr bir eş, anne. Kocasının kefillik borcunu öğrenince pırlanta iğnesini ve bileziklerini satmayı önerir. "Seni rahatlamış görmek, onları satmaktan ('takmaktan' demeliydi) daha çok zevk verir bana" diyor. Kocasının ölümünden sonra "Teyzeciğim, ölenle ölünmez biliyorsun. Bir şey yapamamak, elden bir şey gelmemesi de bir nevi ölüm. Yaşamanın cezası da bu" diye teselli etmişti Nuran, genç kadını.

Raziye, komşusu için gazinoda şarkıcılık ayarlamaya çalışıyor. Birsen İz de orada oryantal dansöz. "Bıkmadın mı bu pis işlerden. Ne olur beni böyle şeylere alet etme. Şu halime bak. Beni dansöz ettin de ne oldu sanki. Yalvarırım sana Abla! Kadıncağızın da başını yakma" demesinden neler çektiğini hissedebiliyoruz.

Gazino sahnelerinin tümünde Silvana Panpani konuk. Kapıda Dormen Tiyatrosu'nun 10. Sanat Yılı afişi var. 'Şairin Mektupları'; Zafer Madalyası'; 'Şahane Züğürtler'.

Hoş bir sahnede Nuran, Yusuf'tan 'Kırmızı ve Siyah' (1830) romanını almasını ister. Delikanlı Stendhal'in adını 'Sandal' olarak anlıyor!

'İcat edildiğinden beri' Spor Toto oynuyormuş. "Ümit bu! Ümit, bizim ekmeğimiz. Onsuz olur mu?" Bir kez 10 tutturmuş, herkes tutturduğu için 2 lira kazanmış.

Spot Toto oynarken masa üzerinde 13 Mart 1966, Pazar günkü Milliyet var. "Fenerbahçe, Göztepe'yi 1-0 yendi"başlığı dikkat çekiyor. Golü, Ogün, penaltıdan atmış.

Delikanlı, 23 Ocak 1966, Pazar günü, Spor Sergi Sarayı'nda noter, murakıplar ve davetliler huzurunda yapılan çekilişte Yapı ve Kredi Bankası'ndan 100 bin lira kazanır! Aynı çekilişin diğer 5 şanslısı şöyle; Ahmet Şevki Zaman, Mahmut Özden, İsmail İşeri, Mutena Himalaya, Remziye Kul. Bu isimlerden İsmail İşeri ve Ahmet Şevki Zaman, daha önce de kazanmışlar. İsmail İşeri (yine Yapı ve Kredi'nin) 03 Ağustos 1958 çekilişinde apartman kazanmış. Ahmet Şevki Zaman, Opel ve Chevrolet'nin Antalya'daki bölge temsilcisiydi. (Adresi, Hükümet Caddesi, No 14. Telefonu, 1163). O da, İş Bankası'nın Ağustos, 1956 ve Nisan, 1958 çekilişlerinde 1000 ve 500 lira kazanmış.

Yıldız Hamamı'ndaki iç ve dış çekimler farklı yerlerde yapıldığı için devamlılıkta sorun var. Nuran'ın pabuçları içeri girerken ve çıkarken iki renk (siyah beyaz). İçerde ise tek renk (siyah). Ayrıca Panter, arabayla hamama gelirken bir genç kızla bir yalnız görünüyor.

Nuran'ı Nedret Güvenç; Yusuf'u Abdurrahman Palay; Fuat'ı Rıza Tüzün; Gazino Patronu Kadri Ögelman'ı Mümtaz Ener; Sadiye'yi Nevin Akkaya; Yasemin'i Nursan Alçam seslendirmiş.

Nuran-Hülya Koçyiğit; Sadiye-Sadiye Arcıman; Yusuf-Yusuf Sezgin; Raziye-Mualla Sürer; Gazino Patronu-Kadri Ögelman; Sedat-Hüseyin Kutman; Sadık Usta-Hamit Türker; Panter-Faruk Panter; Birsen İz-Birsen İz; Yasemin-Yasemin Altınyıldız; Hırsız-Mehmet Büyükgüngör; Garson-Orhan Çoban; İnşaat, gazino ve hamam sahneleri; Sedat'ın '34 ED 880' plakalı arabası; Karakolun önündeki '34 AP 088' plakalı kamyonet; Panter'in Nuran'ı kaçırdığı '34 AU 774' plakalı otomobil; Yusufların 58 kapı numaralı evleri ve önündeki mahalle çeşmesi çok güzel.

'Kaderde Birleşenler'in yapımcısı Mahmut Dedehayır çekimler sırasında Sadiye Arcıman ile evliydi.

Hülya Koçyiğit, hırsızlık sahnesindeki geceliği 'Funda'da (1968) hastanede, Süha-Salih Güney ile konuşurken giyecektir. Mezarlıktaki giysisi ise 'Ölmeyen Aşk'ta (1966) Mine-Pervin Par'ın mezarı başındaki Nilüfer Koçyiğit'in üzerindeydi.

Yusuf; "Nuran, senin isteklerini yerine getirmekten çok hoşlanıyorum. Bir şey daha istese diye içim titriyor. O zaman ayakkabıları pırıl pırıl parlatıyorum. Bu halimi arkadaşlar da anlamışlar, takılıyorlar."

Son Yorumlar

Yandex.Metrica