"Göze Göz, Dişe Diş! Kocan Seni Çaldı Elimden. Ben de Kızını Alıyorum, Ödeşmek İçin" posteri

"Önce işime ortak oldu, sonra kızıma. Şimdi de sana." Gazinocular Kralı Ekrem söylüyor bunları. Etme bulma dünyası! Kendisi de yıllar önce eroin numarasıyla Mehmet'in hapse girmesine neden olmuş ve nişanlısını elinden almıştı. Aslında özverisi inanılır gibi değil. 10 yıl başkasının çocuğuna babalık ederken 'karısı'na elini bile sür(e)memiş. Koşullu bir evlilik.  Yatak odası her zaman içerden kilitli. Plakçı arkadaşı "Namuslu kızdır Reyhan. Satın aldıklarına benzemez" demişti zaten.

'Monte Kristo Kontu'nun (1844) (Alexandre Dumas) Yeşilçam uyarlaması olan 'Reyhan' bir şarkı filmi. Ekim-15 Kasım arasında çekilip 01 Aralık 1969, Pazartesi günü (Kocamustafapaşa) Özkan Sineması'nda gösterime girmiş. 82 dakikanın 19 buçuk dakikası şarkı. 'Gizli Aşk' dışındakileri Kamuran Akkor'dan dinliyoruz.

Mehmet, Kadıköy dolmuşunda şoför. Nişanlısı Reyhan, 'Moda Plak'ta tezgâhtar. Üç yapraklı bir madalyon almış genç kıza. İçinde resimleri var. Aralarına çocukları gelecekmiş.  Birbirlerini çok seviyorlar ama en mutlu anlarda bile aklı parasızlıkta. Arkadaşı Gariban'la Almanya'ya gidecek hayırlısıyla. Tren biletine kadar her şey hazır. Dönüşünde altında son model bir Mercedes. "İşte o zaman çıkar şoförlüğün tadı."  Genç kız ise her sıkıntıya razı, yeter ki beraber olsunlar. (Delikanlıya göre başta öyle söylenir ama sonra çekilmez olurmuş yoksulluk!). "Beni de götürsen, beraber çalışsak arabayı daha çabuk alırdık" yalvarışı da boşuna. İkisi için de çalışıyormuş beyimiz! "Ölüme gitmiyorum ya!"

Reyhan, annesi ve (2 erkek, 2 kız) dört küçük kardeşi ile beraber. Bir tek Mehmet'le mutlu olacağını düşünüyor. Muhterem Nur aksi fikirde. "Zengin biriyle evlen, kurtar kendini, kurtar" diyor. Bu güzellik bir daha ele geçmezmiş, kıymetini bilmeliymiş. "Vaktiyle ben de aynı hataya düştüm. Saadeti parada değil aşkta aradım. Ama şimdi bak halime, ellerime, saçlarıma, suratıma. Bu yaşta bu hale gelecek insan mıydım." Kahveyi bile esirgiyor delikanlıdan. Yeter ki uzak dursun.

Öğle tatilinde şarkı söylemeyi adet edinmişti tezgâhtar kızlar. Gazinocular Kralı Ekrem, Reyhan'ı çok beğenmiş. "İş var bu kızda. Kısa zamanda büyük bir ses yıldızı olabilir" diyor. Tabii 'erbabının', yani kendisinin elinde! Plakçının "Bir şoförle nişanlı, kıskanç bir genç" laflarını önemsemez bile. Önemli olan kendisinin beğenmesiymiş!aweryyhsdra

Eli kolu çiçek ve hediye paketi dolu olarak gider evlerine. Şarkıcılık karşılığında aileyi servete boğacakmış. Zenginlik, şan, şöhret, villalar, otomobiller. Reyhan sadece 'otomobil'den etkilenir. Sahneye 'evet' derse, hem de en lüksünü en kısa zamanda alabilirmiş. Sırf sevdiği Almanya'ya gitmesin diye kabul eder bir şarkılık provayı.

Ekrem Bey, prova elbisesini, orkestrayı, hatta mukaveleyi bile 'peşin hazırlamış'. Sonuçtan böylesine emin. Giderken çocuklara bir şeyler almaları için para bile bırakır.

Genç kızı, gazinocunun arabasından prova kıyafetiyle inerken gören Mehmet'in aklı başından çıkıyor. "Bu yarı çıplak haline, arabalarda sürtmene mi sevineceğim. Tokatlamadığıma dua et" diyerek ittirir. Şarkıcılığı duyunca kudurur. "Beni ne sandın sen. Ben yuvamı alın terimle kurmak isterim. Böyle kirli para ile değil." Başlangıçta böyle giydirirler sonra soyarlarmış. "Nasıl yaparsın bunları? Nasıl çıkarsın bu fahişe kılığınla karşıma." Boşalan zembereği durdurmak ne mümkün. "Senin gözün lükste, şöhrette. Allahtan içyüzünü tam zamanında öğrendim." Sonunda en olmayacak laf; "En iyisi ayrılmamız." Henüz veremediği nişan yüzükleri cebindeyken söylüyor bunları.

Ertesi gün trenleri kalkacaktı. Gariban "Yırtarsın biletleri 'cart' diye olur biter. Reyhan'dan daha mı kıymetli Almanya" diyor. Ama iş bir kez ters gitmeye görsün. Özür dilemek için gittiğinde genç kız yoktu evde. Çok şey değişmiş, köprünün altından çok sular akmış burada. Daha önce "Şu Almanya'ya bir gideyim, dönüşümde bisikletin en kralını, topun 18 parçalısını, bebeğin de konuşanını getireceğim" demişti çocuklara. Şimdi "Ablam yıldız olacak. Senin yıllardır söz verip alamadıklarını bir günde aldı bize" sözleriyle karşılanır. Muhterem Nur da "Her şey dengi dengine olmalı. Kızım senin için hayal artık... Sen bundan sonra kocası değil uşağı olabilirsin ancak" diyerek yangına körükle gidiyor.

Reyhan şarkıcılıktan vazgeçmişti oysa. Ekrem'in "Bütün rakiplerim salonda. Meslek itibarımı kurtarabilmek için şarkını söyle öyle git" ricası ile sahnedeyken Mehmet gelir. Gözlerine mi inansın, genç kıza mı. 'Aldanışının delili olan' nişan yüzüklerini sevdiği kızın 'boyalı yüzüne' atar! Gidiş o gidiş.

Gazinocu bu kadarla bırakmaz. Adamı Behçet Nacar, Mehmet'in cebine eroin paketini yerleştirince plan tamamlanır. "Aufwiedersehen Almanya."

Kahramanımızın 10 yıllık hapisliği firar, yakalanma, zincire vurulma ve "Beni fakirlik yıktı" yakınmasıyla geçmekteydi. Mahkûm arkadaşı Nubar Terziyan durumu anlamış. "Biliyorum, intikam hırsı çıldırtıyor seni. Aşksa intikamların en korkuncudur ('aşk intikamı, intikamların en korkuncudur' demek istedi belki de). Para ister, ihtişam ister. Silahı zenginliktir. Eline öyle bir silah vereceğim ki zenginlerin serveti senin cüzdanın olacak. Silahın, kumar olacak" diyor. Zar, 52, poker öğretir.

Meğer Reyhan hamileymiş. Mehmet'i Almanya'da zannediyordu. Sırf oğlu Kemal babasız kalmasın diye evlenir gazinocuyla. Anlaşmalı, formalite bir evlilik bu. Yatak odasının kapısı kapalı hep.

Şarkıcılıkta zirvelere çıkmış. Hayranı çok. Sigarasına üç çakmak birden uzanıyor.47seryser

Tahliye sonrasındaki hüneriyle Ekrem'in kumarhanesine ortak olur Mehmet. 'O şoför parçasının' yerinde, şimdi ihanetinin kiniyle taşlaşmış biri var. Eski sevgisinden kala kala koskoca bir nefret kalmış sadece. Reyhan'ın üvey kızı Hülya'yı bile kullanır intikamı için.

Yenildiğini anlayan gazinocu "Her şeyi senin için yaptım. Hep benim olmanı bekledim. Yıllarca piçine babalık bile yaptım. Sana servetimden kalbime kadar neyim varsa verdim. Şöhrete ulaştırdım. En pahalı mücevherlerle süsledim" diye bağırıyor. Ama 'o serseri şoförün' hediye ettiği teneke parçası madalyonu çıkarttıramamış 'karısının' boynundan. Çaresiz kalınca canına kıyar.

'SON' yazarken Reyhan, Kemal ve Mehmet, filmin şarkısı ile mutluluğa yürüyorlardı.

Filmdeki melodiler.

'Reyhan' (Azeri folkloru) (Düzenleme Turgut Dalar) 8 sahnede (Kapının zilini çalmadan önce öpüşürlerken; Gariban "Reyhan'dan daha mı kıymetli Almanya" dedikten sonra; Ekrem'in evinde karşılaştıklarında; Elinde içki bardağı Reyhan'ın resmine bakarken; Reyhan "Üvey kızımla, benden intikam almak için evleneceğini biliyorum" derken; "Kemal her şeyi anlatı bana. Sevginden hiç şüphe etmemiştim zaten" derken; Kemal, annesinin madalyonunu Mehmet'e gösterirken; Film biterken).

'Artık Sevmeyeceğim' (1969) (Suat Sayın) 6 sahnede (Reyhan, şarkı provası sonrasında buluşmaya geldiğinde; Üç çakmak sigarasını yakmak için uzandığında; Mehmet, gazinoda kavga çıkardığında; Hapishanede zincirliyken; Kemal, Onları bir arada görüp kıskanınca; Reyhan "Gitmekten vazgeçtim Mehmet. Çünkü hata ettiğimi anladım" derken).

Paul Mauriat'nın 'Le Temps Des Fleurs' (1969) albümündeki 'Le Temps Des Fleurs (Those Were The Days)' (1920/1968) (Boris Fomin / Gene Raskin) Reyhan, Ekrem'e "Sahneye çıkmayacağım. Vazgeçtim şarkıcılıktan" derken.

'Ayrılsak da Beraberiz' (1967) (Yusuf Nalkesen) (Kürdilî-Hicazkâr) Mehmet, Muhterem Nur'dan Reyhan'ın şarkıcılık yaptığını öğrendiğinde.

'Bu Sana Son Mektubum' (1968) (Suat Sayın) "Gözlerime inanırım ben, yalanlarına değil" derken.

'In The Heat of The Night'daki (1967) (Quincy Jones) 'Peep-Freak Patrol Car' Ekrem, adamı Behçet Nacar'a eroin paketini verip "Herifi tanıyabilecek misin" derken. 'Shag Bag, Hounds & Harvey' 2 sahnede (Polis, Mehmet'in cebinde eroin paketini bulduğunda; Nubar Terziyan'ın kumar dersi sırasında).

'You Only Live Twice'daki (1967) (John Barry) 'Bond Awerts World War Three' Behçet Nacar, sigarası için ateş bahanesiyle, Mehmet'in cebine eroini koyarken.

'For a Few Dollars More'daki (1965) (Ennio Morricone) 'Osservatori Ossevati' Firar girişimi sırasında; 'Il Colpo' 4 sahnede (Tahliye sonrası Behçet Nacar'ı bulduğunda; Ekrem "Bu kumarhane ve gazinonun sahibiyim. El elden üstündür" derken; Kumarhanede zar atarlarken; "Her şeyimi kumara borçlu olduğumu söylemiştim" derken).

Booker T. & The MG'S'in "Doin' Our Thing" uzunçalarındaki (1968) "Doin' Our Thing" (Steve Lee Cropper / Donald 'Duck' Dunn / Booker T. Jones Jr. / Al Jackson Jr.) Mehmet ve Gariban, Ekrem'in kumarhanesine geldiklerinde. 'I Can Dig It' (Steve Lee Cropper / Donald 'Duck' Dunn / Booker T. Jones Jr. / Al Jackson Jr.) 2 sahnede (Hülya, arkadaşlarıyla dans ederken; Salonda Mehmet ile tartışırken).

'Laura' (1944/45) (David Raskin / Johnny Mercer) Hülya ve Mehmet dans ederken.

'Lawrence of Arabia'daki (1962) (Maurice Jarre) 'Continuation of The Miracle' Ekrem, Mehmet'e ortaklık teklif ederken. "Her zaman sizin gibi güçlü bir iş ortağım olmasını isterdim."

'Aşkım Bahardı (Bir Kırık Kalp)' (Yıldırım Gürses) Mehmet ve Kemal eğlenirken.

Paul Mauriat'nın 'Cent Milles De Chansons' 33'lüğündeki (1968) "J'ai Peur, Je T'aime" (1968) (Long Chris / Johnny Halliday / Jean Bernard) Hülya, havuz başında "Evlenme kararımızı babama çıtlattım" derken.

'Dead Ringer'daki (1964) (André Previn) "Maggie's Murder" (1.37-1.44 arası) Ekrem, Reyhan'a "Duyduklarım doğru mu" derken.ae4yaer

'Arabesque'deki (1966) (Henry Mancini) 'The Zoo Chase: Arabesque Theme' Mehmet, arabası ile Ekrem'e giderken.

'The Rite of Spring; X. Glorification of The Chosen Victim' (1912/12) (Igor Stravinsky) Ekrem, elinde tabanca Reyhan'ın peşinden koşarken.

'Gizli Aşk' (Zeynettin Maraş) Kemal, Mehmet'in babası olduğunu öğrendiğinde.

'Reyhan'daki şarkılar.

'Reyhan' (Düzenleme Turgut Dalar) 3 sahnede [Jenerikte (2 dakika 35 saniye); Gazinodaki ilk şarkısı (2 dakika 35 saniye); Sonda (2 dakika 35 saniye)].

'Aşkım Bahardı (Bir Kırık Kalp)' (Yıldırım Gürses) (Nihâvend) (2 dakika 42 saniye) Moda Plak'taki öğle tatilinde.

'Laleler' (Azeri folkloru-Talman Hacıyev) (Düzenleme Turgut Dalar) (2 dakika 49 saniye) Şarkıcılık provasında.

'Yıllar Sonra Rastladım Çocukluk Sevgilime' (Muhayyerkürdî) (Yıldırım Gencer) (2 dakika 55 saniye) Gazinodaki ikinci şarkı.

'Gizli Aşk' (1969) (Zeynettin Maraş) (Nihâvend) (3 dakika 10 saniye) Gazinodaki üçüncü şarkıda.

Yapımcı Muzaffer Arslan, filme adını veren 'Reyhan' ve 'Laleler' için 'telif hakkı' (10 bin lira) ödemiş. Sonra da gazete ilanıyla bu durumu belirtmiş; "... Sayın film yapımcılarının, adı geçen şarkıları gerek isim gerek şarkı olarak filmlerinde kullanmamaları rica ve ilan olunur." Bir yazar "Bu ilan bir günlük gazetede çıktı ya, bakın şimdi 'Reyhan'la 'Laleler' kaç filmde birden kullanılacak" diye yorumluyor durumu.

Metin Erksan, 1967'de 'Ayrılsak Da Beraberiz'i (senaryo hazır olmadığı için) 1 gün çektikten sonra bırakmış, Muzaffer Arslan tamamlamıştı. Şimdi tekrar beraberler. "Anlaşılan 'Ayrılsak Da Beraberiz' sadece film (ve şarkı) adı değil." Reyhan'ın senaryosu için de benzer durum var. Hulusi Kentmen ve Altan Günbay'la anlaşma yapılmış. Sonradan rolleri Nubar Terziyan ve Behçet Nacar'a verilmiş.

Filiz Akın'ın 82. ve Kartal Tibet'in 58. filmi. Metin Erksan'la 'Sahte Nikâh' (1962) ve 'Ölmeyen Aşk' (1966) sonrasındaki ikinci çalışmaları. Çekimlerin ilk günü Kartal Tibet "Metin Erksan, bence Türkiye'nin en büyük rejisörüdür... Bana 90 film gösterseler hangisini Metin Bey'in çevirdiğini anlayabilirim" demiş. Ama 'Reyhan'ı (Ekrem'in sevdiği kadına nişan aldıktan sonra vazgeçip kendini vurması gibi) 'Metin Erksan' filmi yapan çok fazla sahne yok. 'Sevmek Zamanı'ndaki (1964/65) Başar ise bir duraksamanın ardından sevdiğine sıkabilmişti kurşunu.

Turgut Dalar, Vasfi Uçaroğlu Orkestrası'na önemli katkı sağlayan piyanist. "Reyhan ve Laleler'in aranjörü". Fagot ve farfisa org ustası, besteci, Senfoni Orkestrası üyesi, müzisyenlerin hocası. Filmin çekimlerinden bir hafta sonra, gösterime girmesinden bir hafta önce 21 Kasım'da yaşamını yitirmiş. Reyhan'ı seslendiren Adalet Cimcoz'un ölümü de 3 ay sonra. Filmi seyredebilmiş olması bir tesellidir belki.

Kumarhane için Suat Sadıkoğlu'nun Ortaköy'deki yalısı kullanılmış.

Reyhan'ın tezgâhtar olduğu 'Moda Plak', 1968'de Beyoğlu, İmam Sokak'taydı. 1970'de Tiyatro Caddesi, Aydın Sarayı, Kat 3, 303 numaraya taşınmış. Sahibi Mahmut Tezcan ünlü ve cin gibi bir işadamı. Dönemin politikacısı Kasım Gülek'e plak doldurması 100 liralık teklifte bulunmuş!

Filmin başında, hep parasızlıktan şikâyetçiydi Mehmet. Varsa yoksa Almanya. (Gidişleri Reyhan'a göre 'birkaç gün'; Gariban'a göre 'bir hafta' sonra). Olayı tersinden düşünürsek 'fakirlik ve işsizlik'ten kıvranan Almanların, bir araba almak ümidi ile nişanlılarını falan bırakıp buralara gelmesi nasıl bir şey olurdu!

Plakçı, kahramanlarımızın nişanlı olduklarını söylemişti. Oysa nişan yüzüklerinin alınması birkaç sahne sonra. Üstelik bunu da parmaklarına takamayacaklar.

Yalnız bir kere sevmiş delikanlı. Hem de kahrolasıya! Soluk kesecek kadar güzelmiş sevdiceği. Bir nefes kadar yakın. İkinci bölümde ise 'kadınlara inanmayan' bir Mehmet var. Sevdiği kız, yıldızlar kadar uzak, yaşayan bir ölü sanki. Hülya'nın "Yıldırım aşkla inanır mısınız" sorusuna "Doğrusunu istersen aşka inanmam" yanıtını veriyor. Kemal'e de "Hangi dalı tuttumsa kırıldı, ne arzuladımsa olmadı" demişti.

Reyhan'ın gözlerine gülmek yakışır. Mehmet'i yıllarca bekleyişi inanılması güç bir özveri ile. Ama "Başkasının evinde, başkasının koynunda" olmakla suçlanacaktır. Ayrıca prova elbisesi, 'fahişe kılığı'na benzetilmiş, şarkı söylediği için de tokatlanmıştı. Bir sahnede, duvardaki resimle kıyaslar kendisini Mehmet; "O temiz kalpli, O seven, O sevilebilen bir kız. O sadık, O vefalı, O dürüst insan. İnsan O'nun için ölebilir. O'nu kalbinde yaşatabilir. Ama sen ayaklar altında ezilecek dişi bir yılansın. Sen vefasızsın. Adinin, satılık kadının birisin. Senin kalbin yalnız menfaat için çarpar. Sen ihtiraslarının esiri, şöhret budalasısın. Sen kalpsiz, pespayenin birisin. Defol, yalnız bırak beni. Hiç değilse resimdeki temiz hatırayı kirletme." Bu karşıt duyguların sentezini ise "Ben bir piçmişim Mehmet Abi. Asıl babam bir şoförmüş. Annemle sokaklarda peydahlamışlar beni" diyen Kemal'e yapıyor. "Annen dünyanın en iyi insanı. Sevdikleri için hayatını feda eden cesur bir kadın, büyük bir kadın. O iğrenilecek değil eli öpülecek bir anne yavrum."wertyawy34

Ekrem, bir devlet kuşu. Sesini beğendiği kişiyi şan, şöhret, ev, otomobil sahibi yapabiliyor. Her şeyini kumara borçlu. Kaybedeceklerini, hatta intiharını da.

Hülya, Avrupa'da (Londra) öğrenci. Mehmet'in intikamına alet olacaktı. Babası tarafından tekrar oraya gönderiliyor.

Kemal, yalnız büyümüş. "Bana bile sokulmaz" diyor Ekrem. Yakınlık gösterdiği tek kişi kahramanımız. Hep böyle bir babası olsun istermiş! 'Babasını', Mehmet abisi kadar, Ekrem de Kemal'i Mehmet'in sevdiği kadar sevmemiş.

Fıldır fıldır gözleriyle Gariban filmin neşesi. Kendisini Mehmet'e adamış. Varsa, sevdiği ve üzüntüleri hakkında bir şey öğrenemiyoruz. Şükrü Esirci'nin 'Türk İşçileri İçin Almanca' ('okunuşlu ve lügatlı'ymış) isimli kitabını okuyor. "Meine liebe frau, meine tochterchen, lieber father" diye çalışmasından evli, bir kızı ve babası olduğu çıkarılabilir mi? Arkadaşı eroinle yakalanıp polis Ali Demir tarafından trenden indirilince "Aufwiedersehen Almanya" diyerek O da iniyor. Acaba aynı şeyi Mehmet de yapar mıydı? Bu sahnede hoş bir şey var. Kahramanımız kompartımandan çıkartılırken elinde bavul yoktu. Koridorda götürülürken ise bavulunu sıkı sıkı tutuyor. Mehmet birkaç yerde Gariban'a haksızlık yapar. Ekrem'le konuşurken "Ben de hep yalnızdım. Benim de bir arkadaşa ihtiyacım vardı" diyor. Bir başka sahnede Kemal'e "Sen kırık hayatımın tek neşesi oldun" demişti. Oysa Gariban hep yanında ve hep yardımcı. "Bilirim ayrılık acısını, dünyası kararır insanın" demesi benzer bir aşk acısı yaşadığını düşündürdü. Arkadaşının hapisliğini Reyhan'a söylemeyi neden akıl edemedi acaba?

Mehmet "Babam olsaydın ayrılık bu kadar acı gelmezdi. Seni unutmayacağım" demişti tahliye sırasında 'hocası' Nubar Terziyan'a. Ancak film boyunca buna tanık olamıyoruz.

Filiz Akın, tanıtım yazısında 10, geri kalan kısımda 17 elbise giyiyor. "Yıllar Sonra Rastladım Çocukluk Sevgilime" şarkısını 4 elbise, 4 küpe ve 3 saç modeli ile söylemiş. Filmin başındaki mayoyu, 'Hüzünlü Aşk'ta (1969) plajda; Gardaki pardösü ve kazağı 'Aşka Tövbe'de (1968) vapurda; Hülya'ya "O'nunla evlenmeni doğru bulmuyorum" derkenki giysiyi 'Küçük Sevgilim'de (1971) ablasıyla konuşurken ve 'Gül ve Şeker'de (1968) Aydın Tezel ile telefonda görüşürken; "Verilen ilk mektuplar//İlk yeminler ilk sözler//Mazimde kanatlandı//İçimi yakan o gözler" kıtasındaki kostümü, 'Hüzünlü Aşk'ta (1969) 'Sus Sus Sus'u söylerken; "Gelmez o günler//Dönmez o günler//Mazide kaldı hep" nakaratındaki sahne giysisini, 'Hüzünlü Aşk'ta (1969) 'Ela Gözlerine Kurban Olduğum'u söylerken giyiyor. Duvardaki resmi, 'Seni Sevmek Kaderim'de (1971) plak kapağıydı.

Neredeyse her sahne sigara ve alkollü. Ekrem 3 içki, 5 sigara; Mehmet 3 içki 13 sigara içiyor. Bir sahnede kadeh elinde, bakışları Reyhan'ın kocaman resminde. Bu sırada üzerinde olan güzel kazağı 'Seven Ne Yapmaz' (1970), 'Mahşere Kadar' (1971) ve 'Ömrümce Unutamadım' (1971) filmlerinde tekrar göreceğiz.

Ekrem kıskançlıktan 'teneke parçası' diyor ama (içinde Reyhan'ın, Mehmet'in ve çocuklarının resmi olan) üç kalpli madalyon çok güzel.

Muhterem Nur'un Filiz Akın'la ikinci ve son filmi. [İlki 'Paylaşılmayan Sevgili' (1964)]. Filmdeki adı belli değil. 22. dakikadan sonra O da çocuklar da yok.

Biraz Polyannacılık oynarsak, Mehmet'in Almanya yerine hapse gitmesi 'ekonomik yönden' daha yararlı! Bir arabaya (hem de 69 model); 'Kader Böyle İstedi'deki (1968) villa ve kumarhanenin yarı hissesine sahip oluyor. Kumar hocası Nubar Terziyan'ın neden yoksul olduğu ve nasıl hapse düştüğü ise belli değil.

Mehmet'in '34 AY 220' plakalı DeSoto'sunu (1970) 'Şoför Nebahat'tan; '34 KT 417' plakalı 69 model (Kartal Tibet'e ait) Mercedes'ini ise 'Beklenen Şarkı' (1971), 'Vukuat Var' (1972), 'Zambaklar Açarken' (1973), 'Bir Demet Menekşe' (1973), 'Erkekler Ağlamaz'dan (1974) anımsıyoruz.

Reyhan, Hülya ile Mehmet hakkında konuşurken "10 yıl önce tanıdım O'nu" diyor. Oysa (mahkeme süreci dışında) yalnızca hapisliği 'on yıl'. Genç kız şarkıcılığa başladığında kardeşlerinden biri Mehmet'e "Senin yıllardır söz verip de alamadıklarını (ablam) bir günde aldı bize" diye laf dokundurmuştu. Tahliye sonrasını da düşünürsek, tanışmaları en az 13-15 yıl.

Reyhan'ı Adalet Cimcoz; Mehmet'i Hayri Esen; Ekrem'i Sadettin Erbil; Gariban'ı, "Baygınlığınızın sebebi hamilelik" diyen doktoru ve "Sizi arıyorlar, Efendim" diyen komiyi Erdoğan Esenboğa; Hülya'yı Tijen Par; NubarTerziyan ve Moda Plak sahibini Rıza Tüzün; Muhterem Nur'u, plakçıda "Ekrem Bey bir devlet kuşu" ve kumarhanede "Ne şanslı durmadan kazanıyor" diyen genç kızları Alev Koral seslendirmiş.

Reyhan-Filiz Akın; Mehmet-Kartal Tibet; Kemal-Ömercik; Ekrem-Metin Serezli ve adamları Süheyl Eğriboz, Kudret Karadağ, Behçet Nacar, İhsan Bayraktar, Hakkı Kıvanç; Gariban-Sami Hazinses; Hülya-Fatma Karanfil; Reyhan'ın annesi-Muhterem Nur; Polis-Ali Demir; Kumarhane müşterisi-Silvana Panpani; Moda Plak; Sirkeci Garı; Kumarhane ve gazino çok güzel.

Ekrem, filmin başında "Satın alınmayacak namus yoktur. Bütün mesele fiyatını biçmektir" demişti. Reyhan'ı elde edemediği gibi çaresiz kalıp kendini öldürür. Bazı insan ve ülkelere 'fiyat biçmek' pahalıya mal oluyor!

Son Yorumlar

Yandex.Metrica