"Ah, Paprika! Yapmacık gururunu bırakıp aşkını belli edebilsen, mesut olacaksın" posteri

"O, uzak yerlerde büyük bir adam olacak. Şöhrete erişecek ama en ünlü zamanında gene dönüp sana gelecek." Yiğit için söylüyor bunları Falcı Güllü. Aşkın, Kral VIII. Edward'a tahtını bıraktıracak kadar önemli olduğu yılları anımsattı.

 

'Paprika'nın (1935) (Erich von Stroheim) (Nil Yayınevi-1963) (Çeviri Günseli Tunç) bir Yeşilçam uyarlaması. Temmuz-Ağustos 69'da çekilip 26 Kasım 1971, Cuma günü (Bostancı) Elif Sineması'nda gösterime girmiş. 84 dakika. Bunun 24 dakika 48 saniyesi şarkı ve 5 dakika 34 saniyesi oyun havası. Yapımcısı Hilmi Coşkun olduğu için şarkılar Coşkun Plak'tan. Bir tek, sonradan ilave edilen 'Çingene' Nova Plak'a ait. Altan Demirkol, Mine Mutlu-Engin Çağlar aşkının bu filmle başladığını yazıyor (03 Ocak 1970).

Romanlar! Dünyanın en neşeli, en mesut, ancak en hüzünlü milleti. Bin yıl önceki lavanta çiçeği kokulu yabanlıklarına bürünmüşler. Sarı yeşil ipekliden atkı, keten eteklik, kırmızı bluz. Vahşi bir güzelliğe sahip kadınlar. Bembeyaz dişlerle tezat teşkil eden zeytin karası gözler. Geniş paça, beyaz pantolon, küpeli erkekler. Çatlamış, cilası kaçmış üç telli keman.

Yüzyıllarca önce Hindistan'ın güneşli Ganj Nehri'nden başlayan göç, Anadolu'da devam ediyor. Çergi kraliçesi Güler doğum yapmak üzere. 'Kime benzerse babası odur' ama bu çocuğunki 'bir şehirli' (kitapta 'Macar kontu'). Cildi bembeyaz gözleri yeşil çünkü. 'Bir aşk mahsulü'. Fırtınalı bir gün, biber tarlası yakınında doğduğu için 'Paprika' adı verilir. "Patlayan bu afet hayatı boyunca sürecek. Öfkesi alev gibi şiddetli olacak... Gurur, O'nu hayatı boyunca bırakmayacak... Kıskançlık kalbini kemirecek. Bir tek erkeği sevecek. Aşkı derin ve candan olacak ama O, bu aşkı ruhunun derinliklerinde gizleyecek" diyor Güllü.

15 yıl sonra bu öngörünün gerçekleştiğini göreceğiz. Yiğit, 6 yaş daha büyüktü. Paprika'yı, bir beste yapacak kadar çok sevmiş. Oysa genç kız, üzmek ağlatmak için ne lazımsa yapıyor. Kemanını küçümsüyor. 'Bu zırıltıyı' doğru dürüst çalsınmış. Eğer çalamıyorsa vaz geçip kalaycılık yapması daha iyiymiş! Değil genç kıza, saçının bir teline bile sahip olamazmış. Başına gelmedik bırakmaz delikanlının. Çeri kabadayısı Gaddar'ın kösteğini çalıp Yiğit'e dayak (5 tokat, 4 tekme) yedirtir. (Romanda 'kırbaçlatıyor'). Kazananla evleneceğim diyerek dövüştürür.

Gaddar daha ileri giderek "Dağın yamacındaki köyden beygir çalmış" diyerek hapse tıktırmaya kalkar kahramanımızı. Karakolda suçsuzluğu anlaşılınca serbest bırakılır (romanda '6 ay hapis').

Aşkını kalbine gömen Yiğit, İstanbul'a gidiyor. Harika bir sesi var. Üstelik yakışıklı. Kısa sürede, şehrin zenginlerinden Nihal Güler'in dikkatini çeker. Meşhur bir sanatçı olmasına yardım ediyor genç kız. Ses sanatcısı abisi Bülent'in de yardımıyla Coşkun Plak ile anlaşma yapmasını, Kazablanka'da sahneye çıkmasını sağlar. Karşılığında bir tek şey vermesini istiyor: "Kendinizi!" (Ancak sevdiğinin hasretine dayanamayan delikanlı, şöhret ve serveti bırakıp çergiye geri dönecektir).

Şehrin her yerinde 'Büyük Şöhret Yiğit Alp' afişleri var. Başarısı nedeniyle 'Vali (kitapta 'İmparator'), altın bir sigara tabakası vermiş'. Nihal'le olan aşkını duyan Paprika, İstanbul'a gelir. Görüşemeden geri dönerken Bülent'le beraberdi. Amacı Yiğit'i kıskandırmak ama iş evliliğe kadar gider. Son anda gerçeği görüp vazgeçiyor.

Fakat kavuşmaları Gaddar'ın bataklıkta boğulmasından sonra.

Kitapta Paprika'ya isim bulan Rogi Jancsi, öksüz ve yetim. Annesi lohusa döşeğinde, babası Jandarma kurşunuyla can vermis. Daha 6-7 yaşındayken keman çalmasını, büyük bir adam gibi hırsızlık yapmasını biliyordu! Paprika ise bir 'yarı beyaz'. Babası Kont Fayerhazi Felsöerdek bir düelloda öldürülmüş. Annesi Lila da Tek Göz Zoltan Gabor'un zehirlemesiyle 'terki diyar' edecektir. Asırlık Falcı Zsuzsa'nın "En güzel çocuklar, aşkın mahsulü olan çocuklardır" dediği kadar alımlı; 'Genç musikişinas'a dünyayı şaşırtacak kadar kaprisli. Delikanlı 'at hırsızlığı suçlamasıyla 6 ay yattıktan' sonra Budapeşte'ye gider. Prenses Estervari İlonka'nın himayesinde büyük ün kazanır. 'Paprika Senfonisi' çok sevilmiş. İsmi artık 'Paulus' gibi önemli mecmualarda. Paprika da sırf Jancsi'yi kıskandırmak için Prenses'in kardeşi Prens Joszki ile evlenecekti. Delikanlı, Prensi öldürünce iki sevgili için kaçmaktan başka çare kalmıyor. Fazla uzaklaşamadan Jandarma tarafından öldürülürler. Kötülükte Gaddar'dan farksız olan Zoltan'ı ise ayısı Piszkos boğuyor.                 

'Paprika-Çingene Aşkı'ndaki melodiler.

'Hyperprism' (1923) (Edgar Varése) Falcı Güllü "Bir kırda doğdu, gene kırda... " derken.

Werner Müller and His Orchestra'nın 'Gypsy!' albümündeki (1966) 'Gypsy Love' (1909) (Franz Lehár) 6 sahnede (Paprika, Yiğit'e Gaddar'ın evlenme teklifinden bahsederken; Yırtık gazete parçalarını biraraya getirirken; Remzi Baba, ıslıkla Yiğit'i çağırırken; Kahramanımız, çergiye dönmeye karar verince; Paprika ile aylar sonra karşılaştıklarında; Paprika, Bülent'le giderken; Nikah sırasında).

Paul Mauriat'nın 'Rains and Tears' uzunçalarındaki (1968) 'Aprés Tout' (1968) (Claude François / Gilles Thibaut / Jean Gaston Renard) Yiğit, Güler anneye çergiyi terk edeceğini söylerken. 'Ma Maison Et La Riviere (My House and the River)' (1968) (Paul Mauriat) 2 sahnede (Bülent, Paprika'yı Çergiye götürürken; Çergiye geldiklerinde). 

Paul Mauriat'nın 'Une Larme Aux Nuages' 33'lüğündeki (1968) 'Una Canzone' (1968) (Franco Bracardi / André Pascal) 3 sahnede (Falcı Güllü "Üzülme Yiğit, hapiste uzun zaman kalmayacaksın. Şehirde büyük bir adam olacaksın. Bir gün gelecek şöhretin karlı dağları bile aşacak" dedikten sonra; Delikanlı, karakolda serbest bırakılınca; Yiğit ve Remzi Baba çergiye dönerken). 'Rain and Tears' (Boris Bergman / Evangelos Papathanassiou / Pachelbel) 5 sahnede (Nihal, Yiğit'e sevgisini söyledikten sonra; Remzi Baba, Bülent için "Galiba biraz da Paprika'ya meyli var" derken. Yiğit, Bülent'e Paprika ile evleneceğini söylerken; Nikahta bakışırlarken; Filmin sonunda). 'Mrs. Robinson' (1967) (Paul Simon) Paprika, İstanbul'a giderken.

'Csárdás' (1904) (Vittorio Monti) Nihal'in partisinde ilk melodi.

The Ventures'ın '$ 1 000 000 Weekend' albümündeki (1967) 'Georgy Girl' (1966) (Tom Springfield / Jim Dale) Partide ikinci melodi.

'In the Heat of the Night'daki (1967) (Quincy Jones) 'Peep-Freak Patrol Car' Gaddar, yemeğe zehir katarken.

'Murder Inc.'deki (1960) (Irving Joseph) 'Prison Break' Paprika'nın annesi Güler ölürken.

Acker Bilk'in 'Acker in Paris' uzunçalarındaki (1965/66) 'Claudette' (Acker Bilk) Nihal, Yiğit'e "Ben yaklaştıkça sen kaçıyorsun" derken.

'Yandan Halimem Yandan Severim Seni Candan' Falcı Güllü "Ah, Paprika! Yapmacık gururunu bırakıp aşkını belli edebilsen, mesut olacaksın" derken.

'James Bond Theme-Goldfinger' (John Barry) Nusret Özkaya, Yiğit'in resmini gazetede görünce.

Tommy Garret'in 'The 50 Guitars of Tommy Garret' uzunçalarındaki (1968) 'If You Go Away' (1959) (Jacques Brel / Rod McKuen) Paprika ve Bülent bakışırken.

'Mondo Cane'deki (1962) (Riz Ortolani / Nino Oliviero / Norman Newell) "L'isola Maledetta (The Damned Island)" Yiğit, Paprika'yı tokatlarken. 'More' Falcı Güllü, Yiğit'e Paprika'nın sevgisini söylerken.

'Warsaw Concerto' (1941) (Richard Addinsell) Yiğit, düğünü terk ederken.

'Magnificent Seven'daki (1960) (Elmer Bernstein) "Calvera's Return" Paprika ve Yiğit, Gaddar'ın adamlarından kaçarken.

'The Bible: In the Beginning...'deki (1966) (Toshiro Mayuzumi) 'Cain and Ebel' Gaddar bataklıkta boğulurken.

Filmdeki şarkılar.

'Çingene' (1976) (Türkçe sözler-Lale Belkıs) (Orijinali 'Chiano'-1975) (Steve Banda Kalenga / Daniel Vangarde / Jean Kluger) (2 dakika 54 saniye) Jeneriğe sonradan ilave edilmiş. "Tefim ve gitarım//Söylerim çalarım//Derdim yoktur benim//Coşarım oynarım//**//Başımda yemenim//Elimde zillerim//Çalıp da söylerim//Dünyam budur benim//**//Kulağımda gülüm//Coşunca bülbülüm//Talihe gülerim//Ben bir Çingeneyim//**//Falıma bakarım//İşimi yaparım//Canım isterse//Kırlarda koşarım."

'Kim Derdi ki Biz Ayrılacağız' (1969) (Cavit Deringöl) (2 dakika 34 saniye) Yiğit çergiden ayrılırken (Paprika, Şükran Ay'ın sesiyle söylüyor). "Kim derdi ki biz ayrılacağız//Kısmette varmış bize ayrılık//Ne desek boştur ayrılacağız//**//Gitmeden seni dur bir göreyim//Karşılaşmayız belki bir daha//Son defa olsun göreyim seni."

'Zehirledin Beni' (Sait Ergenç) (2 dakika 40 saniye) Yiğit, köftecide Suat Sayın'ın sesiyle söylüyor. "Zehirledin beni, zehirledin beni//Sevemiyorum, senden başkasını sevemiyorum//**//Büyük aşkını kalbimden//Hayalini gözlerimden//Silemiyorum, silemiyorum, silemiyorm//**//İşlediğin günahı affetsin Allah//Sen istesen bile ben affedemiyorum."

'Sevmeseydim Seni Keşke' (1969) (Yusuf Nalkesen) (2 dakika 48 saniye) Yiğit, partied söylüyor. "Gönlüm sensiz bahtiyardı//Günlerim sanki bahardı//Ne keder ne derdim vardı//Sevmeseydim seni keşke//Görmeseydim seni keşke//**//Nerden çıktın karşıma//Dert açtın dertsiz başına//Bir ateş düştü içime//Görmeseydim keşke seni//Sevmeseydim keşke seni//**//Bana bir hal oldu neden//Değildim böyle eskiden//Gecemde sen günümde sen//Sevmeseydim keşke seni//Görmeseydim keşke seni."

'Son Günümde Yanımda Ol' (Yusuf Nalkesen) (2 dakika 58 saniye) Yiğit'in ilk plağı. "Bilir misin a sevdiğim//Nedir benim tek isteğim//Son günümde yanımda ol//Kapansın öyle gözlerim//**//Hasret kolay mı çekilir//Çekmeyen onu ne bilir//**//Ne bir şey sor ne de söyle//Seyredeyim seni öyle//Ellerimi eline al//Okşa beni gözlerinle//**//Düşmedi dilimden adın//Yıllarca bende yaşadın//Son günümde yanımda ol//Deysin alnıma dudağın."

'Koş Aşkım Koş' (1969) (Türkçe sözler Ülkü Aker) (Orijinali 'Run Samson Run'-1960) (Neil Sedaka / Howard Greenfield) (2 dakika 10 saniye) Ülkü-Tansu Sayın, Durul Gence 5'lisi eşliğinde ve Serpil Örümcer'in sesiyle Kasablanka'da söylüyor. "Yabancıydık daha dün ikimiz//Bugün tanıştık atıyordu kalbimiz//Yabancıydık daha dün ikimiz//Şimdi tanıştık atıyordu kalbimiz//**//Koş aşkım koş seni bekliyorum ben//Koş aşkım koş çok seviyorum ben//Koş aşkım koş bak aşka geç kaldık//**//Biz önce bakıştık sonra tanıştık//Elele (kolkola) dolaştık."

'Her Şeyin Sahte Senin' (1969) (Suat Sayın) (3 dakika 12 saniye) Yiğit'in Kasabalanka'daki şarkısı. "Bilmeden sevdim seni//Dertlere attın beni//Başka sevdiğin varmış//Neden aldattın beni//**//Yine çıktın karşıma//Geri dönmeyecektin//Beni ağlatamazsın//Her şeyin sahte senin//**//Bekleme artık beni//Nasıl olsa ayrıldık//En güzel sözlerin bile//Beni güldürmez artık."

'İnleyen Nağmeler' (Nihâvend) (1969) (Zeynettin Maraş) (2 dakika 24 saniye) Bülent'in Kasablanka'daki şarkısı. "İnleyen nağmeler//Ruhumu sardı//Bir rüya ki orda hep//Şarkılar vardı//**//Uçan kuşlar martılar//Yeşil tatlı bir bahar//Gülen şen sevdalılar vardı//**//Arzular orada//Zevk oradaydı//Bir deniz ki aşk dolu//Dalgalar vardı."

'Kader Diyorlar Buna' (1969) (Suat Sayın) (2 dakika 6 saniye) Paprika plaktan dinlerken. "Gözden ırak olanlar//Gönülden de olurmuş//Diyorlar ki sevenler//Bir gün unutulurmuş//**//Kader diyorlar buna//Ayrılık da bir yazı//Unutulmaktan başka//Gönlüm her şeye razı//**//Ne bir selam gönderdin//Ne de halimi sordun//Artık bu son günlerde//Beni aramaz oldun."

Kitaptan öğrendiğimize göre Macar Çingeneler, cennette konuşulan resmi dilin Macarca olduğuna inanırlarmış. Macar tanrısı İsten de 'ihsanını evli kadınlara değil buğday ambarlarında, ahırlarda, fundalıkların dibinde sevişen ve sayıları daha fazla olanlara yağdırırmış'. Üstelik babaları belli olmayan bu minikler ötekilerden daha da gürbüzmüşler!

Paprika için döğüş yapıldığını gören iki Jandarmadan biri "Bu kız uğruna ben bile boğuşurum"; Diğeri "Ben, kızın kendisiyle güreşmeyi tercih ederim" diyor!

Filmin şimdiki halinde, belki iyi korunamadığı için, orijinalinde olan 5 şarkı yok; 'Senin Kahrın Çekilmez' (Suat Sayın); 'İçip İçip Başım Dönsün' (Teoman Alpay); 'Gizli Aşk' (Zeynettin Maraş); 'Kalbime Kilit Vurmadım Ya' (Timur Alpsakarya); 'Seni Fırsat Düşkünü' (Suat Sayın).

Hilmi Coşkun'un oğlu Hikmet Coşkun Yiğit'in çocukluğu rolünde. Bu biraz zorlama olmuş. Çünkü Tuncay Torun da aynı rolde! Ayrıca, filmeden, 45'lik plakların (elbette 'Coşkun Plak') nasıl yapıldığını öğreniyoruz!

Kahramanımız, İstanbul'a gittiğinde meteliğe kurşun atıyordu. Köfteciyle bir anlaşma yapar. 'Bir şarkı patlatacak', satış artarsa köfte ekmek yiyecek. Köftelerin tümü bitince para teklif ediyor Köfteci. Budapeşte'deki Sucukçu'da keman çalan Jancsi bu kadar şanslı değil. "Hiç sucuk kalmadı. Haydi defol şuradan, murder çingene. Yoksa, şimdi polis çağırırım" diye kovulur.

Paprika'nın İstanbul'a gidişi 'kazasız belasız'! Macar Paprika ise Budapeşte'ye giderken 6 kişiyle yatmak zorunda kalıyor! 'Uğradığı iğrenç taaruzların vücudunda bıraktığı izleri Tuna'da yıkamış'. Erkeklerden yürüttüğü paralar cebindeydi oysa. Ama bilet için bunları kullanmayı aklının ucundan bile geçirmez. "Kendi ırkına mensup bütün insanlar gibi O da mübadele usulüne alışmış!"

Yiğit, filmin 'iyisi'. Yaşadıkları, 'Shooter'daki (2007) bir sözü çağrıştırdı. "Kötü şeyler, hep iyi insanların başına gelir." Ayrılmak istediğinde, nereye gittiğini soran Nihal'e "Yerim neresiyse oraya... Çergime" diyor. Jancsi de aynı şeyi söylemişti. Çingene kardeşlerini, toprağın mis kokusunu, göklerin derinliklerini, en çok da Paprika'yı özlemişler.

Paprika'yı Adalet Cimcoz; Yiğit'i Fuat İşhan; Bülent'i Doğan Bavli; Nihal'i Jeyan Mahfi Ayral; Güler'i Altan Karındaş; Gaddar ve Hilmi Çoşkun'u Sadettin Erbil; Remzi'yi Rıza Tüzün; Güllü'yü Nevin Akkaya; Ülkü'yü Tijen Par; Asım Nipton'u Erdoğan Esenboğa; Arabacı Reşit Çildam'ı Zafer Önen seslendirmiş.

Paprika-Mine Mutlu; Yiğit-Engin Çağlar-Nihal-Sevgi Can; Bülent-Bülent Oral ve '34 KA 228' plakalı arabası; Gaddar-Erol Solak ve adamları Nusret Özkaya, İhsan Bayraktar; Ülkü-Tansu Sayın; Arabacı-Reşit Çildam; Remzi Baba-Nubar Terziyan; Köfteci-Necdet Tosun; Falcı Güllü-Güzin Özipek; Paprika'nın annesi Güler-Asuman Arsan; Kasablanka aşcısı-Asım Nipton; Atlı araba yolcusu Hakkı Haktan; Sıdıka Duruer; İstanbul; Nihal'in 'arkadaş partisi' ve Kasablanka Gazinosu; Çergide yaşam çok güzel.

'Genç kızların sevgilisi' Engin Çağlar'ın kullandığı '34 KF 357' plakalı otomobili 'Hüzünlü Aşk'tan (1959) anımsıyoruz.

Serpil Örümcer'in 'Koş Aşkım Koş'taki yorumu çok başarılı. Orkestra solisti olarak bambaşka yerlerde olabilirdi. Milliyet'in 1967 Türkiye Güzellik Yarışması'nda finale kalmış. (Gazetede soyadı 'Orumcer'). Ailesinin tek kızı. O günlerdeki bir söyleşide 'kadınların iktisadi bağımsızlığının şart olduğunu' savunuyor. "Bunu kendi hayatımda da uyguluyorum. Bir erkeğin sırtına yük olmak, O'nun çalışma hayatını kösteklemektir." Çoğu zaman imkansızlıklar içinde kalmasına karşın bunu hiç umursamıyor. Çalışan kazanırmış! Hep 'akıl ve akılcılığı savunuyor'. Karpuz Festivali için geldiği Diyarbakır'da, ünlü falcı Gürcü Bacı, 'Berkant'la olan ilişkisini kati surette kesmesini aksi taktirde hayatının çok karışacağını' belirtmiş (Ekim, 1968).

Bülent Oral, 50'lerde İstanbul Radyosu'ndaydı. 'Yol Palas Cinayeti' (1955) ve 'Ada Sahillerinde' (1956) gibi filmlerde şarkıları var.

Yiğit Alp, Kazablanka'ya geldiğinde hayranlarına resimlerini; Rogi Jancsi, Marcus Lokantası önünde bekleyenlere para atıyor. 'Gazino kapısının önünde sonu gelmez bir otomobil dizisi' (sf 149).

'At hırsızlığı' ile suçlanan kahramanımız mahkûmiyet yaşamaz. Ama Kazablanka görevlisi O'nun hapis yattığını söylüyor.

Yiğit Alp afişlerinin görüntüye geldiği sahnede Ege Petrol'ün reklamı var. Nisan, 1956'da Beyoğlu, Yeni Tarlabaşı Caddesi, 6 numaradaydı. Telefonu 47 15 30.  Şirket, 1968'de, Murat 124'ün %1 hissesine sahipmiş.

 

Paprika, bir kızgınlık anında, gülsek mi ağlasak mı bilemediğimiz bir şey söylüyor Yiğit'e; "Lütfen defolup gider misin sen." O yılların gençliği de 'biricik müttefikimiz' için benzer bir haykırış içindeydi.  

 

Son Yorumlar (2)

SendenBaşka avatar SendenBaşka 15 Temmuz 2015 19:38:13

10

Hocam makaleniz yine çok güzel olmuş . Ben ''Sevmeseydim seni keşke '' şarkısını aradım bulamadım dinlemeyi isterdim. Eğer bağlantısını bulabilirseniz paylaşırsanız sevinirim kolay gelsin .

mansuryıldırım avatar mansuryıldırım 14 Temmuz 2015 17:40:21

10

Her zamanki gibi yine harika bir makale olmuş bu filmleri bu güzel makaleleri okuduktan sonra izlemek ayrı bir zevk çok teşekkürler sevgili murat çelenligil.

Yandex.Metrica