Artist, 1961 Reha Yurdakul  posteri

Reha Yurdakul’u okurlarımız herhalde tanırlar. Bazan kocaman sakalı iri bıyıkları, gayet geniş omuzları ve uzun boyuyla onu bir defa gördükten sonra unutmak elden gelmez. Sinemamızın en tipik simalarından birisidir o.

Ortağı bulunduğu Uğur Film şirketinin güzel koltuklarından birinin üzerine oturarak hayatını anlatmağa başladı.

– 1926 da Burhaniye’de doğdum ve orada büyüdüm. On altı yaşımda iken İstanbul’a geldim. Pertevniyal Lisesi’nde okurken bir vesile ile tanıştırıldığım Omay Film sahibi Ömer Aykut beni çağırdı ve “Kanatlardan Türbe” isimli bir hava filminde baş rolü oynattı. Ertesi sene Ateş Filmin Şafak Sökecek’inde, daha ertesi sene de Sonku Filmin Bozkurt Obası’nda baş roller oynadım. Henüz birkaç ay geçmişti ki kendim Pars Film diye bir film şirketi kurdum ve kendi hesabıma, Eşref Kolçak ve Muhterem Nur’un baş rollerini oynadıkları Yetim Yavrular isimli bir film yaptım. Bu filmde ben de ufak bir rol oynuyordum. Böylece bir müddet kendi hesabıma yaptığım filmlerde oynadım. Evvelki sene Lâle Filmin Kanlı Değirmeninde ve geçen senede And Filmin Hazreti Ömer’in Adaletinde oynadım. Aynı sene içerisinde Be-Ya Filmin Kırık Çanaklarında oynadım. Bunlara ilâveten isimlerini unuttuğum birhayli filmim var. Şimdi Ayhan Işık ve Fatma Girik’in baş rollerini oynadıkları Ölüm Peşimizde’nin ortak prodüksiyonunu yapıyorum.

– Şimdiye kadar kaç filmde oynadınız?

– Sayısını kati olarak bilmiyorum, on beş yirmi oldu herhalde.

– İstikbaldeki yapacaklarınıza ait bir düşündüğünüz varmı?

– Şimdilik istikbalde hem aktörlük ve hem de prodüktörlüğümü devam ettireceğimi zannediyorum.

Reha Yurdakul yeni filmi için yeniden sakallarını uzatıyordu. İçeriye filmlerden tanıdığı birkaç arkadaşı girmişti, onları karşıladı ve hepimize çay şöyledi.

– Ayhan Işık ile beraber dolaşmalarınız sosyetemizde bir hayli dedikodulara sebep oluyor, buna ne dersiniz? diye sordum.

– Ayhan benim en iyi arkadaşlarımdan birisidir. Daima beraber gezeriz, çapkınlık falan ettiğimiz yok.

Sonra misafirlerine doğru bakarak:

– Kadınlar Ayhan ile aramıza bir karakedi gibi giremezler, dedi.

Herhalde kadınlar bu iki yakışıklı genç hakkında birçok dedikodular çıkarmışlardı. Onlara bakarak yaptığı bu konuşma, aynı zamanda bir ihtar idi…

– Boş vakitlerinizden bahsedin, bize, dedim. Bir insan hem bekâr, hem de zenginse onun anlatacağı birçok güzel şey var demektir.

– Boş vakitlerimde artık yaşım ile mütenasip şeyleri yapıyorum. Siz eskiden görmeliydiniz beni. Artık en büyük zevkimi, bir arkadaşım veya ahbabımla beraber Boğaz’da dinlenmekle yapıyorum. Ayrıca bir de balık zevkim var. Ben bir balık hastasıyım. Stuvart marka bir motorum var, daima onunla balığa çıkarım. Motorumda her türlü şey bulunur, küçük bir radyom ve buzdolabım var. Sabahleyin erken kalkarım, oltalarımı aldıktan sonra açılırım. Yaz sabahları deniz çarşaf gibidir, bu sessiz sular üzerinde motorumun muntazam aralıklarla yaptığı gürültü insana bambaşka hisler verir. Hele bir de güneşin doğuşuna rastlamışsanız her şey tamam olur. O enginliklerde dolaşmak benim bütün sıkıntılarımıi kederimi giderir.

Her yazımı muntazaman Ada’da geçiririm. Bazı geceler de denize açıldığım olur. Ay ışığı altında dolaşmanın verdiği şevk ile karaya çıktığım zaman insanları klüplerde kumar oynarken görürüm. Eğer içlerinde tanıdığım varsa hemen gider çatarım. Onlar Ada’ya bu tabii güzelliklerden istifade etmek için değil de kumar oynamak için geliyorlar. Burunlarının dibindeki bu muhteşem güzelliğin farkında bile değiller. Onlara bunu farkettirebilmek için çok mücadele etmişimdir.

– Bekâr olduğunuza göre evlenmeyi düşündüğünüz bir talihli insan var mı? diye sordum.

– Evet, şimdilik çok iyi anlaştığım bir arkadaşım var, Allah sonumuzu hayır etsin.

– İsmini bize söylemiyecek misiniz?

– Hayır, çünkü bu daha tasavvur halinde. Kendisinin film dünyası ile bir ilgisi yok. Şimdilik o beni, ben de onu tetkik etmkele meşgulüz.

– Önümüzdeki günlerde yapmayı düşündüğümüz bir şey varmı?

– Yedi senedir işlerimi çok ihmal ettim. Bilhassa şu iki sene içerisinde işlerimi iyice düzenlemek istiyorum. Sonra da bir Avrupa seyahati. Bu hem bir seyahat, hem de oradaki film stüdyolarını tetkik gezisi olacak.

– Bu bir balayı olamaz mı?

– Olabilir… Bu günlerimiz devam ettikçe neden olmasın?

Bizim konuşmalarımızı dinliyen kadın misafirler onun çalışkanlığından bahsetmeğe başladılar. Bütün sözler döne dolana onun insanlğına ve şahsiyetine geldi. Reha Yurdakul muhitinde hakikaten çok sevilen bir insan. Büyük bir sanat zevkine de sahip.

Bize şimdiye kadar oynadığı filmlerden fotoğraflar gösterdi. Daima karakter roller oynuyordu. Zaten tipi de bunları icap ettiriyordu. O, kahramanlık rollerinin oyuncusuydu…

Kaynak : Artist, 1961

Son Yorumlar

Yandex.Metrica