"Maddeten Kaybolmuş Bir Kadını Bulmak Kolaydır. Asıl Güç Olan, Manen Kaybolmuş, Yaşarken Ölmüş Bir Kadını Bulmaktır" posteri

 "Sen affedilmeyi, sadece kendi gözünde, kendi vicdanında rahat etmek için istiyorsun. Hayır, affetmiyorum seni! Kalbimde ebediyen mahkûm ediyorum." Sonradan affedeceği Necmi'ye söylüyor bunları. Abisine de "Sevdim, ihanete uğradım. Yuvamı kurtarmak istedim, katil oldum. Bir tek ümidim çocuğumdu, anne olmaktı, O'nu da kaybettim" diye yakınmıştı. Film biterken ise 'kadere teslim olmayacağını' haykıracaktır; "Bir gün hayata yeniden başlayacağım. Yaşıyorsa insan, hiçbir şey için geç kalmış sayılmaz. 'Kaybolan kadın' da bir gün kendini bulacak."

Aynı adlı romanın ('Bir Kadın Kayboldu'-1948-Esat Mahmut Karakurt) (Dördüncü basım-1970-İnkılâp ve Aka Kitabevleri) renkli Yeşilçam uyarlaması. 71 sonbaharında çekilip, 21 Şubat 1972, Salı günü (Şehzadebaşı) 'Gül', (Karagümrük) 'Hakan', (Beyoğlu) 'Lâle', (Kadıköy) 'As', (Kadıköy) 'Süreyya Cep' sinemalarında gösterime girmiş. Olaylar 1968/69 yıllarında geçiyor ama 1971'den şarkılar var!

Anlı şanlı Yol Müteahhidi Necmettin (yakınlarının deyişiyle 'Necmi') Koza, gecelerini iki evde geçiriyor. Ya Maçka, Toprak Sokak, 12 numarada 'karısıyla'; Ya da Taksim, La Martin Caddesi'ndeki müstakil bir evde (kitapta '13 numara') 'sevgilisiyle'!

Selma ile evliliklerinin beşinci yıl dönümü. Unutmuş yine! Erken geleceğine söz vermişti oysa. Hediye kol düğmelerini görünce "Apansız bir iş çıktı. İşçiler, aralarında kavga etmişler. Şantiyeye kadar gitmeye mecbur oldum. Aslında önemli bir şey değilmiş. Yatıştırdım, barıştırdım. Bir alacak meselesi yüzünden iki kişi birbirine girmiş. Sonra da diğerleri karışmış" diyerek durumu idare etmeye çalışıyor. ('Şantiye' dediği yerin "Hümeyra'nın yatağı" olduğunu anımsayınca yüzünün kızarmasına engel olamaz). Mahcupmuş, çok üzgünmüş, böyle bir geceyi unutabilecek kadar iş yorgunuymuş! Hepsi bahane! 1-2 gün değil aylardır uzak karısından. Genç kadın bir şeyler hissediyor ama çok sevdiği için kaderine razı. Şimdilik!

Abisi Avukat İrfan'ın kulağına bir şeyler çalınmış; "Dünyada bir tek sen varsın benim için. Küçük yaştan beri seni, ben büyüttüm. Yalnız abi değil biraz da anne baba sayılırım. Benle açıkça konuş. Gençsin, güzelsin, bulunmaz bir kadınsın. Hayatını yeniden kurabilirsin. Ayrılmanı, yuvanın yıkılmasını istemem ama bedbaht olmana, ıstırap çekmene de tahammülüm yok." Selma ise böyle bir şeye hazır değil. Dedikoduymuş, birbirlerini seviyorlarmış, mesutmuş.

Avukat Bey kaçın kurası, biliyor her şeyi. Bir dost, bir arkadaş olarak konuşur eniştesiyle. Aklını başına toplasın veya ayrılsın! Necmi, hep savunma halinde. 'O kadınla' geçici bir heves yaşamış. Bir rüzgârmış, esmiş geçmiş! Bir de üste çıkmaya çalışır. "Sen de erkeksin. Senin de başından geçmiştir. Ya da geçebilir. Anlamaya çalış beni." (Başkasının benzer şeyler yapması suçluluk duygumuzu azaltıyor galiba).

568rtur

Hümeyra, bu 'yakışıklı zengini' elinden kaçırmaya niyetli değil. Bir daha bulamazmış böylesini. Bulacak bile olsa hazır avucundayken niçin kaçırsın ki? Karısından ayırmak için 'çok seviyormuş' gibi, 'uysal, sabırlı bir melek' gibi davranmak zorunda. 'Hamileyim' numarasını da çeker. Necmi'yi, eşya toplamak için bile evine gidemeyecek duruma sokacaktır.

Selma ise 'müthiş bir kararsızlık içinde'. Terzide, kuaförde dedikodu başlamış. Kocasını, 'başka bir kadınla' düşünemiyor bir türlü. "Olamaz, yalandır" avunması kısa sürer. Bebeği olacağını öğrenmesi, o günlerde. (Filmin burası pek inandırıcı değil. Birkaç sahne önce 'aylardır beraber olmadıklarını' söylemişti çünkü)! Yenilmek, kadere teslim olmak, bırakıp kaçmak ağır geliyor. 'Rakibesini' ziyaret de yeterli olmaz. Necmi, yine başka yatakta! 68'i 69'a (kitapta "47'yi 48'e") bağlayan gece kurşun yağdırır ikisine. Hümeyra ölmüş, Necmi omzundan yaralı.

Sonrasında kaçış; Saçlarının bir gecede beyazlaşması; İntihar girişimi; Asım Baba tarafından kurtarılma; Trafik kazasında yaralanması, çocuğunu kaybetmesi; İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi; Tehlikeli bir kalp krizi var.

Yargılanırken "Bu işkenceden kurtarın beni" diye ölmek istediğini haykırıyordu. Toparlar kendini sonra, yaşama sarılır. 'Kaybolan kadın', kendini buluyor! Ama ne yazık ki parmaklıklar arkasında!

Romanda olaylar farklı. Hümeyra yalnızca yaralanır. Necmi'ye ateş etmiyor. İrfan, genç kızın tedavisi için Doktor Nazım'ı zorla getirir. İntihar girişimi yok. Yazar çözüm bulmakta oldukça zorlanmış. Son bölümün başlığı; "Herşeyi Halleden Netice (sf. 100)." Selma hapishanede kalp krizi geçirir. Ölmeden önce 'dünyada en çok sevdiği varlığı, kocasını' Hümeyra'ya bırakıyor. Ama Onların mutlu olmaları çok zor. Şimdi durum kaçamak buluştukları günlerden de kötü. Aslında bu bölümün başlığı "Herşeyi Berbat Eden Netice" olmalıydı.

'Bir Kadın Kayboldu'daki melodiler.

'Shalako'daki (1968) (Robert Farnon) "Apaches' Dawn Attack" Selma konuşmak için Hümeyra'nın evine geldiğinde.

'Love Story'deki (1970) (Francis Lai) 'Skating In The Park' 6 sahnede (Jenerikte; Nikâhta; Telefonla karısını, 'Derya Gülü Lokantası'na davet ederken; Gece kulübünde dans ederlerken; Belgrat Ormanı'nda; Çocuk odasında). 'Love Story' 23 sahnede (Evliliklerinin beşinci yılı sabahı kocasını işe yolcu ederken; Kuyumcudan hediye satın aldıktan sonra; Necmi, geç kalmasının nedeni olarak 'işçilerin kavga ettiği' yalanını söylerken; Sofrada hediye kol düğmesi paketini görünce; Karısına bir demet gül gönderince; Selma'nın yeni elbise provasında; Şermin'e 'o kadının' ismini, kim olduğunu, adresini sorarken; Necmi, kayınbiraderine "Eski günlerimize döneceğiz" derken; Selma, üzerinde yeni elbise, kapıda kocasını beklerken; Lokantadayken; Dadı-Mahmure Handan'a "Kocamın en sevdiği şeyleri hazırlayacağız" derken; Necmi, kucağında hediye paketi, eve geldiğinde; Selma, dadıya, Uludağ'da yapacakları tatili anlatırken; Saçları beyazlaştığında; Aynada bu durumu gördüğünde; Gazetede cinayet haberi çıktığında; Kaçak olduğu günlerde evine, çocuk odasına geldiğinde; Necmi, İhsan'a karısını sorarken; "Katil kadın yakalandı" haberinde; Necmi, evde yalnız, sofradayken; Selma, Necmi'ye 'affetmediğini' söylerken; Necmi, Doktor Muzaffer Yenen ile konuşurken; Filmin sonunda).

Fausto Papetti'nin '8a Raccolta' albümündeki (1968) 'Over And Over (The World We Knew)' (1967) (Bert Kaempfert) Hümeyra'nın, Necmi ile ilk telefon görüşmesinde.

4w78457r

Booker T. & The MG's'in "Doin' Our Thing" uzunçalarındaki (1968) 'Ode To Billie Joe' (1967) (Bobbie Gentry) 2 sahnede (Arkadaşı "Gözüm korktu senden. Akıllı, çokbilmiş bir kadın zannederdim kendimi. Ne sözler buluyorsun, neler söylüyorsun. Adamın gözü, tabii, karısını görmez, evinin yolunu bile unutur" derken; Sevişmelerinden sonra Necmi "Seni daha az göreceğim, daha seyrek geleceğim" derken). "Doin' Our Thing" (Al Jackson Jr. / Booker T. Jones / Donald 'Duck' Dunn / Steve Cropper) 2 sahnede (Hümeyra, arkadaşına, Necmi'yi karısından ayırma planını anlatırken; Necmi'ye şarap ikram ederken).

'For A Few Dollars More (Per Qualche Dollaro In Piu)'daki (1965) (Ennio Morricone)  'The Showdown (Il Colpo)' Necmi, evlilik yıl dönümünü unuttuğu gün, eve geç geldiğinde.

'Krakatoa, East Of Java'daki (1969) (Frank De Vol) 'Kee Kana Lu' 2 sahnede (Aynur Aydan, kuaförde "Seni arayacağım bu günlerde. Bir akşam bizde toplanacağız. Necmi Bey'e çok selam" dedikten sonra; Selma, Hümeyra'yı görmeye karar verdiğinde).

'Dead Ringer'daki (1964) (André Previn) "You're Not Margaret" 3 sahnede (Kuaförde, kocası hakkında söylenenleri duyduğunda; Hümeyra, arkadaşına "Karısı bir şey söyledi. Bilmeyerek bir silah verdi elime. O silahı kullanacağım" derken; Balıkçıdaki kadın "Kocası 'ben yaptım bu işi, utancımdan, vicdan azabından yaptım' demiş ama gazeteye bakarsan karısıymış" derken). "Maggie's Murder" 2 sahnede (Komiser-Nubar Terziyan, morg raporuna göre Hümeyra'nın hamile olmadığını söylerken; Necmi, karısından af dilerken). 'The Dog Attacks' 3 sahnede (Komiser-Nubar Terziyan "Yaptığımız tahkikatın açıkça ortaya koyduğu gibi Selma öldürmeyi tasarlayarak gitti" dedikten sonra; Selma, 'demir parmaklıklar' arkasına girerken; İrfan, Necmi'yi yumruklarken). 'Main Title' Mahkeme başladığında.

'The Good, The Bad, And The Ugly (Il Buono, Il Brutto, Il Cattivo)'deki (1966) (Ennio Morricone) 'The Desert (Il Deserto)' Necmi, ikinci telefonda, Hümeyra'ya "Haklısın, mecburum sana gelmeye. Senle konuşacaklarım var" derken.

Sweet Smoke'un 'Just A Poke' 33'lüğündeki (1970) 'Silly Sally' Selma, çekmecedeki tabancayı alıp Hümeyra'nın evine giderken.

'Murder Inc.'deki (1960) (Irving Joseph) 'Stool Pigeon' 2 sahnede (Onları yatakta gördüğünde; İkisine ateş ederken. 'Prison Break' (sonları) Hümeyra'ya hamile olduğunu söylerken.

'Lion In Winter'daki (1968) (John Barry) 'God Damn You' 5 sahnede (Hümeyra'nın evinden çıkarken kocasının arabasına baktığında; Evinin önünde polisleri görüp kaçarken; İrfan, hasta odasındaki Necmi ile konuşurken; Asım Nipton, karakola ihbar ederken; İki polis, Asım Nipton'un evine geldiğinde).

'Doctor Zhivago'daki (1965) (Maurice Jarre) 'The Door Is Banged Opened' 3 sahnede (İntihar girişiminde; Kalp krizi geçirirken; Mahkemede 'öldürmek için gittiğini' söylerken).

"Aman Yolla İstanbul'a Yolla/Kadifeden Kesesi" Meyhanede.

'In The Heat Of The Night'daki (1967) (Quincy Jones) 'Shag Bag, Hounds & Harvey' 2 sahnede (Asım Nipton, gazetede Selma'nın resmini gördüğünde; Polisler, hastaneye geldiklerinde). 'Peep-Freak Patrol Car' 3 sahnede (Selma, elinde bavul giderken polisi gördüğünde; Kaza sırasında; Komiser-Nubar Terziyan, resimlerin teksir edilip dağıtılmasını isterken).

Russ Case'in 'Cleopatra' albümündeki (1963) 'Caesar & Cleopatra Theme' 4 sahnede (Asım Nipton, masanın üzerinde Selma'nın teşekkür mektubunu bulduğunda; Necmi, hapishanede görüşe gelmeyecek karısını beklerken; Mahkemede "Suçlu benim, beni mahkûm edin" diye bağırırken; Selma'nın ifadesinin başında). 'Anthony And Cleopatra Theme' Savunmasında 'yaşamak istediğini' söylerken.

'The Rite Of Spring'deki (1913) (Igor Stravinsky) 'Glorification Of The Chosen One' "Çektiğim acıları düşünmeden kocamla sevişen, beni her gün biraz daha öldüren o kadını niçin mezarından çıkarıp hesap sormuyorsunuz" derken.

Filmdeki şarkılar.

'Düşündükçe Mâziyi' (Nihâvend) (1967) (Avni Anıl / Şâdi Kurtuluş) Yılbaşı gecesi, radyodaki ilk şarkı. Serap Mutlu Akbulut söylüyor (11 saniye). "Düşündükçe mâziyi, bir rüyâ gibi zaman//Ne ararken ne bulduk, şu sevda oyunundan//Ne kadar boş hayâller, zaman ne kadar yalan//Ne ararken ne bulduk, şu sevda oyunundan."

568ru

'Adını Anmayacağım' (1971) (İsmet Nedim / Mehmet Erbulan) Radyodaki ikinci şarkı. Neşe Karaböcek söylüyor (17 saniye). "Aşkınla yana yana//Kül olsa da ocağım//Bu gönül sayfasını//Artık kapatacağım//**//Geçse de gençlik çağım//Boş kalsa da kucağım//Sözümü tutacağım//Adını anmayacağım//**//Kalbimden ben seni//Söküp atacağım//Bu gönül sayfasını//Artık kapatacağım."

'Aşk Bitmesin' (1968) (Türkçe sözler, Edward Saatçi) ('Seul Sur Son Etoile'-'It Must Be Him') (1966) (Gilbert Becaud / Maurice Vidalin) Üçüncü şarkı. Ay-Feri söylüyor (17 saniye). "Sevişmişiz rüya bitmiş//Olan olmuş giden gitmiş//Sonu gelmiş her şey bitmiş//Tanrım ne kolaymış bu iş//**//Sensiz kaldım sen yoksun ya//Vız gelir kahrolsun dünya//Baştan başlamak mı ne rüya//Rüya değil ki bu, beddua//**//Dünya O'nsuz ölüm Allahım O gitmesin//Geri gelsin aşk bitmesin//Ruhum soldu karla doldu//Issız ada bir çöl oldu aşk bitmesin//**//Kapanmazmış aşk yarası//Bu aşk değilmiş yüz karası//Çıkmaz sokak olmuş sevgimiz//Sevenler ölmezmiş kim demiş//**//Aşkımız bitmiş, rüyaymış//Aşka inanan bilsin yanarmış//Tanrım acı halime//Uyku girmez gözlerime."

'Aşkın Kanunu' (1971) (Sadettin Öktenay / Mehmet Erbulan) Radyodaki dördüncü şarkı. Gönül Yazar söylüyor (15 saniye). "Aşkın kanununu yazsam yeniden//Kimi ümitleri yel alır gider//Kimi benim gibi sever gönülden//Kimi senin gibi yel olur gider//**//Dünyanın bir yazı bir kışı vardır//Her yolun bir sonu bir başı vardır//Her aşkın sonunda gözyaşı vardır//Akar damla damla sel olur gider//**//Boş yere bekleme geçen günleri//Böyledir ne yazık ezelden beri//Kimi benim gibi sever gönülden//Kimi senin gibi yel olur gider."

'Bir Teselli Ver' (1971) (Orhan Gencebay) (21 saniye) Necmi, evde tek başına içerken. "Bir teselli ver//Bir teselli ver//Yarattığın mecnuna//Bir teselli ver//**//Sevenin halinden//Sevenler anlar//Gel gör şu halimi//Bir teselli ver//**//Aramızda başka//Biri var ise//Tertemiz aşkımı//Bana geri ver//**//Ben zaten her acının//Tiryakisi olmuşum//Ömür boyu bitmeyen//Dert ile yoğrulmuşum//**//Gülemem sevdiğim//Ben sensiz ah, yaşayamam."

'Bir Kadın Kayboldu' roman olarak çıkmadan önce 1948'in başında 'Her Hafta' mecmuasında tefrika edilmiş.

Esat Mahmut Karakurt'un 'meçhule olan tutkusu' çok belirgin. Olanları açıklamak yerine (sf. 6) "Genç bir kadın. Kimdir, nereye gidiyor? Kimi ve neyi arıyor bu meçhul, güzel kadın?"; (Sf. 7) "Burası da neresi, kimindir bu ev? Nereye geldik?" diyerek heyecanı arttırmak istemiş. Aynı sayfada tekrar sorar; "Bu fevkalade güzel köşkün sahibi kim acaba? Niçin bu genç kadın... Kendini bu evden içeri atmak istiyor?"

Hümeyra'nın güzelliği için şunları yazmış (sf. 6-8); "Çok güzel bir kadın bu doğrusu... Ne güzel şey ya Rabbi (O, 'Yarabbi' diyor) bu genç kız." Bilinmeyenler için yanıtı şöyle; "Bütün bunlar meçhul bizim için."... Üç sayfadaki (22-47-49) tepkisi; "Olur şey değil!" Şaşkınlığını 5 sayfada 'Oooo', 'Hiii', 'Ooh' gibi ünlemlerle belirtmiş. 1970'deki 4. basımda bir hata var. 52. ve 53. sayfalarda İrfan'ın nişanlısının adı Selma! Yazar'a göre Savcı, Hans Holbein'ın bir tablosundaki Erasmus'a (1523) benziyor. Tüm eserlerinde olduğu gibi bunlar Türkçe okunuşlarıyla yazılı; Hans Hülbay-Erazm!

Necmi'nin iş yeri, Meclisi Mebusan Caddesi, No. 139'daki Atlantik Han'da. Güzel mağrur bir erkek. Kadınlara, 'irade ve mukavemet' şansı tanımıyor! Kitaptaki Hümeyra, 22-23 yaşlarında. Demir gibi bir iradeye sahip. Gözleri mavi. "Öyle bir mavi ki henüz yeni ağlamış gibi içi rutubetli, nemli. Işık dolu, tahayyülü güç bir mavi (sf. 8)." Bir erkeğe, kanun emriyle sahip olan kadınları eğreti bir elbiseyi omuzlarına koyup, kendini güzel ve mesut zanneden bahtsızlara benzetiyor. Selma'ya "Siz, sevmeden evlenip sonradan sevmeye başladığınız bir erkekle, bir memur önünde birleştiğiniz için faziletli ve namuslu, ben ise ilk gördüğüm anda sevip içimde yaşattığım, gözlerimi yumduğum zaman da yine içimde bulduğum bir erkekle ruhlarımızın huzurunda birleştiğimiz için namussuz ve faziletsizim öyle mi" demişti. Lise tahsilli ama 'edebiyatı', Edebiyat Fakültesi mezunu Selma'dan daha üstün! Filmde değil, romanda daha güzel. Selma ise 'bir eğlence hududunu aşmadıkça kocasının muhtelif renk ve cinste bir takım kadınlarla beraber olmasından rahatsız değil'. Çünkü biliyor ki böyle kadınlar gövdeleri sularda sallanan göl çiçekleri gibi köksüzdür! Kısa zamanda, hiç bir iz bırakmadan çürür giderler. Ama bu kez durum farklı. Kalp krizi sonucu, dünyada en çok sevdiği varlığı, Hümeyra'ya bırakıp 'gidiyor'.

68rur

Romanda değil,  filmdeki Selma hamile. Kocasına bunu anlatırken, belki heyecandan "Çocuğumuz olacak sevgilim. İki aylık 'anneyim' ben" diyor. Yılbaşı gecesi, radyodaki anons; "Bütün insanlık yepyeni ümitlerle giriyor yeni yıla. Sağlık, mutluluk, barış, daha iyi bir hayat ve dostluklar bekliyoruz yeni yıldan. Geçmiş ve çekilmiş acıları unutmak istiyoruz. Hastalar iyileşsin, yalnızlıklar bitsin. Evet, yeni yıla sevdiklerimizle, baş başa, gülümseyerek giriyoruz." Yazar, 'ömrümüzden bir sene daha eksilmesine böylesine sevinmemizdeki çelişkiye' dikkat çekiyor.

Yemek odalarında Edgar Degas'nın 'Dancer Taking A Bow (The Prima Ballerina)' tablosu (1877) asılıydı. Selma, sahnenin ortasındaki bu balerin kadar yalnız! Kocası, Hümeyra'nın kollarında 'yalnız'! Aynı gün, hem karısına hem sevgilisine birer buket çiçek gönderir! Selma'ya "Meleğim, hangi mucizeyle yüzün meleklerden güzel olmuş. Bu esrarı hâlâ anlatmayacak mısın bana"; Hümeyra'ya "Seni bu akşam göremeyecek, kollarının arasına alamayacak bir erkek, hasretini yarına kadar dindirebilmek için ne yapmalı söyler misin" notlarını yazmış. Bunca meşguliyet(!) arasında, Bolu Bölge Müdürlüğü'nün 'Orman Yolu Şartnamesi'ni okuyup ihaleye girecek vakit bulabiliyor!

Ekrem Bora'ya ait '34 HR 007' plakalı Mercedes'ini 'Tek Kurşun' (1968), 'Kadın Severse' (1968), 'Yakılacak Kitap' (1968), 'Mağrur Kadın' (1968), 'Kadın İntikamı' (1968), 'Günahını Ödeyen Adam' (1969), 'Şehir Eşkıyası' (1969), 'Sürtük' (1970), 'Emine' (1971),  ''Kadın Severse' (1968) filmlerinden anımsıyoruz.

İrfan'ın '34 LC 550' plakalı siyah DeSoto'su 'Ölünceye Kadar'da (1970) Nesrin-Arzu Okay'ındı. Ayrıca 'Karlı Dağdaki Ateş'te (1969) Binnur ve halasını Uludağ'a götürmüştü.

Filmdeki Hümeyra, geçen sene kocasından ayrılmış. Evi, Suat Sadıkoğlu'nun Ortaköy'deki villası. Fabrikatör babası İhsan Kiper, iflas ettikten kısa bir süre sonra vefat etmiş. Annesi de bir başkasıyla evlenmiş.

Selma Kora (genç kızlık soyadı 'Nurdan')-Türkan Şoray; Necmi-Ekrem Bora; Savcı-Kayhan Yıldızoğlu; Hümeyra-Peri Han; Ağır Ceza Üyeleri-İlhan Hemşeri ve Muammer Gözalan; Avukat İrfan-Yılmaz Gruda; Asım Baba-Asım Nipton; Şermin-Aynur Aydan; Komiser-Nubar Terziyan; Dadı-Mahmure Handan; Terzi-Diclehan Baban; Kuaför müşterisi-Diler Saraç; Doktorlar-Necabettin Yal ve Muzaffer Yenen; Mübaşir-Emin Saygılı; Meyhaneci-Arap Celal; Kuyumcu, kuaför, terzi, gazino, hapishane, hastane, mahkeme; Belgrat Ormanı; Selma'yı Hümeyra'nın evine getiren '34 EK 364' plakalı taksi çok güzeldi. Jenerikteki nikâh şahitleri Ali Demir ve Cevat Uz. Diclehan Baban ve Diler Saraç, belki ilk ve son kez aynı filmde.

Selma'yı Jeyan Mahfi Ayral; Necmi'yi Hayri Esen; Komiser'i Rıza Tüzün; Doktor Muzaffer Yenen ve Savcı'yı Erdoğan Esenboğa; Dadı'yı Sacide Keskin seslendirmiş.

Hümeyra'yı başlarda Nevin Akkaya, sonradan Handan Kadıoğlu konuşuyor.

"Kadınlar beğendikleri erkekleri, yeni diktirdikleri elbiseleri tarif eder gibi birbirlerine anlatırlar. Bu, Onların, erkeklerden sonra en sevdikleri şeydir. Beğenilen bir erkeğin dedikodusu yapılmayan yerde seven bir kadın yaşayamaz (sf. 14)."

Son Yorumlar (3)

sinemaadamı avatar sinemaadamı 20 Aralık 2016 20:18:32

10

vay be helal olsun

mansurx avatar mansurx 16 Aralık 2016 06:03:09

10

Baştan sona keyifle okudum her zamanki gibi yine çok güzel bir makale olmuş teşekkürler murat çelenligil.

Sinemaagresif avatar Sinemaagresif 15 Aralık 2016 12:57:00

10

''Maddeten Kaybolmuş Bir Kadını Bulmak Kolaydır. Asıl Güç Olan ,Manen Kaybolmuş ,Yaşarken Ölmüş Bir Kadını Bulmaktır.'' Bir kadın olarak beni çok etkiledi. Teşekkürler Murat Çelenligil.

Yandex.Metrica