Gülten Taranç ile Yağmurlarda Yıkansam Öncesi Konuştuk posteri


Bize biraz kendinizden ve sinema yolculuğunuzdan bahseder misiniz? İlk filminizi yapmaya nasıl karar verdiniz?

2006'da belgeselle başladı yolculuğum ama kurmaca kısa film çekmeye Dokuz Eylül Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-Tv bölümüne başladıktan sonra başladım. 2008  yılında bir seneliğine Meksika'da değişim öğrencisi  olarak yaşadım. Orada yaşarken dikkatimi en çok çeken şey Meksika'daki ve Türkiye'deki  kadınların hayata karşı duruşları oldu. Döndüğümde, üniversiteye başladığımda ilk çektiğim kurmaca film Pembe Mariachi; Türkiye ve Meksika'da yaşayan fark edilemeyen kadınlar üzerineydi... Daha sonrasında "Meksika'dan gelen Bavulum" adlı bir fotoğraf sergisi açtım, bu sergi ve kısa filmler sayesinde belgesel fotoğraflarımla ve kısa filmlerimle pek çok şehir pek çok ülke gezdim.

"Yağmurlarda Yıkansam" birçok festivalden ödülle döndü, bu ödüller nelerdi?

53. Antalya Film Festivali, Renkahenk Seçkisi İzleyici Ödülü, 2016

ISENMA International Sutedent-Newcomer-Women Filmmaker Festivali, Gold Award,Endonezya,2016, Balkan Film Food Festival, En İyi Film,Pogradec, Albania

Barcelona International Film Festival The Gold Lion Award (Spain)

4.Antakya Film Festivali En İyi Sinema Filmi Toplumsal Farkındalık Jüri Özel Ödülü

I Filmmaker Film Festival, Marbella,İspanya, Özel Mansiyon,2016

Ama kuşkusuz beni en mutlu eden Altın Portakal oldu çünkü izleyicinin bizi takdir etmesi her zaman ödüllerin en büyüğü...

 Peki ilk uzun metraj filminiz ile festivallerden oldukça mutlu dönmüş görünüyorsunuz? Gişe beklentiniz nasıl?

Aslında daha çok salon bulabilmeyi isterdim, Ankara'da, Antalya'da, Bursa'da,Eskişehir'de de girmek isterdim ama her şey tekelleştiği gibi sinemada belli tekellerde... Şu an, İzmir,İstanbul ve Kıbrıs'ta girebildik ama gün gün şehir şehir dolaşacağım sıkı bir gösterim programı var, vizyonum kendi çapında iyi olacak gibi duruyor, İzmir'de bir sinema salonunda 5 gün kapalı gişe, biletler çok hızlı bitti. Seyirci bu filmi merak ediyor, bağımsız sinemacılar, kadınlar, erkekler el birliğiyle bu film için seferber olduk.

Kadın yönetmen olarak gerek sektörde gerek gündelik hayatınızda karşılaştığınız zorluklar var mı, biraz bahseder misiniz? 

Sinopsiste de yazan bir cümle, insan olabilmek, insan kalabilmek onun için çok zordu... Gerçekten yaşadığımız şu günlerde kadın erkek herkes dertli, bu ülkede yaşamak, iş hayatında olmak, aktif olarak üretimler gerçekleştirmek zor... Hele kadınsanız daha da zor... Mesela bir kadın ve bir erkek aynı iş yerine başvuruyor, kadınlara daha az ücret teklif ediliyor, tacize ve istismara karşı kalkanlarımız daha zayıf...

 Filmin hikayesinde kendi hayatınızla bir parallellik kurdunuz mu yada bu hikayeye evrensel bir hikaye diyebilir miyiz?

Gittiğim yurtdışı festivallerinde bu hikayenin evrensel olduğu gelen yorumlar arasındaydı, şiddet her yerde, kadına şiddet tüm ülkelerde yaygın ama bizim medyamızdaki gibi meşrulaştırılmıyor, mesela Almanya'da cinayet haberleri yasak, bunu meşrulaştırmamak adına, bizde ise bıçaklanan bir kadını gazetenin manşetinde görebiliyorsunuz, bu bir gözdağıdır!

Sektörde yaşadığım mobingler beni şiddet mağduru bir kadınla empati kurmaya itti... Birçok farklı paralellik var, mesela Engin karakterini yazdıktan sonra hayatıma aynı o karakterde bir adam girdi, girdiği gibi çıkardım zaten... 

Oyuncu seçiminde nasıl bir yol izlediniz?

Oyunculardaki önceliğim birbirlerine benzemesi yönündeydi, bir ailenin hikayesi olduğu için en çok fiziksel benzerlikleri ön planda tuttum...

Peki yeni bir proje üzerinde çalışıyor musunuz? 

Çalışmaz mıyım? İkinci projenin senaryosu neredeyse tamamlanmak üzere... Çok ters köşe bir komedi çekeceğim, fark etmeden yine başrolüm bir kadın ama bu sefer kadın sorunu üzerinden gitmeyecek hikaye, kadını erkeği herkesi ilgilendiren paranoyaklık ve micro faşizm üzerine bir hikaye anlatacağım.

Son olarak eklemek istediğinizbaşka bir şeyler var mı? 

Bu film bağımsız sinema adına önemli bir hareket, kadınlar adına önemli bir hareket, seyircinin sahip çıkmasını bekliyorum. Tüm sinema severleri salonlarda görmek dileğiyle

                                                                                                                                                Röportaj: Afra BALCI

 

 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica