Lambert ve Marceau Sinemaseverlerle Buluştu posteri Beyazperdenin görkemli oyuncuları, "Hotel Riviera"nın gösteriminden önce salon sahnesinde seyircileri selamladılar. Festival Onursal Başkanı ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel'in konuğu olarak katıldıkları, Real’in Ana sponsorluğundaki Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin büyük ve çok başarılı bir organizasyon olduğunu dile getiren Sophie Marceau Festival Başkanı ve TÜRSAK Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil'i festivalin başarısından dolayı tebrik etti. Türkiye'de çok iyi ağırlandıklarını ve 3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali'nde yarışmaktan ve Türkiye'de bulunmaktan büyük mutluluk duyduklarını söyleyen Christopher Lambert, Festival Başkanı Engin Yiğitgil'e, eşi Sevin Yiğitgil'e ve Avrasya Film Festivali direktörü Esra Even'e teşekkürlerini sundu. Sophie Marceau ve Christopher Lambert sözlerine sempatik bir veda cümlesiyle son vererek seyircileri "Hotel Riviera" ile başbaşa bıraktılar.

Kara film janrının öğelerini gerilimle ustalıkla birleştirdiği ve başrolünde ölümünden 36 yıl sonra gizemli bir şekilde bir polis memuruna gözüken bir aktrisi canlandırdığı "Hotel Riviera" ile kariyerinde ikinci kez yönetmenlik koltuğuna oturan César ödüllü aktris Sophie Marceau, canlandırdığı müfettiş Renard karakteriyle "Hotel Riviera"da Marceau'ya eşlik eden dünyaca ünlü yıldız Christopher Lambert, filmin yardımcı senaristlerinden Jacques Deschamps ve film yapımcıları Ariane Guez ve Oury Milsthein, gala gösteriminden sonra düzenlenen, Sedef Ecer'in sunduğu basın söyleşisinde seyircilerin ve basın mensuplarının sorularını yanıtladılar.

"Hotel Riviera"da pek çok şeyin merkezinden yola çıktığını, hayatların karşılaşmasını ve çatışmasını ele almak istediğini ve hayatların buluştuğu ve karşılaştığı mekanlar olduğu için filmin gizem merkezini bir otele yerleştirdiğini belirten Marceau, oyunculukla yönetmenliği karşılaştırması istendiğinde yönetmenliğin ve herşeyin kontrolünde olmanın kendisine oyunculuktan daha çok haz verdiğini söyledi.

Christopher Lambert, dünya sinemasındaki etkileşimleri konu alan bir soruya her ülke sinemasının kendine has bir aidiyeti olduğuna, sinema sanatının yönetmenin şahsiyetinin yansımasını sunduğuna ve iyi yönetmenlerin yarattıkları sinemanın sınırları aşan bir kalitede ve daima kişisel kaldığına inandığını söyleyerek yanıt verdi.

"Hotel Riviera"nın yaratım aşamalarına değinen Sophie Marceau, filmin oluşma sürecinin en karmaşık evresi olan senaryo yazım aşamasında 3'üncü Uluslararası Avrasya Film Festivali dahilinde düzenlenen Senaryo Atölyeleri'nde Antalya'da senaristlerle buluşan ünlü Fransız senarist Jacques Deschamps'tan çok yardım aldığını ifade etti.

CHRISTOPHER LAMBERT İLE ORGANİZASYON TARAFINDAN YAPILAN RÖPORTAJ:

Soru: Öncelikle Antalya Altın Portakal Film Festivali’ne hoş geldiniz. Bildiğim kadarıyla bu sizin Antalya’ya ilk gelişiniz değil. Antalya’yı nasıl buluyorsunuz?

CL: Ben tatil için Antalya sahillerine gelmiştim daha önce. Çok hoşuma gitmişti. Bence Türkiye’nin Güney sahilleri inanılmaz güzellikte. Buraya ilk geldiğimde film stüdyolarını gezmiştim. Ve çok etkilenmiştim.

Soru: Antalya Altın Portakal Film Festivaline ilk defa konuk oldunuz. Şimdiye kadar ki düşünceleriniz nelerdir?

CL: Ben daha henüz dün gece vardım. Dün akşam şahane bir restoranda yemek yedik ve çok eğlendik. Festivali ise daha yeni yeni yaşamaya başlıyoruz. Festivalin özellikle de sinema sektörünün yurt dışına açmaya başlaması ve bu çabası karşısındaki başarısından çok etkilendiğimi belirtmeliyim. Antalya Altın Portakal Film Festivali olsun, onun bünyesindeki 3. Uluslar arası Avrasya Film Festivali olsun, 2. Uluslararası Avrasya Film Market olsun her 3 etkinliğin de film sektörüne destekleyici girişimleri çok önemli.

Soru: Burada Sophie Marceau’nun yönettiği filmi ‘Hotel Riviera’nın baş aktörü olarak da bulunuyorsunuz. Uzun zamandır Hollywood filmlerinde rol aldıktan sonra, bir Fransız filminde rol aldınız. Ne hissettiniz?

CL: Filmlerin sınırları aşacak olmaları önemli bence. Sinemayı her zaman global bir sanat dalı gibi görüyorum. Benim için filmin nereden veya hangi türden olduğundan çok filmin insanlara neler hissettirdiği önemli. Karanlık bir sinema salonunda oturduğumda o filmden keyif almam önemli. İster aksiyon olsun, ister entelektüel, ister duygusal…

Soru: Sophie Marceau’nun bu 2. yönetmenlik deneyiminde başrol oynadınız. Yönetmen Sophie Marceau ile çalışmak nasıldı?

CL: Çok çalışkan bir insan, herkese kendinden bir parça veren, kendini işine adayan bir insan. ‘Bu oyuncudan istediğim performansı alabilmem için benim de ona şu şekilde yaklaşmam gerekiyor’ diyebilen ve bunu çok iyi yapabilen bir insan. Ne istediğini çok iyi bilen bir insan. Bugüne kadar çalıştığım en iyi yönetmenlerden biri.

SOPHİE MARCEAU İLE ORGANİZASYON TARAFINDAN YAPILAN RÖPORTAJ:

Soru: Antalya’ya ilk gelişiniz. Nasıl buldunuz?

SM: Burayla ilgili aklımda pek çok şey var. Bu ziyaretimiz bir gezi değildi, profesyonel bir ziyaretti. Pek çok insanla tanıştık, pek çok şey gördük ama çok kısa bir süre için. Burası çılgın bir yer yani bir ayağınız Doğu'da ve diğer ayağınız Batı'da... Türkiye'nin nüfusu da bu ikisinin karışımı.

Burada pek çok şey oluyor ve bence üzerine düşünülecek, konuşulacak çok şey var özellikle bu zamanlarda. İnsanlar çok sıcak - bugünkü havanın aksine…

Soru: Herkes sizi oyuncu olarak tanıdı. Fakat Türkiye'ye yönetmen kimliğinizle konuk oluyorsunuz. Bundan böyle hangi kimliğinizle sizi daha çok göreceğiz?

SM: Bir oyuncu olarak bir yönetmen olarak yapacağınızdan daha fazla film yapabilirsiniz. Bir yönetmen olduğunuzda bir filmi bitirmek için en azından bir yıla, iki veya üç yıla ihtiyacınız vardır. Bu yüzden her iki işi de yapmaya devam edeceğim. Ben oyunculuktan geliyorum ve oyunculuk benim temelim. Oyunculuk yapmaktan hala hoşlanıyorum, en azından şimdilik - gelecek on yıl içinde neler olacağını kestiremiyorum ama…

Ve gelecek üç yıl için pek çok proje okudum. Fakat gerçekten yönetmenlik yapmaya devam etmek istiyorum. Ama yönetmenlik için çok kişisel şeyler yazmalıyım, kendime ait şeyler - ortaya koyacaklarım bana ait olmalı.

Soru: Filminizi birkaç cümleyle açıklamanız gerekirse nasıl yaparsınız?

SM: Filmim pek çok şeyin buluştuğu yerde duruyor: "Hotel Riviera" bir tür filmiyle, bir kara filmin ve bir gizem filminin karışımı... "Hotel Riviera"da gizem öğesi çok baskın... Filmde bir adam gizemli bir kadını takip ediyor ve kendindeki değişimler / yaşadığı olaylar üzerinden kendisi hakkında pek çok şey keşfediyor.

"Hotel Riviera"yı eninde sonunda bir gerilim filmi olarak tanımlayabilirim fakat aynı zamanda filmim insanlar arasındaki ilişkiler ve onların kim oldukları hakkında çok şey anlatıyor. Aynı anda hem insan psikolojisine odaklanan hem de aksiyonu içerebilen bir film.

Son Yorumlar

Yandex.Metrica