Filmekimi 2017'de Kaçırılmaması Gereken 10 Film posteri

You Were Never Really Here

We Need to Talk About Kevin filmiyle bizi bizden alan Lyenne Ramsay'in son filmi You Were Never Really Here, özellikle Joqauin Phoenix'in Cannes'dan ödül alan performansıyla öne çıkıyor. Polisiye kurgusuyla da izleyenleri etkisi altına alacak olan film, şaşırtıcı senaryosuyla da kaçırılmaması gereken bir drama.

The Square

Son olarak 2014 yılında Force Majeure filmiyle bütün dünyada ses getiren yönetmen Ruben Östlund, yine iddalı bir giriş yaptı ve Cannes Film Festivali'nden Altın Palmiye'yle döndü. Östlund, sanata, riyakarlığa ve yozlaşmaya dair sert söylemler barındıran bu filminde kara komedi unsurlarını da kullanıyor.

Shape of Water

Guillermo Del Toro, masalı hikayeler, fantastik yolculuklar anlatma ve bunların diğer türlerle olan bağını kurabilme anlamından en iyi yönetmenlerden biri durumunda. Özellikle El Labirento del Fauno ile bunu harika bir biçimde yapan Del Toro, şimdi de gelen yorumlara göre çıtayı yükseltiyor.

 Good Time

Safdie Kardeşler'in Cannes'da dakikalarca alkışlanan filmi Good Time, başarısız bir soygun sonrası yakalanan kardeşini kurtarmak için çaba gösteren bir abinin hikayesi üzerinden ilerliyor. Safdie Kardeşler, tıkır tıkır işleyen, aksiyonu dramayla güçlendiren ve tekinsiz bir atmosfere sahip olan harika bir film önümüze seriyor.

 Happy End

Bir filmin yönetmen koltuğunda Haneke varsa zaten tek başına izleme sebebidir ve başka sebebe gerek yoktur. Biz yine de yazalım. Usta, Amour'dan sonra Happy End ile geri dönüyor. Burjuva eleştirisi, işlevselliğini yitiren bir aile ve değişen Avrupa gibi dertleri perdeye taşıyan Haneke, yine bize sinema sanatının büyüsünü sunacak hiç kuşkusuz.

Call Me by Your Name

İtalyan Sineması'nın yeni gözdelerinden Luca Guadagnino, daha evvel I'm Love ve A Bigger Splash ile yeteneklerini gözle önüne sermişti. Şimdi ise bir büyüme, ilk aşk ve hisler bütünüyle karşımıza çıkıyor. Tabii bunu yaparken de kendine has sinemasını ve sanata duyduğu aşkı da bizlere yansıtmayı hedefliyor.

Three Billboards Outside Ebbing, Missouri

Kısa sürede modern bir klasik olarak adlandırılan In Bruges ve Seven Psychopats filmlerinin yetenekli ve yaratıcı yönetmeni Martin McDonagh gümbür gümbür geliyor. Venedik Film Festivali'nde en yüksek notu alan film, yine kara mizah ve McDonagh'ın akıl dolu senaryosuyla Filmekimi'ne damga vuracak gibi. Frances McDormand faktörünü de hesaba katmak gerekir.

Loveless

Rus sinemasının modern ustası Andrey Zvyagintsev, bu kez sevgisizlik yüzünden parçalanan hayatları anlatmayı tercih ediyor. Boşanma öncesinden olan bir aile, sevgisiz kalan çocuklar ve yaşanan bir olay hikayeye şekil veriyor ve usta Zvyagintsev yine bize tokat etkisi yaratacak bir anlatı vaat ediyor.

Killing of a Sacred Deer

 

The Lobster ile ilk İngilizce filmini çeken ve bütün dünyada daha da iyi tanınan Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos, bu kez The Killing of a Sacred Deer ile karşımıza çıkıyor. Başarılı bir cerrah ve babasının boşluğunu onunla doldurmak isteyen bir ergen üzerinden ilerleyen hikaye, yine tekinsiz ve şiddet dolu Lanthimos dünyasına evriliyor.

120 BPM

Robin Campillo imzalı 120 BPM, Cannes'da dakikalarca ayakta alkışlanan ve Fransa'nın Oscar adayı olarak tercih ettiği önemli bir yapım. AIDS ile mücadele eden bir aktivist grup üzerinden ilerleyen hikaye duygusal anlar barındırıyor ve sinemasal anları yüksekten hissettirmeyi başaran sahneler barındırıyor.

 

Son Yorumlar

Yandex.Metrica