“Dünyada, Cinayet Yerine En Erken Gelme Rekoru Türk Polisinindir. Ama Gazeteciler, Cinayet Yerine Daha Cinayet Olmadan Gelir” posteri

"İsmim Murat... Murat Davman." Kahramanımız, "My name is Bond... James Bond" diyen İngiliz ustasına benzer şekilde tanıtıyor kendini.

Adı önce 'Öldüren Kedi' olan 'Yakut Gözlü Kedi'nin (Türkiye Yayınevi - Ümit Deniz) Yeşilçam uyarlaması. 59'da yazılmış; Haziran-Aralık 1960 arasında Milliyet'te tefrika edilmiş; Temmuz, 1961'de kitap olarak yayınlanmış; Haziran-Temmuz, 1966'da çekilmiş; 03 Ekim 1966, Pazartesi günü (Beyoğlu) 'İnci', (Kadıköy) 'Özen', (Beyoğlu) 'Levent', (Kadıköy) 'Atlantik', (Aksaray) 'Bulvar', (Şehzadebaşı) 'Kulüp' sinemalarında gösterime girmiş.

Sadettin Erbil'in anlattıkları; "Milattan 167 sene evvel Kore'de bir mabette muazzam bir Buda heykeli vardı. Bunun gözleri yerinde de iki kocaman yakut bulunuyordu. Dünyanın en büyük mücevherlerini teşkil eden bu kızıl taşlar bugünkü para ile en az 10 milyon lira kıymetindeydi. O sırada Kore'de çıkan bir ihtilal bu heykelin de yağma edilmesine sebep oldu. Aradan yıllar ve asırlar geçti. Bu kızıl taşlar seneler senesi sahiplerine uğursuzluk getirmekte devam ettiler. Bir Buda heykelinin gözü olarak devam eden ('başlayan' diyecekti) bu maceralarında muhtelif kılıklarda ve muhtelif yerlerde göründüler ve en sonunda da bir kediye göz oldular. Bu kedinin adı Yakut Gözlü Kedi'dir. Dünyanın dört tarafından birçok maceraperest Yakut Gözlü Kedi'nin peşine düştü. Türkiye'den de iki insan senelerdir paralarını ve emeklerini bu Yakut Gözlü Kedi'nin bulunmasına harcamışlardı. Bunlardan Hüsameddin Bey bir karanlık gecede bu Yakut Gözlü Kedi'ye, Almanya'da bir mezarlıkta sahip oldu."

[Romanda anlatılanlar daha uzun; 2 buçuk sayfa. Mücevherler, Kanuni zamanında Osmanlı hazinesindeymiş. "Krallara, imparatorlara hükmeden Padişah, mavi gözlerine âşık olduğu bir İngiliz kadınına sahip olabilmek için bu nadide taşları O'na hediye etmiş. Bu hanım da 'her Havva kızı gibi' yakutların cazibesine dayanamayarak Kanuni'nin haremine girmeye razı olmuş! Altı ay geçmeden odasında boğulmuş olarak bulunur. Elbette, 'gözler' sırra kadem basmış. Seneler sonra, bu kez XV. Lui'nin sarayında Madam Pompadur'un güzel göğsünü süslüyordu. 7 Sene Harpleri'nde bir Rus asilzadesine satılmış. 1894'te de meşhur mücevher hırsızı Klaus Gudden'e. Bir polis kovalamacası sırasında 15 metrelik damdan düşerek 'hurdahaş olmuş' beyimiz. Bizden de iki kişi bunların peşinde. Berlin Sefareti Başkatibi Hüsamettin Bey, kedi bibloları içinde olduklarını öğrenmiş. Sevinci kısa sürüyor. Mezarlıkta bir ağaca asılı bulurlar kendisini. Yerde de kedi biblosu parçaları].

65u8drturtu

Yıllar sonra, eski Berlin Konsolosu Abdürrezzak Paşa'nın İstanbul, Çamlıca'daki köşkündeyiz. 15 (romanda 700) kişilik bir davet var.

Murat da (romandakinin aksine siyah bir smokinle) orada 'yeşillerin en güzelinden yaratılmış bir çift gözle', Aylin'le dans ediyor. Konuşmak için geldiği Paşa ile ancak asılı bulunduğu ağaçtan indirirken ilgilenebilecektir!

Daha polis gelmeden, bahçe duvarı dışında, katilleri bulmuştu bile. Kavga sırasında gözü (sonradan adının Jale Sayan olduğunu öğreneceğimiz) bir genç kızın bacaklarına (hatta daha yukarıya) takılınca başına gelen bir darbe ile bayılır! [Gangsterlerin kaçtığı '34 AP 811' plakalı otomobili, 'Kendini Arayan Adam'da (1963) İstanbul Emniyet Müdürlüğü 2. Şube Başkomiserlerinden Rıfkı-Nubar Terziyan'ındl].

Cinayet Masası Şefi (romanda 2. Şube Müdürü) Necdet Atak görüntüye geldiğinde Sherlock Holmes misali bir büyüteçle Abdürrezzak Paşa'nın asıldığı ipi (dağcıların kullandığı ince dakron halat) inceliyor. Sorgusuyla aileyi daha yakından tanıyoruz.

Paşa'nın kızı Hüsniye Molvan. İç dünyası pek sağlıklı değil. Avrupa'da, 13 yaşındayken bir aşk macerası yaşamış. Sonradan bu kişinin Berlin Sefaret Başkâtibi Hüsameddin olduğunu hayretle öğreniyoruz. Daha da şaşırtıcı olanı Başkâtip ölünce oğlu (köşkün şoförü Yusuf) ile beraber olur!

Paşa'nın oğlu Muhtar Molvan. Bir otomobil kazasında belden aşağısı sakat kalmış. İki kızı (Aylin ve Serap) ve Avrupa'dan dönmek üzere olan bir oğlu ('Akliye ve Asabiye Mütehassısı' Tarık) var. Doktor Bey, uzmanlığı ile halasının sorunlarını anlayabilseydi başta kendisinin ve babasının olmak üzere pek çok kişinin hayatını kurtarabilirdi.

Evdeki diğer iki kişi; Emektar kâhya Rıdvan Tanrıkulu (romanda soyadı Tezer) ve cinayet sonrası sırra kadem basan şoför Yusuf.

"Arap saçı, bu içine karıştığım maceranın yanında tren yolu gibi düz kalırdı." Murat böyle diyor (sf. 109) ama bunca koşuşturma sırasında Hüsniye, Serap, Aylin ve Jale'yi 'yakından tanımak' için bol bol zamanı olur!

Sonrası çok hızlı. 'Genç Yıldızlar (romanda Moda Minyatür Golf) Kulübü'nde Garson Ali'den esas patronun köşkte olduğunu öğreniyor.

Bu arada, Muhtar Bey de babası gibi öldürülür. (Göğsüne iliştirilen kâğıtta aynı yazı; 'Eden Bulur'). Tarık'ın ölümü ise, Yusuf'un işkencesi ile. Talihsiz adamın not defterindeki yazılar ['E.K.T.-K:3-S:24-P:3' (Necdet, 'S'yi '5' olarak okuyor)] gizli geçidin bulunmasını sağlar. Açılımı; Eski Konaklar Tarihi (romanda 'Eski Konakların Tarihçesi') kitabının üçüncü bölüm 24. sayfadaki üçüncü paragrafmış. (Yusuf bu geçitten yararlanarak köşke girip cinayetleri işlemiş. Dedesi Hüsamettin'i öldüren Abdülrezzak'tan intikam almak istiyor. Elbette yakutları da).

shtjtjsrtjrtj6

Not defterindeki 'zırtapoz işi' şiir yakutları ortaya çıkarır; "Beyaz tüllü geminin//Mavidir gözleri//İki defa ileri//Üç defa geri//Çıkarır ortaya//Aradığın yeri." Duvar saatinde saklıymışlar.

Hüsniye, filmde Yusuf, romanda ise kendini korumaya çalışan Murat tarafından öldürülür. Yusuf da 'Taş Ocağındaki' kavgada yaralı (kitapta ölü) olarak ele geçiyor.

Murat Davman, Aylin'e evlilik sözü vermişti. Necdet'in deyişiyle 'kapana kısılmış'. Ancak bu anımsatıldığında çapkınca göz kırpması; Foto Aslan'ın kafasını 'mümkün değil' anlamında sallaması bekarlığın devam edeceğini düşündürdü.

Filmdeki melodiler.

'Hatari!'deki (1962) (Henry Mancini) 'Sounds Of Hatari' 2 sahnede (Jeneriğin ilk 8 saniyesinde; Murat, Yusuf'u evinde bulamayıp oradan ayrılırken). 'Baby Elephant Walk' 5 sahnede (Polisler, Foto Aslan'ı karga tulumba kucaklayıp götürürken; Bekçi, evde "Kıpırdama, yakarım" diyerek Murat'a koşarken; Foto Aslan, kelepçelenen Murat'ın resmini çekmek isterken; Sekreterin, kaçan çorabıyla ilgilenirken; Hizmetçinin peşinden giderken-Artist yapacakmış). "Your Father's Feather" Aylin, omuzundan yaralı Murat'la konuşurken.

'Thunderball'daki (1965) (John Barry) 'Crash Landing / The Bomb' Jeneriğin ilk 8 saniyesinden sonra. 'Chateau Flight' 3 sahnede (Murat, arabalı haydutlarla dövüşürken; Evde, Garson Ali ve Adnan Mersinli ile kavga ederken; Kaya Volkan ile kavga ederken). 'The Spa' Kâhya Rıdvan "Katili yakaladık. Beyefendinin cesedinin yanında. Ben size demedim mi 'kan çeker' diye" dedikten sonra. 'Mr. Kiss Kiss Bang Bang' 6 sahnede (Murat, Serap'ın odasına sessizce girerken; Yatakta, Jale'yi öperken; Omuzundan yaralı bir halde Serap'ı öperken; Yağmurda ıslanan Hüsniye, elbiselerini çıkarırken; Üzerindeki battaniyeyi atarken; Film biterken Aylin ve Murat öpüşürken). 'Death Of Fiona' 6 sahnede (Murat, Jale'den ellerini çözmesini isterken; İple, Serap'ın odasına dalarken; Elinde çiçek, Aylin'in odasına giderken; Genç kız "Beni iste, beni sev" dedikten sonra; Boğaz'a gitmek istediğini söylerken; Murat, kibrit kutusunu düşürmek bahanesiyle masanın altına eğilip bayanların bacaklarına bakarken).

'Goldfinger'daki (1964) (John Barry) 'Teasing The Korean' 5 sahnede (Hüsamettin Bey'in öldürüldüğü mezarlıkta; Abdürrezzak Paşa, göğsüne iğneli bir mektup, ağaçta asılıyken; Davetliler oraya koşarken; Murat, cesedi ağaçtan indirirken; "Tamam, bahsi kazandık" diyerek halıdaki Jale'yi öpmeye çalışırken). 'Bond Back In Action Again' 11 sahnede (Garsonların yazılı olduğu sayfayı dosyadan alırken; Garson Ali'nin evinde maymuncukla kapı açarken; Odaları araştırırken; Üst kattan ipe tutunarak inerken; Köşkte, didik didik Aylin'i ararken; Tavan arasında bağlı olarak bulduğunda; Yusuf'un evinin orda çete ile kavga ederken; Aylin'in odasına girip "Telefon eden sen miydin" diye sorarken; Eski Konaklar Kitabına Bakarken; Evde, gemi maketini incelerken; Sonda "Geçmiş olsun" diyerek Aylin'e sarılırken). 'Gassing The Gangsters' 2 sahnede ("Amanın, deli karıyı ürküttük. Allah günahlarımı affetsin. Eşek cennetine yolculuk var galiba" derken; Hüsniye, Yusuf'un kurşunuyla ölürken). 'Bond Below Disco Volante' 3 sahnede (Çete, Tarık'ı işkence için çarka bağladığında; Jale öldürülürken; Haydutlara, kamyondan tüfek dağıtılırken). 'Dawn Raid On Fort Knox' 2 sahnede (Aylin, Murat ve Serap'ı arabayla Boğaz'a götürürken; Sondaki kavgada).

65urtusrtur

'Sulukule Kızları' 2 sahnede (Aylin, Pembe'yi sorarken; Foto Aslan, Jale'nin öldürüldüğünü Murat'a anlatırken).

'Bistro' (Steve Race) Aylin ve Murat'ın dansında.

'Rumeli Karşılaması' Asım Nipton, Pembe ile göbek atarken.

Yakut Gözlü Kedi'deki şarkılar.

'Miss X-My Name Is Christine' (1963) (Count Jaine De Mora / Aaragon and Leslie Bricusse) (1 dakika) Jale, Murat'ın önünde dans ederken.

'Runaway' (1961) (Max Crook) (23 saniye) Genç Yıldızlar Kulübü'ndeki çılgın dansta.

'Sulukule Kızları' 2 sahnede [(57 saniye) Bahçede; (1 dakika) Pembe'nin odasında]. "Sulukule kızları//Çekilmiyor nazları//Burda çalar sazları//Ah göbek atar kızları//**//Aman Sulukule//Canım Sulukule//Eğlenirler güle güle//**//Yorganları katlıdır//Oyunları tatlıdır."

Ümit Deniz'in 'Ölüm Perdesi' (1957), 'Yalvarırım Yetişin' (1958) ve 'Sessiz Harp'ten (1960) sonraki dördüncü Murat Davman romanı. 'Romantik jön' Cüneyt Arkın'ın da hareketli rollere geçtiği dönem. 'Ölüm Perdesi'ndeki (1960) Orhan Günşiray ve 'Sessiz Harp'teki (1961) Müşfik Kenter'den sonraki 3. Murat Davman. Çekimler sırasında (Haziran) yapılan söyleşide "Bir artist, bir filmi başından alıp sonuna kadar götürme gücüne sahipse kalıcıdır" diyor. Göründüğü sahnelerde başka yere bakmak çok zor. Spor hocası Adnan Mersinli, kendisini O'nun başarısına adamış gibi.

Murat, gazeteci ama daha çok 'dedektif'. Çalıştığı gazete söylenmiyor. Kitaptaki bir resimde Hürriyet. Kadın görmesin 'soğuk bir pınardan su içen garip bir yolcu gibi kana kana öpüyor' (sf. 89 ve 123). En büyük yardımcısı 'cep tabancası' dediği Aslan. (Romandaki polis muhabiri Aslan Bulur ve fotoğrafçı Burhan Temizel, belki de 'kalabalık etmesinler' diye filmde tek kişi olmuş).

'Cinayet mahalline' hep daha önce gelerek Necdet'i şaşırtıyor. Ölümle burun burunayken bile çapkın. Kadınlarla ilgili olarak kendisiyle bazen 5, bazen 10 maaşına bahse girer. Kaybettiği olmaz. Sutyen kullanıp kullanmadıklarını hemen anlar (sf. 64 ve 248)! Üstü açık Packard arabasının kapısını hiç kullanmıyor. Binişi ve inişi atlayıp sıçramakla! (Foto Aslan bunu ancak birkaç hamlede başarabiliyor). Herhangi bir yerden dışarı 'çıkmaz', 'süzülür' (sf. 121). Kafasını kurcalayan bir konu varsa (12 sahnede) eliyle ya da tabancası ile kaş/şakak bölgesini kaşıyor. Kadınlar kendilerini O'nun kollarına 'uzun müddetten beri perhizdeymiş gibi bırakırlar'.

Filmde, 'Kader Böyle İmiş' (1963) (Coşkun Erdem) (Rast) şarkısını 4 saniye söyleyebilirken romanda (1961) böyle bir şansı yok. Arabasının plakası, '34 FE 818'. [Bu plaka, Mayıs-1981'de Bekir Avşar'ın; Haziran-1981'de Bişlan Tandemir'in (Banker Kastelli'nin bir çalışanı) olacaktır].

Aylin'e "Yarın, öbür gün seni başka bir kadınla aldatmaya mecbur olursam, inan ki bunu vazife uğruna(!) yapmış olacağım" demişti. Öyle mi değil mi bilmiyoruz ama genç kızdan başka Serap, Hüsniye ve Jale ile beraber olur yatakta. Çevresindeki kadınlar 'ölüyü teneşirden kaldıracak, en uyuşuk erkeği bile silah başı ettirecek kadar güzel'. Pygmalion'un Galateası gibi.

Şoför Yusuf, Almanya'da bir mezarlıkta asılı bulunan Hüsameddin Bey ile akrabalığı (romanda 'babası') filmde biraz karışık. Murat "Yusuf'un babasıdır" derken, Yusuf "Dedem" diyor.

e56urturt

Benzer şekilde Aylin de Kâhya Rıdvan için (belki o sırada Murat'ın kollarında olmasının heyecanı ile) 'Mahmut' demişti.

Cinayet Masası Şefi Necdet Atak tıpkı Sherlock Holmes. Kahramanımızın çocukluk arkadaşı. 'Bir karı, bir kaynana derdi çekmeyeyim' diye evlenmemiş (sf. 50).

Murat Davman-Cüneyt Arkın; Aylin-Selda Alkor; Serap-Neriman Köksal; Hüsniye-Suzan Avcı; Morfinman Jale-Sevinç Pekin; Şoför Yusuf-Tunç Oral; Foto Aslan-Sami Hazinses; Komiser Necdet-Hayri Esen; Muhtar Molvan-Muammer Gözalan; Sulukuleliler-Reha Kral, Jale Öz ve Lamia Yal; Asım Nipton; Garson Ali-Hüseyin Zan; Remziye Urguçlar; Bekçi-Hüseyin Salıcı; Sulukule'deki yaşam, saman alevi gibi kavgaları; Murat Davman'ın filmde olmayan annesi (Ümit Deniz de eserini 'anacığına' ithaf etmiş); Kâhya Rıdvan-Osman Türkoğlu; Mustafa Yavuz, Kaya Volkan ve (kamera yardımcısı da olan) İsmail Varol; Romanın yazıldığı sırada 2 milyonluk İstanbul; Aylin'in '34 AR 324' plakalı arabası; Çetenin '34 AD 280' plakalı silah kamyonu çok güzeldi.

Murat ve Bekçi Hüseyin Salıcı'yı Sadettin Erbil; Aylin'i Nedret Güvenç; Serap'ı Handan Kadıoğlu; Şoför Yusuf'u Fuat İşhan; Garson Ali'yi Cüneyt Türel; Foto Arslan'ı Zafer Önen; Necdet Atak'ı Mücap Ofluoğlu; Jale'yi Ayşegül Devrim seslendirmiş.

Genç Yıldızlar Kulübü'ndeki Kuyruklu Yıldızlar Orkestrası'nın bateristi Erdoğan Üçkaya.

Jale'yi, Dolmabahçe'deki randevusuna götüren '34 DP 391' plakalı taksiyi, 'Kaderim Ağlamak mı' (1967) filminden anımsıyoruz.

Romandan iki alıntı; 1. Hüsniye; "Siz erkekler aşktan ne anlarsınız? Aşk sizler için, yatakta ölüme mahkûm, sefil bir istekten ibarettir. Allah, bu ulvi hissi yalnız biz kadınlara bahşetmiştir (sf. 273)." 2. "Felakete adresinizi vermeyin, sonra kapınızın eşiğini aşındırır (sf. 103)."

Foto muhabiri Aslan, kahramanımızdan da çapkın. Artistlik dalgasına tavladığı kızların sayısı bini geçmiş. Kolaylık İş (kitapta 'İşçi Bulma') İdarehanesi'ndeki sekretere anlatıyor; "Yeşilçam'a giden yollar Babıâli'den geçer. Seni meşhur edebilirim. Büyük, büyük, çok büyük bir yıldız olabilirsin. Yalnız bazı fedakârlıklarda bulunmak lazım! Mesela, bu akşam seninle buluşabiliriz!"

Son Yorumlar (1)

Sinemaagresif avatar Sinemaagresif 23 Ekim 2017 14:18:26

10

Polisiye roman uyarlaması Yakut Gözlü Kedi 'den güzel bir makale ....... Harika olmuş......... Teşekkürler Murat Çelenligil.....

Yandex.Metrica