19. Ankara Film Festivali Başlıyor... posteri

19. Ankara Uluslararası Film Festivali; T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, T.C. Ulaştırma Bakanlığı, Çankaya Belediyesi ve TRT’nin kurumsal desteğinin yanı sıra BOSFOR, Kamil Koç, TOBB, Mesa Holding, Bilkent Center, Ströer Kentvizyon, TED, Dafne, Koleksiyon, Başkent Üniversitesi, Büyülü Fener Sineması, Çağdaş Sanatlar Merkezi, OXXO, İnfo Müzik, Med-Line, TNT, MNG Kargo, HABESİS, Mülkiyeliler Birliği, Remark, Atılım Üniversitesi, AGE İnşaat, GEOTAŞ, PANELSAN, Kültür & Art, MESAM, Saklıkent, Carlsberg, Ecem Çiçekçilik, İletişim Organizasyon Grubu ve Samur Halı’nın destekleriyle gerçekleşiyor. Festvalin medya sponsorları Ajans Press, CNBC-e, CNN Türk, TV 8, Sabah Gazetesi, Cumhuriyet Gazetesi, Birgün Gazetesi, Radikal Gazetesi, Posta Gazetesi, Altyazı Dergisi, Total Film Dergisi, Empire Dergisi, Cinemascope Dergisi, Ankara Life, Arkadaş Kültür Sanat, MAG Dergisi, Ankara Magazine, NTV Radyo, Capital Radio, Mydonose Türk Pop, Radyo Vizyon, Radyo Bilkent, Radyo Hacettepe, Radyo Gazi, beyazperde.com, sinema.com, sinematürk.com ve barbuni.com. Meridiyen Cafe, Cafe des Cafes, Cafe Lins, Siyah&Beyaz, Cafemiz, Kavaklıderem Derneği, If Performance Hall, Bekri, Hayyami, Nada, Orta Dünya, Su’dem ise festivale mekan desteği sağlıyorlar.

ABD Büyükelçiliği, Brezilya Büyükelçiliği, Finlandiya Büyükelçiliği, The Finnish Film Foundation, Goethe-Institut Ankara, İsrail Büyükelçiliği, İtalyan Kültür Merkezi, The Japan Foundation, Kanada Büyükelçiliği, Kore Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Macaristan Cumhuriyeti Büyükelçiliği, Magyar Filmunio, Meksika Büyükelçiliği, Polonya Büyükelçiliği, Şili Büyükelçiliği, Telewizja Polska S.A. 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’ne film temini konusunda destek veriyor.

AÇILIŞ TÖRENİ 13 MART 2008

Festival Açılış Töreni; 13 Mart Perşembe günü, saat 19.30’da 640 kişilik, A.Ü. Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu’nda gerçekleştirilecek. Dolunay Soysert ve Emre Karayel’in sunacağı tören, açılış konuşmalarının ardından Festival Özel Ödülleri’nin sunumuyla devam edecek ve Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından her yıl geleneksel olarak verilen Kitle İletişim Ödülü, Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi ve Altyazı Sinema Dergisi’ne;

Daha önce Kerim Afşar, Cüneyt Gökçer, Cemil Eren, Kayıhan Keskinok ve Erhan Bener’e  verilen “Sanat Çınarı” ödülü Sevda Şener’e;

Festivalin kurucularından Aziz Nesin’in adını taşıyan Emek Ödülü, 50 yıldır Ankara’da makinistlik yapan Ramazan Çetin’e, geçen yıl bu ödülü alan Fatma Girik tarafından sunulacak.

Açılış törenine gelen konuklar, Auschwitz toplama kampından SS silahlarını, üniformaları ve komutanın arabasını alarak en cesur kaçışı gerçekleştiren dört mahkumu konu alan kurgusal belgesel ‘Kaçak’ı izleyebilecekler. Geceye filmin baş kahramanı Kazimierz Piechowski de katılacak ve kendisine teşekkür plaketi sunulacak.

Gecede Kerem Görsev ve Sibel Köse film müziklerinden oluşan bir konser verecek.

KAPANIŞ TÖRENİ 23 MART 2008

Festival kapsamında düzenlenen ulusal uzun, kısa ve belgesel film yarışmalarında verilen ödüllerin sahiplerini bulacağı bir gece olacak ve Farabi Salonu’nda gerçekleştirilecek. Gecenin sunuculuğunu Janset ve Toprak Sergen üstleniyor.

ÖZEL ÖDÜLLER

Aziz Nesin Emek Ödülü 2008

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı, 19. Ankara Uluslararası Film Festivali çerçevesinde, her yıl verilmekte olan Aziz Nesin Emek Ödülü’nü; “Sinemanın olmazsa olmaz, görünmeyen emekçilerinden ve adsız kahramanlarından biri olan, gerek Ankara'da gerek Anadolu'da pek çok sinemanın teknik altyapısının  kurulmasında emeği geçmiş, yıllanmış projeksiyon makinelerini bilgi ve becerisiyle çalışır halde tutan, bunları yaparken hiç yitirmediği güleryüzü ve beyefendiliği ile filmleri bize ulaştırırken göstermiş olduğu vefakar çabalarından dolayı 50 yıldır Ankara’da makinistlik yapan Ramazan Çetin’e (Ramazan Usta) vermeyi uygun bulmuştur.” gerekçeli kararıyla sunacaktır.

Kitle İletişim Ödülü 2008

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı, Kitle İletişim Ödülü’nü ise; “Benzeri görülmemiş bir çabayla emek, zaman, para vakfederek kurdukları merkezde “Türk Sineması’na görsel hafıza”sını kazandırmak adına sinema sanatçılarıyla düzenledikleri sözlü tarih çalışmasından, merkezlerinde yaptıkları film gösterimleriyle pek çok genç sinemacının yetişmesine yaptıkları katkıdan dolayı Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’ne” ve “Türkiye’de sinemaya ve sinema yayıncılığına popüler sinema yazınından farklı bir perspektifle bakarak alanın gelişmesine yaptıkları büyük ve “nitelikli” katkıdan, Türkiye’de film festivallerine ayrım gözetmeden verdikleri destekten, genç sinema yazarlarına yeni ve özgür bir tartışma platformu sunmuş olmalarından dolayı Altyazı Sinema Dergisi ’ne vermeyi uygun bulmuştur.” gerekçeli kararıyla sahiplerine sunacaktır.

Sanat Çınarı 2008

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı 2002 yılından bu yana Ankara'nın kültür sanat hayatına katkıda bulunan kişilere verdiği Sanat Çınarı unvanını 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde “Türkiye'de tiyatro sanatının gelişmesine yaptığı akademik katkılardan ve salt akademik çevrede de kalmayıp nitelikli tiyatronun gelişmesi için gazete ve dergilerde eleştiri yazıları da yayımlayan, sayısız tiyatrocunun yetişmesinde büyük emeği geçen, kurucusu olduğu DTCF Tiyatro Bölümü’nün ve kendi sanat hayatının 50., yaşamının 80. yılını sürdürmekte olan hocaların hocası Prof. Dr. Sevda Şener’e vermeyi uygun bulmuştur.” gerekçeli kararıyla sunacaktır.

ULUSAL UZUN FİLM PROGRAMI

Ulusal Uzun Film Yarışması

19. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında düzenlenen Ulusal Uzun Film Yarışması’nda Türk sinemasının son dönemde çekilen önemli filmleri Ankaralı sinemaseverlerin beğenisine sunulacak. Ulusal Uzun Film Yarışması kapsamında, İnan Temelkuran'ın göçmenlerin dünyasına farklı bir açıdan yaklaşan ilk filmi Made in Europe, Biket İlhan'ın yönettiği Nazım Hikmet'in 1941 yılında Bursa Hapishanesi günlerini anlatan biyografik filmi Mavi Gözlü Dev, Abdullah Oğuz’un Zülfü Livaneli'nin aynı adlı romanından uyarladığı bir entelektüel ve bir de töreden kaçan iki gencin ilişkisini anlatan filmi Mutluluk, Dersu Yavuz Altun'un  kara film öğeleri taşıyan filmi Münferit, Tayfun Pirselimoğlu’nun senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı, vicdanı derinlemesine inceleyen filmi Rıza, Fatih Hacıosmanoğlu'nun  senaristliğini ve yönetmenliğini yaptığı ilk uzun filmi Taş Yastık, Aren Perdeci’nin yönettiği genç bir yazarın geçmişiyle hesaplaşmasını anlatan ilk filmi Yanlış Zaman Yolcuları, Fatih Akın'ın Cannes Film Festivali'nde En İyi Senaryo Ödülü alan filmi Yaşamın Kıyısında, Semih Kaplanoğlu'nun Yusuf Üçlemesi'nin ilk çekilen filmi olan, Cannes Film Festivali'nde Dünya Prömiyeri yapılan filmi Yumurta, Cemal Şan'ın aşk, yalnızlık ve yabancılaşmayı bir kadının hayatıyla kesiştirerek anlattığı filmi Zeynep'in Sekiz Günü, izleyici ile birlikte jürinin de karşısında olacak.

Gösterimi gerçekleştirilecek olan filmlerden Made in Europe ve Taş Yastık ise ilk kez Türk izleyicisi önüne çıkacak ve yarışacaklar.

Toplam 16 dalda ödül verilecek Ulusal Uzun Film Yarışması’nın seçici kurulunda; yönetmen Reis Çelik, akademisyen Gülseren Güçhan, oyuncu Hülya Koçyiğit, müzisyen Suavi ve sinema yazarı Ali Ulvi Uyanık yer alıyor.

Yurt Dışında Yaşayan Türk Yönetmenler

Yedi yıllık bir aradan sonra tekrar Türk yönetmenlerin yurt dışında ürettikleri filmleri izleyiciyle buluşturacak festival, bu kapsamda Thomas Arslan’ın Tatil, Bülent Akıncı’nın Boşu Boşuna, Hakan Şahin’in Kar ve Taylan Barman ile Mourad Boucif’in beraber yönettiği Cebeli Tarık’ın Ötesi filmlerini gösterecek.

Ulusal Uzun Film Özel Gösterim

Festivalin yarışma dışı özel gösterim bölümünde ise, dört ayrı ulusal film izleyiciyle buluşacak.

Murat Saraçoğlu ve Özhan Eren’in 120, Özcan Tekdemir’in 2 Dilek 2 Şans, Engin Ayça’nın Suna ve Uygar Asan’ın Kabuk filmleri Ankaralı sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.

KISA FİLM PROGRAMI

Ulusal Kısa Film Yarışması

19. Ankara Uluslararası Film Festivali Ulusal Kısa Film Yarışması bölümünde, son bir yılda çekilmiş kısa filmler, kurmaca, deneysel  ve canlandırma film dallarında yarışacak. Kurmaca film dalında 14, deneysel dalda 11, canlandırma dalında ise 10 film jüri karşısına çıkacak.

Yarışmanın seçici kurulunda, akademisyen Bülent Çaplı, canlandırma sanatçısı Meral Erez, şair küçük İskender, yönetmen Oğuzhan Tercan ve sinema yazarı Yeşim Tabak  bulunuyor.

Ulusal Kısa Film Gösterimi

Ulusal Kısa Film Gösterimi bölümünde, yarışmaya başvurmuş ancak ön elemeyi geçememiş filmlerden bir bölümü izleyiciyle buluşma fırsatı bulacak.

Uluslararası Kısa Film Gösterimi

Uluslararası Kısa Film programında, dünyanın pek çok ülkesinden, son dönemde çekilen önemli kısa filmlerin yanı sıra bu alanda kendini kanıtlamış yönetmenlerin retrospektifi Ankara’da olacak.

Bunlardan biri, 1964 yılında Japonya’da doğan ve ilk canlandırma filmini 13 yaşında gerçekleştiren canlandırma sanatçısı Koji Yamamura. Dünyanın pek çok önemli festivalinde toplu gösterimleri yapılan canlandırmacının, aralarında son filmi Franz Kafka’s A Country Doctor’un da bulunduğu sekiz filmi El Yapımı Düşler: Koji Yamamura Canlandırmaları bölümünde gösterilecek.

Kısa Film programının bir diğer çarpıcı ismi ise Aleksandar Ilic. Ellinin üzerinde kısa ve belgesel filmi olan 81 yaşındaki usta, efsaneleşmiş filmi 1977 yapımı ‘Balyoz’un da aralarında bulunduğu 8 filmlik seçkiyle Kısanın Ustası: Aleksandar Ilic bölmünde. Iliç hayranlarının kaçırmayacağı bu seçki, genç kuşaklar için ise önemli bir fırsat.

Futbol ve karnaval ülkesi Brezilya’nın kamera arkasındaki maharetini kısa severlere sunan Kısaca Brezilya bölümü son yıllarda Brezilya’da çekilmiş en iyi kısa filmlerin arasından seçilen kurmaca, deneysel ve canlandırma türlerinde dokuz filmden oluşuyor.

Ankara Uluslararası Film Festivali’nin olmazsa olmazı Kısa Sınır Tanımaz, İspanya, ABD, İngiltere, Belçika, İzlanda, Almanya, Norveç kısalarını Türkiye’ye getiriyor. Sundance Film Festivali’nin bu yılki seçkisinde yer alan filmlerden Doğu Rüzgarı (Der Ostwind) ve Kuş Cıvıltısı (Song Bird) ile bu yıl içinde yirmi bir festivalde gösterilen, aralarında Melbourne ve Locarno film festivallerinin de bulunduğu altı festivalden ödülle dönen, Güreş (Bræðrabylta) bölümün ilgi çeken filmlerinden.

BELGESEL FİLM PROGRAMI

Ulusal Belgesel Film Yarışması

19. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında her yıl gerçekleştirilen Ulusal Belgesel Film Yarışması Bölümü’nde bu yıl amatör kategoride 13, profesyonel kategoride 12 film jüri üyelerinin değerlendirmesine ve belgesel sinemaseverlerin beğenisine sunuluyor. Amatör belgeselcileri ve belgesel sinemanın tanınmış yönetmenlerini bir araya getiren bölüm, festivalin ilgiyle takip edilenleri arasında.

Yarışmanın seçici kurulunda, yönetmenler Ahmet Soner, Gül Muyan, Pelin Esmer, akademisyen Uğur Kutay ve sinema yazarı Nadir Öperli  yer alıyor.

Ulusal Belgesel Film Gösterimleri

Gösterim şansı bulamayan veya Ankaralı sinemaseverlerin izleyemedikleri birbirinden güzel belgesellerin gösterileceği bu programda, Mevlana’nın hayatı ve Mevleviliğin 800 yıllık macerasını konu alan Tülay Akça’nın Mevlana Celaleddin Rumi, Türkiye’nin yaşayan en önemli  portre ve set fotoğrafçılarından biri olan  Osep Minasoğlu’nun hayatını konu olan Bilgen İnce’nin Stüdyo Osep ve iki farklı insanın portresini irdeleyen Gürsel Sütemen’in Tek Bakış İki Açı yer alıyor.

Uluslararası Belgesel Film Gösterimi

Dünyadaki önemli film festivallerinde gösterilmiş, ödül almış ve seyirciler tarafından çok beğenilmiş Finlandiya, Bulgaristan ve Polonya yapımı dört belgesel 19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde meraklısıyla buluşacak. 

Mika Ronkainen’in yönettiği 2004 yapımı Bağıran Adamlar, beş yıllık bir zaman dilimi içinde Finlandiya ve uluslararası konser turnelerinde takip edilen koronun; iktidar, milliyetçilik, uzlaşmazlık ve kendi sanatlarına duyduğu sarsılmaz inanç üzerine eğlenceli bir film.

Yönetmenliğini Esa Nissi’nin yaptığı 2004 yapımı Karga, modern şehir hayatına uyum sağlamaya çalışan köylü bir karganın öyküsünü anlatan enfes bir belgesel.

Bulgar yönetmen Adela Peeva’nın 2003 yapımı Bu Şarkı Kimin?, bir şarkı üzerinden Balkanlardaki insanların tipik karakteristik özelliklerini esprili bir şekilde gösteriyor.

Maria Zmarz-Koczanowicz’in yönetmenliğini üstlendiği, Kieslowski ile çalışma arkadaşları arasındaki ilişkileri konu edinen, yönetmenin yurtdışındaki popülerliğini ve Polonya’daki konumunu sorgulayan günümüze değin hazırlanmış en kapsamlı Kieslowski belgeseli Hala Aramızda: Krzysztof Kieslowski de programda gösterilecek bir diğer film. Ayrıca Kieslowski hayranları, 16 Mart Pazar günü saat 18:30’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açılacak Kieślowski: İzler ve Hatıralar Sergisi’ni ziyaret edebilecekler.

DÜNYA SİNEMASI

Her Şeyin Dışında Yaşamın İçinde: John Cassavetes

Festival programının ilgi ile takip edilen bölümlerinden biri olan ve yedinci sanat ustalarını başyapıtlarıyla anan “Toplu Gösterim” bölümünün bu seneki konuğu, Amerikan bağımsız sinemasının en önemli yönetmeni John Cassavetes. Her filmi ölümsüz birer klasik olan Cassavetes, filmlerini oyunculuktan kazandığı parayla kotararak kendisini yapımcı, stüdyo, gişe baskısından muaf kılmış, böylece “Bağımsız Sinemanın Babası” unvanına sahip olmuş bir usta.

Festival izleyicileri, Her Şeyin Dışında Yaşamın İçinde: John Cassavetes başlığı altında, Cassavetes’in her biri birer başyapıt olan; Gölgeler (Shadows, 1959), Yüzler (Faces, 1968), Etki Altında Bir Kadın ( A Woman Under  the Influence, 1974), Çinli Bir Bahisçinin Ölümü ( The Killing of a Chinese Bookie, 1976) ve Açılış Gecesi (Opening Night, 1977) filmlerini beyazperdede izleme imkânı bulacaklar.

AÇILIŞ GECESİ / Opening Night
1977 / 144’ / ABD
Yönetmen : John Cassavetes
Oyuncular : Gena Rowlands, John Cassavetes, Ben Gazzara, Joan Blondell, Paul Stewart, Zohra Lampert, Laura Johnson, John Tuell, Ray Powers

John Cassavetes’in Açılış Gecesi filmi, dibe vurmuş alkolik bir aktrisin hikâyesini anlatır; oysa çevresinde yer alan ve hayatlarını mahvettiği insanlar ona karşı olmaları gerektiği kadar kızgın değildirler. Gena Rowlands filmde mükemmel bir oyun çıkarmıştır; sıradan gibi görünen anlarda bile, hemen o anda içkiye ihtiyacı olan bir insanın kontrol altındaki paniğini anlatmayı başarır. Hikâye, bir oyunun şehir dışında bir yerde sahnelenmesinin son günlerinde yer alır. Rowlands, hayranlarının taparcasına sevdiği ünlü aktris Myrtle Gordon’u canlandırır. Ben Gazzara’nın oynadığı yönetmen, başarısızlığa uğrayacağı belli olan bu oyunu inatla sürdürmeye çalışır; Joan Blondell oyun yazarını, Cassavetes’in kendisi de baş aktörü canlandırır.

ÇİNLİ BİR BAHİSÇİNİN ÖLÜMÜ / The Killing Of A Chinese Bookie
1976 / 135’ / ABD
Yönetmen : John Cassavetes
Oyuncular : Ben Gazzara, Timothy Carey, Seymour Cassel, Robert Phillips, Morgan Woodward, John Kullers, Al Ruban, Azizi Johari, Virginia Carrington

Cosmo Vitelli, California’da bir striptiz kulübü olan Crazy Horse West’in sahibidir. Az konuşan biri olan Vitelli, Kore Savaşı gazisidir ve bir kumarbazdır. Onunla tanıştığımız zaman, bir kumar borcunun son ödemesini yapmaktadır. Hemen ardından yasadışı bir kumarhanede poker oynayarak 23.000 dolar kaybeder. Borçlu olduğu adamlar pek dostane davranmazlar ve borcunu hemen ödemesi için ona baskı yaparlar. Sonunda, borcunun silinmesi karşılığında Çinli bir bahisçiyi öldürmesini teklif ederler. Film bir yanda kumarcıların dolandırıcılığı ve ikiyüzlülüğü ile diğer yanda Vitelli, dansçılar, bir dansçının annesi ve kulübün şarkıcısı Bay Sofistike arasındaki arkadaşlık ve sevgi arasında gider gelir.

ETKİ ALTINDA BİR KADIN / A Woman Under The Influence
1974 / 155’ / ABD
Yönetmen : John Cassavetes
Oyuncular : Peter Falk, Gena Rowlands, Fred Draper, Lady Rowlands, Katherine Cassavetes, Matthew Laborteaux, Matthew Cassel, Christina Grisanti

Cassavetes’in başyapıtlarından biri olan Etki Altında bir Kadın’da Gena Rowlands ile Peter Falk üç çocuğu olan orta sınıf bir aileyi canlandırır. Akıl sağlığı düpedüz bozulan bir kadını oynayan Gena Rowlands, filmde hayatının performansını sunmuştur. Mabel Longhetti alt-orta sınıftan Los Angeles’lı bir evkadınıdır; kişilik duygusu öylesine zayıftır ki, kendini sadece kocasının sevgisi ve çocuklarının bağlılığıyla tanımlar. Kocası Nick, bir inşaat ekibinin şefidir; coşkulu bir yapıya sahip, insanlarla birlikte olmayı seven bir tiptir. Mabel umutsuzca onu hoşnut kılmak ister ve yalnız olduklarında bunu yapar da. Uyuşurlar ve birbirlerini severler. Ama çevrede insanlar varsa, Mabel biraz kaçık bir hal alır. Nasıl davranması gerektiğinden emin değildir, çünkü kim olduğundan emin değildir. Mabel çevresindeki her tür etkiye karşı savunmasızdır; güvensizdir, hiperdir, maniktir. Fazlaca güler ve kendini zorlar. Etrafta başkaları olduğunda iyi değildir. Bu yüzden de kocası sonunda yapması gerektiğini düşündüğü şeyi yapar ve onu bir akıl hastanesine yatırır. Peki o ne olacaktır? Nick de Mabel kadar çılgın, hatta belki ondan da çılgın değil midir?..

GÖLGELER / Shadows
1959 /  87’ / ABD
Yönetmen : John Cassavetes
Oyuncular : Ben Carruthers, Lelia Goldoni, Hugh Hurd, Anthony Ray, Dennis Sallas, Tom Reese, David PokitillowRupert, Crosse David, Jones Pir Marini, Victoria Vargas, JackAckerman,  Jacqueline Walcott, Cliff Carnell 

John Cassavetes'in Gölgeler'i, Amerikan bağımsız sinemasının en önemli filmlerinden biri, gerçek bir kült film.Benny Manhattan’ın beat ortamı çevresinde amaçsız bir şekilde dolanır, belki de başı derde girmek üzeredir. Afro-Amerikalıdan çok beyaz bir kadın gibi duran kız kardeşi Lelia, hassas bir insandır ve aşık olmak üzeredir. Ağabeyleri Hugh, kariyeri için mücadele veren bir şarkıcıdır, ancak menajeri Rupert dışında yeteneğine inanan pek kimse yoktur. Hikâye, caz müziği gibi, bu üçü arasında ve ilk başta apayrı gibi görünen üç hayat arasında gider gelir. Hayat sadece gölgelerden mi ibarettir?

YÜZLER / Faces
1968 / 130’ / ABD
Yönetmen : John Cassavetes
Oyuncular : John Marley, Gena Rowlands, Lynn Carlin, Fred Draper, Seymour Cassel, Val Avery

Birçokları tarafından bağımsız filmlerin ilki olarak görülen Cassavetes’in bu filmi, 1960’ların cilasının ve parıltısının altındaki yaşamı çarpıcı bir şekilde inceler. Takınılan o tavırların ve bütün o makyajın altında, aynı daha önceki yıllarda olduğu gibi, berbat aşk hayatları ve sefil işleri olan insanlar vardır. Gena Rowlands, evli bir adama zaafı olan fahişe Jeannie’yi çarpıcı bir şekilde canlandırır, ancak filmde asıl dikkat çeken oyuncu, bir geceliğine normalin dışında bir hayat sürmeye çalışan ve Lynn Carlin tarafından canlandırılan unutulmuş eştir. Görüntüler, başlığı yansıtır

şekilde, bazen de rahatsızlık verici derecede yüzlere odaklanır, bu da o yüzlerin altındaki incinmiş insanların ortaya çıkmasına yardımcı olur.

Güneşin Ülkesinde Tanrı ve Şeytan

Festivallerin yeni gözdesi olan Latin Amerika filmlerinin son dönemdeki en güzel örneklerinin sergileneceği Güneşin Ülkesinde Tanrı ve Şeytan bölümünde, birbirinden ilginç ve yeni filmler, meraklılar için gerçek bir şölen niteliği taşıyor.

PAZAR GÜNLERİ ASLA / Morirse en Domingo / Never On A Sunday
2007 / 125’ / Meksika
Yönetmen : Daniel Gruener
Senaryo : Antonio Armonia

Julio Salas, uzun bir hastalıktan sonra hayatını kaybeder. Ancak Pazar günü olduğu için gömülmesi imkânsızdır. Cenaze levazımatçısının ise paraya ihtiyacı vardır, cesedi üniversiteye satar. Bütün gün amcasının cesedini arayarak geçiren Julio’nun levazımatçı ile olan kavgası levazımatçının kızına aşık olması ile büsbütün karışık bir hal alır. Huzur bulamayan bir cesedin etrafında dönen bu karanlık komedi, yönetmen Daniel Gruener tarafından ustalıkla işlenmiş. Mükemmel bir oyunculuğun da önemli rol oynadığı Never on a Sunday (Pazar Günleri Asla), bürokrasi ve ahlakî yolsuzluğu konu alan ve grotesk ama gülünç durumları anlatır. Film dünya çapındaki festivallerde yeni bir keşif olarak övgü toplamıştır.

ALICE’İN YUVASI / A Casa de Alice / Alice's House
2006 / 92’ / Brezilya
Yönetmen : Chico Teixeira
Senaryo : Chico Teixeira

20 yıldır bir taksi şoförü ile evli olan Alice, bir güzellik salonunda çalışır, en büyüğü askerde olan üç çocuğu vardır ve annesiyle birlikte yaşar. Çocukların hiçbiri annelerine pek ilgi göstermez, büyükannelerine de saygılı davranmazlar. Alice’in çalışan kadın dünyasındaki hayatı ile evindeki güçlü eril otoritenin arasında büyük bir tezat vardır. Alice, her ne kadar iyi bir kadınsa da, aldatma fırsatı beraberinde varlığını bile bilmediği başka aldatmaları getirir.

ANTEN / La Antena / The Aerial
2007 / 90’ / Arjantin
Yönetmen : Esteban Sapir
Senaryo : Esteban Sapir

Xxx yılında, rüzgârlı, soğuk bir şehri Bay TV demir bir yumrukla yönetmektedir. Şehrin sesi yoktur, Bay TV hem kelimeleri hem de görüntüleri tekeline almıştır. İnsanlar TV seyreder ve Bay TV’nin ürettiği TV yemeklerini yer. Bay TV, uğursuz bir plan üzerinde çalışmaktadır; TV aracılığıyla işleyen tehlikeli, hipnotik bir makine sayesinde herkesin hayatı üzerinde sonsuza kadar yetki sahibi olacaktır. Bunu başarmak için, hâlâ Ses’e sahip olan tek kişiyi, çok güzel bir şarkıcıyı kaçırır. Murnau, Lang, Eisenstein ve Vertov’dan ilham alan La Antena, başarıyla tasarlanmış dekorları, kelimelerin harika kullanımı ve tabii ki karakterlerin mükemmel oyunculuğu ile her sahnesinde seyircileri şaşırtmaya devam eden fantastik bir film.

DRAMA / MEX / Drama / Mex
2006 / 92’ / Meksika
Yönetmen : Gerardo Naranjo
Senaryo : Gerardo Naranjo

Bir zamanlar görkemli bir tatil yeri olan Acapulco’da, aynı uzun ve sıcak gün içinde birbirine kenetli iki hikâye gelişir. Birincisi, eski sevgilisi Chino’nun aniden ortaya çıkışı ile başa çıkmak zorunda kalan güzel ve soğuk Fernanda’yı konu alır. Fernanada’nın yeni erkek arkadaşı Gonzalo, eski aşıklar Fernanda ile Chino’nun arasındaki yoğun cinsel çekimle rekabet etmek zorunda kalır. İkinci hikâye, geçmişinde gizli skandallar olan memur Jamie ile ilgilidir; Jamie denize bakan otellerden birinde intihar girişiminde bulunur, ama vaktinden önce gelişmiş ve aynı zamanda sahtekâr bir genç kız, Jamie’nin planlarını bozar. Kahramanların hepsi, ahlakî muğlaklığı konu alan bu sert ve rahatsız edici filmde bir noktada buluşur.

TÜKENMİŞ / O Cheiro do Ralo / Drained
2006 / 112’ / Brezilya
Yönetmen : Heitor Dhalia
Senaryo : Marçal Aquino, Heitor Dhalia, Lourenço Mutarelli  

Lourenco, Sao Paolo’da bir ikinci el dükkânı sahibidir. Lourenco soğuk alışveriş ilişkisinden yavaş yavaş tuhaf bir zevk almaya başlar, zira dükkânına gelen ve malî zorluklar içinde olan müşterileri haksız bir şekilde istismar etmek hoşuna gitmektedir. Lourenco dünyayı, sadece kullanılmış eşyaların değil, insanların da – tercihen düşük fiyatlara - satılık olduğu bir yer olarak görür. Dükkânına gelen insanları özelliklerine veya sundukları eşyaya göre sınıflandırır; “gelin”, “gramofon adam”, veya “uyuşturucu bağımlısı”. İnsanları “eşyalar haline dönüştürme” süreci sadece Lourenco bazı insanlarla ilişkisinde kendisine yabancı gelen bir para birimine, yani şefkate başvurmak zorunda kaldığı zaman sona erecektir. Ayrıca, sembolik bir şekilde, dükkânda kötü kokular saçan kanalizasyon da onu çok rahatsız etmektedir. Kontrolü altında olduğunu sandığı karakterlerin karşısında Lourenco dünya görüşünü tekrar gözden geçirmek zorunda kalır.

Aynanın İçinden

2008 yılının Alice Harikalar Diyarında’nın yazarı Lewis Carroll’ın 110. ölüm yıldönümü olması nedeniyle festival programında yer alan Aynanın İçinden bölümü, Carroll’ın eserlerinin sinema uyarlamalarını içeriyor. Bölüm, efsanevi Çek yönetmen Jan Švankmajer’in Alice Harikalar Diyarında’nın belki de en ilginç sinema uyarlaması olan Neco z Alenky filmiyle Ankara seyircisini ilk kez buluşturacak. Bölümde ayrıca Carroll’ın fantastik dünyasından esinlenen canlandırma filmlerden oluşan bir seçki de yer alıyor.

ALICE HARİKALAR DİYARINDA / Alice in Wonderland
1950 / 83’ / İngiltere, Fransa
Yönetmen : Lou Bunin, Dallas Bower

Senaryo : Albert Lewin, Henry Myers, Edward Eliscu, Lewis Carroll

Günümüzde bir animasyon klasiği sayılan Walt Disney’in üç milyon dolarlık Alice Harikalar Diyarında filmi RKO Radio Pictures tarafından gösterime sokulmak üzereyken, Amerikalı izleyicileri hedef alan bir başka Alice filmi daha vardı. Efsanevi kukla ustası Lou Bunin, Disney filmiyle aynı zamanda gösterime girecek olan inanılmaz bir “stop action” animasyon versiyonu yaratmıştı, ama Disney bu rekabetten memnun değildi. İkinci bir Alice filminin seyircisinin kafasını karıştıracağını iddia eden Disney ve RKO Bunin’e dava açarak, filmin prömiyerinin Paris’te zaten 1949’da yapılmış olmasına rağmen, A.B.D.’de on sekiz ay sonra gösterime girmesini ve dağıtımının sınırlandırılmasını sağladı.

Oysa ki kukla ustası Lou Bunin’in bu Alice Harikalar Diyarında versiyonu, Lewis Carroll’un klasik hikâyesine en sadık olan versiyonlardan biridir. Film, Bunin’in son derece becerikli tekniği sayesinde, sayısı 128’i bulan lateks kuklalar ve olağanüstü fotoğrafçılık teknikleri ile Alice’in sihirli dünyası ile kolaylıkla başa çıkar.

ALICE / Neco z Alenky / Alice
1988 / 86’ / Çekoslavakya, İsviçre, İngiltere, Batı Almanya
Yönetmen : Jan Švankmajer
Senaryo : Lewis Carroll, Jan Švankmajer

Genç Alice, odasında doldurulmuş bir tavşanın canlandığına tanık olur ve sihirli bir çekmeceden geçip, 19. yüzyıldan günümüze gelmiş bir oyuncak dünyasına benzeyen tuhaf bir dünyada tavşanın peşinden gider. Çek animatör Jan Švankmajer, Alice Harikalar Diyarında hikâyesinin tanıdık unsurlarını muhafaza ederken onları “stop-motion” tekniğiyle tuhaf görüntülerle birleştirerek çarpıtır. Tırtıl, takma dişleri olan devasa bir çorap kuklası halini alır, diğer çılgın yaratıklar da içlerinden talaş fışkıran, iskeletimsi, tuhaf varlıklara dönüşür. Filmin tamamı boyunca Švankmajer sık sık hikâyeyi anlatan Alice’in ağzına yakın çekim yaparak bunun bir hikâye olduğunu hatırlatır.

GILLIGIŞ YA DA KUKLA HUBERT’İN GİYSİLERİ / Zvahlav aneb Saticky Slameného Huberta / Jabberwocky
1971 / 14’ / Çekoslavakya
Yönetmen : Jan Švankmajer
Senaryo : Lewis Carroll, Jan Švankmajer

Lewis Carroll’ın şiirinin okunduğu bu filmde bir dolap bir ormanın içinde ilerler. Dolabın içinde, bir yaşlı adam portresinin göz kulak olduğu tuhaf bir oyun odası vardır. Film, bir yanda bebek resimleri, çocuk odasındaki oyuncaklar ve kağıt uçaklarla, diğer yanda kolları bacakları kopmuş bebekler, kurtların istila ettiği bağlar ve bir pencereden atılan siyah bir kedi arasında gider gelir. Švankmajer’in Lewis Carroll’ın dünyasına getirdiği bu ilk yorum, yönetmenin kendi tarafından şöyle tarif edilir: “eşcinsellikten ve sadomazoşizmden babaya karşı isyana kadar, çocukluğun tüm safhalarının gelişiminin Freudiyen bir kaydı…”

KÖPAN AVI / The Hunting of the Snark
1989 / 19’ / ABD
Yönetmen: Michael Sporn

Lewis Carroll’ın Köpan Avı adlı klasik filminin uyarlaması olan bu film ile Carroll’un yaratıcı dünyasına dahil oluruz. Köpan Avı’nda direkli bir gemi bir köpan peşinde denizleri aşar. Bu heyecanlı macerada, Kasap Kunduz’u kovalar, Simsar hesap tutar, Avukat düzeni sağlar, Tellal herkesi uçurumun kenarına sürükler, Fırıncı’ya gelince, Fırıncı da Köpan’ı bulur!

LEWIS CARROLL'IN SAÇMA ŞİİRLERİ: HAYATIN PARILDADIĞI ANLAR / Lewis Carroll's Nonsense Poems: Glimmers Of A Life
1989 / 5’ / ABD
Yönetmen: Michael Sporn

Lewis Carroll’un hayatını konu alan, 5 dakikalık bir belgesel. Sporn, Gıllıgış ve Köpan Avı adlı Saçma şiirlerini merkez alan bu harika canlandırmada Carroll’ın hayatını ve yazar olarak kariyerini eğlendirici ama son derece öz bir şekilde sunar.

GILLIGIŞ / Jabberwocky
1989 / 1’ / ABD
Yönetmen: Michael Sporn

Bu film, Lewis Carroll’ın yazdığı Aynanın İçinden ve Alice Orada Ne Buldu? romanında geçen ve uydurma bir dilde yazılmış bir şiir olan Gıllıgış’dan uyarlanmıştır.

SAYGILARIMLA, LEWIS CARROLL HAKKINDA BİR FİLM / Sincerely Yours, A Film About Lewis Carroll
2004 / 24’ / Kanada
Yönetmen: George Arthur Pastic

Saygılarımla filmi, Carroll’u ünlü yapan Alice kitaplarının yayınlanmasından önce, Carroll’un yaşadığı Viktorya dönemini inceler.

ALICE HARİKALAR DİYARINDA / Alisa v strane chudes / Alice in Wonderland
1981 / 30’/ SSCB
Yönetmen: Yefrem Pruzhansky

AYNANIN İÇİNDEN / Alisa v Zazerkale / Through the Looking Glass
1982 / 38’ / SSCB
Yönetmen: Yefrem Pruzhansky


Dünyanın Her Köşesinden

Festivalin en renkli bölümlerinden biri olan “Dünyanın Her Köşesinden”, dünyadaki en önemli film festivallerinde gösterilmiş, ödül almış, eleştirmenler ve seyirciler tarafından en çok beğenilen filmlerden oluşan, Rusya’dan, Hırvatistan’a, İrlanda’dan Kore’ye uzanan bir yolculuk. Programda usta yönetmenlerin ve ödüllü filmlerin yanı sıra keşfedilmeyi bekleyen yönetmenler de var.

Ayrıca sinemaseverler programda yer alan Kurtarıcı Meydanı (Saviour’s Square)’nın yönetmenleri Joanna Kos ve Krzysztof Krauze, Igor Rızzı’nin Peşinde (On the Trail of Igor Rizzi)’nin oyuncusu Pierre-Luc Brillant ve Celile Eskimoları (The Galilee

Eskimos)’nın yönetmeni Jonathan Paz ile filmlerinin gösterimlerinin ardından söyleşebilecekler.

OLUMSUZ DÜŞÜNME SANATI / Kunsten å tenke negativt / The Art of Negative Thinking
2007 / 79’ / Norveç
Yönetmen : Bård Breien
Senaryo : Bård Breien

Olumsuz Düşünme Sanatı, bir trafik kazası sonucu tekerlekli sandalyeye mahkum olan Geirr’i konu alan komik, aynı zamanda dramatik bir film. Geirr’in yalnızlığı, silah saplantısı, kendi kendine uyguladığı tedaviler ve sonsuz mutsuzluğu, kız arkadaşı İngvild’in onunla daha fazla başa çıkamamasına neden olur. Böylece Ingvild, belediyenin düzenlediği bir “olumluluk grubu”nu evlerine davet eder. Geirr ve İngvild’in evinde çok yoğun bir 24 saat geçecektir. Ama Geirr hiçbir şeyi olumlu yanından görmemekte direnen tek kişidir.  Olumluluk grubunun diğer üyeleri de yavaş yavaş ona katılırlar. Geirr herkesi bir umutsuzluk ve ıstırap tüneline girmeye zorlar; ancak gün doğumuyla, onlara umut ışığı gibi görünen gün ışığını görmeye başlarlar.


KURTARICI MEYDANI / Plac Zbawiciela / Saviour’s  Square
2006 / 105’ / 35mm / Polonya
Yönetmen : Joanna Kos-Krauze, Krzysztof Krauze
Senaryo : Joanna Kos-Krauze, Krzysztof Krauze

Genç anne-baba Beata ile Bartek sıkışık dairelerini satmaya ve iki oğulları ile beraber Varşova’nın hemen dışında inşa edilen bir siteye taşınmaya karar verirler. Bunun için biriktirdikleri bütün paralarını bu işe yatırmakla kalmayıp, borç da almışlardır. Yeni evin zamanında tamamlanmayacağı belli olunca, hatta tamamlanacağı şüpheli görününce, Bartek’in Kurtarıcı Meydanı’nda yaşayan otoriter, kendine düşkün annesi Teresa’nın yanına taşınmak zorunda kalırlar. Teresa’nın evi küçük, programı ise çok doludur, dolayısıyla gürültücü çocuklara karşı sabrı yoktur ve çocuk bakıcılığı yapmak da istemez. Tersine, evde izlenmesi gereken kurallar ve kanunlar vardır. Özel hayatlarının olmaması ve evin sıkışık hali hepsinin arasında gerginliğe yol açar. Çocuklara bakmak zorunda kalan Beata için işler iyice kötüye gider…

DOLINA / Dolina
2007 / 127’ / Macaristan
Yönetmen : Zoltán Kamondi
Senaryo : Ádám Bodor, Zoltán Kamondi

Bogdanski Dolina, dünyanın ücra bir köşesinde, kendini felaketin ve dehşetin ortasında bulmuş olan köhne bir kasabadır. Bir zamanlar Dolina küçük ve bayındır bir yerdir, ama şimdi, her ne kadar sakinleri üst düzey bir ziyaretçinin, yani Başpiskopos’’un gelişi için ortalığa çekidüzen vermeye çalışıyorsa da, her yerde yıkımın ve yoksulluğun izleri vardır. Ancak Başpiskopos yerine, Dolina’ya Gabriel Ventuza adında birisi gelir. Batı uygarlığını ardında bırakan Gabriel, ağabeyinin talimatıyla, merhum babası, ünlü insan kaçakçısı Viktor Ventuza’nın cesedini mezardan çıkarıp götürmek üzere, uzun bir yolculuk sonucu Dolina’ya gelmiştir. Kasabanın tuhaf ruhanî makamının ileri gelenleri, yani papazlar, bu yabancının gelişinden hoşlanmazlar. Ama Dolina’nın en önemli tesislerinden biri, yani kuaför dükkânının sahibi Colentina Duka, Gabriel’i kanatları altına alır ve Duka’nın bütün yardımcıları ona aşık olur. Buna rağmen Gabriel’in işi kolay olmayacaktır.

ISKA’NIN YOLCULUĞU / Iszka utazása / Iska's Journey
2007 / 92’ / Macaristan
Yönetmen : Csaba Bollók
Senaryo : Csaba Bollók

Hayatta kalma mücadelesinde oradan oraya sürüklenen genç bir kızın hazin hikâyesi. Yoksul bir ailede doğan İska, küçüklükten itibaren hayatını kazanmak zorunda kalır. Çöplükleri dolaşıp hurda arar; eve getirmeyi başardığı paraları ise alkolik anne ve babasına içki için harcar. İska da madencilerden yemek dilenmek zorunda kalır. Birgün küçük kardeşiyle beraber kömür kırıntıları toplarken görülen Iska, himaye altına alınır, ama kendisine kötü muamele etmelerine rağmen anne ve babasına hissettiği sevgi, tekrar sokak hayatına dönmesine neden olur.

IGOR RIZZI’NİN PEŞİNDE / Sur la trace d'Igor Rizzi / On the Trail of Igor Rizzi
2006 / 91’ / Kanada
Yönetmen : Noël Mitrani
Senaryo : Noël Mitrani

Üzüntüden perişan, boynu bükük, eski bir Fransız futbolcu, kaybettiği aşkının şehri olan Montreal’e taşınır, amacı onun ruhuna tekrar kavuşmaktır. Onu ne kadar sevdiğini ona söylememiş olmanın pişmanlığı içindedir. Para kazanmak için İgor Rizzi adında birisini öldürmeyi kabul eder. İgor Rizzi’nin Peşinde, seyircinin beklentilerini karşılamaz, absürd durumlarla ve karakterlerle seyirciyi devamlı olarak şaşırtır.. Noël Mitrani’nin kendinden emin, kayıtsız ironisi ve yabancılaşmış karakterleri, bağımsız ve asi film yönetmeni Aki Kaurismäki’nin sade, süssüz çalışmalarını hatırlatır.

ESKİ BAHÇE / Orae-doen jeongwon / The Old Garden
2007 / 112’ / Güney Kore
Yönetmen : Sang-soo Im
Senaryo : Sang-soo Im

Yüzlerce öğrencinin öldüğü, Mayıs 1980’de gerçekleşen Gwangju Katliamı’ndaki rolünden dolayı neredeyse yirmi yılını hapiste geçiren eylemci Oh Hyun-Woo, 21. yüzyılda tahliye edilir. Bu arada Güney Kore toplumu büyük bir değişim yaşamış, annesi zengin bir emlakçı olmuş, eski yoldaşları ya idealist ve iktidarsız, ya da kötümser hale gelmiştir. Sevdiği kadın olan Yoon Hee’nin ölmüş olduğunu öğrenen Hyun Woo, şehir dışında tanıştıkları yere gider ve kadının günlükleri ve mektupları vasıtasıyla geçmişe döner. Olaylı 1980’lerde genç Hyun Woo, Yoon Hee yanına sığınmış, yanında aşkı bulmuştu. 17 yıl sonra kadının aşkının anısı yine ona kılavuzluk eder.

ACIYOR MU? İLK BALKAN DOGMASI / Boli li? Prvata balkanska dogma / Does it Hurt? The First Balkan Dogma
2007 / 98’ / Makedonya-Macedonia
Yönetmen : Aneta Lesnikovska
Senaryo : Aneta Lesnikovska

Bu filmde gerçek, kurgu üzerine kuruludur. Filmde yönetmen Aneta, kendi hayatını ve arkadaşlarının hayatını, kendi yarattığı kurgu bir hikâye ile birleştirmiştir. Anavatanı olan Makedonya’da oyuncu veya yönetmen olan arkadaşlarının çoğu kendi meslekleri dışında hemen her türlü işi yaptıklarından, yeni filmini çekebilmek için onlara boş da olsa bir umut vermeye karar verir. Aneta arkadaşlarına yalan söylemeye karar verir; onlara filmini finanse edecek yapımcılar bulduğunu söyler, ona yardımcı olmak için hayat hikâyelerini onunla paylaşmalarını ister. Bu sürecin tamamını filme alır ve filmin yapım süreci aslında filmin kendi haline gelir. Sonuçta kurgu ile gerçek arasında bir ayrım yapmak imkânsız hale gelir.


ERKEK İŞİ / Miehen työ / A Man’s Job
2007 / 97’/ Finlandiya
Yönetmen : Aleksi Salmenperä
Senaryo : Aleksi Salmenperä

Karısının ruhsal durumundan endişelenen Juha, işini kaybettiğini ondan gizlemeye karar verir. Günlerini uzaklardaki bir benzin istasyonunda, bu durumdan bir kurtuluş yolu bulmak için düşünerek geçirir. Birdenbire kendini çırılçıplak bir halde, hiç tanımadığı bir kadının saçını tararken bulur ve eski işinde iki günde kazandığı parayı şimdi iki saatte kazanmaktadır. Yaptığından utanmasına ve gitgide daha fazla yalan söylemek zorunda kalmasına rağmen, arkadaşı Olli’nin de yardımıyla, kendini satmaya başlar.

HUDDERSFIELD / Hadersfild / Huddersfield
2007 / 95’ / Sırbistan
Yönetmen : Ivan Zivkovic
Senaryo : Ugljesa Sajtinac, Dejan Kraljacic

Film, Sırbistan’ın küçük bir kentinde geçer. Filmin kahramanı, 30 yaşındaki Raša alkolik babasıyla yaşar, ders vererek ve yerel radyoda programcılık yaparak geçinmeye çalışır. Komşusu İvan, psikoz hastası olduğu ve esrarengiz gruplara bulaştığı bir dönemden sonra vaftiz olmuştur. Raša’nın genç öğrencisi Mila, çekici olduğu kadar açık sözlüdür ve Raša’nın en son sevgilisidir. Dule ise kendine yuppie havası vermeye çalışır ama başaramaz. Bu insanların hayatı, 1990’ların başından beri Huddersfield’da yaşamış olan İgor’un gelişiyle hareketlenir. Hepsi bir akşam bir araya gelirler; ancak neşeli bir lise mezunları toplantısı olarak başlayan akşam, eski günlerin anıldığı, insanların kendilerini ve geçmişlerini değerlendirdiği duygu ve heyecanın ön plana çıktığı bir akşam haline gelir. 20. yüzyılın son 10 yılının bütün bir nesil üzerinde bıraktığı meşum izler ortaya çıkar, bununla beraber kendi kendilerine, bunları atlatıp yola devam edecek güçleri olup olmadığı sorusunu sorarlar.

CENAZE İÇİN BİRKAÇ KİLO HURMA / Chand kilo khorma baraye marassem-e tadfin / A Few Kilos of Dates for a Funeral
2006 / 85’ / İran
Yönetmen : Saman Salur
Senaryo : Saman Salur

Sadry ve Yadi, ana yolların çok çok uzağında, ıssız bir benzincide çalışırlar. Kıştır ve her taraf karla kaplıdır. Sadry ara sıra ortadan kaybolur ve hava durumunu bir saplantı haline getirmiş gibidir. Yadi komşu kasabadan bir kıza aşıktır. Bu ikili arasındaki ilişki, az sayıdaki ziyaretçileriyle beraber Beckett’in Godot’yu Beklerken hikâyesinin modern bir versiyonu haline gelir.

CELİLE ESKİMOLARI / Eskimosim ba Galil / The Galilee Eskimos
2006 / 95’ / İsrail
Yönetmen : Jonathan Paz
Senaryo : Joshua Sobol, Jonathan Paz

İsrail’deki Celile tepelerinin ücra bir köşesinde bulunan bir kibutz (tarımsal komün) borç batağına saplanmıştır, bankalarla diğer alacaklıların tehdidi altındadır ve iflasa sürüklenmek üzeredir. İcra memurlarının gelişinden önceki akşam büyük göç başlar. Kadınlar, erkekler ve çocuklar bütün eşyalarını alarak evlerini terk ederler. Güneş, terk edilmiş, ıssız bir kibutz’un üzerinde doğar. Etrafta tek bir canlı yoktur. Kibutz’un huzur evinin on iki yaşlı sakini uyanır ve herkesin gittiğini gördükleri zaman başlarının çaresine bakmaları gerektiğini anlarlar. Grup önce derin bir umutsuzluğa kapılır, sonra etkin bir toplumsal birim oluşturarak kibutzu yeniden inşa etmeye başlar. Celile Eskimoları, yaşlıların toplum ve akrabaları tarafından ihanete uğradığı ve kaderlerine terk edildiği zaman ortaya çıkan saklı güçlerini konu alır.

COŞKU / Eyforiya / Euphoria
2006 / 74’ / Rusya
Yönetmen : Ivan Vyrypayev
Senaryo : Ivan Vyrypayev
Coşku, bir erkekle bir kadın arasında gelişen bir aşkın hikâyesidir… Çocuklar kadar duygulu, çocuklar kadar acımasız olan, muazzam göklerin altında, uçsuz bucaksız steplerde yalnız yaşayan insanların beklenmedik anda gelişen, hakiki ve acımasız aşk hikâyesidir… Tutkularının sessiz tanıklarının, yüzyıllar boyunca ihtişamla akan Nehir’in hikâyesidir… Sevmeyi ve sevilmeyi öğrenmemiş olan karakterler kapıldıkları coşkuyla başa çıkamazlar… Bu vahşi doğa ortamında, hem korkutucu hem de muhteşem olan Step Ruhu’nun etkisi altında küçücük kalırlar… Ve Büyük Nehir’in sularına kan karışır.

KENDİ HATIRAMA / In memoria di me / In Memory of Me
2007 / 115’ / İtalya
Yönetmen : Saverio Costanzo
Senaryo : Furio Monicelli, Saverio Costanzo

Kendini varoluşsal bir krizin içinde bulan Andrea, bir manastıra katılmaya karar verir. Genç adam, emirlere uyma ve yeminine sadık kalma konusunda test edileceği bir acemilik döneminden geçmek zorundadır. Manastırdaki rahipler onu inancı konusunda eğitirken Andrea, rahipler, keşişler, keşiş adayları ve papazlardan oluşan bu cemaatte sessizlik ve ibadetten daha fazlası olduğunu fark eder. Artık manastır, her sesin ve her bakışın bir entrika izlenimini verdiği bir yerdir. Başrahibin tüm desteğine rağmen, Andrea inanç testini geçemez ve emirleri hiçe saymaya karar verir.

DÖRT DAKİKA / Vier Minuten / Four Minutes
2006 / 112’ / Almanya
Yönetmen : Chris Kraus  
Senaryo : Chris Kraus  

Luckau Kadınlar Hapishanesi’nde buluşan iki kadın, 80 yaşındaki piyano öğretmeni Traude (Moritz Bleibtreu’nun annesi Monica Bleibtreu) ile 21 yaşındaki Jenny’i birbirlerine bağlayan şey müzik olmuştur. Jenny hırçın ve saldırgan olmasına rağmen piyano konusunda müthiş bir yeteneği vardır. Traude bu yeteneğin bir zamanlarki mucizesine kavuşmasına yardım etmeye karar verir.

Top Yuvarlak Sinema Dört Köşe

Meşin yuvarlağın sinema serüveninden örneklerin izlenebileceği bu bölümde Şili, Bhutan ve Macaristan’dan üç uzun filmin yanı sıra, iki kısa ve iki belgesel film gösterilecek. Bir topla oynanan efsanevi oyundan yola çıkarak, festivalin bu seneki ana teması olan Uzlaşma’ya ilişkin takım ruhu, taraftar kültürü, din ve kültürel farklılıklar gibi konuları sorgulayan filmlere yer veren bölümün en ilginç filmi, Macar yönetmen Zoltán Fábri’nin, Amerikan yapımı Zafere Kaçış / Escape to Victory filmine ilham veren filmi Cehennemde İki Devre. Ayrıca bu bölüm kapsamında Florance Ayisi tarafından yönetilen “Zanzibar Futbol Kraliçeleri” filmiyle Afrikalı kadın futbol takımının hayallerine tanık olurken, 1966 yapımı “Altın Goller” filmiyle Abidin Dino’yu anacağız.

Bu bölümün bir parçası olan futbol paneline konuşmacı olarak katılacak yönetmen Serdar Akar’ın Dar Alanda Kısa Paslaşmalar filmi de daha önce izleme fırsatı bulamayanlar ve yeniden izlemek isteyenler için bu programda. Ayrıca, futbol ve sinemaseverler programda yer alan uzun ve belgesel filmlerin öncesinde İspanyol yönetmen Juanjo Gimenez’in 10’ar dakikalık iki kısa filmi; Kesin Penaltı / Maxima Pena ve Endirekt Serbest Vuruş / Libre Indirecto’yu izleme fırsatı bulacaklar.

FUTBOL HİKAYELERİ / Historias de fútbol / Football Stories
1997 / 90’ / Şili
 Yönetmen : Andrés Wood
Senaryo : René Arcos, Mario Benedetti

Futbol çevresinde dönen üç farklı hikaye ile Şili toplumsal gerçeklerine bir göz atış… İlk hikayede gelecek vaad eden genç bir futbolcuya profesyonel ligde oynaması için rüşvet verilir, ancak çocuk, takımına ihanet etme riskini alsa da bundan daha önemli bir şey vardır. İkinci hikayede bir çocuk çetesi, futbol topunun yalnızca tek bir sahibi olabileceğini keşfeder. Üçüncü hikayedeyse, Santiago’dan bir genç Dünya Kupası eleme maçının olduğu gün Chiloé adasında mahsur kalır. Bölgedeki tek televizyonun sahibi olan evde kalmış iki kız, bu genci aralarında paylaşamazlar.

CEHENNEMDE İKİ DEVRE / Két félidö a pokolban / Two Half Times in Hell
1962 / 140’ / 35mm / Macaristan
Yönetmen : Zoltán Fábri
Senaryo : Péter Bacsó, Zoltán Fábri

Hitler’in doğum gününde Almanlar, Komunist ve Yahudi Macarların çalıştırıldığı bir kampta savaş tutsakları ile Almanlar arasında bir futbol maçı düzenlemeye karar verirler ve takımı oluşturması için tanınmış bir futbolcu olan Onodi’yi görevlendirirler. Onodi futbolun kutsal olduğuna inansa ve takımını var gücüyle çalıştırsa da, asıl amacı fırsatını bulduğunda diğerleriyle birlikte toplama kampından kaçmaktır. Ne var ki bu fırsatı yakalayıp kaçmaya çalıştıklarında yakalanırlar. Yine de maça çıkmak zorundadırlar ve ellerinden maçın sonunda öldürülmeyeceklerini ümit etmekten başka bir şey gelmez.

KUPA / Phörpa / The Cup
1999 / 93’ / Butan, Avustralya
Yönetmen : Khyentse Norbu
Senaryo : Khyentse Norbu

Kupa, gerçek bir öyküye dayanıyor ve Tibetli mültecilerin yaşamına genç rahipler ve öğretmenleri üzerinden ilginç, esprili ve kimi zaman dokunaklı bir bakış atıyor. Tibet’ten kaçan çocukların bir çoğu büyük risk ve masraflarla aileleri tarafından Çin’den uzak, güvenli bir yerde dharma eğitimi almak üzere Hindistan’a gönderilir. Ancak, din her zaman onların aklındaki tek şey olmaz. Eğitmenleri Geko rahipleri yakalayıp köye maç izlemeye gitmelerini yasaklayınca, genç ve girişimci Orgyen, Dünya Kupası’nı manastıra getirmek için bir plan yapar. Ancak önünde bir engel vardır - televizyon ve uydu için para.

ALTIN GOLLER / Goal! World Cup
1966 / 107’ / İngiltere
Yönetmen: Abidin Dino, Ross Devenish

Bu keyifli belgesel, 1966 Dünya Kupası’na katılan 15 ülkenin ençok arzulanan kupa için yaptıkları mücadeleyi anlatıyor.  Nigel Patrick’in yazdığı metinler Brian Glanville tarafından okunmuş. Yapımcı 366.000 dolar harcayarak 117 kamerayla 48 saatlik çekim gerçekleştirmiş. 108 dakikalık nihai ürün için 4 editör görev yapmış.

ZANZİBAR FUTBOL KRALİÇELERİ / Malkıa Wa Soka Zanzıbar / Zanzibar Soccer Queens
2007 / 87’ / İngiltere
Yönetmen: Florence Ayisi

Kadınların futbola olan tutkusu, cinsiyet sınırlarını aşmakta ve özellikle Müslüman kesimlerdeki Zanzibarlı geneksel kadın imajına meydan okumaktadır. Film Kadın Savaşçıların provokatif bir tasvirini yapmakta ve daha iyi bir hayat elde etmek için çabalayan, futbol oynayarak eşitliği anlatmaya çalışan, iradeli kadınlardan oluşan bir takımı betimlemektedir.

DAR ALANDA KISA PASLAŞMALAR /  Offside
2000 / 100 / Türkiye
Yönetmen : Serdar Akar
Senaryo : Serdar Akar, Önder Çakar

Esnafspor Bursa'nın tarihi semtlerinden birinde mahalle sakinlerince kurulmuş olan amatör bir futbol kulübüdür. Brezilya Milli Takımı'na öykünerek benimsedikleri sarı-yeşil formalarıyla, Suat, Kıvırcık, Lango, Mercimek, Ateş, Onbaşı, Alağaçlı, Paşa, Boncuk, Selçuk, Niyazi, Turgay ve diğerlerinin, mahallenin genç ve yaşlı delikanlılarının top koşturdukları; fırıncı Hamdi'nin varını yoğunu ortaya koyarak kulüp başkanlığını üstlendiği Esnafsporlu'ların en büyük tutkuları Amatör Kulüpler Ligi'nde şampiyon olmaktır.

UZLAŞMA

19. Ankara Uluslararası Film Festivali’nin bu seneki ana teması olan “Uzlaşma” kapsamında II. Dünya Savaşı’na, bıraktığı etkiye ve bu savaşı yaşayan insanların savaştan yıllar sonra “ötekini” nasıl algıladığına tanık olacağız. ABD, Almanya, Belarus, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Litvanya, İsrail, Polonya ve Rusya’dan on beş belgesel filmin yanı sıra iki uzun yedi kısa film izleyicilerin karşısında olacak.


Genç bir annenin, Bosna savaşında kaybettiği çocuğunun yıllar sonra hayatta olduğunu ve Almanya’da bir aileye evlatlık verildiğini öğrenmesiyle, Almanya’ya kaçak olarak girip, kızının peşine düşmesini anlatan Savaş Çocuğu / Stille Sehnsucht - Warchild / Warchild filminin yönetmen koltuğunda Christian Wagner oturuyor.

Hırvat yönetmen Rajko Grlic yönettiği Sınır Karakolu / Karaula / Borderpost ise Yugoslavya ile Arnavutluk arasındaki sınır üzerinde bulunan bir karakolu mekan seçerken, çok da uzakta olmayan bir geçmişten, nostalji veya nefret hissetmeden söz ediyor.
 
Auschwitz toplama kampından SS silahlarını, üniformaları ve komutanın arabasını alarak en cesur kaçışı gerçekleştiren dört mahkumu konu alan kurgusal belgesel Kaçak / Uciekinier / The Runaway filminin yönetmeni ise Marek Tomasz Pawlowski.

Bölümün ilgi çeken diğer belgeselleri ise, Katsiaryna Kamockaya ve Viktor Kurzoun’un yönettiği Velikyi Borlu Küçük Peter İyi Günler, Millet / Little Peter From Velikyi Bor or Have A Nice Day,Everybody, Ester Amrami’nin Berlin Günlüğü / Berlin Diary, Dana Levnat ve Hans Stützer’in Ben Bilgiye İnanmıyorum / I Don’t Believe in Information, Daniel Erb’in Evden 2800 Kilometre Uzakta / 2800 Km From Home, Jaanis  Valk’ın  Kalbin Çağrısı / Call of The Heart, Carmit  Shlomi’nin Kudüs’te Yolculuk / Landmarks: A Journey In Jerusalem, Inese Apse’in Aşkın İşaretleri / Signs Of Love, Auce Biele’in Altın Günler / Golden Days, Grigorij Rud’ko’nun Kırsal / Pastoral, Ivo  Bystrican, Katerina Kacerovská, Radovan  Síbrt’ın Değişimin Önyargısı / Prejudice Exchange, Radek Tuma’nın Arı Kolonisinin Hayat Yasaları / The Laws Of Life In Acolony Of Bees, Oleksiy Rosich’in Babil / Babel ve Igor Strembitskyy’nin Almanca Dersi / The German Lesson’dan oluşuyor.

Bölümün kısaları ise, Deus Ex Machina, Sözsüz / Without A Word, Savaş Oyunu / War Gamez,  Uzlaşma Adımları / Gestures Reconciliation, Çamurdan Güvercin / Clay Pıgeon, Uta ve Esperanza Starring’den oluşuyor.

ETKİNLİKLER

Festival Treni

13 Mart’ta başlayacak Festival’in, konuklarının bir kısmını İstanbul’dan Ankara’ya taşıyacak Festival treni, Haydarpaşa Garı’ndan Ankara’ya doğru hareket edecek. Sabah 09:30’dan itibaren Festival konukları toplanacak ve Festival treni saat 10:00’da kalkacak. 17:00’da Ankara Garı’na varacak treni ve konukları protokol ve bando karşılayacak. Festival konukları akşam 19:30’dan itibarense Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu’nda gerçekleştirilecek Açılış Gecesi’ne katılacaklar.

Sanat Sokağı

Festival süresince gerçekleştirilecek en yeni etkinliklerden birisi de Sanat Sokağı. Sanat Sokağı projesi ile sanatseverlerin Festival boyunca şehirde bir “festival” olduğunun farkına varmaları hedefleniyor.

13 - 23 Mart 2008 tarihleri arasında Festivalin iki gösterim mekanı olan Kızılay Büyülü Fener Sineması ile Çağdaş Sanatlar Merkezi arasındaki güzergah üzerinde ve bu güzergaha yakın trafiğe kapalı alanlarda Ankara Valiliği ve Çankaya Belediyesi’nin katkılarıyla çeşitli sanat etkinlikleri ve performanslar gerçekleştirilecek. Bu alanlardaki kafeler, kitabevleri, alışveriş merkezleri vb. festivalin renk ve afişlerini taşıyacak, binalar giydirilecek. Başkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileri tarafından hazırlanan grafik tasarımların uygulamaları Almanya’dan gelecek 30 kişilik öğrenci grubu ile burada onlara eşlik edecek 30 kişilik Türk öğrenci grubu tarafından  gerçekleştirilecek. Festival boyunca Ankara halkı, Festivale özel hazırlanmış çeşitli yönlendirme tabelaları görecek, dev festival haritalarından, mekanlara ve günlük programlara ilişkin bilgiler alabilecek ve bazı uygulamalara interaktif olarak katılabilecekler.

Bunlara ek olarak yine bu bölgedeki bazı kafe, bar, kitabevi ve sinemaseverlere ulaşabileceğimiz benzeri alanlar “festival mekanı” olacak ve buralarda festival izleyicileri için çeşitli etkinlikler düzenlenecek, sanatçılar halkla buluşacak.
Bu festival mekanlarından bazıları ise şöyle: Bekri (Tunalı Hilmi No:72), Cafe des cafes (Tunali Hilmi Cad 83/A Kavaklıdere), Cafe Lins (Bestekâr Sokak 84/A), Cafemiz  (Arjantin Cad. No:19), Çağdaş Sanatlar Merkezi  (Kennedy Caddesi), Hayyami  (Bestekar Sokak 82/B Kavaklıdere), If Performance Hall (Tunus Caddesi No:14/A Kavaklıdere), Meridyen (Tunus Caddesi 88-A), Nada (Tunus Caddesi 85-A), Orta Dünya (Kızılırmak Sokak 35/3 Kızılay), Saklıkent (Akay Caddesi 25/ A), Sheraton (Noktalı Sokak), Siyah Beyaz (Kavaklıdere Sok. 3/1 Kavaklıdere), Su’dem  (Olgunlar Sok.12/4 Bakanlıklar Kızılay)

Sanat Sokağı Açılışı 13 Mart saat 11:00’da Yüksel Caddesi’nde gerçekleştirilecek.

Kafandakini Çek (Mythos: Get Your Own Picture)

Bir Avrupa Birliği Gençlik Değişim projesi olan Kafandakini Çek (Mythos: Get Your Own Picture) Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı ve Kultur & Art Initiative  işbirliğiyle gerçekleşecek.

32 Türk ve 32 Alman gencini bir araya getirecek proje kapsamında katılımcılar, 10 günlük süre boyunca film yapımına ilişkin uluslararası seçkin uzmanlardan  alınacak teorik eğitimlerin ardından gruplara ayrılarak “Avrupa Mitleri” konusunda birer kısa film çekecekler. Yapılan filmler 19. Ankara Uluslararası Film Festivalinde ve               4. Uluslararası Kısa Film Festivali Detmold’ta gösterilecek.

Proje genel olarak katılımcı gençlerin aktif Avrupa vatandaşlığını teşvik etme amacını taşıyor. “Kafandakini Çek”, katılımcı gençlerin farklı kültürlerle ilgili bilgisini, farkındalığını ve duyarlılığını artırmak, dinler arası diyaloğu geliştirmek ve bu temelde farklı ülkelerden ve sosyal yapılardan gelen gençler arasında karşılıklı anlayış duygusu oluşturmak ve bu duyguyu güçlendirmek amacıyla gerçekleştiriliyor.

Kısa Film Senaryo Yarışması

Festival bu yıl Goethe Enstitüsü işbirliğiyle “Uzlaşma” temalı kısa film senaryo yarışması düzenleniyor.

Kısa filmin gelişmesine katkıda bulunmak, ortaya yeni ve özgün kısa filmler çıkmasını sağlamak amacıyla, Goethe Enstitüsü ve Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı’nın ortak çalışmalarıyla gerçekleşecek yarışma, sinema alanında lisans eğitimi gören bütün öğrencilere açık.

Birinciliği kazanan genç senarist, Goethe Enstitüsü Ankara tarafından 1-6 Mayıs 2008 tarihleri arasında Almanya’da gerçekleştirilecek Oberhausen Uluslararası Kısa Film Festivali’ne konuk olarak gitme hakkını kazanacak.

Yarışmaya son başvuru tarihi 12 Mart 2008.


Kieslowski: İzler ve Hatıralar Sergisi

Berlin, Wiesbaden, Duesseldorf, Torun ve Viyana’da büyük ilgi toplayan Kieślowski: İzler ve Hatıralar Sergisi, 13 – 23 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek 19. Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında Ankaralı sinemaseverlerle buluşuyor.

Sinema dünyasına “Dekalog”, “Veronique'in Çifte Yaşamı” ve “Üç Renk Üçlemesi: Mavi, Beyaz, Kırmızı” gibi başyapıtları armağan eden ünlü Polonyalı yönetmen Krzysztof Kieślowski’nin kişisel ve sanatsal hayatını konu alan sergi, Kieślowski’nin aile arşivlerinden derlenen fotoğraf, mektup gibi belgelerin yanı sıra, yönetmenin filmleriyle ilgili az rastlanan afiş, kartpostal gibi materyalleri de içeriyor.

Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, serginin küratörleri Barbara Kurowska ile Krystyna Zamysłowska’nın katılımlarıyla 16 Mart Pazar günü saat

18:30’da açılacak sergi 23 Mart’a kadar meraklıları tarafından ücretsiz olarak görülebilecek.

Ayrıca Kieslowski hayranları, Kieslowski ile çalışma arkadaşları arasındaki ilişkileri konu edinen, yönetmenin yurtdışındaki popülerliğini ve Polonya’daki konumunu sorgulayan günümüze değin hazırlanmış en kapsamlı Kieslowski belgeseli               “Hala Aramızda: Krzysztof Kieslowski”yi 16 Mart Pazar günü saat 14:30’da Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda izleyebilecekler.

“Sinemayı Yazanlar” Sergisi

İbrahim Demirel’in, Türk Sineması’nın ünlü sanatçılarının ve sinemaya gönül vermiş emekçilerinin siyah-beyaz portrelerini çekerek oluşturduğu “Sinemayı Yazanlar” fotoğraf sergisi 14 Mart Cuma günü saat 18:30 Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde açılacak.


Sinema Salonlarından Futbol Sahalarına

Top Yuvarlak Sinema Dört Köşe bölümü kapsamında, takım ruhu, taraftar kültürü, din ve kültürel farklılıklar gibi futbolun sosyo-kültürel yönünü vurgulayan ve futbolun hayatımızı nasıl etkilediğini gözler önüne seren filmlerin yanı sıra, futbol sosyologlarının, fanatik sinemacıların, spor yazarları ve film eleştirmenlerinin katılacağı bir panel gerçekleştirilecek. 20 Mart Perşembe günü Kızılay Büyülüfener Sineması’nda, saat 18:00’de başlayacak olan panelin konuşmacıları ise Metin Yeğin, Serdar Akar, Tanıl Bora, Tunca Arslan ve Uğur Vardan.

Programın bir diğer ilgi çekecek etkinliği ise mini futbol turnuvası. Sinema yazarları, sanatçılar, yönetmenler, basın mensupları, yabancı misyon temsilcileri, film festival ekibi bu defa kozlarını yeşil sahalarda paylaşacak ve kıran kırana yapılacak müsabakalarla futbol “oskarına” koşacaklar... Şampiyon takım turnuva kupasını Festivalin kapanış töreninde dağıtılacak yarışma ödülünü alan sanatçılarla birlikte havaya kaldıracak.


Kazım Koyuncu Özel Gösterimi

16 Mart Pazar günü saat 16:00’da Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde Şevval Sam, Volkan Konak ve Ümit Kıvaç’ın katılımıyla gerçekleşecek olan anma töreni saat 17.30’da Ümit Kıvanç’ın yönetmenliğini üstlendiği Şarkılarla Geçtim Aranızdan filminin gösterimi ile devam edecek.


Görenler Görmeyenlere Anlatsın

Festival kapsamında “Görenler Görmeyenlere Anlatsın” adı altında görme engellilerin sesli betimleme yöntemiyle film takip edebileceği bir proje gerçekleştirilecek.

Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi Sesli Betimleme Grubu tarafından hazırlanan sesli betimleme, bir filmde herhangi bir anlatıcının veya konuşmanın olmadığı sahnelerde görme engelliler için mekânın, kişilerin ve sessiz gelişen olayların betimlenerek anlatılması şeklinde gerçekleşiyor.

Bu kapsamda, 22 Mart Cumartesi 13:30’da Çarpışma (kısa film) ve Kayıp Balık Nemo, 23 Mart Pazar 13:30’da Cenneti Beklerken ve aynı gün saat 16:30’da Yazı Tura filmleri gösterilecek.

Ayrıca, kendisi de bir görme engelli olan milletvekili Lokman Ayva’nın girişimleriyle, “Görenler Görmeyenlere Anlatsın” bölümünde takip edilebilecek filmlerin bilgileri "braille" alfabesinde görme engelliler için basıldı.

Türkiye Körler Federasyonu işbirliği ile gerçekleştirilecek projenin filmleri Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde ücretsiz olarak gösterilecek.


Festival Partileri

Festival’in ilgi çekici etkinliklerinden festival partileri ise bu yıl meraklılarına dolgun bir müzik zevki sunacak. Bu kapsamda 14 Mart’ta Saklıkent’te Darkphase ve Pilli Bebek Festival Açılış Partisi’nde sahne alacak.

23 Mart’ta If Performance Hall’de gerçekleşecek Festival Kapanış Partisi’nde sahne alacak Murat Meriç, geçen yıl olduğu gibi bu sene de eski 45’likleriyle Ankaralıları yıllar öncesine götürecek.


Diyarbakır’da Sinema Buluşması

19. Ankara Uluslararası Film Festivali 22 – 28 Mart tarihleri arasında Diyarbakırlı sinemaseverlerle buluşacak.

Diyarbakır Sanat Merkezi ve Yenişehir Belediyesi işbirliği ile Ankara Uluslararası Film Festivali programının bir bölümünü izleyebilecek Diyarbakırlı sinemaseverler; bu kapsamda festivalin dünya sineması programından Aleksi Salmenperä’nın Erkek İşi (A Man's Job, 2007) , John Cassavetes’in Gölgeler (Shadows, 1959) ve Açılış Gecesi (Opening Night, 1977), Daniel Gruener’ın Pazar Günleri Asla (Never on Sundays, 2006), Noël Mitrani’nin İgor Rizzi’nin Peşinde (On the Trail of Igor Rizzi, 2006), Zoltán Kamondi’nin Dolina (Dolina, 2007) gibi öne çıkan filmlerin yanı sıra pek çok kısa ve belgesel filmi seyredebilecekler.

Diyarbakır Sanat Merkezi Avrupa Sineması ve Yenişehir Galeria Sinemaları’nda yapılacak gösterimlerde, sinemaseverler bazı filmlerin yönetmen ve oyuncularıyla bir araya gelme olanağı bulacak.

Festival Salonları

19. Ankara Uluslararası Film Festivali gösterimleri Kızılay Büyülü Fener Sineması ve Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Kızılay Büyülü Fener Sineması’nda gösterilecek filmlerin biletleri, hafta içi ilk iki seans (12:00 ve 14:30) indirimli olarak satışa sunuluyor. Buna göre ilk iki seans biletlerini tüm sinemaseverler 5 YTL’den alabilecekler. Diğer seanslar ise;
Tam Bilet: 10 YTL
İndirimli Bilet: 7,5 YTL

Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gösterilecek tüm filmleri sinemaseverler ücretsiz izleyebilecekler.

Biletler, Biletix ve Kızılay Büyülü Fener Sineması Biletix gişelerinden alınabilecek.

Son Yorumlar (1)

Halil Güneşli avatar Halil Güneşli 11 Mart 2009 09:32:03

önemli bir festival

Yandex.Metrica