Özgür Bakar'la Alem-i Cin'i Konuştuk posteri

306 salon ile iddialı bir giriş yaptınız.Gise beklentiniz nedir ?

Gişe sonuçlarını belirleyen şey sadece salon olsaydı bir öngörüm olabilirdi ama bir sürü değişken var. O yüzden bir şey söylemek çok zor. Bir devam filmi olduğu için hedefimiz ilk filmden daha fazla kişiye ulaşarak izleyici kitlemizi genişletmek diyebilirim.

Alem-i cin projesi ilk nasil oluşmuştu?

3 yıl önce bir televizyon programında aile içi bir şiddet olayına denk gelmiştik. Olay araştırıldıkça cin vakasına dönüştü. Tabii hukuken iş nereye bağlandı takip etmedim. Ama yaşanan bu olay bize senaryoyu yazarken bir hayli esin kaynağı oldu.

Türk korku filmlerinde iyi bir başarı yakaladınız bunu neye bağlıyorsunuz? 

Türk sinemasının keskin köşelerini bilmek, hazmetmek ve icra ederken zevk almakla ilgili bir durum. Seyirciyi yakalama, yönlendirme, heyecanlandırma, adrenalin yaşatma duygusu ana akım sinemanın en temel özelliği. Korku sineması diğer tür filmlere göre daha fazla ön plana çıkıyor. Seyirciyle böyle bir ilişkiye girmenin yollarını bulmak için bir hayli kafa yorup mesai harcıyoruz. Bu yüzden de seyirci hemen cevabını veriyor.  

Korku filmleri bazen hüsranla sonuçlanıp komediye dönüşebiliyor. Siz bu duruma nasıl bakıyorsunuz ?

Az önce bahsettiğim gibi. Korku türüne kolaycı bir bakış açısıyla ticari bir alan olarak bakar ve türün hakkını vermezseniz ortaya bir başarısızlık çıkmaması imkansız. İşini iyi yapan sinemacılar ile yapmayanları bu yüzden ilk bakışta fark ediyoruz. 

Filmlerinizde cok bilinen isimler yerine yeni yüzler görüyoruz.Bu bir taktik mi ? Bizim seyircimiz korku filmlerinde tanıdık yüzler görmeyi sevmiyor mu ?

Buna kesinlikle evet sevmiyor diyemem ama izlerken avantaja dönüştüğü kesin. Yine de vakti gelince büyük bütçeli bir korku filminde büyük starlar ile bir deneme yapmak isterim. 

Sizce korku-gerilim filmlerinin bir matematiği var mi ?

Eğlence sinemasında komedi olsun korku olsun her türün bir matematiği var ama bu hikaye yapısı için geçerli. Ortaya orijinal karakterler, sahneler, planlar koymanıza engel değil. Farkınızı burada gösteriyorsunuz zaten. Yoksa hikaye anlatımı olarak 2000 yıldır sahne sanatları aynı yol haritasını kullanıyor.

Sıradaki projeniz belli mi ? Detayları bizimle paylaşır mısınız? 

Deccal 3 filmi serinin kaldığı yerden devam edecek... Kötülüğün oğlu Ateş 7 yaşında ve aramızda olacak. 

Sinema endüstrimiz son zamanlarda dünyaya ihracat yapıyor.Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? 

Sinema filmleri anlamında emekleme düzeyinde olsak da iyiye gidiş var. Globalleşen izleme ağları digital ortamlar sayesinde her yere ulaşabiliyoruz. Zamanın ruhu sebebiyle bu kaçınılmaz bir gidişattı zaten. Bunu iyi değerlendirirsek artarak gidecektir.

Son olarak neler söylemek istersiniz ?

Filmimiz vizyonda... Korku sineması sevenler, türe yabancı olup bir şans vermek isteyenleri davet ediyorum. Korku sinrması salonda tam performans izlenir. Sevgiler.

Son Yorumlar

Yandex.Metrica