"Çıplak Vatandaş", "Namuslu" "Asılacak Kadın", " Beyoğlu'nun Arka Yakası" "Katırcılar", "Sen Türkülerini Söyle"  isimli sinema filmlerinin de   aralarında bulunduğu birçok başarılı yapıma imza atan Uzman Film,  Ferit Turgut'un yapımcılığı yaptığı "Yağmurdan Sonra" adlı iddialı bir yapıma daha imza atmaya hazırlanıyor.  

Yağmurdan Sonra, politik bir drama olarak sınıflandırılabilecek bir öykü olup, Osman Şahin'in 'Üzüm Bağları' isimli öyküsünün ana fikrinden esinlenerek, Görkem Turgut tarafından yazılan senaryosu ve yönetmenliği ile derinleştirilip boyutlandırılmış bir film olacaktır. Bu anlamda öykü, yan hikâyelerle beslenmiş ve ana karakterlerin yapılandırılmasında değişik argümanlar kullanılmıştır; bir anlamda öykü, farklı bir çerçeveye oturtulmuştur denebilir.

“Yağmurdan Sonra Her Zaman Gökkuşağı Görünür mü?” alt metniyle kurgulanan öykü ana hatlarıyla şu biçimde özetlenebilir:
12 Eylül askeri darbesinin hemen ardından, fikirlerinden ötürü tutuklanan Nuri İlker (Serhan Yavaş) isimli yazar, ülkenin o dönemde içinden geçtiği talihsiz ve 'hoyrat' günlerden fazlasıyla nasibini almış, ağır işkenceli sorgularda kalmış ve pek çok kapalı cezaevinde yıllarını geçirmek durumunda kalmıştır. Cezasını tamamlamasına 9 (dokuz) ay kala ise, 'iyi halinden' dolayı Gökçeada Yarı Açık Cezaevine sevk edilmiştir. Bu durum, görünüşte onun için olumlu bir gelişme olsa da, Gökçeada onun yaşamının son derece önemli bir yer olacaktır. 

Cezaevinin 'yarı açık' yapısı nedeniyle alışmadığı kadar farklı bir yaşama başlayan Nuri, kısa zamanda bu yeni duruma ayak uydurmaya başlasa da, cezaevinin siyasal olarak karşıt görüşlü müdürü Halim Özay (Turan Özdemir) ile ilk anlardan itibaren başlayan gerginlik, öykünün sonunda onu nasıl bir yola itecektir. Ancak bu yol, onun tek başına yürüyeceği bir yol değildir. Zira yaşamında belki de ilk kez tattığı bir duyguyla, üzüm bağlarındaki çalışmalar sırasında tanışıp aşık olduğu Sumru Özay (Pelin Batu) da ona eşlik edecektir!

Halim ile yaklaşık 8 (sekiz) yıldır evli olan Sumru'nun dramı da Nuri'ninkine benzeştir. Çünkü Sumru hiçbir zaman kocasını sevememiş, onunla dünyaları ve fikirleri ile yaşamı yorumlayışları hep apayrı olmuştur. Aralarındaki yaş farkı ve bir de bunun üzerine, Halim'in iktidarsızlığı ile çocuksuz kalışları eklenince evlilik Sumru için bir 'angarya' olmuşken, Halim'in durumu ise farklıdır.

Zira Halim ilk günden beri Sumru'ya tutkuyla bağlı ve ama ona hiçbir zaman erişememenin acısını yaşamaktadır. Mesleği gereği yaşamında, etrafındaki herkesin ona biat etmesine alışmış olan Halim, Sumru'ya giden yolu ise bir türlü keşfedememiştir. Geçen uzun yıllar içinde Sumru onun için tam bir 'zaaf' haline gelmiş, artık Sumru'yu 'keşif' umudu çok kuvvetli biçimde değildir. Ancak yine de Sumru'nun yakınlarında olması, resmi bir bağ ile ona bağlı olması onu yaşama bağlayan tek gerçektir.

Son Yorumlar (2)

Halil Güneşli avatar Halil Güneşli 07 Mart 2009 20:10:03

Yağmurdan Sonra mutlaka izlenmesi gereken bir proje

enigmacuture avatar enigmacuture 05 Mart 2009 11:44:03

8

politik drama pek yapılan bir tür değil. içinde dev isimler var. belli ki çok başarılı olacak

Yandex.Metrica