Altyazı’nın Beşir’le Vals’i posteri

Altyazı Aylık Sinema Dergisi’nin Şubat sayısının kapağında, ‘En iyi Yabancı Film’ dalında Altın Küre alan ve yine aynı dalda Oscar’ın en büyük favorilerinden olan İsrail yapımı animasyon-belgesel Beşir’le Vals yer alıyor. İsrail’in Lübnan’ı işgali sırasında gerçekleşen Sabra ve Şatila katliamına tanıklık eden askerlerden biri olan yönetmen Ari Folman, film boyunca, olaylara şahit olan diğer askerler ve çeşitli yetkililerle konuşarak, katliama dair bastırdığı hafızasını geri kazanmaya çalışıyor. Bu senenin en beğenilen filmlerinden olan, ancak politik duruşuyla bir o kadar tartışma yaratan Beşir’le Vals, filmi farklı açılardan ele alan üç yazı ve yönetmen Ari Folman’la yapılmış bir söyleşiden oluşan mini bir dosyayla masaya yatırılıyor.

Altyazı’nın ‘Vizyon’ sayfalarının önemli bir kısmı da David Fincher’ın son filmi Benjamin Button’ın Tuhaf Hikâyesi’ne ayrılmış durumda. 13 dalda aday olduğu Oscar Ödülleri’nin en iddialılarından olan filmin ‘zaman’ kavramıyla ilişkisini inceleyen bir yazının yanında, ABD’li ünlü eleştirmen Amy Taubin’in David Fincher’la yaptığı söyleşiyi de bu bölümde bulmak mümkün. ‘Vizyon’ sayfalarında ayrıca, Amerikan Güzeli’nin yönetmeni Sam Mendes’in banliyö hayatının açmazlarını göstermeye devam ettiği Hayallerin Peşinde (Revolutionary Road) hakkında kaleme alınmış bir yazı ve Recep İvedik 2 vizyona girerken, ilk filmin yarattığı kitlesel etki üzerine kafa yoran bir deneme de yer alıyor.

Altyazı’nın ‘Vizyon Ötesi’ sayfalarının önemli bir bölümünü ‘2008’in En İyileri’ dosyası oluşturuyor. 2008’in en iyi 10 filminin kısa yazılarla hatırlandığı bu kapsamlı dosyada, sinema yazarlarının ‘İlk 10’ listeleri, yönetmenlerin en beğendiği filmler ve festivallerin en çok göze çarpan filmleriyle birlikte 2008 yılı tüm yönleriyle değerlendiriliyor. Altyazı’nın İstanbul Modern işbirliğiyle düzenlediği ‘Gölge Et Yeter!’ başlıklı program dahilinde gösterilecek olan ve sinemada gölgenin farklı kullanımlarının örneklerini sunan birbirinden ilginç 7 film hakkında kaleme alınan yazılar da yine ‘Vizyon Ötesi’ sayfalarında bulunuyor.

Derginin ‘Vizyon Ötesi’ sayfalarında ayrıca, 11 Eylül’ün ardından Hollywood’un, Ortadoğu’daki işgaller sürerken, bölgede yaşayan insanların hikâyelerini nasıl anlatma(ma)yı tercih ettiğinin izini süren ve savaş ve şiddet görüntülerinin yaptırım gücünü sorgulayan geniş bir inceleme; Şubat ayında bir kez daha izleyicilerle buluşacak !f İstanbul’un öne çıkan filmleri ve etkinlikleri hakkındaki kısa yazılar ve birçok eleştirmen tarafından televizyon tarihinin en iyi dizilerinden biri olarak tanımlanan The Wire’ın tanıtıldığı ‘Dizi Film Kuşağı’ bölümü yer alıyor.

Altyazı’nın ‘Eleştiri’ sayfalarında ise, usta yönetmen Baz Luhrmann’ın son filmi Avustralya’ya farklı bakış açıları getiren iki ayrı yazının yanı sıra, Güz Sancısı, Barselona Barselona, Sibirya Ekspresi ve Sahtekâr gibi son dönemde vizyona giren birçok önemli film üzerine yazılmış eleştirileri ve Semih Kaplanoğlu’nun Süt’ünü Tarkovski’nin Ayna’sıyla (Zerkalo) karşılaştıran bir yazıyı bulmak mümkün.

Sınıf ve Dünyanın Durduğu Gün adlı filmler üzerine yazılmış eleştirilerin yanı sıra, Rec: Ölüm Çığlığı’nı Hollywood yapımı yeniden çevrimi Karantina ile birlikte ele alan bir incelemeyi ve Coen Kardeşler’in son filmi Aramızda Casus Var’ı farklı açılardan değerlendiren iki ayrı yazıyı bulabilirsiniz.

Son Yorumlar (1)

Halil Güneşli avatar Halil Güneşli 06 Mart 2009 22:09:03

başarılıydı aslında

Yandex.Metrica