Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!


kartal tibet tutkunu

7 Mayıs 2011 15:06

Evet, bence de hemde İzmirli. Aydın ve entellektüel bir yazar Oda, sinemaya önemli katkı sağladı ama.. Sinema oyuncusu olmadığı için, 4 puan verdim yine.. Ruhu şad, Mekanı cennet olsun. Üstadın da.

Cevap Yaz

pencere köprü ve öte

25 Mayıs 2009 12:27

Film Senaryoları
Yalnızlar Rıhtımı (Lütfi Akad) 1959
Ateşten Damla (Memduh Ün) 1960
Şoför Nebahat (Metin Erksan) 1960
Devlerin Öfkesi (Nevzat Pesen) 1960
Rıfat Diye Biri (Ertem Göreç) 1962
Ver Elini İstanbul (Aydın Arakon) 1962
Televizyon Filmi
Paranın Kiri (1979)
Televizyon Dizileri
Sekiz Sütuna Manşet (6 bölüm) 1982
Kartallar Yüksek Uçar (12 bölüm) 1984
Yarın Artık Bugündür 1986
Yıldızlar Gece Büyür (16 bölüm) 1992
Tele-Flaş (13 bölüm) 1993
senaryoları bu şekildedir bildiğim kadarıyla.modernlik ve batılı olmak kavramları kanımca çok kaygan kavramlardır.bu kavramlar bizim medeniyete bazıları tarafından ithal edilmiştir.tartışmayı bu kavramlar üzerinden yapmak sağlıksızdır.attila ilhan kemalist bir aydındı ve tuhaf bir şekilde marksizmle de sıkı bağlantısı vard.kanımca kendini sol olarak kabul eden aydınların korkunç çelişkisi.bu iki anlayışı birbirlerinden ayırmalıdırlar.attila ilhan diğer taraftan dönemin yenilikçi şiirine karşı  da cephe almıştı,hatta bu konuda 'ikinci yeni savaşı' adlı bir kitap da yazmıştır.bence o ve onun gibi düşünen,kendilerini toplumcu olarak adlandıranlar yeni şiire karşı kayıtsız kalarak geride kaldılar ve toplumcu şiirin farklı bir şekilde yazılabileceğini pek düşünmediler.ayrıca edip cansever,turgut uyar,cemal süreya hakkında söyledikleri ona hiç yakışmadı hiç...ama biz yine de onu sisler bulvarıyla,emperyal oteliyle,piayla,hangi batıyla,hangi solla hatırlayacağız.ruhu şad olsun.

Cevap Yaz

Yuxel1907

5 Mayıs 2009 13:43

Türkiye'nin en büyük fikir adamlarındandır. Atatürk'ü çok sevmesi, İsmet İnönü'yü ise hiç sevmemesi ile tanınır. Ancak Atatürk'ü sevmesi, Atatürk'ü eleştirel bir bakış açısıyla analiz etmesine yol açmamıştır. Atatürk'ün kılık kıyafet inkılabını sert biçimde uygulamasını eleştirmiştir. Bu eleştiriyi yaparken de bu geçişin zamanla zaten olacağını, sert bir geçişin ise radikalizmi körüklediğini belirtmiştir. Atatürk'ün Batılı olmak gibi bir kaygısı olmadığını, Atatürk'ün asıl amacının modernlik olduğunu (Modernlik neredeyse alınmalı batı ya da doğu farketmez) vurgulayarak; batıya her açıdan özenmenin yanlışlığını sık sık ortaya koymuştur. Fikri eserlerini ancak 1998'ten itibaren okumaya başladığım bu büyük fikir ve edebiyat adamına Allah Rahmet eylesin..

Cevap Yaz

pencere köprü ve öte

15 Nisan 2009 15:44

 

en sevdiğim şiirlerinden biri emperyal otelidir.

EMPERYAL OTELİ  

 

ben hiç böylesini görmemiştim

vurdun kanıma girdin itirazım var

sımsıcak bir merhaba diyecektim

başımı usulca dizine koyacaktım

dört gün dört gece susacaktım

yağmur sönecekti yanacaktı

sameland seferden dönecekti

duvardaki saat duracaktı

kalbim kendiliğinden duracaktı

ben hiç böylesini görmemiştim

vurdun kanıma girdin itirazım var

emperyal otelinde bu sonbahar

bu camların nokta nokta hüznü

bu bizim berheva olmuşluğumuz

bir nokta bir hat kalmışlığımız

bu rezil bu çarşamba günü

intihar etmiş kötümser yapraklar

öksürüklü aksırıklı bu takvim

ben hiç böylesini görmemiştim

vurdun kanıma girdin itirazım var

sesleri liman sislerinde boğulur

gemiler yorgun ve uykuludur

sabahtır saat beş buçuktur

sen kollarımın arasındasın

onlar gibi değilsin sen başkasın

bu senin gözlerin gibisi yoktur

adamın rüyasına rüyasına sokulur

aklının içinde siyah bir vapur

kıvranır insaf nedir bilmez

otelin penceresinde duracaktın

şehri karanlıkta görecektin

karanlıkta yağmuru görecektin

saçların ıslanacak ıslanacaktı

kış geceleri gibi uzun uzun

tek damla gözyaşı dökmeksizin

maria dolores ağlayacaktı

istanbul'u yağmur tutacaktı

bütün bir gün iş arayacaktım

sana bir türkü getirecektim

kulaklarımız çınlayacaktı

emperyal oteli'nin resmini çektim

akşam saçaklarından damlıyordu

kapısında durmanı söylemiştim

yüzün zambaklara benziyordu

cumhuriyet bahçesi'nde insanlar geziyordu

tepebaşı'ndaki küçük yahudiler

asmalımesçit'teki rum kemancı

böyle rüzgarsız kalmışlığımız

bu bizim çektiğimiz sancı

el ele tutuşmuş geziyordu

gazeteler cinayeti yazıyordu

haliç'e bir avuç kan dökülmüştü

emperyal oteli'nde üç gece kaldık

fazlasına paramız yetmiyordu

gözlerin gözlerimden gitmiyordu

dördüncü gece sokakta kaldık

karanlık bir türlü bitmiyordu

sirkeci garı'nda sabahladık

bilen bilmeyen bizi ayıpladı

halbuki kimlere kimlere başvurmadık

hiçbiri yüzümüze bakmıyordu

hiç kimse elimizden tutmuyordu

ben hiç böylesini görmemiştim

vurdun .... kanıma girdin ..... kabulümsün.

Cevap Yaz

ASYACANAN

25 Aralık 2008 17:24

görünmez bir mezarlıktır zaman
şairler dolaşır saf saf
tenhalarında şiir söyleyerek
kim duysa / korkudan ölür
-tahrip gücü yüksek-
saatli bir bombadır patlar
an gelir
Attila ölür

 

Cevap Yaz

pencere köprü ve öte

19 Aralık 2008 20:58

türk edebiyatındaki en güçlü entellektüellerden biridir.şiiri ise üstadlar arasına alınamaz kanımca,romantikliği arabesk şekilde ele almıştır.sisler bulvarı,ben sana mecburum,üçüncü şahsın şiiri en popüler şiiirlerindendir.ikinci yeni şavaşı adlı kitabıyla ikinci yeni şiirini şiddetle eleştirmiştir,ancak hiçbir zaman bir sezai karakoç,bir edip cansever,bir cemal süreya kadar güçlü bir şair olamamıştır.

Cevap Yaz

capone

6 Temmuz 2008 16:41

Türk şiirinin unutulmaz insanıdır kendisi.Çolpan İlhan ın abisidir

Cevap Yaz

sir

12 Ağustos 2007 04:15

Attila ilhan dedigimiz zaman aklınıza ilk gelen farklılık oluyor diger yazarlardan çok ayrı olan hem toplumun alt kesimine , hem de elit kesimine yönelebilen ŞAİR VE YAZAR olması onu digerlerinden ayrı bir yere koyuyor bu özellik onu digerlerine göre daha da tanınmış ve sevilen sanatçı yapıyor ALLAH RAHMET EYLESİN

Cevap Yaz
Yandex.Metrica