Susuz Yaz

8,77

( 33 kişi yorum yaptı )

Susuz Yaz

Sinema Filmi

1963

Ahmet Yamacı bağlama ile Keskinli Hacı Taşan’dan alınan bir türküyü çalıyor; ‘Ankara’da Yedim Taze Meyvayı.’
Osman; (Sami Ayanoğlu’nun sesiyle) “..Gayrı aşağı tarlalara salmayacağız suyu. Önce bizim tarlalar sulanacak, artanını vereceğim komşulara..Su bizim değil mi, ne şekil istersem o şekil kullanırım.”
Hasan; (Abdurrahman Palay’ın sesiyle) “Su, toprağın kanı Ağam. Kimse bu işe rızasıyla ‘evet’ demez. Milletin dikine gitmek iyi değildir.”

Adı önce ‘Yanık Sevda’ olarak düşünülen film aynı adlı öykünün (1960) (Necati Cumalı) (Tekin Yayınevi) (9. Basım–1987) ilk uyarlaması. Nedense kitaptaki Hasan filmde Osman, Osman da Hasan. 1973’deki ikinci çevrim ise hikâyedeki gibi.
Urla, Bademler̵ 7;de, evvelce bir Rum’a ait olan topraklar Kurtuluş Savaşı sonrasında köylülerce bölüşülmüş. Bölgedeki suyun kaynağı Kocabaşların arazisinde. Yıl 1947. O zamana dek bir sorun çıkmazken su artık ekicilere yetmiyor.
Ağabey Osman’ın karısı ‘6 ay önce doğum sırasında ölmüş’. Kardeşi Hasan da ‘üç ay önce sevdiği Bahar’ı kaçırmış’. Aynı damda yaşıyorlar. Osman geceleri önce onların sevişmelerini sonra da dışarıdaki suyun sesini dinliyor. Günler geçtikçe ‘hayalinde karısının görüntüsü yerini Bahar’a bırakmış’.
İş Hasan’a kalsa suyu köylülerle bölüşecek ama ‘ne yapsın ki büyüğü olduğu için’ abisine ses çıkaramaz. Ne Muhtar ne mahkeme sorunu çözebilir. Köylü, köşeye sıkışmış kedi gibi ‘içindeki şiddeti ortaya çıkarıyor’. Mümtaz Ener’in seslendirdiği Sarı Veli, Kocabaşların köpeğini (öyküde ‘Arap’) öldürür; Arkları patlatılır; Kavga dövüş.
Damlarında iki tüfek var. Biri dededen kalma ve ruhsatlı çifte. Diğeri bulundurulması yasak olan Gra. Bir gece Osman bununla Veli’yi öldürür.
Mahkeme sürerken, çifteyi kullananın ‘beraat edeceğini’ öğrenince de allem edip kalem edip kardeşini Gra’yı kullandığını söylemesi için ikna eder. Hasan 8 (öyküde 9) sene hapisle cezalandırılır. Filmde yok ama kitapta yargılama sırasında Bahar’ın bir oğlu olur.
Sonrasında Osman, Bahar’ı elde etmek için yapmadığını bırakmıyor. Kitapta olmayan korkuluğu, eşarp takıp, genç kadının yerine koyar. Aynı korkuluğa, Bahar da (Alev Koral seslendirmiş) şapka giydirip Hasan’mış gibi sarılıyor.
Osman, Cezaevinde Hasan adlı bir hükümlünün öldürülmüş olmasını amacı için kullanır. Pençe gibi elleriyle sarılmışken şunları söylüyor; “Bahar, güzel Bahar, kendine ayrı bir döşek serme gayrı.”
1950–51. Yine filmde yok ama genç kadının bir oğlu daha olur. ‘Demir Kırat’ seçimi kazanıp af ilan etmiş. Hasan, abisini, köylülerden esirgediği suda boğuyor. Öyküde aynı şeyi Bahar’ın ateşlediği çifte yapar.

Niğde Hapishanesi’nde (öyküde yok) Kemal’in Hasan’a söyledikleri;
“Osman’a kızmakta haklısın ama onu vurmaya falan kalkarsan gene kendine yazık edersin. Hem hiçbir şey halletmez bu. Mesele suyu onun elinden almak olmalı. Üstelik yalnız onun elinden almak da yetmez. Bütün o gibilerin elinden bütün suları almalı. Seni mahpus damlarına Osman’ın adam vurup suçu senin üstüne yüklemesi düşürmedi. Esas sebep akan suya sahip çıkmanız. Yoksa Sarı Veli’yle bal gibi geçinip giderdiniz.”
(Yazan: Murat Çelenligil)



Ödüller

Altın Ayı (14.Berlin Film Festivali-1964)

Oynayanlar

Erol Taş Erol Taş Kocabaş Osman
Ulvi Doğan Ulvi Doğan Hasan
Hülya Koçyiğit Hülya Koçyiğit Bahar
Yavuz Yalınkılıç Yavuz Yalınkılıç Köylü
Zeki Tüney Zeki Tüney Köylü
Alaattin Altıok Alaattin Altıok
Niyazi Er Niyazi Er Ağır Ceza Üyesi
Ercan Yazgan Ercan Yazgan Mahkum
Adnan Uygur Adnan Uygur
Selahattin Genç Selahattin Genç
Hamit Türker Hamit Türker
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Ulvi Doğan Seslendirmesi
Sami Ayanoğlu Sami Ayanoğlu Erol Taş Seslendirmesi
Alev Koral Alev Koral Hülya Koçyiğit Seslendirmesi
Mümtaz Ener Mümtaz Ener Hakkı Haktan Seslendirmesi
Hakkı Haktan Hakkı Haktan Veli Sarı
Osman Alyanak Osman Alyanak Yavuz Yalınkılıç Seslendirmesi
Murat Baran Murat Baran

Ekip

Kurgu Turgut İnangiray (Kurgu)
Stuart Gellman (Kurgu)
Yönetmen Ekibi Kemal İnci (Yönetmen Yardımcısı)
İsmet Soydan (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Kaya Ererez (Kamera Asistanı)
Hüseyin Karındoyuran (Kamera Asistanı)
Ses Ekibi Yorgo İlyadis (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Ahmet Yamacı (Müzik Yönetmeni)
Fecri Ebcioğlu (Beste)
Tasarım İbrahim Enez (Afiş)

Firmalar

Hitit Film (Yapım)
Erksan Film (Yapım)
Doğan Film (Yapım)
Can Ofset (Afiş Baskı)
Yılmaz Ofset (Afiş Baskı)
Erman Film (Seslendirme)

Son Yorumlar (33)

Kleberson avatar Kleberson 16 Ekim 2015 21:29:31

10

türk filmleri arasinda ilk ödül alip bizi gururlandiran ilk filmimizdir

dioy avatar dioy 10 Kasım 2014 16:39:23

9

Yeşilçam' ın siyah beyaz çekilmiş filmleri bana hep gizemli gelmiştir. Sanki filmin çekildiği zamanlarda, hayatta siyah beyazmış gibi geliyor insana. Sinemanın yaşattığı sahicilik duygusunun yanında, masalsı bir tat bırakıyor insanın damağında.
Restorasyondan geçmiş bu filminde tamamını daha yeni seyrettim (daha önceden bölük pörçük izlediklerimi saymıyorum).
Çocukluğumun dört yılını geçirdiğim Seferihisar ın ; Bademler köyünde çekilmiş olmasından ötürü ayrıca bir merak duygusuyla izledim filmi.
Erol Taş ın, yastığa sarılarak okşaması, ineğin memesinden süt emmesi, korkulukla konuşma sahneleri gerçekten güzel ve orjinal sahnelerdi. Ne diyeyim Erol Taş, muhteşem oynamış. Özellikle köylülerle yapılan kavga sahnesi, şimdiye kadar seyrettiğim en sahici kavga sahnesiydi dersem abartmış olmam herhalde (biraz hızlandırılmış çekim olsa da).
Ancak duvardaki delikten gözetleme sahnesi bana Alfred Hitchcock' un , "Pyscho" filmini anımsattı.
Oyunculuk olarak Karabaş' ın hakkını da vermek lazım. Gerçekten çok sahici ölmüş (!) (yoksa gerçekten vurulmuş olmasına ihtimal bile vermek istemiyorum)
Romandan uyarlama güçlü bir senaryoyla, Erol Taş' ın devasa oyunculuğu birleşince ortaya güzel bir eser çıkmış. Bu film aynı zamanda 16 yaşında gencecik Hülya Koçyiğit' inde tanınmasına vesile olarak, sinemamızın dört yapraklı yoncasının son yaprağını da Yeşilçam' a kazandırmıştır.

Yeşilcamavi avatar Yeşilcamavi 28 Eylül 2014 09:58:23

Eser olsun kadro olsun müzik olsun şahane. Erol Taş çok başarılı. Ayrıca Hülya Koçyiğiti ilk kez sevişme sahnesinde gördüm(abartılı olmasa da). Genel itibariyle güzel begendim.

mrs.hsn avatar mrs.hsn 02 Eylül 2014 21:52:16

10

Türk sinemasının uluslararası alanda ödül alan ilk filmi'dir. Bilmeyenler var ise eğer bu ödül; Berlin Film Festivali - Altın Ayı Ödülü'dür. Yani "En İyi Film" ödülünü almıştır. Yıllar sonra film; Türkiye'de de hak ettiği ilgiyi gördü, ödülünü aldı. "100 Yılın En İyi Türk Filmi" seçildi. Şahsen benim oyum da Susuz Yaz'a olmuştu. Hülya Koçyiğit henüz 16 yaşındadır bu film de ve rol aldığı ilk film'dir. Erol Taş da ilk kez başroldedir bu film ile. İçerisinde çokça gerçekçi öğe barındırır: Köy gerçeği bunun başındadır. Hatta Hülya Koçyiğit bir anısını anlatır bu film ile ilgili kaleme aldığı biyografisi'nde:
"... Nihayet çekimler başlıyor. Ben tiyatrodan aldığım eğitim ile büyük oyunlar oynuyorum,rolümün hakkını vermek istiyorum. Özellikle köylü aksanını konuşmaya, ses tonumu ayarlamaya çalışıyorum, köylü kadınların vurgularını vermeye çalışıyorum. Oysa yönetmen bunlarla hiç ilgilenmiyor. Tabii nedenini sonradan anlıyorum, dublaj yapılacak ve seslendirmeyi de ben yapmayacağım! Kısacası ne yapsam Metin Erksan'a beğendiremiyorum oyunumu. O daha çok görüntümle, verdiğim fotoğrafla ve mimiklerimle ilgileniyor. Daha sonra da bana kameradan tiyatro oyunculuğu ile sinema oyunculuğu arasında ki farkı gösteriyor. Almaya hazır, iyi bir öğrenciydim. Büyük bir hayranlıkla dediklerini yaptım ... " Hülya Koçyiğit / www.hulyakocyigit.com.tr

MGUNAY avatar MGUNAY 07 Ağustos 2014 11:36:24

10

filmde eleştirilecek tek şey galiba köpeğin gerçekten öldürülmesi olmuş. evet film gerçekçi olması güzel ama bunu hayvanı öldürmeden yapsalardı keşke aldığı ödülü hak ettiği doğrudur aynı şey Düşman 1979 filmindede görüldü köpeklere sanırım gerçekte nde zehir verdiler yoksa hayvanın rol yaptığına inanmak saçmalık olur.

o_vakit avatar o_vakit 05 Ağustos 2014 12:38:38

8

Birçok anlamda ilkleri barındıran bir filmdir.. Erol Taş'ın ilk kez başrol oynadığı ''Susuz Yaz'', aynı zamanda Hülya Koçyiğit'in de ilk filmidir.. Uluslararası anlamda da ödül kazanan ilk filmimiz olan ''Susuz Yaz''da Hülya Koçyiğit'in henüz 17 yaşı nda olduğunu özellikle belirtmek isterim..

Yandex.Metrica