Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Bir Genç Kızın Romanı

Bir Genç Kızın Romanı

8,86

(17 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Aralık 1971 1 Saat 13 Dk Duygusal Dram Duygusal, Dram

Yönetmen: Safa Önal Safa Önal

Ülke: türkiye

Oyuncular: Hülya Şengül, Filiz Bozkurt, Muammer Gözalan, Müşerref Çapın, Ali Ekdal, Leman Akçatepe, Türkan Şoray, Suna Selen, Nubar Terziyan, Mustafa Yavuz Devamını Gör...

Konusu : Paul Mauriat Orkestrasının ‘Tombe La Neige’ albümündeki (1971) ‘Sympathy’ (1969) (Stansfield / Kassinetti / Gould / Ashton). Çakıl Gazinosu. Masada mum. Selma; “Bir rüyada gibiyim. Hayatın böyle güzel, hülyalı, yaşamayı sevdiren tarafları da varmış.” Fuat; “Güzel günleri asıl bundan sonra yaşayacağız.” Selma; “Kalbimde şimdi hiç kimseye karşı kırgınlık, öfke yok. Herkesi, her şeyi seviyorum. Niçin?” ‘Bir Genç Kızın Romanı’nın (1937) (Muazzez Tahsin Berkand) (İnkılâp Kitabevi-Dördüncü Basım–1959) biraz değişik beyaz perde uyarlaması. Taşkaya Çiftliği’nden Saliha (kitapta ‘Sabiha’) Hanım, küçük bir kızı İzmir Kız Lisesi’nin ilkokul kısmına getirir; “5–6 sene önce abim, avdan dönüşte yol kenarında bulmuş. Günlerce araştırdık annesi babası, arayanı soranın çıkmadı. Selma ismini verdik kendisine… Çiftlikte bakacak, okutacak, uğraşacak halimiz kalmadı. Burada yatılı olarak ilk mektebi, orta ve liseyi okumasına karar verdik.” ‘Zorba’daki (1964) (Mikis Theodorakis) gergin ‘Clever People and Grocers’. Sonraki sözleri, adını (romanda ‘Neyire’) öğrenemeyeceğimiz Müdire hanımı şaşırtır. “Liseyi bitirinceye kadar bir daha yanımıza dönmeyecek.” Bu gizemin çözümü iki aşamalı. Filmin ortalarında büyük ağabey Ömer’in böyle istediği; Ve sonda asıl neden ortaya çıkıyor. [Roman farklı. Selma’yı babası getirir. Okuldaki durumu önce ‘nehari’ (gündüzcü), annesi ‘meşum hastalıktan’ ölünce ‘leyli’ (yatılı). Amcazade Fuat’ın ‘velisi olması’ ise babasının ‘vefatından sonra’]. Okul müdiresi de ‘senelerce önce bir kazada’ kaybetmiş ailesini. Küçük kıza ‘müşfik bir anne’ gibi davranır. Yalnız yıllardaki en rahatlatıcı şey müzik öğretmeni Şerif Bey’in piyano dersleri. [Kitapta, Selma’nın ‘Kuş Cıvıltıları’ isimli bestesi İstanbul’daki ‘musiki yarışmasında birinci seçiliyor’]. Liseyi bitirince iki üzücü olay olur. Paul Mauriat’nın ‘Le Passager De La Pluie’ uzunçalarındaki (1970) ‘Le Passager De La Pluie’ (1969) (Francis Lai) duyulurken yazdığı mektuba, akrabası Fuat’tan kırıcı bir yanıt alır [bu sırada ‘Z’deki (1969) (Mikis Theodorakis) ‘To Yelasto Pedi/The Happy Youth’ var]. Diğerini, çiftliğe gittiğinde yaşıyor. Buradaki ‘zararsız deli’ Gülten’in annesi olduğunu ilerde öğreneceğiz. Ailesi hakkında bir şeyler sorarken, Ömer tarafından kovulur. Kaçarken hafif bir kaza geçiriyor. Otomobildeki genç Doktor Orhan, âşık olacaktır kendisine. Sonrası İstanbul. ‘Türk Musikisi Tahsili’ yapmak için Müdire Hanım’ın kardeşi Ayşe’nin evine yerleşiyor. Ayrıca Eyüp Öksüz Çocuklar Yurdu’nda öğretmenliğe başlar. [Romanda Ömer; Çiftlik ziyareti; Araba kazası; Müdire hanımın kız kardeşi; Çocuk Yurdu yok. Trabzon’da yaşayan halasının ve kaba davranışı nedeniyle üzgün olan Fuat’ın yardımı ile İstanbul’da Konservatuvar’a devam ediyor. Konserleri ilgi ile izlenen piyanist. Ayrıca Divanyolu’nda bir Kütüphane açar]. Fuat’ın Avusturyalı bir sevgilisi vardı. Selma’ya tutulduktan sonra Lüsi’den hemen ayrılıyor. “Aşk budur. Birdenbire çarpan bir yıldırım. Miskin, kurumuş bir dere değil coşkun bir sel.” Mesleği Avukat fakat kendisini yüksek mühendis Ahmet olarak tanıtır. Genç kızın sevdiği ve nefret ettiği kişi aynı. Lüsi gerçeği açıklayınca oralardan kaçıp tekrar Taşkaya Çiftliği’ne gider. Ailesi ile ilgili gerçeği Saliha’dan öğreniyor; “Üvey kardeşimin çocuğusun. (Kitapta üveylik yok. İlerde olacak ‘akraba evliliği’ filmde böyle çözümlenmiş!). Babacığın burada kimsesiz bir kızla evlenmiş, Fransa’ya tahsile gitmişti. Bir sene sonra babamız öldü. Kalan mirastan babanın hissesini, seni buradan kovan Ömer abim aldı. Sonra fırtınalı bir gecede apansız döndü baban. Sen, annenin kucağındaydın. İki kardeş yukarıda bağrışıyorlardı. Baban hissesini istiyordu.” Keşke Ömer daha anlayışlı davranıp kardeşi Kenan’ın ölümüne, Gülten’in aklını yitirmesine, Selma’nın ve kendisinin bunca çile çekmesine neden olmasaydı. Paul Mauriat ve Orkestrası’nın ‘Penelope’ 33’lüğündeki (1971) “Pardonne Moi Ce Caprice D’enfant” (1970) (Patricia Carli). Küçük bir çayevi. Doktor Orhan; “Hemen cevap istemiyorum senden. İstediğin kadar düşünebilirsin. Sen ‘evet’ diyene kadar bekleyeceğim.” Selma; “Evlenmeden, anne olmadan önce kendimi tanımalı, kim olduğumu öğrenmeliyim. Benim gibi olmayanlar çektiğim acıyı, utancı anlayamazlar.” (Yazan: Murat Çelenligil)



circuscharlie

11 Haziran 2019 22:25

Jeyan Mahfi Tözüm, Ağlayan Melek filminden sonra da bu filmde de iki oyuncuyu birden konuşmuş. Aynısını Köyden İndim Şehire filminde yapmış.

Cevap Yaz

Rüyaa

31 Ekim 2017 20:50

Değişik bir film fakat yeterince iyi değil, vasat.

Cevap Yaz

Sinemaagresif

23 Mart 2017 12:35

Türkan Şorayın en sevdiğim filmlerinden biri.

Cevap Yaz

benimsinema

8 Mayıs 2015 16:45

gülistan güzey ve nedret güvenci bir karede görmek onur verici.. ve suna selenin oyunculugu harika.. bu filmde en cok final sahnesini begeniyorum.. türkanda suna da döktürüyor.. severek seyrediyorum bu filmi her defasinda

Cevap Yaz

beyzacetin

9 Kasım 2013 15:26

Tv de çok sık gösterilen filmlerden biri. Konusunu genele göre biraz farklı buldugum ama nedense bir türlü ısınamadıgım, sevemedigim bir film.

Cevap Yaz

performer

11 Eylül 2013 23:12

sayısız benzerleri olan filmlerden.

Cevap Yaz

oğuzzz

7 Eylül 2011 18:04

türkan şorayın en güzel filmlerinden biri

Cevap Yaz

MuratHan2

28 Ağustos 2010 05:33

Konusu Klasik türk filmlerinden çok farklı gizemli bir havası var ve kesinlikle izlenmeye değer bir film

 

Cevap Yaz

Alın yazısı

5 Nisan 2009 17:55

Selma ( Türkan Şoray ) her an ailesinin özlemini çeken yatılı okul öğrencisi bir genç kızdır.Fakat bir takım problemler yüzünden Selma'nın ailesi genç kızdan uzak durur,evine dönmesini istemez.Amcası'nın oğlu ( Ediz Hun ) durumu açıklığa kavuşturmak için ona hayli kırıcı bir mektup yazar ve ayrıca para gönderir genç kıza.Selma ortada dönen olayları hala anlıyamamıştır,fakat sadece amcasının oğluna büyük bir kin duymaktadır.Gerçek,Selma okulunu bitirip ailesinin yanına döndükten sonra anlaşılır.bu arada yazdığı mektup yüzünden pişmanlık duyan amca oğlu ile genç kız arasında yakınlaşma başlar.Fakat selmayı halledilmesi gereken yeni problemler beklemektedir...

Cevap Yaz

sultanhastası

17 Aralık 2007 23:23

Muazzez Tahsin Berkant'ın aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmıştır. Amcası ve halası tarafından yatılı bir okula kimsesiz çocuk diye bırakılan Selma gerçek kimliğini bulmak için uğraşırken amcasının oğluna gönlünü kaptırır. Oyuncu listesinde Türkan Şoray'ı  çok arkaya atmışsınız hiç yazmasaydınız daha iyiydi.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica