Affetmeyen Kadın

8,60

( 14 kişi yorum yaptı )

Affetmeyen Kadın

Sinema Filmi

1964

Lou Donaldson & Grant Green’in ‘Cool Blues’ albümündeki (1961) ‘Misty’ (1954) (Erroll Garner).
Gazinoda dans ederken, Hülya hakkında konuşuyorlar.
Leyla; “Ne olmuş buna? Dansı bile unutmuş.”
Fikret; “İşten başka bir şey düşündüğü yok ki.”
Leyla; “Budala! O’ndaki şans bende olsa!”
Fikret; “Bazı kızlar her şeyin en iyisini, en ufak bir güçlüğe uğramadan elde ederler. Servetin, hayatın, şansın, aşkın. Mesela, senin ne farkın var Hülya’dan? Hatta O’ndan milyon defa daha güzelsin. Ama O, vasiyetnameyle milyonları aldı. Sende de kırıntı kırpıntı birkaç mal.”

‘Portrait in Black’in (1960) biraz değişik Yeşilçam uyarlaması.
Haydarpaşa Numune Hastanesi. Fabrika laboratuvarındaki ‘infilak’ sonucu gözleri yanan bir genç kız birazdan ameliyat olacak. Dostları Hulusi Erkmen’in Savcı’ya anlattık larından Hülya’yı daha yakından tanıyoruz. Babası Necmi Bey’in kimya fabrikasında çalışıyor. Annesini, büyük olasılıkla yıllar önce kaybetmiş. Artık aileden biri gibi olan Kemal’le beraber büyümüşler. Delikanlıyı da Necmi Bey okutmuş. Genç kızla ‘bütün gün laboratuvarda çalışıyorlar’.
“Cana yakın, genç, cıvıl cıvıl iki kalp. Birbirinden iyi iki insan. Tabii, iş sahasındaki bu yakınlık kısa zamanda kalbe tesir etmekte gecikmedi. Ne yazık ki tek taraflı olarak.”
Hülya, Kemal’in sevgisini anlamıyor bile. Bir ‘abi’ gibi görüyor.
Kazadan 3 yıl önce fabrikaya yeni bir mühendis alınmış. ‘Ne istediğini bilen, kurnaz, haris, fırsat ve servet düşkünü biri’. (Bu özelliklerine Sadettin Erbil’in sesi eklenince Fikret Gür filmin en önemli kişisi oluyor). Hülya, pek çok şey gibi bunu da ancak son sahnelerde kavrayabilecektir.
Delikanlının bütün ömrü sefalet içinde geçmiş. Böyle saray gibi bir evde yaşamayı kurarmış hep. Lüks içindeki genç kızın bunu anlaması kolay değil.
Hulusi Bey “Kalp oyunlarında Fikret’ten daha usta birini bulmak adeta imkânsızdı” diyor. Gerçekten de amacına ulaşması kısa sürede. O yıllarda pek alışılmadık bir şekilde ‘evlenmeden birbirlerinin olurlar’. Bu ‘izdivaca’ karşı çıkan babasını şu sözlerle ‘ikna ediyor’ Hülya; “Evlenmemiz sadece bir formalite meselesi olacak!”
Kemal, “Genç kızdan ve O’nu hatırlatan her şeyden” kaçmak için İzmir’e gider. Ancak kaza haberini alınca hemen dönecektir.
Necmi Bey, damadına hiç güvenmemiş. Zavallı adam, gözleri açık gidiyor. Servetini Hülya’ya ve ‘ticari işlerinin idaresini’ Hulusi Bey’e bırakması Fikret’in tadını kaçırır. Oysa kumarhaneye hemen ödemesi gereken 300 bin lira borcu vardı.
O günlerde, Necmi Bey’in Amerika’ya ‘tahsil için gönderdiği’ yeğeni Leyla geri döner. “Hiçbir işte dikiş tutturamamış, danstan, eğlenceden başka bir şey tanımayan acayip bir kız.” Güzelliğini gören Fikret’i tutabilmek ne mümkün. Sarılmak, deniz motorunda Hülya’ya belli etmeden öpücük göndermek derken sonunda banyoda saldırır!
Fausto Papetti’nin ‘1a Raccolta’ (1960) uzunçalarındaki ‘Cheek to Cheek’ (1935) (Irving Berlin) ile dansları harika. Hülya, yine hiçbir şeyin farkında değil. ‘Eğlensinler’ diye araba bile almış. Saflığın bu kadarı! Gözleri açıkken fark edemediği şeyi körlüğü sırasında ve nice olaydan sonra anlayabilecektir!
Vasiyetnamedeki bir bölüm Fikret’in kafasında yankılanıp duruyordu; Hülya bir sakatlık veya hastalıkla ‘malul olursa, mali hususlarda’ kocası yetkili olacak. Necmi Bey, sanki kızına kötülük olsun diye yapmış bunu. Hülya’nın başına gelmedik kalmıyor.
Fikret, laboratuvardaki tüpleri karıştırarak ‘yeni bir formül’ üzerinde çalışan Hülya’nın (neyse ki geçici olarak) kör kalmasına neden olur. Savcı kuşkulanmıştı; “Tecrübe konusu maddeye hariçten başka bir madde ilave edilmedikçe patlamasına imkân yokmuş.” Ama filmin 18. dakikasından sonra ‘tahkikat’ ortadan kayboluyor.
İlk ameliyat başarısız. Doktor Hayri Esen’e göre ‘ikincisinde, olmadıysa üçüncüsünde’ görebilecek.
Kemal, bir konferans için İstanbul’a gelen, dünyanın en meşhur göz mütehassıslarından Walter Scott ile görüşmüş. Sonraki ameliyatı yapacakmış Amerikalı Profesör. [Ergun Köknar yalnızca 4 saniye görünüp “I’m doing it just (herhalde ‘right’ demek istedi) now” diyor].
Kumarhaneden Sadettin para için iyice bastırınca, Fikret bu çıkmaza kesin bir çözüm bulmak ister. Karısını öldür(t)ecek! Leyla ile konuşurken makaralı teyp kayıt durumundaydı. Hülya, bunu dinleyip olan biteni anlar. Nedense, gözleri açılınca kör rolüne devam ediyor.
Gerisi bir Hitchcock filmi gibi. Kemal’e kavuşur ama Leyla’nın ilaçla ‘intiharı’, Sadettin ve Fikret’in kanlı ölümleri sonrasında nasıl mutlu olacaklar belli değil.


Roger Williams Orchestra with Chorus’un ‘Till’ 33’lüğündeki (1958) ‘Till’ (1957) (Charles Danvers / Pierre Buisson ve Carl Sigman); “Till the rivers flow upstream//Till lovers cease to dream//Till then I’m yours, be mine.”
Şarkının ardından kaydedilmiş konuşma genç kızın gözlerini herhangi bir tıbbi işleme gerek kalmadan ‘açıyor’!
Fikret; “Tıpkı o budala Kemal gibi. O’nunla evlenmeliydi. Bize gelince, aşkımıza mani olacak, bizi birbirimizden ayıracak gücü hiç kimse bulamayacak kendisinde. Seni seviyorum Leyla. Seni benden uzaklaştıracak kim olursa olsun ezerim. İcap ederse öldürürüm.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Oynayanlar

Hülya Koçyiğit Hülya Koçyiğit Hülya
Ediz Hun Ediz Hun Kemal
Fikret Hakan Fikret Hakan Fikret Gür
Nebahat Çehre Nebahat Çehre Leyla
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Avukat Nazım
Senih Orkan Senih Orkan Sadettin
Hulusi Kentmen Hulusi Kentmen Hulusi Erkmen
Hayri Esen Hayri Esen Doktor
Yılmaz Gruda Yılmaz Gruda Savcı
Muammer Gözalan Muammer Gözalan Necmi
Ergun Köknar Ergun Köknar Walter
Ünal Gürel Ünal Gürel
Zeki Tüney Zeki Tüney
Haydar Karaer Haydar Karaer
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Hülya Koçyiğit Seslendirmesi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Ediz Hun Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Fikret Hakan Seslendirmesi
Osman Alyanak Osman Alyanak Muammer Gözalan Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nubar Terziyan Seslendirmesi
Kemal Ergüvenç Kemal Ergüvenç Hulusi Kentmen Seslendirmesi
Handan Kadıoğlu Handan Kadıoğlu Nebahat Çehre Seslendirmesi
Süha Doğan Süha Doğan YILMAZ GRUDA SESLENDİRMESİ

Firmalar

Seden Film (Yapım)
Kemal Film (Yapım)

Son Yorumlar (14)

KartalTibetTutkunu avatar KartalTibetTutkunu 08 Kasım 2017 02:34:41

Gerilim heyecan dolu bir film olarak, usta deha Osman
SEDEN bilinenin aksi izleyiciyi ters köşe yapan kalitelide
başarılı güzel bir filmde çekmiş. Hülya KOÇYİĞİT, Fikret
HAKAN, Senih ORKAN oyunu ile filmi sürklase etmekte..
Ediz HUN'nun bugün oyunu n eyse, o günde aynı. Diğer
cast oyuncuların hepsi deneyimli. Ayrıca ikinc(i)l rol de
Nebahat ÇEHRE diğer oyunlarını göre daha iyi oynamış

Hazalydn avatar Hazalydn 27 Ekim 2017 19:27:29

Heyecan ve gerilim dolu iyi bir film. Ediz hun, Fikret Hakan, Nebahat çehre çok iyi oynamışlar. Hülya koçyiğit yine çok güzel.

erhaab avatar erhaab 19 Ekim 2017 14:38:19

8

Gerçekten güzel ve gerilim dolu bir senaryosu var filmin. Senih Orkan ile Hülya Koçyiğit'in evde karanlıkta köşe kapmaca oynadığı sahneler cidden heyecanlıydı. Tabanca var, bıçak var ama gene de ne Hülyayı ne de Ediz'i öldürmeyi beceremedi, üstüne gi tti Fikret'i vurdu:)

freddie 28 Haziran 2013 00:27:27

berna laçin, yalçın dümer , ediz hun ve cem kurtoğlu'lu gökkuşağı dizisini, bu filmden uyarlayarak çekmiştir osman seden

beyzacetin avatar beyzacetin 16 Nisan 2013 17:13:37

10

kaliteli ve basarılı bir film. Gerilim türündeki nadide eserlerden biri. Hülya nın, gözlerinin görmediğini saklamaya basladıgı andan itibaren sıkıntılı, kasvetli, gergin bir hava hakim oluyor filme. Tabii bunun olumlu anlamda söylüyorum. Verilmek ist enen duygu bu zaten. Sürükleyici ve tempoyu düsürmeyen bir film. Ben çok beğendim.

tubakaya 11 Ekim 2012 12:26:25

ediz hunla Hülya Kocyigit birbirlerine cooook yakisiyorlar..

Yandex.Metrica