Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Senih Orkan

Senih Orkan

Doğum Yeri : İstanbul

Doğum Tarihi : 6 Haziran 1932

Ölüm : 2008-02-28

Eğitim : İstanbul Güzel Sanatlar Desen Bölümü

İlgili Filmler



alkorsuha

23 Kasım 2015 09:18

Hırsız filminde Sadri Alışık'la olan dostluğu, ona olan bağlılığı insanı derinden etkiliyor. Büyük bir oyuncu. Anadolu Çocuğu filminde de karısı tarafından terk edilmiş adamı oynuyor. İyi bir yüz. Ekranlara yakışıyor. Allah rahmet eylesin!

Cevap Yaz

mncelik

19 Eylül 2015 13:56

Artist, 7 Mayıs 1963 Senih Orkan Söyleşisi "Senih o zamanlar Aksaray'da oturuyordu. Üç kişiydiler evde. Senih’in sinemayla pek ilgisi yoktu. Oda tiyatrosunda çalışıyordu. Akademi mezunu bir ressamdı ama eline fırça veya boya aldığı yoktu. Derdi gezmek, tozmaktı." Orta yaşlı, esmer, dökük saçlı, zayıf bir adam vardı karşımda. Çok dolu olduğu günlerden biriydi. Konuşuyordu. Benim konuşmama fırsat yoktu. Anlatacaktı. Dinliyecektik, dinlemeğe mecburduk. Alpago tiyatrosu ile İzmir’e gitmişti. Uzun müddet ayrı kalmıştı İstanbul’dan. İstanbul gecelerini, İstanbul meyhanelerini, İstanbul pavyonlarını özlemişti. “Bu gece bir sürtelim seninle” demişti. Kabul etmiştim. Konuştuğumuz zaman akşam üzereydi. Şimdi saatler gece yarılarını çoktan geçmişti. Kulüp Reşattaydık. Eğer orada Sayıl’a rastlamasaydık o gece bir röportaj olmayacaktı ve sizler Senih Orkan’ın bana anlattıklarını bilemeyecektiniz. “Bekârken fırtına gibi adamdım ben. Tozu dumana katardım. Bütün şehrin kızları bizimdi. Ya sahiden yada gözlerimizle onlara sahip oluyorduk. Her gece çekerdim kafayı. Her gece dut gibi duman gibi olurdum. Görenler şaşırırlardı. Vah vah kendisine yazık ediyor bir kaç seneye kalmaz toparlanır gider diyorlardı. Dediklerinden bu yana uzun yıllar geçti. Hâlâ top gibiyim. En küçük bir hastalığım bile yok. Gece hayatına bayılıyordum. Akademi balolarından tutunda Langanın salatalık gecelerine kadar heryerde bendeniz hazır ve nazır. Bu hayatı yaşarken arada bir takıldığım beraberliğimi uzattığım kızlar olurdu. Acaba evlensem mi? Evlilik nemenem şey acaba diye düşünürdüm. Ödümü koparırdı bu fikirler benim. Düşünün bir kere bir çiçekle seneler boyu beraber olacaktınız. Başkalarını yakanıza takmak, başkalarını koklamak yasak olacaktı. Feci bir şeydi bu. Ama merak bu. Bir şey girdimi kafama yandım. Ne yapar yapar o işi hâllederim. İşte böyle bitti sonu. Üç seneden beri o merakın kurbanıyım.” Senih bir ara durdu. Bir sessizliktir gidiyordu. Kanyak kadehini aldı dipledi. Ben de onu taklit ettim. Sonra garsona bir işaret. Garson boş kadehleri alırken: “Gene bir ağzi der gibiydi.” Senih: “Bak bu iş nasıl oldu? Anlatayım diyordu. Lüzum yoktu anlatmasına. Biliyordum. Evlendikleri günler hem Emel’i hem Senih’i çok dinlemiştim. Kardeşi Sayra Orkan ve annesiyle bu konuda uzun uzun konuşmuştuk. Senih o zamanlar Aksarayda oturuyordu. Üç kişiydiler evde. Senih’in sinemayla pek ilgisi yoktu. Oda tiyatrosunda çalışıyordu. Akademi mezunu bir ressamdı ama eline fırça veya boya aldığı yoktu. Derdi günü gezmek tozmak, çapkınlık yapmak, içki içmekti. Günlerden bir gün “Dün gece ne oldu biliyor musun?” diye anlatmağa başladı. Tiyatrodan çıkınca Yeşil Horoz’a gittim. Niyetimiz malûm. Müzik dinleyecek içki içecek, yanımızdaki kızlarla dans edecek, göz banyosuna düşecektik. İşte o sırada gözlerim yaşlı iki adamın arasında oturan küçücük, esmer, kaşları saçları, gözleri simsiyah bir kıza takıldı. Kız böyle gecelerin insanı değildi belliydi. Bir ürkeklik bir korkaklık içindeydi. Önünde koka-kola vardı. Emel o zamandan beri Senih’in bütün ısrarlarına rağmen içkiye alışmadı. Göz göze geldik bir ara. Sonra hiç ayrılmadı bakışlarımız. Yanımdaki arkadaşlarım durumu anlamışlardı. Hadi bakalım Hayırlı işler diyorlardı. Bütün söylenenlere kulaklarımı tıkamıştım. Dış dünyadan hiç mi hiç haberim yoktu. Ceylan gözlü, küçücük, masumcuk kızımla dopdoluydum. Ne yapmalı ne etmelide dalgayı puntiye eşitlemeli diyordum. Kıza kadeh kaldırdım. O da aynen mukabele etti. Yanındaki yaşlı iki adamın dünyadan haberleri yoktu. Akraba oldukları için yanlarındaki kız yerine pistte dansedenlere bakıyorlardı. Ama sonra nasıl görecektim onu. Nasıl randevu alacaktım. Bunlar meçhuldü. Yalnız bildiğim, karar verdiğim tek şey bu gecenin burada bitmemesiydi. Bir kartvizit çıkardım cebimden, bir şeyler yazıp vermek istediğimi bildiren bir işaret yaptım. Bakışlarıyla. Evet demişti. Bunu birbiri üzerine kapanan o simsiyah gözlerini örten kirpiklerinden anlamıştım. Karta aynen şunları yazdım. Küçük hanımefendi, şayet beni merak ediyorsanız. O da Tiyatrosunun altındaki Fuayeye yarın saat üçte teşrif ediniz. Hürmetlerimle. Bir de afili imza çaktım altına. Şimdi sıra bunu kıza vermeğe kalıyordu. Bu işlerin ustasıydım. Basitti bunlar benim için. Kızın yanındaki masalarda hep aşina yüzler vardı. Gece hayatı yaşayan insanlar azdılar. Gece hayatı yaşayanlar birbirlerini tanırlardı. Yabancı kimselere nadiren rastlanırdı. Hemen o masanın yanına gititik Sarılıştık. Öpüştük birbirimizle. Yanlarına oturdum. Durumu anlattım kısaca. Tamam dediler. Arkadaşlıkta yardım mubahtı. Siper yaptılar beni. Kartvizitimi masanın çok yakınına yere düşürmüş gibi bırakıverdim. Baktım kız yazımı almış çantasına yerleştirmekle meşgul. Rahatlamıştım. Biraz sonra kalkıp gittiler. Gecenin mânası kalmamıştı. Artık Yeşil Horoz siyah horoz olmuştu. İşte böyle dostum. Dün gece böyle idi durum. Bakalım bugün üçte ne olacak? Ya gelmezse kız?” Ondan sonrasını ben anlatayım size. Senih randevu yerine gittiği zaman Emel oradaydı. Çekingen, mahcup, ürkek bir kızdı. Senih’in aktör olduğunu biliyordu. İsim yapmış biriyle beraber olmak her kız gibi ona da enteresan gelmişti Ne yapmış etmiş ailesinden izni koparmıştı. Ama Senih bu kızla ciddi niyetler dışı konuşulmayacağını anlamıştı. Zaten evliliği merak etmiyor muydu? Buyrun işte kısmet ayağına gelmişti. Kızı bir kaç gün sonra evine getirdi. Anne onları bekliyordu. Emel’e “Öp bakalım annemin elini” dedi. Gelin kaynana sarıldılar birbirlerine. Bir süre sonra Senih karısını bizlerle de tanıştırdı. Bu gün iki çocukları var onların. İsimlerini Yaprak ve Toprak koymuşlar. Mutluluk içinde, hır gür içinde, bazen saadet, bazen huzursuzluk dolu yaşayıp duruyorlar işte. Mesut oldukları zaman çoğunlukta olursa ömür boyu beraber olacaklar. Ya Senih Emel’in ya Emel Senih’in arkasından gözyaşı dökecek. Eğer kötü günler ağır basarsa…

Cevap Yaz

selimcelal

24 Ocak 2012 19:05

Sadri Alışıkla çektiği 1965 yapımı Hırsız filminde mükemel bi oyunculuk sergilemiş Alışığın arkadaşı Dut Ali karakterini süper oynamış.Bu filmi izlemeyneler mutlaka izlesin.Bu usta sanatçıyı saygıyla anıyoruz.Allah rahmet eylesin

Cevap Yaz

FOSTERKANE

13 Eylül 2011 03:54

senih orkan filmlerde  genelde kötü adami oynamistir, basarli bir oyuncudur. kötülük yaptigi filmlerden mesela serseri/1967 filmini ele alirsak basariyla canlandirdigi fehmi karakterinden nefret etmek, iylik yaptigi hirsiz/1965 filminde unutulmaz oyunuyla onunla aglamak , filmin bir sahnesinde canlandirdigi dut ali karakteri arkadasi osman (sadri alisik) i kizina karsi öyle bir savunur ki, insana daha yüekten yaralar, dut ali :  hayata maglup olmus bir erkek olmus nedir bilirmisin sen ........ .

allah rahmet eylesin

Cevap Yaz

delikadir39

4 Kasım 2010 21:50

60lı yılların kötü adamıydı.Allah rahmet eylesin.

Cevap Yaz

segal844

19 Ekim 2010 14:47

Sitede kişisel bilgilerine bakıp resmini gördükten sonra pek tanıyamamıştım ve yine eski fotolarından daha belirgin olanları yoktu. Fakat geçenlerde bu belirgin fotoğrafları da eklenince kendisini hatırlamış oldum.

Sevgili tiyatro ve sinema oyuncusu siyah beyaz olarak bilinen 1960'lı yıllarda beyazperde de oynamıştır. Rol aldığı filmlerde karakter oyuncusu olarak başroldeki oyunculara iyi uyum sağlamıştır. Oynadığı karakterlerin başlıcaları esasıyla kötü adamı oynayarak uyuşturucu satıcısı v.b rollerle o dönemde seyircinin karşısına çıkmıştır. Filmlerinin çoğunda kötü adamı canlandırmış bir o kadar da kendi dönemine damga vurmuştur.

Tiyatro oyuncusu olarak da diğer yorumcuların da belirttiği gibi çok sayıda tiyatro oyununda rol almıştır. Rahmetle anıyorum..

Cevap Yaz

Alın yazısı

6 Şubat 2010 14:05

Türk Sineması´nın özellikle 1960´lı yıllarına damgasını vuran, emektar oyunculardan, bir süredir akciğer kanseri tedavisi gören 76 yaşındaki Senih Orkan, Bodrum Turgutreis´te yaşamını yitirdi. 1960- 1990 yılları arasında 200´e yakın filmde ve çok sayıda tiyatro eserinde rol alan Orkan´ın ölümü üzüntü yarattı. Yeşilçam´ın ünlü yıldızları ile birlikte rol aldığı filmlerde çoğunlukla kötü adam karakterlerini beyazperdeye yansıtan Senih Orkan, Bodrum’un Turgutreis Beldesi´nde bugün sabaha karşı evinde yaşamını yitirdi. 40 yıllık eşi 65 yaşındaki Necla Orkan ile birlikte 1999 yılında, Star Tatil Sitesi’nde villa alarak Turgutreis Beldesi´ne yerleşen Senih Orkan´ın ölümü sevenlerini yasa boğdu. 9 yıldır Bodrum ve Turgutreisli amatör tiyatroculara yardım eden Orkan için geçen eylül ayında akciğer kanseri teşhisi konuldu, tedavisine başlandı. Yaşımını yitiren ünlü oyuncunun eşi emekli hemşire Necla Orkan, ölümüyle gözyaşlarına boğuldu. Evinde taziyeleri kabul eden Necla Orkan, “Senih´in hastalığı çok ani oldu, tedaviye başladı. Son güne kadar hep espri yaparak, şakalaşarak etrafına neşe dağıttı. Kimse öleceğini tahmin etmiyordu” dedi. Senih Orkan´ın son olarak Aysel Gürel öldüğünde Müjde Ar´ı arayarak başsağlığı dileklerini ilettiğini aktaran Necla Orkan, “Aysel Gürel’in ölümü onu çok sarsmıştı. Yaklaşık 40 yıldan fazla bir süresini Türk Sinemasına emek veren eşim son yıllardaki Sinemasındaki başarılı çalışmaları izliyor, Türk yönetmen ve sanatçılarına devletin önemli bir destek vermesi durumunda çok daha başarılı eserlere imza atılacağını söylüyordu. Nur içinde yatsın” diye konuştu. 4 çocuk ve 4 torun sahibi Senih Orkan’ın cenazesi Bodrum Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Ünlü oyuncu, Almanya’da bulunan çocukları ve torunlarının gelmesinin ardından 1 Mart Cumartesi günü ikindi namazından sonra Turgutreis’teki Karabağ Mezarlığı’nda toprağa verilecek. 1960- 1990 yılları arasında 200´e yakın filmde ve çok sayıda tiyatro eserinde rol alan Senih Orkan, özellikle canlandırdığı kötü adam karakterleriyle dikkati çekmişti. Yılmaz Güney, Fatma Girik, Fikret Hakan, Sadri Alışık, Ayhan Işık, Cüneyt Arkın, Filiz Akın, Kartal Tibet, Hülya Koçyiğit, Zeynep Değirmencioğlu ve Hulusi Kentmen gibi ünlü oyuncularla çevirdiği Cilalı İbo Köşkte, Hırsız, Karaoğlan, Yeşil Ejder, Mor Defter, Keşanlı Ali Destanı, Ayşecik, Üç Tekerlekli Bisiklet, Altın Çocuk Beyrut’ta ve Hacı Murat gibi filmlerle tanınan Senih Orkan, bazı dizilerde de rol almıştı.

Cevap Yaz

kariz_ma_35

21 Aralık 2009 16:23

İyi oyuncuydu allah rahmet eylesin kötü rolleri iyi oynadı

Cevap Yaz

denizguneyli

24 Eylül 2009 02:25

İstanbul'da doğdu.İstanbul Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Desen bölümü'nden mezun olan sanatçı, sanat hayatına 1954yılında tiyatro ile başladı. Senih Orkan; İstanbul Üniversitesi Gençlik Tiyatrosunda, Avni Dilligil'in öğrencisi olan Senih Orkan çeşitli topluluklarda değişik birçok rolde oynadı.Tiyatrodan sinemaya transfer olan ve 200 civarı filmde oynayan Orkan, Türk sinema tarihinin önemli karakter oyuncularından olmuştur.Kendine özgü oyun tarzı ve mimikleriyle büyük ölçüde desteklediği 'kötü adam' tiplemesi öne çıkan Orkan; Kızılırmak Karakoyun, Son Kuşlar, Üç Tekerlekli Bisiklet, Keşanlı Ali Destanı, Gecelerin Ötesi gibi Türk Sineması'nın yüz akı filmlerde de oynadı.Bir dönemin başarılı spikerlerinden ağabeyi Sayra Orkan'ın anlatımıyla tüm yaşamı boyunca Atatürk, sinema ve tiyatrodan oluşan ilgi üçgeninde yaşayan Senih Orkan gerçek bir Cumhuriyet sevdalısıydı.Akciğer kanseri tedavisi gören sanatçı, Bodrum'da yaşamını yitirdi.

Cevap Yaz

yalnızlar_rıhtımı

14 Nisan 2009 22:45

senih orkan genelde sadri alışığın filmlerinde rol almıştır.onun hep sadık arkadaşı olmuştur.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica