Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

8,88

( 13 kişi yorum yaptı )

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Sinema Filmi

1967

‘Main Title from Doctor Zhivago’ (1965) (Maurice Jarre) melodisi ve Burhanların ahşap evi. Nüzhet ve Aliye Hanım diğer odada acılar içinde kıvranan delikanlı hakkında konuşuyorlar..
Aliye Hanım ; (Nevin Akkaya’nın sesi ile) “Siz ne yaptığını bilmeyen, aklı bir karış havada bir genç kızsınız. Bir oyuncağa ihtiyacınız vardı. Ve zavallı oğlumu kâh başınıza taç yaparak kâh yerden yere vurarak onunla eğlendiniz..Etrafınızda dolaşan bir sürü sportmen gençle boy ölçüşmeye kalktı..Hele en son yaptığınız, doktor Ragıp size ilanı aşk ederken duymuş. Sonra kaçarken duvardan atlamış. Bu yüzden hastalığı çok feci şekilde nüksetti..Benim de acizane tavsiyem evlenin Ragıp Beyle. Bu çocuk ümidini kessin sizden.”
Nüzhet ; (Jeyan Mahfi Ayral’ın sesi ile) “Benim dü şüncem de tamamıyla başka. Ona bir takım ümitler verirsem yaşama gücünü arttırır, iyileşmesini kolaylaştırırım gibi geliyor.”

Aynı adlı romanın (1930) (Peyami Safa) filmi alışılmışın tersine bir jenerikle başlıyor. Önce yapımcının ve en sonra başrollerin isimleri var.
‘Bir kenar mahalle. Birbirine ufunetli (romanda ‘cerahatli’) adaleler gibi geçmiş, yaslanmış tahta evler. Her yağmurda, her küçük fırtınada sancılanan ve biraz daha ihtiyarlayan evler.’ Burhan, annesi Aliye Hanım ile (romanda ikisinin de adı yok) bunlardan birinde yaşıyor. Babası çok önce ölmüş. Nüzhet’in babası Nazım Paşa, yanında yıllarca çalışan bu vefakâr adamının ailesine kucak açmış.
“Sventytski’s Waltz” (1965) (Jarre) melodisi ile Av Köşkünde oynarken izlediğimiz iki çocuk aynı yaştalar (romanda ise aralarında 4 yaş var : Burhan 15, Nüzhet 19 yaşında). Okula beraber gitmişler. Ama Burhan’ın sağ (romanda sol) ayağında büyük bir sorun var ; Onu inim inim inleten ‘mafsal iltihabı’ (başka bir sahnede ‘kemik veremi’ olduğu söyleniyor). İki kez alçıya alınmış, birkaç defa da ameliyat olmuş. Bu nedenle ancak üniversiteye kadar okuyabilmiş. Nüzhet’i çok, hem de sağlığını tehlikeye atacak kadar çok seviyor. Sancılı günlerindeki huzurdur bu güzel kız. Bir tek onu görünce sakinleşiyor.(Hayri Esen’in sesi ile) “Ancak onun gözlerindeki dost ışık dinlendiriyor beni. Yoksa şimdiye kadar kendimi binlerce defa öldürmüştüm.”
Paşanın da en büyük zevki Burhan’ın [‘Çiçekçi Kız’ (1965) ve ‘Sabahsız Geceler’ (1968) gibi filmlerden anımsadığımız] Erenköy’deki Köşke getirip okuduğu kitaplar. “Mösyö Lökok’un kızı”nı (‘La Fille de Monsieur Lecoq’) (1886) (Emile Gaboriau) okuduğu gün öğrendikleri delikanlıya ayağından da fazla acı verecektir ; (Sadettin Erbil’in seslendirdiği) Doktor Ragıp, Nüzhet’le evlenmek istiyor. Amerika’da ortopedi ihtisasını bitirip 1-2 ay evvel İstanbul’a gelmiş. Burhan’ın tedavi olduğu Baltalimanı Kemik Hastanesinde göreve başlayacakmış. (Romandaki Ragıp ise okulu yeni bitirmiş bir doktor.)
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu..“..Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nun bir tek kahramanı var : Dokuzuncu Hariciye Koğuşu. Bu kitap bütün fakir çocuklar hastanesinin romanıdır.” Nazım Hikmet böyle diyor ama burasını ‘Zehirli Hayat’ın (1967) simitçisi Ahmet Yıldırım’ı, (Rauf Ulukut’un seslendirdiği) Şener Şen’i ve dizindeki sancı nedeniyle çığlıklar atan Burhan’ı izlediğimiz birkaç sahne dışında göremiyoruz.
Balayı dönüşü Nüzhet, delikanlının dizini bir de Ragıp’a göstermesini ister. Burhan önceleri, biraz da kıskançlıkla “Ondan gelecek yardım Allah’tan gelsin” diye direniyor ama sonunda kabullenir. Hastanedeki diğer doktorlar ayağın kesilmesi gerektiğini düşünüyorlar. Bir tek Ragıp aksi görüşte ; “Ameliyatı başarı ile yapabileceğime inanıyorum.”
Romanda kahramanın ayağı iyileşirken film çok farklı bir şekilde ve üç kişinin ölümü ile biter.
Ameliyat günü. ‘Milimetrenin onda biri kadar yapılacak bir hata çok kötü neticeler doğurabilir’miş. Başlangıçta Ragıp’ın kendine güveni tamdı. Ama delikanlının anestezi sırasında sayıkladıklarını [“Nüzhet, Nüzhet..Seni seviyorum”] duyunca işin rengi değiştirir ; “Hayır olmuyor, olmuyor yapamayacağım.” Ertesi gün ayağının kesileceğini öğrenen Burhan hastaneden gizlice ayrılır.
“Komarovsky and Lara’s Randezvous” (1965) (Jarre) melodisinin gerginliği arttırdığı Av Köşkü sahnesinde Nüzhet, Ragıp’ı ameliyata zorlar. Başarılı olamayınca onu öldürüyor. Artık iç dengesi de bozulur. İki aşık için kaçmaktan başka çıkış kalmamıştır. Ama nereye kadar..

Belgrat Ormanı. Topuz Bendi yakınları..
Nüzhet ; “Şimdi her şey bana yabancı. Neyim, nerden geldim bilmiyorum..Yalnız ikimizin yaşayacağı bir dünya yok mu? İşte beni oraya götür Burhan. Niçin topallıyorsun? Yoruldun mu yoksa..Ağır yürürsek geç kalmayız değil mi?”
Burhan ; “Bizim gideceğimiz yere geç kalınmaz Nüzhet. Sen hiç vurulan bir ceylan gördün mü? Avcının gözlerinin içine baka baka, ağlaya ağlaya ölür..Ben de senin gibi her şeyi unuttum. Bu koca dünyada yalnız sen ve ben varız.”
Burhan elindeki tüfeği ve polislerin geldiğini görünce sevdiği ile kendisine sıkacağı iki kurşunu söylemeyi unuttu.
(Yazan : Murat Çelenligil)


23.10.1967 çarşamba Bulvar sinemasında gösterime girmiş. Zafer ALGAN

Künye

Yönetmen Nejat Saydam
Senaryo
Yapımcı Murat Köseoğlu
Görüntü Yönetmeni Melih Sertesen
Eser
Süre 96 dk
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Aşk , Cinayet, Kenar Mahalle, Köşk, Romandan Uyarlama, Daha Fazlası

Oynayanlar

Hülya Koçyiğit Hülya Koçyiğit Nüzhet
Kartal Tibet Kartal Tibet Burhan
Muzaffer Tema Muzaffer Tema Dr.Ragıp
Aliye Rona Aliye Rona Aliye
İbrahim Delideniz İbrahim Delideniz Nazım Paşa (Nüzhet'in Babası)
Müşerref Çapın Müşerref Çapın Sabiha (Nüzhet'in Annesi)
İsmail Varol İsmail Varol
Asım Nipton Asım Nipton Doktor
Renan Fosforoğlu Renan Fosforoğlu Doktor
Necabettin Yal Necabettin Yal Doktor
Lamia Yal Lamia Yal Nurefşan
Mustafa Dağhan Mustafa Dağhan Doktor
Ufuk Enünlü Ufuk Enünlü Nüzhet (10 Yaş)
Yavuz Selekman Yavuz Selekman Orhan
Savaş Tuğ Savaş Tuğ
Baykal Kent Baykal Kent
Hayri Esen Hayri Esen Kartal Tibet Seslendirmesi
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Hülya Koçyiğit Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Muzaffer Tema Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Aliye Rona Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Renan Fosforoğlu Seslendirmesi
Ergun Köknar Ergun Köknar Şener Şen Seslendirmesi
Şener Şen Şener Şen Hasta
Tuncay Torun Tuncay Torun
Tunç Oral Tunç Oral

Ekip

Yapım Ekibi Melih Üstüngör (Yapım Sorumlusu)
Yönetmen Ekibi Ergun Köknar (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Tosun Bayri (Kamera Asistanı)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Tasarım İbrahim Enez (Lobi Kart)

Firmalar

Acar Film (Yapım)
Acar Film (Seslendirme)
Acar Film (Laboratuvar)
Yılmaz Ofset (Lobi Kart Baskı)

Son Yorumlar (13)

KartalTibetTutkunu avatar KartalTibetTutkunu 23 Ağustos 2017 21:17:28

Edebiyat yazarı Peyami SAFA'nın ünlü bir Romanından
Türk sinemasına uyarlama bir film olup sinema öncesi
Tiyatro aktörü Kartal TİBET üstün bir tiyatral oyunu ile
çocuk psikolojisi travma gerçekliğinide birebir yansıtıp
sinemada hem kendini sağlam yer edinir, hemde yazar
ve romanı bir tür Ülke sathında tanıtma aracı film olur
Bilindiği üzere O dönem salt yazılı basın olup, şimdi ki,
görsel kitle araçları yoktu... Bence bu filmin pisikolojik
ağırlığı her nekadar olsada sağlığı vurgu yapan bir film
olduğu bir o kadar açık. Filmde de "özne" Kartal TİBET
nacizane gerisi teverruat.

TubaArtan avatar TubaArtan 20 Ağustos 2017 03:40:20

10

edebi uyarlamaları seviyorum... pek yoruma hacet yok... film kendini gösteriyor zaten...

moonskin 14 Temmuz 2015 03:26:39

Kartal Tibet in canlandırdığı Burhan ın küçüklüğünü Tuncay Torun canlandırmıştır.

mansuryıldırım avatar mansuryıldırım 29 Mart 2015 10:01:34

7

Temposu çok ağır bir edebiyat uyarlaması yer yer tiyatro havası var kartal tibet burhan rolünde çok iyi hülya koç yiğit ve muzaffer tema ise rolerinde iyi sayılırlar yavuz selekman ın filimdeki sportik hareketleri görülmeye değer baykal kent in kome di performansı oldukça iyiydi ayrıca küçük bir sahnede kolu kırılmış bir hasta rolünde usta oyuncu şener şeni görmek güzeldi ama bu artılarına rağmen filmin süresi çok uzun olmuş bu tarz düşük tempoda bir filmde yer yer sıkiyor keşke 80 dakikada bitirilseydi bir uzatılmışlık var filimde temposu yüksek olsa belki göze batmazdı bu giriş jeneriğin o kadar uzun olması o yarış ve koşma vs. bölümleri bence gereksiz olmuş filme hiç bir katkısı yok bu sahnelerin ille olacaksada kısa kesilseydi bu kadar uzun sahneler filme zarar vermiş ayrıca ses ve görüntüde bazen kopukluklar vardı görüntü kalitesi 480p izlememe rağmen görüntü kötüydü umarım film bir an önce restore edilir ayrıca keşke renkli çekilseymiş çok daha güzel olabilirmiş filmde yönetmen nejat saydam filmin başında elinde silahla filmin yarış bölümünü başlatarak filimde olacakların ip ucunu veriyor kısaca artıları eksilerinden fazla izlenebilecek iyi bir edebiyat uyarlaması.

adonis_malheureux 27 Mart 2015 19:57:05

filmi seyrettim ama iyice anlayabilmem için 1 veya 2 defa daha bakmam lazım ama gözümden kaçmayan birşey tespit ettim bu f,lmde: filmin bu sayfasında neden Hülya Koçyiğitin adı neden geçmiyor oynayanlar bölümünde?

benimsinema avatar benimsinema 16 Kasım 2014 14:44:42

7

Herkesin izleyipte begenebilecegi bir film degil.. cünkü agir bir temposu var.. kartal Ümitsiz bir askin pesindedir fakat sevdigi kiz hülyada aslen onu sever ama yinede muzafferle evlenir.. yorumlara bakarsak peyami beyfendi kendi hayatindan biseyle r katmis bu esere.. kartalda zaten piskolijik durumu iyi oynamis

Yandex.Metrica