Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Küçük Hanımefendi

Küçük Hanımefendi

8,99

(27 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 2 Ocak 1962 Dram Duygusal Komedi Dram, Duygusal, Komedi

Yönetmen: Nejat Saydam Nejat Saydam

Ülke: türkiye

Oyuncular: Selahattin İçsel, Dursune Şirin, Fadıl Garan, Nubar Terziyan, Osman Türkoğlu, Şaziye Moral, Aliye Rona, Avni Dilligil, Ahmet Tarık Tekçe, Sadri Alışık Devamını Gör...

Konusu : ‘Quièreme Mucho’ (1931) (Gonzalo Roig / Augustin Rodriguez) ve ardından ‘Blue Tango’ (1952) (Leroy Anderson / Mitchell Parish). Maskeli balo. ‘Ölüm Peşimizde’ (1960) filminden anımsadığımız VB Orkestrası ve dans eden evli (ama erkek bunu bilmiyor) bir çift! Ömer; “Siz niçin böyle meçhul kadın hüviyetine bürünüyorsunuz?” Neriman; “Bilmem… Mesela siz beni kime benzetiyorsunuz?” Ömer; “Altından peri padişahının kızı çıkacak esrarlı bir kadına.” Neriman; “Peri padişahının kızı olamam ben. Çünkü O’nun güzel olması lazım.” Ömer; “Siz, dünyada mevcut peri padişahı kızlarının hepsinden güzelsiniz.” [Oysa daha birkaç ay (romanda ‘3 yıl’) önce ‘ucube’ye benzetmişti]! “Bazen tezatlar aynı insanın üzerinde birleşirler.” ‘Küçük Hanımefendi’nin (1945-İnkılâp Kitabevi) (Muazzez Tahsin Berkand) siyah beyaz ilk çevrimi. Eskişehirli Şahinoğlu (kitapta ‘İstanbullu Gelgeç’) ailesi çok zor durumda. Ömer’in (adı söylenmeyen) abisi kumarda her şeylerini kaybedip kendini öldürmüş. (Romanda, ‘kardeşi Münir’ tüm paraları petrol aramasına harcıyor). Köşk ve Manisa’daki çiftlik, Emniyet Sandığı’na hacizli. Avukat Feridun Üstün “Bugün yarın kapınız çalınacaktır” diyor. “Ne yapalım mukadderat!” Ömer, 32 yaşında. “Sıhhatli, güzel, dinç bir adam.” Liseden terk. Geçmişte çok varsıllar ama keşke babaları, çocukların bir gün çalışmak zorunda kalabileceklerini düşünseydi. Sayfalardaki Ömer’in durumu daha zor. Birkaç ay evli kaldığı eşi Nüveyre tifodan ölmüş. Anne Şaziye Hanım ve dayı Ekrem ailenin durumu için çok kaygılılar. Bursalı bir köylü, bilmeden, Feridun Bey’e bu sıkıntılı durumun çözümü için fikir veriyor. “Bizim oracıkta Hikmet Bey’in köşkü vardır. İpek fabrikatörü… O köşkün önünden ne zaman geçsem içerden kadın çığlıkları gelirdi. Bir gece taşa sarılı bir zarf düştü önüme. Bir adam buldum okuttum. ‘Bulan insaniyet namına, Eskişehir’de Avukat Feridun Üstün Bey’e götürsün’ diye yazıyordu.” Zarftan “Feridun Bey amca, beni kurtarın. Neriman” yazılı bir kâğıt çıkar. (Romanda Feridun, Neriman’ın vasisi. Noter Yusuf Numan Bey de Ömerlerin gelirine bakıyor. Film, işi fazla uzatmadan ikisini tek kişi yapmış). Bursa sahnelerinde, kaçınılmaz olarak “Bursa’nın Ufak Tefek Taşları” türküsü var. Neriman Özar, 19 yaşında fakat 15 gösteriyor. (Kitapta ise 23 yaşında ve soyadı ‘Kozacı’). Babası Hikmet Bey, Bursa’daki Kozacı kumaş fabrikalarının sahibi. 5 (romanda ‘7’) sene önce ölmüş. 7 (kitapta ‘1 buçuk’) milyonluk liralık mirası Neriman’ın ama 2. eşi Fehime Hanım’ın denetiminde şimdilik. Genç kızı delirtip paranın tümüne konmak istiyor üvey ana. Feridun Bey’in bulduğu çözüm, Ömer ve Neriman’ın evlenmesi. Böylece Şahinoğlu ailesi parasal sorunlarından, Neriman da üvey annenin planladığı tımarhaneden kurtulacak. ‘Pictures At An Exibition: Gnomus’ (1867) (Modest Petrovich Mussorgsky). Genç kız, evden bu heyecanlı melodi ve Kâhya Hayri’nin yardımıyla evden kaçıyor. Asıl debelenme bundan sonra. Çünkü sorun artık ‘maddi veya kanuni’ değil ‘hissi’! Ömer, perişan haldeki genç kızı beğenmez ve İzmir’e (romanda ‘Mısır’a) gitmek üzere evi terk eder. (Dahası, aylar sonra resmini isteyen eşine ‘kendinizi yalnız hissetmemeniz için’ diyerek bir maymun resmi gönderiyor!). Şaziye Hanım, toparlansın diye Neriman’ı Şetaret bacı ile İstanbul’a (kitapta Madam Sürvik’le İsviçre’nin Vaud kantonunda Leysin köyüne) gönderir. Burada genç kız iyileşip güzelleşiyor. Deniz; Otel; Beyoğlu’nda alış veriş; Manikür-pedikür; Başında ‘Asia Minor’ kitabı, ‘yürüyüş egzersizi’; Ve sırnaşık âşık Bülent’in karanfilleri. Delikanlı (romanda Hukuk son sınıf öğrencisi) büyük bir rastlantı ile Ömer’in arkadaşı. Neriman’ın sevgisini kazanmak için komik bir şekilde çekişirler. Maymun sütü bile içiyorlar! Kitapta, filmde olmayan biri var; Nezihe Hanım. Neriman’a çok yardımı dokunur. Şaziye Hanım’ın ölümü genç evlileri tekrar bir araya getiriyor. Ama Neriman o kadar güzel ki Ömer, O’nun karısı olduğunu ilk anda anlamaz bile. ‘Manha de Carnaval’ (1959) (Luiz Bonfà / Antonio Maria). Nikâhtan 6 ay (romanda ‘3 yıl’) sonra balayına çıkabilen evliler! Ömer; “Beni affet Neriman. Sana karşı çok haksızlık ettim.” Neriman; “Hadi, derhal köşke gidiyoruz. Seni daha ilk günden sevmiştim.” (Yazan: Murat Çelenligil)



Kaptan34

16 Kasım 2015 09:52

Ben bayıldım bu filme muhteşem eğlenceli bir film

Cevap Yaz

yasemen42

15 Aralık 2014 10:49

her yönüyle muhteşem bir film iyi seyirler

Cevap Yaz

jones.seker

30 Temmuz 2014 15:12

yeri çok çok ayrı olan efsane filmlerimizin başında geliyor

Cevap Yaz

performer

23 Temmuz 2014 23:43

senaryo pek iyi değildi. ama genel olarak eğlenceli sayılır.

Cevap Yaz

Avcı24

24 Nisan 2014 16:59

harika bir ikiliden muhteşem bir film dram komedi iç içe zamanla türk sinemasınd asağlam yer etmiş tabiki Ayhan Işık ve Belgin Doruk inanılmaz uyumları ayrı güzel durmuş

Cevap Yaz

Papatyam34

10 Mart 2014 12:55

kusursuz ve başarılı bir film

Cevap Yaz

HYONEY

13 Şubat 2014 03:06

Film ağır bir dram havasından duygusal komediye başarılı bir geçiş yapıyor. Sanırım başarısının altından yatan nedenlerden biri bu. Tabi bu benim düşüncem yanlış da olabilir.

Cevap Yaz

Lalegül34

12 Şubat 2014 18:16

serinin ilk filmi zaten başlar başlamaz seri olacağı belliydi türk sinemasında yeri ayrı olan filmlerden birisi her karesini zevk alarak izledim tabi ki ayhan ışık ile belgin doruk gibi iki muhteşem ikili yanyana harika oyunculuk çıkarmışlar...

Cevap Yaz

Maviprens

26 Kasım 2013 04:17

iflas etmiş bir ailenin yakışıklı oğlu ile, delirtilerek serveti elinden alınmak istenen kimsesiz bir kızın öyküsü.

Cevap Yaz

prenses34

26 Ekim 2013 13:40

nasıl desem kendine çeken harika bir film sizlerle

Cevap Yaz
Yandex.Metrica