Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Sayın Bayan

Sayın Bayan

7,96

(13 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 17 Aralık 1963 Dram Komedi Duygusal Dram, Komedi, Duygusal

Yönetmen: Mehmet Dinler Mehmet Dinler

Ülke: türkiye

Oyuncular: Necip Tekçe, Talia Saltı, Nermin Özses, Yılmaz Kurt, Muammer Gözalan, Celal Ersöz, Hüseyin Salıcı, Muzaffer Yenen, Adnan Mersinli, Vahit Volkan Devamını Gör...

Konusu : 1 numaralı La Majör Gitar Konçertosu, Op. 30; II Andantino (Siciliano). (1812) (Mauro Giuliani). Filmin en uzun (6 dakika 20 saniye) sahnesi. Neriman; “Düşünmeliydim, bu yalanların bir gün kızım tarafından öğrenileceğini düşünmeliydim… Kocam benle evlenmek istediği zaman İzmir’de fakir bir hayat sürüyorduk. Sevdiğim gençle, kuracağımız yuvanın hayalleri içinde yaşıyorduk… Babam işsiz, hastaydı. Borç içindeydi. İşte o günlerde Selahattin beni istedi. Ümit etmeye cesaret edemediği bir hayaldi bu babam için. Bir anda bütün dertlerinden, borçlarından kurtuluyordu. Günlerce başımın etini yediler, yalvardılar… Sonunda boyun eğdim. 20 yaş fark vardı aramızda. 20 yaş. O bile önemli olamazdı ama öylesine hissiz, ruhsuz, katı yürekliydi ki. Daha ilk günden hayatı zehir etti bana.” Fausto Papetti’nin ‘2a Raccolta’ albümündeki (1961) ‘Quando Dormirai’ (Georges Auric / Langdon Lato&Leo Chiosso). Doğan’ı da seslendiren Toron Karacaoğlu’nun anlattıkları; “Seyredeceğiniz film hayatta birbirini hiç görmemiş bir ana ile genç ve güzel bir kızın hikâyesidir. Kızın adı Türkan’dı. Babası Türkan’ı milyarder arkadaşlarından birinin oğluyla nişanlamıştı. Baba kız Karşıyaka’da bir köşkte oturuyorlardı. Güzelliği ile dillere destan olmuştu Türkan. Ama gözü ne nişanlısını ne de çevresindeki güzellikleri görüyordu. Bütün dünyası İstanbul’da yaşayan anasından gelen mektuplarla aydınlanıyordu. Babası izin vermezdi annesini görmeye. Ana kız sadece mektuplardan tanışır, dertleşirlerdi…” Neriman. Tam bir hanımefendi. Melek yüzlü bir kadın, kibar bir ‘Sayın Bayan’. Zorla evlendirildiği kocası ve bir yaşındaki Türkan’ı bırakarak, ne zamandır sevdiği Adil’e kaçmış. “Öyle bir an geldi ki her şey silindi gözümde. Bütün dünya tek bir Adil oldu.” Yeni bir hayat kuracaklardı ama ‘ne çare ki kader bırakmaz’. Sevdiğini bir kamyon kazasında kaybediyor. Yıllar fabrika kapıları ve çamaşırhanelerde geçer. Eski kocasının baskısı ile kızına varsıl biriyle evlendiğini yazmış. Nihayet mahalledeki dostlar, Kasap Hulusi Baba, Bakkal Ahmet Kostarika, Manav Mustafa Dağhan, Şoför Tayfur’un yardımı ile ‘bir apartman kapısında ufacık bir çiçekçi tezgâhı’ kurmuş. Mahallede başka kimler yok ki. Kahveci Selahi İçsel; Mahalle kahvesini iş yeri olarak kullanan Kredi Milyarder Ahmet; Tek amacı Beşiktaş forması olan Kaya Volkan (Ahmet Kostarika O’na ‘topçu futbolcusu’ diyor); Eski tuluat sanatkârı Otello Kazım; Her cümlesinde ‘lap lup laba luba’ diyen Tayfur ve ‘Nişantaşı Taksi Durağı’ndan Şoför Doğan. Doğan, neredeyse annesi yaşında olan Neriman’a azcık tutkun. (Zavallı kadının kaderi bu, erkekleri ya çok yaşlı ya çok genç. Bir kişi denk gelmişti O da beraberliklerinin ilk haftasında ‘sizlere ömür’). Alev Koral’ın seslendirdiği (filmdeki adını öğrenemediğimiz) Yıldız Kafkas ise Doğan için yanıp tutuşuyor. Annesi, nişanlandıkları gün delikanlıya araba alacakmış. Ama kahramanımız, Neriman’a bile “Daha kadın parası yiyecek kadar düşmedik” demişti. Her şey, iyi kötü yolunda giderken Postacı Pır Pır Hamdi’nin getirdiği bir telgraf ortalığı alt üst eder; Türkan, nişanlısı Orhan ve amcasının kızı Serpil, Neriman için İzmir’den geliyorlar. Pervaneli uçakta filmin sürprizi ile karşılaşıyoruz; Ön koltukta oturan yolcu “Türkan Şoray’ın, annesi ile barışmasını” haber yapan 26 Ekim 1963 tarihli Ses dergisini okuyor. Sonrasında mahallelinin gayreti görülmeye değer. Neriman’ı varsıl göstermek için birbirleriyle yarışıyorlar. Kazım, üvey baba rolünü üstlenir. Doğan, özel şoförlüğünü. Tayfur, Rüştü Bey’in köşkünü ayarlar. Sahibinin tatilde olması nedeniyle evde bekçi olarak sadece Süslü Hafize varmış. “Bu mahallede 24 saat yaşamış her vatandaş Süslü Hafize’nin bu fakire nasıl kesik çaldığını bilir yani ya. Mamafih, binaenaleyh işbu köşkü, evvel Allah sonra yakışıklılığım sayesinde menfaati umumiye dalga motoru bakımından, bizim bilin.” Son moda elbiseleri, hizmetçiler hanımlarından alıp getirirler. Çekimler, “Bomonti’de Karakol’un yanındaki bahçeli büyük köşkte” yapılmış. Piyanonun üzerinde, kocaman harflerle Göksel Arsoy yazılı bir bez var. Neriman ve Kazım’ın ‘aile fotoğraflarını’ körüklü makinesi ile çeken fotoğrafçı filmin başka bir sürprizi; Kameraman Necati İltaç. Ana kızın gözyaşları içindeki karşılaşmaları ‘Kuğu Gölü Balesi, Op. 20 - İkinci Bölüm No. 10/14 Scéne (Moderato)’ (1877) (Pyotr Ilyich Tchaikovsky) ile olur. Doğan ve Türkan’ın ilişkileri çoğu kez olduğu gibi başlangıçta biraz gergin. Delikanlı böyle nişanlısı olsa “Dizimin üstüne yatırdığım gibi verirdim sopayı” diyordu. Sonra iş ‘yanından ayrılmazdım’a ve ‘deli gibi âşık olurdum’a kadar varır. ‘Jealousy (Jealousie) (Jalousie)’ (1925) (Jacop Gade). Gazino’da Kazım ve ‘üvey kızı’ Türkan dans ederlerken bazı müşteriler (Adnan Mersinli, Hüseyin Zan, Vahit Volkan) sataşır. ‘Bulldog’ (1960) (George Tomsco) Aşkları, Doğan’ın cansiperane dövüşerek genç kızı koruması ile başlıyor. Deniz ve ‘Sealed With a Kiss’ (1960) (Peter Udell / Gary Geld) melodisinin olduğu gece kulübü sahnelerinde Orhan’ın da Türkan’ı değil Serpil’i sevdiğini anlayıp bir ‘oh’ diyoruz. Sonrasında Doğan’ın Neriman ve Yıldız Kafkas ile yaşadığı sorunlar, Türkan’ın verdiği mutluluğun yanında önemsiz kalıyor. Ev sahibi Rüştü Bey gelince delikanlının suçu üzerine alıp kısa bir müddet hapis yatması da. (Aslında Muammer Gözalan, mahallelinin özverisini görünce şikâyetini geri alırdı belki ama ‘senaryo böyle’). Mantovani’nin ‘More Mantovani Film Encores’ uzunçalarındaki (1959) ‘Be My Love’ (1950) (Nicholas Brodzsky / Sammy Cahn). Selahattin Bayraktar, Doğan’ın arkasından, verip veriştiriyor; “Evlenecek bir kızın kalbini çalmak alçaklıktır.” Türkan’ın, tokat yemeyi göze aldığı yanıtı; “Ticari menfaatler uğruna, birbirlerini sevmeyen gençleri evlendirmek nedir?” (Yazan: Murat Çelenligil)



Kaptan34

26 Ocak 2016 19:14

Film çok başarılı

Cevap Yaz

benimsinema

14 Mayıs 2013 00:13

film daha cok gülistan güzey üzeri yapilmis...film baslar baslamaz, anlatici, filmin hikayesini anlatiyor bize...filmde hersey güzel hosta bi yerinde makaslanma var neyse ama benim deginmek istedigim konu baska:...bastan gülistana asik olan tamer, sonra kizi türkana asik olur...binevi gülistanda ona karsi bos degildir, ama yas farkindan dolayi askini icine atar...türkanla ask yasayinca tamer, gülistan beraber olmalarinda istemez...sonra anne gülistan asklarina saygi duyar ve birlesirler film iste....

Cevap Yaz

kariz_ma_35

17 Şubat 2011 22:38

Türkan Şoray,Tamer Yiğit ikilisinden izlenebilir bir film. Yıllar önce ayrılan karı koca Gülistan Güzey,Mümtaz Ener'in. Ortağının oğlu ile  ile kızını nişanlaması "Orhan" Süleyman Turan. Nişanlısı ile  çiçekçi annesinin yanına İstanbula gitmesi. Burada tanıştığı taksici "Doğan" Tamer Yiğit ile misafir "Türkan" Türkan Şoray!ın birlikteliği. Mahalle dayanışması Vahi Öz'ün tuluat sanatçısı rolü. Faizci "Ahmet" Aziz Basmacı 'nın şirin hali kahvedeki keyfli ortam filme olumlu yansımış. Tamer Yiğit'in duygusal filmlerinden birisi.

Cevap Yaz

performer

30 Temmuz 2009 23:22

oyuncuların hatırına izledim. mümtaz ener'i bu filmde rıza tüzün seslendirmiş. biliyorsunuz genelde kendi dublajını kendi yapardı.

Cevap Yaz

B a r b a r o S

23 Ağustos 2008 22:29

Film çok güzelde filmin başlarında olaylar çok çabuk gelişiyor bence daha ayrıntılı sahneler çekilebilirdi. Yönetmenin de daha önce hiç ismini duymamıştım yönetmenin acemiliğine bağlıyorum. Öztürk SERENGİL'in performansına hayran kadım. İzlenmye değer siyah-beyaz güzel bir film.

Cevap Yaz

sultanhastası

13 Mayıs 2008 00:32

Bu filmde çalan müziklerin adını ve kime ait olduğunu bilen var mı ?

Cevap Yaz

Gül Tuna

1 Mayıs 2008 23:38

siyah beyaz filmlerin tadi bencede baska bu filmin güzel olma sebeblerinden biriside bu bence

Cevap Yaz

dinamik27

7 Nisan 2008 14:59

siyah beyaz filmlerin tadı bir başka onlardaki güzellik hiç bir filmde yok renkliler bile bu kadar samimi olamadı bu filmde onlar gibi veya onlardan

Cevap Yaz

bir_demet_menekse

29 Ocak 2008 21:06

Öncelikle Vahi Öz "Othello Kazım" rolüyle harikaydı, bu filmde de dikkatimi çeken şey yine çok sigara tüketilmesiydi ama yine de güzeldi, Tamer Yiğit ve Türkan Şoray'ın bol öpüşme sahneleri olan bir film( ki sanırım Şoray Kanunları o zaman yokmuş!!), Türkan Şoray'ı bikinili ya da mayolu görebildiğimiz ender filmlerden biri, Gülistan Güzey yine harika.

Cevap Yaz

sultanhastası

23 Aralık 2007 12:57

Türkan yıllar önce kendisini terk eden annesi Neriman'ın yanına gitmeye karar verir. Neriman eski kocasının zoruyla kendisini zengin diye tanıtır. Sokaklada çiçek satan Neriman'ı bu zor durumdan mahalle halkı ve esnafı kurtaracaktır. Neriman semtin çok sevilen Sayın Bayan'ı olacaktır. Şöför Doğan ise Neriman'a aşıktır fakat Neriman aralarındaki yaş farkı nedeniyle Doğan'ı red eder. Türkan, annesinin yanına gelince iki genç birbirine aşık olur. Çok güzel bir film.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica