Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Son Tren

Son Tren

7,89

(4 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 30 Dk Dram Dram

Yönetmen: Nejat Saydam Nejat Saydam

Ülke: türkiye

Oyuncular: Osman Türkoğlu, Zeki Sezer, Mahmure Handan, Muammer Gözalan, Ahmet Turgutlu, İsmail Varol, Cevat Kurtuluş, Necdet Tosun, Sami Hazinses, Hüseyin Baradan Devamını Gör...

Konusu : ‘Kinderszenen Op.15, No.7; Tráumerei’ (1838) (Robert Schumann). Yalova İskelesi’nde iki âşık. Pelin; “Neniz var Rıdvan Bey? Ben sizin küçücük arkadaşınız değil miyim? Söyleyin bana.” Rıdvan; “Bu öyle bir dert ki…” Pelin; “(Bir dert ki yürekler acısı//Bir dert ki düşman başına//Gönül yarası desem değil//Ekmek parası desem değil//Bir dert ki anlatılır gibi değil). Orhan Veli’nin bu şiiri de nerden geldi aklıma. Korkuyorum Rıdvan Bey… İçimde çok kötü şeyler olacak gibi bir korku var. Beni bırakmayın ne olur, bırakmayın.” Rıdvan; “Zavallı çiçeğim benim. Asıl seni bırakmadığım zaman en büyük korku başlayacak.” Aynı adlı romanın (‘Son Tren’-Esat Mahmut Karakurt) (1954-İnkılâp Kitabevi) (3. basım 1960) ilk uyarlaması. İstanbul. Eylül’ün ilk günleri. Bankalar Caddesi’ndeki Karakaşlılar Hanı. Avukat İzzet Akman, yazıhanesinde, Tab Hunter’dan da güzel bir delikanlının anlattıklarını hayretler içinde dinliyor. “İsmim Rıdvan Şaner. Sorbonne talebesiyim. 15 gün evvel tahsilimi yarım bırakarak Paris’ten geldim. Beni 6 ay müddetle hapishanede alıkoyabilecek bir suç işlemek için yol göstermenizi istiyorum. Lütfen müşkülümü halledin borcum neyse öderim.” Konuşmaları bir köşede sessizce dinleyen ‘refikası’ Nevzat duruma el koyar. “Beyhude uğraşma İzzet, delikanlının söylemek istediği şeyi dur ben sana açıklayıvereyim. Bir kadını seviyor bu delikanlı ve sevdiği kadının aşkından kurtulabilmek için hapishaneye girmek istiyor.” ‘Kadınlar, kendilerine ait şeyleri, hisleriyle o kadar çabuk keşfediyorlar ki’. Delikanlı, sarışın (romanda siyah-boyalı-saçlı) afet Nevzat Hanım’ın, yaşamını değiştirecek akçalı ve yataklı planlar yaptığını nereden bilsin. “Bu akşam soframızda bulunmanızdan hem kocam hem de ben çok memnun olacağız. Belki ıstıraplarınıza bir çare buluruz.” İzzet, ‘müvekkilleriyle görüşmesi olduğu’ için geç gelecekmiş! [‘Katilin Kızı’ (1964) filmindeki] ‘34 DK 420’ plakalı araba ile Çamlıca’daki Köşk’e gidiyoruz. Bir yerde çay içme önerisini parasızlığı nedeniyle reddediyor Rıdvan. (Avukat parasını nasıl verecekti acaba)! Romanda, Nevzat’ın zorlaması ile bir berberde saçlarını kestirir. Bu arada Onları daha yakından tanıyoruz. Rıdvan… 29 yaşında. İstanbullu. Kimsesi yok. Babası eskiden doğu vilayetlerinde vali imiş. (‘Çok namuslu, dürüst bir memur olduğundan’ miras olarak 160 lira bakkal borcu bırakabilmiş ancak). İktisat eğitimi için 6 yıl kaldığı Paris’te, tam sınavları verip memlekete dönecekken (kitapta ‘evli’) bir Fransız kadınla beraber olmuş. İstanbul’a gelişi bu aşktan kurtulmak için. Nevzat… 42 yaşında ama 30 gösteriyor. Ne isterse yapan ve yaptırabilen bir kadın. Evlerindeki her şey (Rıdvan’a vereceği, kocasının güvey pijaması bile) O’nun parası ile alınmış. Yaşlı İzzet’le ‘mühim bir mesleği ve değerli bir kafası olduğu için’ evlenmiş. Sonradan avukatlığın da sahte olduğu ortaya çıkıyor. Hizmetçilerin (biri hariç) tümü erkek. Nedenini şöyle açıklıyor; “Kadınlar kadınlara hizmet etmesini bilmezler de ondan.” Özellikle Akrep Kuyruğu adlı sadık uşağın yatakta da hizmeti var! O gece İzzet eve gelmez (aslında orda ama ‘plan’ gereği gözükmemiş). Rıdvan da sis nedeniyle vapur olmadığı için gidemez. Sabaha doğru, Nevzat açık bir gecelikle delikanlının odasına geliyor. Rıdvan daha ne olduğunu anlamadan Onları yakalayan Akrep Kuyruğu ile dövüşmek zorunda kalır. Çok usta bir bıçak atıcısı olan uşağı, Nevzat’ın verdiği silahla vuruyor. Genç kadının neden ateş etmediğini çok sonra anlayacaktır. “Adanalı milyoner Haşim Bey’in kızıyla evlenecek genci buldum.” Çete elemanlarına söylenen bu sözler ne dolaplar çevrildiğini gösteriyor. “Ya işlediğin cinayetin mesuliyetini yüklenerek polise gideceksin veya seni kurtarabilecek bir kadının arzularını yerine getireceksin.” Koşulu da; Haşim Bey’in kızı Pelin’le evlenecek Rıdvan. “Evleneceksin ama benden ayrılmayacaksın. Haftanın bir gecesi muhakkak benim olacaksın.” Daha olaylı gece bitmeden amacına ulaşır! Birkaç gün sonra delikanlıyı Yalova-Termal Otel’e giderken görüyoruz. Filmde pek anlaşılmıyor, Eminönü’nde 3 odalı bir de yazıhane tutulmuş. Herkese Fransa’dan yeni dönen bir işadamı olduğu söyleniyor. Nevzat, ‘kız tarafını’ da garantiye almış. “Bursa’da kalacaklarını öğrenince İstanbul’dan hareket ederek oturdukları (kaldıkları dese daha doğru olurdu) otele gittim ve hemen o akşam gayet samimi bir ahbaplık tesis ederek kıza senden uzun uzun bahsettim. Yalova’dan ayrılmadan evvel kızı evlenmeye ikna etmiş olman lazım.” Pelin… 21 yaşında. Annesi senelerce önce ölmüş. “Öyle güzel, masum ve ince ki insan yüzüne bakarken, incineceğinden korkuyor.” Babası İrmikoğlu Haşim Bey de Rıdvan’ı çok beğenmiş. İlerleyen günlerde planda olmayan bir şey olur. İki genç birbirlerini çok sever. “Dikkat et Rıdvan Bey, ben sana sadece ‘bu kızla evleneceksin’ dedim. ‘Kalbini vereceksin’ demedim.” Peppino Di Capri’nin söylediği ‘Piccatura (Peccatrice)’ (1964) (Faccenna / Vancheri). Elele yürürlerken, kanalda koşarken ve dans ederken ne kadar mutlular. Balık delisi Hakkı ve (filmde adı geçmeyen) Sami Hazinses ile balıkçı çiftçi Necdet Tosun, gergin sahneler sonrasına neşe katıyorlar (romanda üçü de yok). Rıdvan, Çamlıca Köşkü’ne birkaç Cuma gitmemesinin karşılığının Haşim Bey’e arkadan atılacak bir bıçak olacağını düşünebilseydi keşke. Bunu yapanın Akrep Kuyruğu olması delikanlının üstündeki yükü alır ama Pelin’in babası geri gelmiyor. ‘Murder, Inc.’ albümündeki (1960) (Irving Joseph) ‘Bad Day In Brooklyn’. Nevzat ve Rıdvan’ın her konuşması sanki birer özdeyiş. Arabayla Çamlıca’daki köşke giderken. Nevzat; “Ama delikanlı unutma ki gururun fazlası da ahmaklıktır.” Rıdvan; “Azı da zillettir Hanımefendi.” Evde votka içip konuşurlarken. Rıdvan; “Anlaşılması o kadar güç bir kadınsınız ki siz.” Nevzat; “Anlaşılması güç kadın anlaşılması kolay kadından daha iyidir. Her değer, ona sarf edilen emekle ölçülür.” (Yazan: Murat Çelenligil)



performer

28 Mayıs 2014 22:13

filmin en eğlenceli ve güzel tarafı sami hazinses'in varlığı ve zafer önen'in seslendirmesi. ulvi uraz gibi dev bir oyuncu filmde resmen harcanmış.

Cevap Yaz

benimsinema

27 Ağustos 2013 01:12

filmin ilk yarim saati okadar akiciki, gözlerinizi kirpmadan izlettiriyor... tamerin sordugu ilk soru zaten ilgincti zaten, avukata, yarim sene hapise girmem icin ne suc islemem gerekiyor diye sormustu... duyulmus görülmüs sey degildi.... sami hazinses ve cevat kurtulusun rolleri filmi bizmuslar..hülya yarim saat sonra cikiyor karsimiza... neriman köksal ve hüseyin baradan filmin yildizlaridir...

Cevap Yaz

kamil zafer

16 Kasım 2007 12:39

 Sahte avukat ve karısının komplosuyla cinayet işlediğini zanneden Rıdvan tehditle zengin bir adamın kızıyla evlendirilir.Niyetleri tüm serveti ellerine geçirmektir.Bu arada Pelin ve birbirlerini severler,çeteylede mücadeleye girip galip çıkarlar.                                            

  Esat Mahmut KARAKURT'un aynı adlı eserinden uyarlanmış,Yalova'da da çekilmiş hoş bir film.16.11.07        Zafer ALGAN

Cevap Yaz

nedim yıldız

10 Kasım 2007 11:05

genç bir kızın parasına sahip olmak için,doktor kılığında kendisine aşık eden serseri bir gencin aşk ve macera öyküsü..özellikle neriman köksal kötü seven kadın rölünde mükemmel.göksel arsoy-hülya koçyiğit-suzan avcılı yıldızların altında bu filmin tekrar çevrimi...izlenebilir...

Cevap Yaz
Yandex.Metrica