Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Yuvasız Kuşlar

Yuvasız Kuşlar

8,27

(16 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 Dram Komedi Dram, Komedi

Yönetmen: Mehmet Dinler Mehmet Dinler

Ülke: türkiye

Oyuncular: Rıza Tüzün, Sadettin Erbil, Nubar Kamçılı, Vahit Volkan, Hüseyin Salıcı, Nubar Terziyan, Münir Özkul, Şefik Döğen, Serpil Gül, Müşerref Çapın Devamını Gör...

Konusu : Paul Mauriat Orkestrası’nın ‘L.O.V.E.’ albümündeki (1969) ‘Isadora’ (1968) (Maurice Jarre / Pierre Delanoe). Yanıtsız telefonla rahatsız edilen Tekin ailesi. Nermin; “Son günlerde çok sıklaştı böyle telefonlar.” Murat; “Kim olabilir ki?” Nermin; “Belki de seni ellerinden aldığım hanımlar… Geçenlerde bir imzasız mektup aldım. Bana ihanet ettiğini bildiriyordu.” Murat; “İnandın mı?” Nermin; “Evet! Ama mektuba değil, sana! Sevildiğini bilen kadınların huzuru içindeyim.” Kravatını bağlamıştı, unuttuğu çantasını yetiştiriyor arkasından! Jenerikte, Ajda Pekkan, Maria Tánase’nin ‘Aseará Ti-Am Luat Basma (Dün Sana Bir Eşarp Aldım)’ (1958) şarkısını Bora Çakır’ın Türkçe sözleriyle söylüyor; ‘Ben Bir Köylü Kızıyım’ (Mayıs, 1970). Bu sırada Nermin, savaşır gibi makyaj yapmaktaydı. Pudralar havada uçuşur, yüzde boyanmadık yer kalmaz, yapay ben, takma kirpik ve peruk. Tüm bu hazırlık, o geceki konuklara oynanacak küçük bir oyun için. Alt katta ise babası, görücü gelen Galip Bey ve Leman Hanım’ı dinliyor. “Kerimenizi görmek için sabırsızlanıyoruz. Oğlum her zaman bize O’ndan bahsederdi. Dürüstlüğünü, hanımlığını anlata anlata bitiremezdi. Böyle bir kızınız olduğu için iftihar edebilirsiniz… Bu zamanda sizin kerimeniz gibi kız nerde Hüsnü Bey… (Şimdikilerin) Kimi ‘hipi’, kimi ‘bitıls’ havasında. Kimisi de flört, içki, dans, kumar sevdasında.” Sohbet bu şekilde devam ederken Nermin, konukların gözlerini fal taşı gibi açan bir giysi ile ‘dalar’ odaya! “Hello, canikolar! Sizi beklettim cicim, pardon. Akşam çok geç yattım, çok da içtim. Şimdi de ‘çivi çiviyi söker’ diye bir iki kadeh attım. Geceki partide tam 20 bin kaybettim babacığım. Ne o, 20 bini çok mu gördün bana? Geçen akşam 50 bin kaybettiğim zaman ‘canın sağ olsun’ demiştin, unuttun mu? Siz poker bilir misiniz, mami? Ben öğretirim mamişko. Sizi de götürürüz cici baba.” Gösteri, görücülerin “Bu ne rezalet” diyerek evden ayrılmalarıyla sona erer. Hüsnü Bey bu oyunun nedenini anlamış. “Murat için yaptın bu haltı değil mi?” Yaşlı adama göre, Nermin’in çok sevdiği Murat, ‘ömrü kadınlarla geçen bir serseri’den (Rıza Tüzün, ‘i’yi biraz fazla vurguluyor) başka bir şey değil. Olumsuz düşünceleri ancak filmin sonunda değişecektir. Delikanlı, saklamamıştı zaten çapkınlığını. Hepsi Nermin’i tanımadan evvelmiş. “Mazimi toprağa gömdüm şimdi. Sensiz geçen günleri yaşanmamış sayıyorum, inan.” Diğerleriyle ama en önemlisi nefes kesen bir sarışın Lale ile ilişkisini bitirir. Meyhanedeki ‘bekârlığa paydos’ gecesinde, arkadaşları Kuşbaz ve Gamsız’ın söyledikleri olacak kötü şeyler için bir uyarı. Ötekiler neyse de Lale’yi kolay kolay hayatından silemezmiş. Başına bela açarmış insanın. Evlenirler. Ömer’in doğumu mutluluklarını arttırır. Ancak, kimden geldiği belli olmayan mektup ve telefonlar huzursuz etmeye başlar. Lale yapıyor bunları. Sadece bir başlangıçmış. Düşündüğü başka usuller de var. “Yalnız sevgi değil gurur da karıştı aramızdaki hesaba. Mutlaka ödeşeceğiz Murat, mutlaka” diyordu nefretle. Parkta top oynayan Ömer’in üzerine araba sürülmüş. Şoförün sarışın bir kadın olması, Murat’ın her şeyi anlamasına yeter. “Dışarı çıkmam lazım. Bir iş randevum vardı. Çabuk dönerim Nermin” diyerek gittiğinde, geri gelişi yıllar sonra olacaktır. Kocasını izleyen Nermin, Onların ‘beraberliklerini’, aralarında hâlâ bir ilişki var diye yorumlar. Lale ise “Şimdi anladım bana dönmeyeceğini. Rahat bırakacağım seni. Herkes rahat bırakacak. Yüzüne kimse bakmayacak” diyerek Murat’ın yüzüne kezzap atıyor! Ailenin tekrar bir araya gelmesi Gamsız ve dillendiremedikleri aşklarını çok sevdiğimiz Kuşbaz ile Mine’nin çabalarıyla olabilecektir. Güneşli bir günde, kırdaki tanışmaları. Mine; “Çiçek topluyordum. Rahatsız mı ettim sizi?” Kuşbaz; “Kuşlarımı kaçırdınız da.” Mine; “İsteyerek yapmadım. Ama gene de sevindim kaçırdığıma.” Kuşbaz; “Sevindiniz mi?” Mine; “Elbette. Sizi bir kafese koysalar razı olur musunuz?” Kuşbaz; “Şey, olmam ama kuşlar anam, babam, her şeyim benim.” Mine; “İyi ki sevgiliniz kıskanmıyor kuşlarınızı.” Kuşbaz; “Yok ki! Kadınlardan hep kaçtım ben. Ellerinde oyuncak olmaktan, acı çekmekten korktum.” Mine; “Yersiz bir korku. İnşallah bir gün sizi sevecek bir melek karşınıza çıkar da, kuşları serbest bırakırsınız. Bırakırsınız, değil mi?” (Yazan: Murat Çelenligil)



nurella00

2 Eylül 2016 19:45

Kezzap sahnesi gerçekçi film genel anlamda güzel fakat biraz kötü örnek bence hedef kitle izleyicisi 7+ olmalı... İzlerken haz veren, her zaman ki gibi nostaljiye hasretle akış.. Suzan her zaman ki gibi çok başarılı, Filiz çok güzel Ediz şahane konu kapsamlı...!

Cevap Yaz

performer

21 Ağustos 2015 21:53

çok ilginç, abartı ve saçma tersiklerin tavan yaptığı bir film olmasına rağmen beğendim. filmde tarif edemediğim bir hoşluk var.

Cevap Yaz

alkorsuha

31 Ocak 2015 14:00

Filmi çekipçeviren sürükleyen Münir Özkul.

Cevap Yaz

vatansever10

2 Ocak 2015 12:15

serpil gül'ün rolü çok naif ve güzel..sadece serpil gül için bile izlenebilecek bir film...

Cevap Yaz

benimsinema

3 Temmuz 2014 23:02

klasik filmlerimizden, yanlis anlasilma, ihanet ve sonunda mutlu son.. ömercik müthis oyunculugu ile ve serpil gülün saf ve temiz halleriyle izlenecek aile filmi...

Cevap Yaz

HYONEY

31 Mayıs 2013 02:54

Filmi sürükleyen Münir Özkul ve Serpil Gül'dür.

Cevap Yaz

Smartrup

14 Haziran 2012 13:33

Hani bir kış akşamı kadar soğuk fakat izlerken içinizi ısıtacak kadar sıcak , duygusal bir film

Cevap Yaz

t_rex

18 Haziran 2011 17:23

'kuşbaz'ın sevgiliyle beraber oldukları sekanslar büyüleyici.işte budur bendeki yeşilçam aşkı...masal gibi olmalı herşey. negatif atmosfer bir nebze bile insan yaşamında olmamalı. şehir merkezinden uzak. şirin çiftlik tarzı bir ev,hayvanlar. sonsuz bir saadet... 

Cevap Yaz

ozkaracam

1 Şubat 2011 22:53

Konusunun naifliği belki günümüzün seyircilerini gülümsetebilecek, fakat başta Suzan Avcı ve Münir Özkul olmak üzere oyunculuğun göz doldurduğu, duygusal bir nostalji. Bugün aramızda olmayanları saygıyla anıyorum.

Cevap Yaz

delikadir39

14 Mayıs 2010 21:04

Müthiş bir dram filmi...Ömercik bu filmde ne kadar da sevimliydi.Münir Özkul Mine öldükten sonra kuşları salıyor ve insanın yüreği cız ediyor.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica