Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Özcan Özgür

Özcan Özgür

Doğum Yeri : İstanbul

Doğum Tarihi : 30 Ekim 1936

Ölüm : 1995-12-20

İlgili Filmler



ilhan-59

28 Haziran 2011 15:53

Özcan Özgür ;Emekli bir astsubaymış.Sevimli bir suratı vardır Erotik komedi filmlerle şöhretini pekiştirmiştir. Bir kaza sonucu düşüp belini kırdığını okumuştum. En başarılı filmleri " Kardeşim Benim,köşeyi dönen adam,beş parasız adam " filmlerindeki rolleridir. Allah rahmet eylesin

Cevap Yaz

eylül fırtınası

11 Ocak 2011 23:15

Yıllarca ağırlıklı olarak erotik filmlerde oynayarak körelttiği veya köreltilen yeteneğini en nihayetinde ilk ve son başrolü oynadığı Nesli Çölgeçen'in Kardeşim Benim adlı filmle gösterebilmiştir.

Pek bilinen bir film değildir.Televizyon kanallarında hemen hemen hiç çıkmaz.İzleyenler bilir Özcan Özgür bu filmde adeta kendi hayatını oynamış, inanılmaz içten ve başarılı bir oyun sergilemiştir

Oyunculuğunun ve ömrünün son demlerinde Tunç Başaran'ın bir iki filminde küçük ama etkili rollerde görülmüş,klasik deyimle değeri bilinememiş kırgın bir Yeşilçam emekçisi olarak hayata gözlerini yummuştur.

Cevap Yaz

neconeco

17 Şubat 2010 22:52

Çocuklar, gösterdiğim yere bakın, Feriköy Mezarlığının mermer ayazındaki ışıksız gecelerine. Orada, oradaki işte o kara mermerin altında, şayet bir teneffüs daha yaşasaydı açlıktan ve yalnızlıktan "solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine" kalkacak Özcan Özgür’ün acıları gömülüdür artık, devlet dersinde akciğer kanserinden ve sirozdan değil, ana hasretinde öldürülen. Devletin ve tabiatın ortak ve yanlış sorusu, "Ana hasreti nereye dökülür?" olmuştur hep. Yarım asır önce, en arka sıradan kalkan "yetim" bir parmağın çocukluğunda ise, zarfsız kuşlar alacak karşılığını bulmuştur bu soru, "Solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine!" diye — Ece Ayhan şiirindeki bu meçhul öğrenci, ayaklarının fasulye parmaklarına bakıp bakıp, hâlâ 2,5 yaşın Refik Zafer bebek çığlıklarını atan Özcan Özgür’dü, muhakkak. Yani, annesinin terkettiği 2.5 yaşındaki Refik Zafer "bebek". Anne diye yavrusunu "emziren" gizli bir geyik babasını bilen Refik Zafer "çocuk". Ve T.C. damgalı nüfus hüviyet cüzdanına inat, annesinin terkettiği yaşta hayatı kanayanÖzcan Özgür "adam", muhakkak. Tam 18 yıl, ana hasretiyle oyuncaksız, yarınlanndaki intiharının parasız yatılı küçük zabit okullarında zakkumlarla örer Özcan Özgür şiirini. Tam 18 yıl sonra, Refik Zafer’i bebek bırakıp kaçan annesini bulur. Tokat tren istasyonunda "annesine"sarılarak hıçkıra hıçkıra ağlar sevincinden. Ne var ki, "annesinin akşamlan dağlarının mor göründüğü uzaklarda yaşadığını bilen"Özcan Özgür’ün bu delikanlı sevinci pek fazla sürmez. Bir film çekimine giderken, telgrafın tellerine ibibikler değil ölüm kuşları konarlar kara kanatlarıyla. Doğruca babasına koşar, acı bir acıyla şaşkın, gözyaşlarının yağmurundan ıslak kaldırımları arşınlayarak. "Baba" der, "Annem ölmüş". Babasının uzak dünyalardan, kadınlara kırgın bir gezegenden kendisine hissiz bakan gözlerindeki erguvanî bulutları görünce hatırlar, babasının da bir zamanlar devlet dersinde ana hasretinde öldürüldüğünü. Ve, ölülerin üzülmeyeceğini. Çaresiz, şişe şişe Yeni Rakı’da Refik Zafer’i bir defa daha’ öldürür, oyuncaksız—Rakı şişelerinin anason beyazında Refik Zafer’i Teşvikiye Camii’nden uğurlarlar, bir öğle namazından. Refik Zafer’in tabutunu, Arif Keskiner ve Azmi Yılmaz’la birlikte omuzlayarak. Refik Zafer’in Ölümünden emin olduktan sonra, bu ölümü bastırmak için boynuna mekik oyalı mor bir yazma bağlayan Özcan Özgür’ü çıkarır artık birkaç adıma daralmış Yeşilçam Sokağı’na. Yani, Savaş Ay kardeşimizin yazdığı gibi, "milyon tane şişeyi hurda cam haline getiren çilekeş bir karaciğeri ve sevgileri depolamaktan yorulmuş bir yüreği" çırpı iki bacak üzerinde taşımaya çalışan Özcan Özgür’ü. Yani, Bereketli Topraklar Üzerinde’nin, Gül Hasan’m, Kardeşim Beniın’in, Yedi Uyuyanlar’ın ve Piano piano Bacaksız’ın Özcan Özgür’lerini devlet dersinde öldürülen çocukluğunun kurşun askerleriymişcesine seven Özcan Özgür’ü. Yani, Refik Zafer’in tiyatroya deliliğinden küçük zabitlikten malulen emekli "ikizi" Can Öz’ü Ama, gün gelir, Can Öz de "ikizi" Refik Zafer gibi "solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine" dökülmek için devlet dersinde öldürülür. Gökyüzüne ve güneşe hasret yıkık dökük penceresiz bodrum katı evlerde. Ev değil, "mezar" sahiplerinin tahliye tehditlerinde. Yollara hasret tutmayan bacaklarında. Sevgi sözcüklerini beklemedeki yalnızlığında. Arif Keskiner ve Azmi Yılmaz imzası kazınmış; "emekçiden yana" sendikaların, kendilerine "çağdaş" diyen cümle sinema oyuncularının bizans entrikaları için kurdukları derneklerin, Özcan Özgür’ün abi karası acılarından şöhret yapan rejisörlerin ve Yeşilçam Sokağı’nın ölü yeşili suratlı patronlarının imzalamaktan kaçtıkları.Biliyorum, o kara mermerin altında yine de rahat değilsin, "Kardeşim Benim". Biliyorum, Feriköy Mezarlığı’nın mermer ayazındaki ışıksız gecelerinde birileri sana yattığın o toprağı bile tahliye etmen tehditlerini savuruyor, sendikaların, derneklerin ve film şirketlerinin insafsızlıklarından cesaret alarak. Biliyorum. Aldırma "Kardeşim Benim". Dünyamızın ustura sırtı bu çirkinliklerine hiç aldırma. Çünkü sen, solgun bir halk çocukları ayaklanmasının kalbine döküldün çoktan. Orada, Refik Zafer’in sana çocuk bayramlarında zarfsız kuşlar göndermesini bekle, Kardeşim Benim. Taner Ay ( Yeşilçam Sokağı Fotoğrafları )

Cevap Yaz

Alın yazısı

15 Aralık 2008 07:35

erotik film furyasına özcan özgürde katılmıştır daha çok komedi rollerinde karşımıza çıkmıştır.allah rahmet eylesin.

 

Cevap Yaz

yedikule_zindanı

10 Ekim 2008 20:07

Şarhoş , deli gibi rollerde de başarılı idi kendisi,Allah rahmet eylesin.

Cevap Yaz

Halil Güneşli

25 Ağustos 2008 00:15

KÖŞEYİ DÖNEN ADAMDAKİ ROLUNDE BAŞARILIYDI

Cevap Yaz

coburg

18 Haziran 2008 10:19

Özcan Özgür Türk sinemasında değeri yeterince anlaşılamamış bir sanatçıdır.Kemal Sunal'ın Eşeğin Karnındaki Elmas filminde izledim ilk kez. Ve çok değerli bir oyuncu olduğunu o zaman gördüm.Alkolün etkisi onu bitirmiştir. Ama zamanında el uzatılsaydı ve yardımcı olunsaydı alkol bataklığında rahatlıkla kurtulabilirdi diyorum ben.Allah mekanını cennet etsin ne diyelim.

Cevap Yaz

suman1

25 Mayıs 2008 16:17

türk sinema tarihinin gelmiş geçmiş en iyi ilk 10 filmi arasına girmeye namzet bir başyapıt, ve lütfen elinize bu filmin dvd si cd si geçerse, beni haberdar edin, yıllardır arıyorum....

 

Cevap Yaz

segal844

17 Mart 2008 12:25

Genellikle türü komedi olan filmlerde izlemiştim kendisini.En çok hatırımda kalan filmleri şüphesiz Kemal Sunal la oynadığı filmlerden bazıları gelir.Muziplik,uyanıklık,üç kağıtçılık,kandırmak,açık gözlülük tarzı karakterler yardımcı rollerde oynamış komedi oyuncusu için belirtilecek özellikler arasında yer alır.Öyle karakterleri canlandırıyordu ki iyi adam yada kötü adamı oynuyor yargısından çok şaşırtıcı olmaktan öteye gitmiyordu çünkü kurnazca davranışları çok da göze batmıyordu.saygıyla anıyorum.

Cevap Yaz

capone

13 Mart 2008 20:49

sinir bozucu rollerin bir numaralı oyuncusu

Cevap Yaz
Yandex.Metrica