Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Mayıs Sıkıntısı

Mayıs Sıkıntısı

8,00

(14 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 10 Aralık 1999 1 Saat 57 Dk Dram Aile Psikolojik Dram, Aile, Psikolojik

Yönetmen: Nuri Bilge Ceylan Nuri Bilge Ceylan

Ülke: türkiye

Gişe: 24.082

Oyuncular: Nihat Çakmak, Mehmet Emin Toprak, Muhammed Zımbaoğlu, Sadık İncesu, Mehmet Emin Ceylan, Fatma Ceylan, Muzaffer Özdemir Devamını Gör...

Ödüller: Sılver Rosa Camuna ÖdülüEn İyi FilmEn İyi YönetmenEn İyi FilmEn İyi 2. FilmDr. Avni Tolunay Özel ÖdülüEn İyi YönetmenHalk Jürisi ÖdülüFipresci Ödülü (Uluslararası)Altın LaleEn İyi Türk FilmiEn İyi YönetmenEn İyi FilmEn İyi KurguEn İyi Erkek OyuncuJüri Özel ÖdülüJüri Özel ÖdülüEn İyi YönetmenEn İyi SenaryoJüri Özel Ödülü

Konusu : Kimse bize baharın sıkıntı verdiğini söylememişti. Öyle kolay bir alışkanlıktı ki baharla yaşama sevincini, umudu bir tutuvermek... Tıpkı sonbahar denilince aklımıza hüznün düşüvermesi gibi. Ve buna benzer daha ne çok şeyi hazır kalıplar içinde düşünüp, başka şeylerle özdeşleştirerek çabucak kabul ediveriyorduk! Her iyi film için geçerli olan şey "Mayıs Sıkıntısı" için de geçerli; yani sözcüklere dökülerek anlatılması çok zor. Yıllar sonra ailesinin-akrabalarının yaşadığı, çocukluğunun geçtiği kasabaya elinde bir kamera, kafasında bir film yapma tasarısı ile giden bir adamın öyküsü bu film... Belki de, yıllardır bin bir emekle yetiştirdiği meşe ağaçlarını orman idaresine kaptırmamanın savaşını veren babasının; "her mayıs içini sıkıntı basan", bir toprak ve gönül adamı olan babasının öyküsü... Belki de müzikli bir saat edinmenin hayali ile yaşayan, bu hayalin gerçekleşmesi için, bir yumurtayı kırmadan kırk gün cebinde taşımak zorunda olan küçük yeğenin öyküsü... Belki de... Belki de küçük dertleriyle, büyük düşleriyle, sevinciyle, sıkıntısıyla tüm bir "yaşamın" öyküsü demek daha doğru olur Mayıs Sıkıntısı için. Olağandışı bir içtenlikle yoğrulmuş, son derece yalın fakat bir o kadar inceliklerle dolu bir film. Her karesinde "hayatın nabzı" atan bir filmin yanında kelimelerin yetersiz kalması mümkün mü? Bu soruya filmi izledikten sonra bir yanıt da siz verin ya da bırakın yaşamın içinize sinen görüntüleri sıkıntılı da olsa derin bir soluk alsın!



mansuryıldırım

24 Nisan 2015 06:42

Nuri bilge ceylanın en iyi filmlerinden biri üstelik ilk uzun metraj başarısından sonra o düzeyde filim çekmek kolay değildir hatta bu filmi kasaba filminden daha iyi buldum teknik ve duygu olarak ama başrolde babasını oynatmasını anlamadım tamam çok iyi oynamış babası ve bu sefer kasaba filmindeki gibi dublajlıda değil kendi sesiyle oynamış ama ne olursa olsun profesyonel oyuncularla çalışmalıydı bir çok işsiz yeşilçamcı ve tiyatrocu varken aklım almıyor ama en azından son filimlerinde bu huyundan vazgeçti kısaca 90 ların en iyi sanat filimlerinden biri.

Cevap Yaz

sinemadelisi

9 Eylül 2013 12:55

Filmde her zamanki gibi Nuri Bilgenin dehasını gözlemleyebiliriz.Mükemmel görüntüler eşliğinde doğal oyunculuklar Nuri Bilge Ceylanın eşsiz anlatımıyla birleşince ortaya böyle efsane bir iş çıkmış.Muzaffer Özdemir ve Mehmet Emin Toprak bu filmde gerçek bir Nuri Bilge oyuncusu olduklarını göstermişlerdir.Türk sinemasının en iyi 10 filminden biri olan Uzak filmine temel oluşturmuş gerçek bir sanat filmidir. Mayıs Sıkıntısı sadece bir film değil belgesel niteliği de taşır.Mayıs Sıkıntısının anlatımı pastoral şiir tadındadır ve bu sayede hakederek çok fazla ödül almıştır.Nuri Bilge filmde anne ve babasını da oynatmış ve çok başarılı olmuştur.Mehmet Emin Ceylan gerçek bir oyuncu gibi rolünü sahiplenmiş ve beklenmedik bir performans ortaya koymuştur.Küçük yeğenin müzikli saat alma isteği gibi basit bir konu bile o kadar güzel işlenmiş ki şapka çıkartmak gerekiyor gerçekten.Nuri Bilge Ceylan yeterki üretmeye devam etsin bizde izlemeye devam edelim.Ayrıca filminde anne ve babasını oynatan Muzafferin hatalardan sonra sinirlenmesi filmin komik yanının da olmasını sağlayan unsurlardandı.

Cevap Yaz

MGUNAY

10 Mayıs 2012 16:46

Nuri Bilge Ceylanın şu ana kadar dikkatimi vererek izlediğim üçüncü film Üç Maymunu hiç bir şeye benzetemedim ama bu film ile Bir Zamanlar Anadoluda filmlerini çok beğendim başta sıkıcı gibi gelsede filmin asmosferine kendinizi kaptırırsanız sanki kamera arkasında değilde o bahçeyi soluyan kişi gibi kendinizi hissedeceksiniz hatta bazı diyaloglar insanı güldürüyor terzinin müşterisiyle telefonla konuşmasından sonraki konuşmalar, Saffet'in annesiyle iş ile ilgili konuşmaları yönetmen abimizin her yanlış çekimde kafayı yiyecek gibi olması beni güldüren sahneler Nuri Bilge abiye böyle bir film çektiği için teşekkür ederim.

NOT: Yaşlı amcalarda çok doğal oynamış yani bu kadar olur.

Cevap Yaz

sinemaaşığı

28 Mayıs 2009 18:02

yönetmenimizin en iyi 2. filmi tabiki üç maymundan sonra

Cevap Yaz

rasim78

23 Şubat 2009 23:40

Çok fazla sanat, çok fazla görüntü süsü.. 2 kez kesinlikle izleyemeyeceğiniz kendi tadında ama farklı, kendi sevdasında bir film.

İzlemeye değer ama , abartıldığı kadar kesinlikle değil.

 

 

Cevap Yaz

jeniferdeniz

15 Ocak 2009 21:16

aynen katılıyorum naklow... gece 12 de mi ne başladı sabaha kadar devam etti ertes günde tarihten sözlüm vardı yinede tınlamadm izledim sabah kalkamadm servisi kaçırdım baya geç olduğundan taksiye binmek zorunda kaldım burdan şişliye dünyann parasını baydım bir film sevdası bir nuri bilge ceylan sevdasına az kalsın sözlüden oluyordum dünyanın parasını da taksiye verdim öğrenci halimle... ah nuri bilge ceyla abimiz ah bu kadar güzel anlamlı filmler yapmak zorundamısın öğrenci insanım şunun şurasında yeni başladm liseye başka neler açılacak kim bilir amaan başka bir kanalda üç maymunu vermesinler bi hafta okula gidemem :D....

Cevap Yaz

Naklow

15 Ocak 2009 15:08

görünüt kalitesi üst düzey olan filmi izlerken sanki oyuncularla yan yanamışsınız gibi olan ve müzikleriyle sizi hayalden uyandıran bir film.. ama durgun filmdn hoşlanmam diyenler izlemesin... :))

Cevap Yaz

fuatpak

27 Mart 2008 01:32

filmde amatör ruh cok iyi cıkarılmıs.konusmalardaki yalız ses tonu aslında masumluğunda bir göstergesi olsa gerek.filmi izleyen insanlarda ilk çağrışım yapan olgu çoğu zaman gündelik hayatta yaşanılan konuşmalar ve diyaloglar olacaktır.bu tür çalışmalar sade ve güzel oluyor.orjinalliğinide hiç bir zaman kaybetmiyor.

Cevap Yaz

badem ağacı

5 Ocak 2008 16:56

bir tarafta yıllar sonra ailesinin yaşadığı köye film çekmek için geri dönen fakat aradığını bulmakta zorlanan, ortama oldukça yabancılaşmış  bir adamın yaşadığı gerginlik. bir yanda ise küçük dünyasında sesssizce yaşayan yaşlı adamın, hem oğlunun filminde başarıyla oynayıp onu mahçup etmemek için verdiği uğraş, hem de köyündeki ağaçları adına verdiği mücadele. bir de küçük bir çocuğun hayalleri.... mayıs tüm bu insanlar için bir sıkıntı mıdır yoksa sıkıntılarımızı küçücük dünyamızda kendimiz yaratıp suçu mevsime mi yüklemek isteriz??? her dakikasında hayatı görebileceğimiz doğallıkta olan bu filmde normal hayattan, basit dünyalara sahip insanların hepimiz gibi sıkıntılarına ve hayallerine tanık oluyoruz.

Cevap Yaz

3343634@ttnet

18 Şubat 2007 21:09

Klasik bir Nuri Bilge Ceylan filmi... Herşayi ile doğal. Türk Sinemasının entellektüel bakış açısı ile yapılmış, son derece \"sade\" fakat dikkatlice seyrettiğinizde,kendi içinde birçok mesajı barındıran bir film... Oyuncular doğal,hikaye \"sürükleyici\" değil. Bu tür filmlerin sadece \"entellektüel\" kesime değil; popüler kültürün pençesinde bocalayan gençlere de ulaşması gerektiği kanaatindeyim.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica