Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Adanalı Tayfur Kardeşler

Adanalı Tayfur Kardeşler

8,20

(10 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 Komedi Aile Komedi, Aile

Yönetmen: Zafer Davutoğlu Zafer Davutoğlu

Ülke: türkiye

Oyuncular: Yavuz Karakaş, Faruk Panter, Hasan Nurdan, Yüksel Tanık, Nusret Özkaya, Zeki Sezer, Bedri Çavuşoğlu, İhsan Bayraktar, Talia Saltı, Ahmet Turgutlu Devamını Gör...

Konusu : Mücap Ofluoğlu ve Öztürk Serengil. Seyretmeye doyamadığımız Necmi adamlarıyla konuşuyor. Necmi; “Vaziyetimizin acıklı durumunu hepiniz biliyorsunuz. Bizi kati bir iflastan kim kurtarabilir?” Adamları; “Para.” Necmi; “Right. Patlangoz bir laf. Peki, kimde para var bakalım?” Kamil; “Ahmet dayısında.” Necmi; “Patlangoz bir teşhis. Peki, Ahmet’in milyonlarının bize geçmesi için ne lazım?” Hakkı; “Türkan ablamızın Ahmet’le evlenmesi.” Necmi; “Right. Ancak Ahmet hayatta oldukça bu milyonlar bize damlaya damlaya gelir. Hâlbuki bu milyonlar bize derhal gelmeli… Peki, evlendikten birkaç gün sonra müstakbel eniştemiz masumane bir kazaya kurban giderse, maazallah bittabi, milyonları kime kalır?” Hüseyin Zan; “Sevgili ve kederli karısı Türkan ablamıza.” Necmi; “..Demek arkadaşlar, Ahmet eniştemizi en kısa zamanda o biçim harcamamız lazımmış. Yalnız, önce bir mesele var.” Kamil; “Efgan mı?” Jenerikte şakacı bir Cha Cha melodisinden sonra (filmdeki Tarsuslu Deli Kadir’i de seslendirecek olan) Sami Ayanoğlu şunları anlatıyor; “Evvel zaman içinde kalbur saman içinde güney illerimizden birinde, birbirinden hiç mi hiç hoşlanmayan iki adam yaşardı. İkisi de yürekli babayiğit kişilerdi ama gel gör ki kara kedi geçmişti aralarından.” Bunlardan biri Deli Hüsrev, diğeri de Damalı Hanefi’dir. Deli Hüsrev’in Adana’ya indiği bir gün, Damalı ve adamları onun çiftliğini basarlar. “Niyetleri Hüsrev’in ikizlerini kaçırmaktı. İkizler, göğüslerinde acayip iki çaprazla doğmuş iki şirin erkek çocuğuydu… Bir anda silahlar çekildi. Deli Hüsrev’in adamları kendilerini müdafaa ettiler. Ama neylesinler ki sayıca azdılar. İkizlerin anası Güllü Hanım yavrularını korumak için sarıldı silaha bastı kurşunu, bastı kurşunu. Ama olan olmuş yavrularından birini kaptırmıştı. Deli Hüsrev yetişemeden Damalı Hanefi adamlarıyla kaçmaya muvaffak oldu. Ama ağır yaralıydı. Ölüyordu, gene de içindeki kötülük sönmüyordu.” Adamı Abdo’ya şunları söylüyor; “Ölüyorum Abdo. Hüsrev’in çocuğunu al, kimsenin bulamayacağı bir yere götür. Mesela İstanbul’a. Al şu altınları. Tek gözün doysun. Hüsrev gelmeden de git.” Bir hafta sonra, Abdo kucağında zavallı yavruyla İstanbul’daydı. Talihsiz yavruyu cami avlusuna bırakıverecekti. Cemaat henüz içerde namaz kılıyordu. Avluda kimsecikler yoktu. Yavrunun boynunda adını, memleketini bildiren bir yazı vardı. Namazdan çıkanlar çocuğu buldular. Adının Tayfur, memleketinin Adana olduğunu öğrendiler. Buna inanmadılar ama gene de adını Adanalı Tayfur koydular. O sırada Tayfur’un Adana’daki kardeşi hiçbir şeyden habersiz büyüyordu. Bu yavrunun adı Necmi’ydi. Aradan yıllar geçti. Beşikteki çocuk büyüdü ve babasının mirasına kondu. Çift çubuğu sattı. Anasını ve güzel kız kardeşi Türkan’ı alıp İstanbul’a göç etti. İstanbul’a kral olacaktı bundan böyle. Ne kadar kirli iş varsa girdi. Polisin yaka silktiği azılı bir serseri oldu. İstanbul’un gizli kumar yerlerine hâkim olan bir serseri. Necmi etrafına dehşet saçadursun kardeşi Adanalı Tayfur da İstanbul’un başka bir köşesinde lahmacun satarak hayatını kazanıyordu. Gösterişli görünen yaşantısına karşın Necmi, arkadaşlarıyla konuşurken söylediği gibi, parasal yönden zor durumda. ‘Kurtarıcıları’ da çantada keklik gibi; Türkan ile evlenmeye can atan saftirik milyoner Ahmet. Yalnız ortada ufak (ama çetenin tüm planlarını alt üst edecek olan) bir pürüz var; Sevgi… Türkan, başka birini, Üniversiteden arkadaşı Efgan’ı seviyor. ’Biraz patlangoz bir durum’ ama Kel Necmi’nin ‘fikriyatı çalışır’; “Kafamız gene ışıldadı.” Türkan bir karar vermek zorunda bırakılır; Ya Ahmet’le evlenecek ya da Efgan öldürülecek. Çaresiz kalan genç kız evlenmeyi kabul eder ama nişan gecesi “Ahmet’le evlenmektense seve seve hayatıma son veriyorum” diye bir mektup bırakıp kaçar. Kendini denize atacakken, güzel bir rastlantı ile kayıp abisi Tayfur ve arkadaşı Kadir tarafından kurtarılır. (Filmdeki tek hata ikizlerin adları; Keşke Necmi'ninki Tayfur, Tayfur'unki Necmi olsaydı.) Biraz şaşkınlıktan sonra beraberce, Necmi ve çetesini durduracak bir plan yaparlar. Tayfur, Necmi’nin emirlerini değiştirerek olayları içinden çıkılmaz hale getirirken, çetedekiler ‘şaşkınlıktan bayat balıka dönüyorlar’. Türkan’ın Ahmet’ten söz ederek Efgan’ı kıskandırdığı komik sahne. Türkan; “Ne somurtuyorsun?” Efgan; “Abin seni başkasıyla evlendirmek için uğraşırken gülecek değilim ya? Ne biçim bir adam bu Ahmet? Zengin mi bari?” Türkan; “Milyonlarının sayısını kendi bile bilmiyor.” Efgan; “Desene pinponun biri.” Türkan; “Ne münasebet. Aslan gibi.” Efgan; “Ama yakışıklı mı bari?” Türkan; “Eh, fena sayılmaz.” Efgan; “Elinin körü… Kim bilir ne cahil şeydir.” Türkan; “Bilakis, çok kültürlü. Hem şair. Her gün benim için şiirler yazıyor.” Efgan; “Vay namussuz. Kim bilir ne saçma şeylerdir.” Türkan; “Öyle güzel şeyler ki, okusan bayılırsın.” Efgan; “Eksik olma, ben gidiyorum.” Türkan; “Efgan, kızdın mı bana, koca bebek? Dünyanın bütün hazinelerini önüme serseler acaba bir kılına değişir miyim senin. Hıh, Ahmet’miş.” (Yazan: Murat Çelenligil)



fahri.07

9 Mart 2018 19:26

eğlenceli bi film boş vakit değerlendirmek için izlenebilir.

Cevap Yaz

performer

14 Ekim 2016 22:09

malesef kemal filmin piyasaya çıkardığı çoğu dvd gibi bu filmin görüntü kalitesi de iyi değil. genel olarak eğlenceli bir film ama ben çok beğenmedim. orta.

Cevap Yaz

Göztepe

12 Şubat 2013 20:52

Öztürk Serengil'in izlediğim ilk başrol filmi doğrusu film her yönüyle çok güzel. Birbirlerini tanımayan iki ikiz kardeş biri mafya lideri diğeri gariban bir satıcı. Kader bunları büyük bir karmaşada karşılaştırıyor tabi mafya patronu kardeşi diğer ikiz kardeşi Tayfur kurtarıyor. Ahmet Tarık Tekçe'yide unutmamak gerek filmde . "Böyle evlilik olmazki" repliğiyle ve sempatikliğiyle Türkan Şoray'lı sahnelerde çok şey katmış. Son derece akıcı iyi bir film Zafer Davutoğlu yönetiminde olmasına rağmen filmde fazlasıyla Osman F. Seden esamesi göze çarpıyor. Zira filmin senaristi ve yapımcısı olduğu için normal bir olay zaten.!

Cevap Yaz

benimsinema

10 Kasım 2012 14:55

öztürk serengil iki rolde olmasina ragmen, filmi büyük basariyla canlandirmis... tabi osman babanin etkisiyle. filmde bazi repliklerin defalarca tekrarlanmasi ilgi cekici...komedi tarzi olsa da, sonuna dogru aksiyon macera hale geliyor...

Cevap Yaz

kartal tibet tutkunu

19 Nisan 2011 19:12

Dönemsel sinemada en matrak Öztürk SERENGİL filmlerinden biri diye de lanse edilir.. Cast olarak: Türkan ŞORAY, A. Tarık TEKÇE, Efgan EFEKAN, Hüseyin BARADAN, Kadir SAVUN evsafı.. Yıdızların olmasına karşın, bence Vahi ÖZ'ÜN olmadığı bir film tuzsuz yemek gibidir...

Cevap Yaz

kamil zafer

5 Aralık 2008 13:21

   Bu filme herşey denebilir "Güzel,eh.idare eder,sulu zırtlak vs".Ö.Serengil'in yüz ve vücut mimiklerine özgü komiklikleri nedense bir hayli itici,ben gram hesabı bırakın gülmeyi sırıtmadım bile.Oysa  H.Baradan;Filmi sıkıntıdan çıkarttığı gibi götürende o(21 kez "Abi değil şef" dedi).Kadro ise mükemmel.5.12.08   Zafer ALGAN

Cevap Yaz

performer

10 Kasım 2008 23:38

kemal sunal'ın "iyi aile çocuğu" filmi'nin ilk versiyonu. her iki film'de osman seden'in. fakat bu filmde çok güzel. mutlaka izleyin. gerçi ben ses tv adlı kanalda izledim filmi rezil etmişler kırpa kırpa kuşa çevirmişler.

Cevap Yaz

B a r b a r o S

3 Ekim 2008 16:52

Ahmet Tarık TEKÇE ve Hüseyin BARADAN'ın replikleri sade fakat güzel. Ahnet TARIK: böyle evlilik olmaz ki ama! Hüseyin BARADAN: abi değil şef! Öztürk SERENGİL replikleri zaten bi şaheser:)

Cevap Yaz

bir_demet_menekse

23 Şubat 2008 02:00

Ergun6 arkadaşım benim düşündügüm şeyleri yazmış  ama ben yine de yazmak isterim =) Öncelikle Ahmet Tarık Tekçe harikaydı özellikle de "Ama olmaz ki böyle de evlilik olmaz ki" lafını sayısızca duyuyoruz filmde, sonra Öztürk Serengil'in "patlangoz"lafı... Of of of "Ne patlangoz iştir yahu!" lafı da bence çok harika ya. Ayrıca yine Öztürk Serengil'in o meşhur "Mamafih ve bilakis" ile devam eden laflarını da duymaktayız. A tabii ki de Hüseyin Baradan'ı unutmak da olmaz filmde her adamı onu "Abi" diye çağırınca "Abi değil şef!" diye düzeltmesi...Hüseyin Baradan'ın ölürüldüğü sahnede de onu söylemesi, adamlarına "Sus be salatalık " lafını bolca duyabiliyoruz. Türkan Şoray yine çok hoş ve Efgan Efekan'la iyi bir uyum içindeler filmde.Ah bir nokta daha var ki Necmi'nin yerine geçen Tayfur (Necmi'nin)adamlarına "Hamama gidin keselenin" diyor, bunun üzerine adamlar da hemen banyoda kese yapıyorlar ve şarkı söylüyorlar. O sahne beni hakikaten de koparttı.Güzel bir filmdi izleyin...

Cevap Yaz

Murat Çelenligil

9 Mayıs 2007 03:58

Öztürk Serengil.. Yaşamı filmlerinden daha ilginç olan sanatçı 50’li yıllarda Babıâli’de, bu filmde Abdo rolünde izlediğimiz Ressam Cemal’in (Cemal Akyıldız) yanında çalışmış. Mücap Ofluoğlu’nun seslendirdiği Necmi ve Tayfur. İkizlerden birinin yaptığı hareketi diğeri istemsiz olarak tekrarlıyor.. Necmi ; “Vallahi ne patlangoz durumdur ben de anlayamıyorum yani. İçimde başka bir ben varmış gibi geliyor bana” diyor. Benzer durumlarda, Tayfur en yakın arkadaşı Kadir’le şöyle dertleşir “Yani başkasına söylesem deli zanneder ama sen abimsin. Bazı bazı bana öyle geliyor ki, ben iki ruhluymuşum da içimde başka biri varmış.” Necmi, göğsünün solunda, Tayfur sağında çapraz işareti ile doğmuştur. Bir sahnede Kadir’in bu çaprazla ilgili sorusunu Tayfur “Bütün mühim insanlarda olurmuş” diye yanıtlıyor. 'Yankesici Kız’ (1964) filminde Hacer’in, ikizi Mehtap’ı unutturması gibi Necmi de o kadar başarılı ki filmden sonra Tayfur’u anımsamıyoruz bile. O koşturmada piyano bile çalıyor. Bazen sevgi bazen şaşkınlık belirten ‘patlangoz’ sözcüğünü 29 kez kullanıyor. Kız kardeşi Türkan’ı, çok saf ve varsıl (Necmi’nin arayıp da bulamadığı iki özellik) Ahmet’le evlendirmek için zorladığı neşeli sahne.. Necmi ; “Muhterem valide teşkilatı ve sevgili kardeşim. Kısa keselim de kebabın yağı tamam olsun. Kalbimin parçası ruhumun goncası kız kardeşim Türkan’la para babası arkadaşım Ahmet’in evlenmelerine karar verdim gitti.” Türkan ; “Asla” diye bağırır. Ahmet ; “Ne diyor, ne diyor?” Necmi ; “Aslan diyor. Yani hayvanların en büyüğüsün” diyerek durumu kendince kurtarır(!). Kemal Ergüvenç’in seslendirdiği Ahmet’in iki sahnede “Hassas ruhumun göz yaşlarından örülü şu kolyeyi takdim edebilir miyim?” gibi sözlerle Türkan’a vermek istediği armağanlar “Kardeşim namına teşekkür ederim bilakis. Cebellezi” diyen Necmi’nin cebine giriyor. Daha sonra da sevgilisi Ayten’in boynunu süsleyecektir. Ahmet, Türkan’la iki gün süren ve ‘imzadan öteye geçmeyen’ evliliği boyunca o kadar komik durumlara düşer ki, 17 kez “Olmaz ki, böyle de evlilik olmaz ki” diyor. Filmin bir başka dikkati çeken kişisi pırıl pırıl saçları, bıyıkları ve cin gibi gözleri ile Kâmil.. Ayten’i ve çetenin şefliğini Necmi’nin elinden alıyor. Adamları, ağız alışkanlığı ile ona ‘abi’ dedikçe, en zor koşullar da bile “Abi değil, şef” diye düzeltiyor. 21 kez yaptığı bu düzeltmeyi ölmeden önce de yapacaktır. ‘Sokak Kızı’ (1962) filminden anımsadığımız Saim Bilge’nin dekorları çok güzel. Bir sahnede, Gülten Ceylan elinde 45’lik bir plakla “Haydi Twist” diyerek herkesi dansa çağırır. Necmi film boyunca sabırsızlıkla beklediğimiz ‘YEŞŞEE’yi bir kez o da filmin sonunda söylüyor.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica