Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Aşk Mabudesi

Aşk Mabudesi

8,23

(24 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 32 Dk Dram Duygusal Dram, Duygusal

Yönetmen: Nejat Saydam Nejat Saydam

Ülke: türkiye

Oyuncular: Nermin Özses, Müşerref Çapın, Renan Fosforoğlu, Aynur Aydan, Muammer Gözalan, Asım Nipton, Suzan Avcı, Zafer Önen, Sevgi Can, Aydın Tezel Devamını Gör...

Konusu : “Groovin’ ” (1967) ( Felix Cavaliere / Eddie Brigati). Edebiyatçılar Birliği’nin yemeğinde sahne adı Ayla Gül olan Leyla. Hacıağa; “Ayla Gül hanımsınız sanırım.” Leyla; “Evet efendim.” Hacıağa; “Sesinizi duymak isterdim.” Leyla; “Her gece Bulvar Gazinosu’nda okuyorum beyefendi. Zahmet buyurursanız…” Hacıağa; “Gazinolara gidemiyorum, vaktim yok. Üstelik de yalnız benim için söylemenizi isterdim.” Leyla; “Özür dilerim beyefendi, prensibim değil.” Hacıağa; “Ya size ‘tek şarkınız için son model bir Cadillac hediye ederim’ dersem herhalde prensibinizde benim için bir değişiklik yaparsınız sanırım.” Leyla; “Çok naziksiniz ama benim arabam var. Yalnız, bir şoföre ihtiyacım var. Şoför olarak yardım etmek isterseniz, memnuniyetle!” [Aynı gece ‘yoksul fıstıkçı’ Müşerref Çapın için ‘Sen İstedin’i (1969-Türkçe sözler Ülkü Aker) (‘Honey’¬-1968-Bobby Russell) söyleyecektir]. ‘La Violetera’ (1958) ve ‘Sürtük’ün (1937) (Mahmut Yesari) renkli bir Yeşilçam uyarlaması. Leyla Gürsoy, yoksul, kimsesiz ama paraya boyun eğmemiş biri. Ressam annesinden ‘yağlıboya bir tablo’, müzik hocası babasından ‘bir piyano’ kalmış sadece. Lunapark’ta “Falcılar Kraliçesi (‘s’ ters) Ünlü Medyum Nergis (‘s’ düz)” olarak fal bakıyordu. Müşterilerin sataşması ile çıkan kavganın ardından kovulur. Şarkıcı Suzan’ın yardımıyla ‘Şelale Saz’da işe başlıyor. ‘Sigara, fındık, fıstık, çiçek satacak’. ‘Fıstıkçı kız’lık sonrasında solistlik var. Günün birinde ‘en büyük aşk romancımız’ ile karşılaşacaktır. Ekrem Arkın, daktilosunun başındayken makineli tüfek gibi. Yaptığı iş ‘biraz mirasyedilik biraz da yalan tüccarlığı’. Sosyetik bir ‘milyoner kızı’ ile nişanlı. Ama sevmediği apaçık. Filmde ismi söylenmeyen abisi-Aydın Tezel, Jale’nin babasından (O’nun da adı yok) 3 milyonluk bir kredi koparmaya çalışıyor. Yazarın parmağındaki yüzük ‘bu iğrenç pazarlığın’ karşılığı. Yeni romanın konusu ‘bir sokak kadını’. Sazları barları ‘avcunun içi gibi’ bilen arkadaşı Osman’dan, oralara götürmesini istiyor. ‘Ferahfeza Peşrevi’ (İsmail Hakkı Bey) ve ‘Kahkaha Numarası’. Genç kızla karşılaşması hoş bir kaza ile. Müşteriler, sahnedeki Suzan’a domates atıyorlardı. Leyla’nın ‘geri postaladığı’ bir tanesi Ekrem’in yüzünde patlıyor. Yazarımız domatese bayılırmış! Paul Mauriat’nın aynı adlı albümündeki (1969) ‘Vole Vole Farandole’ (1969) (Gene Raskin / Michel Jourdan). Ne yapıp edip bir yemek buluşması koparır. Aradığını bulmuş. Tam romanının kahramanı. Lokantada tavuk budu tokuşturuyorlar tanışmaları şerefine. “Ne kadar içi dışı bir kızsınız. Samimiyetinize hayran olmamak elde değil” diyor. (Böyle sahnelerin vazgeçilmez sanatçısı Silvana Panpani de bir başka masada). Leyla ‘kaidesinin altına 4 tekerlek yerleştirmiş araba züppelerine pas vermezdi’ ama Ekrem’i çok sevmiş. ‘Daha ortada bir şey yokken bile göğsü daralıyor, içi bir tuhaf oluyor’. Buluşmaları hep Dolmabahçe’deki saatin altında, Paul Mauriat’nın ‘Vole Vole Farandole’ uzunçalarındaki (1969) ‘Isadora’ (1969) ( Don Black / Pierré Delanoe / Maurice Jarre) melodisi ile. Delikanlı ‘gençliğinden beri ilk kez şiir yazmış’. Piyanoda ‘Les Parapluies de Cherbourg’u (1964) (Michel Legrand) çalarken okuyor; “Dışarda bir yaz yağmuru//Yaş sokaklar sensiz bensiz” (Hikmet Münir Ebcioğlu). Daha sonra Muammer Gözalan bunu besteleyecektir (Teoman Alpay). Fakir ve Kimsesiz Çocukları Okutma Cemiyeti’nin balosu vardı o günlerde. Nişanlısı ile katılıyor Ekrem. Leyla da orada görevli. O gece nişanı bozup ‘Fıstıkçı Kız’la evlenmeye karar verir. Son romanı ‘Aşk Mabudesi’nin gelirini derneğe bağışlamış. Jale’nin babası para vermekten cayınca tüm ümidini buna bağlamış olan ağabey kendini öldürür. (Film boyunca beyaz kazaklı olan Osman, mezarlıkta siyah kazaklı!). Kıskançlıktan ne yapacağını bilmez durumdaki Jale, intihar mektubunu değiştirerek Leyla’nın uzaklaşmasını sağlar. ‘Arabesque’deki (1966) (Henry Mancini) ‘The Zoo Chase/Arabesque Theme’. Ama Osman her şeyi anlamış. Durumu öğrenen Ekrem, arabasıyla son sürat sevdiğine ulaşmaya çalışırken kaza ve körlük gelir. (Yönetmen Nejat Saydam, doktor rolünde). Bu kez de talihsiz Yazar sevdiğinden kaçıyor. (Jale, kazayı duyduktan sonra nişanı atmış)! Tam o günlerde Organizatör Murat Arsen, Leyla’nın sesini çok beğenir. Bir yıldız yapacakmış. “Çalışıp terlemeyi göze alırsanız, kolay” diyor. Yeni adı ‘Ayla Gül’. Büyük bir Anadolu turnesi; Murat’ın evlenme arzusu; Ekrem’in ‘servetini Kızılay’a bağışlayıp’ yoksulluğa yuvarlanması. Hiçbir zorluk aşklarını yok edemiyor. Filmin sonuna doğru Hüseyin Salıcı’nın meyhanesi. Delikanlı piyanonun başında. Leyla, Belkıs Özener’in sesiyle söylüyor; “Akşam olmuş ılık rüzgâr//Tavernalar sensiz bensiz.” Göz ameliyatı başarılı geçer. Esin Engin’in sesinden ‘Damarımda Kanımsın’ (1968) (Sinan Subaşı) duyulurken yine Dolmabahçe’deki saatin altındalar. Paul Mauriat’nın ‘Cent Mille Chansons’ 33’lüğündeki (1968) ‘Pour Étre Sincére’ (1968) (Jean Renard / Ralph Bernet). Leyla’nın tek odalı evine gelmiş. Jale; “Unutma ki ben çok zenginim. Ekrem’i senden satın alabilirim.” Leyla; “Sizin babanız zenginse benim kalbim. Siz güzelliğinizi makyaj salonlarından alıyorsunuz ben Allah’tan. (Keşke kendisinin de makyajı daha sade olsaydı)… Bir erkeği başka bir kadından dilenmeye kalkacağınıza ruhunuzu, kalbinizi, iyiliğinizi ortaya koyarak O’nu kazanmaya çalışın. Tabii varsa!” (Yazan: Murat Çelenligil)



burcusara

6 Nisan 2019 20:16

Filmi izlerken baya sıkıldım. Nedenini de tam anlayamadım ama bugüne kadar çok beğendiğim bir Cüneyt Arkın / Türkan Şoray filmi olmadı hiç nedense. Mesela Arım Balım Peteğim ve Sürtük'ü de o kadar beğenmemiştim.

Cevap Yaz

YesilcamFanatizm

19 Mayıs 2018 16:41

Türkan Şoray için izledim bu Filmi. Filmde eksikler var... Bana çok Müzikal geldi... Filmin sonu sanki oldu bittiye geldi... Ama izlenmiyecek kadar felaket değil.

Cevap Yaz

TubaArtan

25 Şubat 2017 14:59

Aslında Cüneyt Arkın ın ekşın filmlerinden çok romantik Jön halini beğenirim. Az önce denk geldim yine izledim.tipik yeşilçam filmi..."hayatım sana feda" ve "arım balım peteğim" i daha çok sevmiştim. bu filmin bir özelliği de zamanında kapalı gişe oynayıp kopya yetiştirilememesi imiş.

Cevap Yaz

fahri.07

13 Ocak 2015 10:15

çok klasik bi filmdi.oyunculuk harika ama senaryo klişe ve filmin akıcılığı yok..filmi izlerken özellikle sonlara doğru çok sıkıldığımı hissettim.izlenmesede pek bişey kaybedilmez.10/5

Cevap Yaz

performer

23 Ocak 2014 22:06

hikaye güzel ama bu şekildeki hikayeyi anlatım şeklini beğenmiyorum. buna rağmen 8 puan veriyorum baştan sona sıkılmadan izledim.

Cevap Yaz

jeremiekhan

3 Ağustos 2013 11:55

Tam bir yeşilçam filmi içinde her klişe var ben beğenmedim

Cevap Yaz

beyzacetin

24 Temmuz 2013 14:50

bir kaç kez tesebbüs ettim izlemeye. Ama her defasında sıkılıp kanal degiştirdim. Biraz bastan biraz sondan derken izledim filmi. Ama sevemedim, cok agır aksak, ilerlemeyen bir film. BEGENMEDİM.

Cevap Yaz

silvester

8 Ocak 2013 10:51

Eski filmlerin tadı bir başka oluyordu gerçekten,Müzikleri,eski İstanbul sokakları,dublajdaki saf, güzel cümleler,giyim tarzları herşey çok güzeldi.İnanıyorum ki,bu filmler yaşayana kadar hep cazibesini koruyacak.Aşk mabudesi filmide bu tanıma uyan filmlerden birisidir.Emeği geçenlere çok teşekkür ederim.Ayrıca,Murat Çelenligil arkadaşım,bir çok filmde olduğu gibi bu film içinde yazdığı öykü harikaydı.Bir teşekkürde Murat a..........Silvester.

Cevap Yaz

benimsinema

13 Temmuz 2012 23:33

yine güzel olan bir ask filmi... cüneyt arkin iyi bir oyuncu olmasina ragmen, ask filmlerinde biraz bana yapmacik geliyor hareketleri, bu filmdede bunu görüyorum... ilgimi ceken filmde, türkan soray bir daha asik olmayacagim adli sarkiyi söylerken, arkadaki dekorda buruk aci türkan soray yaziyordu, kendi filminde kendi reklamini yapmis iyimis.. dans dersleri almasi ve filmde koreograf harika, türkana keopatra olmak cok iyi yakiyor... ve filmde bazi abartilari da artik göz yumuyorum... suzan avci ve reha yurdakulun iyi rolde olmalari sevindirici...

Cevap Yaz

t_rex

20 Aralık 2011 15:05

kaliteli. asla basmakalıp değil. orjinal diyaloglar içermektedir.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica