Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Afilli Delikanlılar

Afilli Delikanlılar

8,92

(12 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 36 Dk Komedi Komedi

Yönetmen: Orhan Aksoy Orhan Aksoy

Ülke: türkiye

Oyuncular: Talia Saltı, Yılmaz Korkut, Mehmet Ali Akpınar, Osman Türkoğlu, Yavuz Karakaş, Hakkı Kıvanç, Cevat Kurtuluş, Suna Pekuysal, Gülsüm Kamu, Kenan Pars Devamını Gör...

Konusu : Stanley Black And His Orchestra’nın ‘The Music Of Lecuona’ albümündeki (1959) ‘Always In My Heart (Siempre En Mi Corazón)’ (1942) (Ernesto Lecuona). Mücevherlerini çalarken yakalamış Kemal’i (O’nu Selim olarak biliyor). Necla; “Meğer şiir dolu sözlerin, birkaç pırıltılı taş parçasını çalmak için atılan bir oltaymış. Mücevher hırsızlığını affedebilirim ama kalbimi yalan yere çalmanı asla. Al, hepsi senin olsun. Yalnız bir şey var aralarında, ufak bir çakı! Kirli ellerini sürüp kirletme onu, dokunma ona.” Müziği ile savaşlı yıllara, görüntüleriyle ümit dolu 60’lara gittiğimiz siyah beyaz film. Kemal ve Salih… Şakaları bizi sarhoş eden, ele avuca sığmaz iki candan arkadaş. (Sadri Alışık’ın ismi ‘Osman’ olsaydı. ‘Salih’ pek gitmemiş). Dolandırıcılık, cepçilik, avantacılık, daha neler neler. Para kazanma yöntemleri kabul edilebilir olmasa da, öyle cana yakınlar ki yaptıklarını hoş görürüz. Önce ‘fırıldak’ şans oyunu başındalar. “Bakan değil basan kazanıyor… İzmir’in fuarı, buranın kumarı… Yeşil Bursa’ya basalım, neşemizi bulalım.” Ütülecek ‘enayileri’ oyuna çekmek için bütün bu tantana. Gerçek yaşamda değil ama bu tip oyunlarda ikisinin de üstüne yok. Uzaktan duyulan zabıta düdüğü, ‘durum vaziyetlerine rutubet yapınca’ (‘75 liralık’ fırıldağı bile alamadan) anında ‘toz olurlar’. Bir yakalansalar halleri duman! Her girişim kan ter içinde kaçmakla sonuçlanıyor. “Ulan amma taban yağladık, ha. Hani ölçseler dünya rekoru kırmışızdır, namussuzum!” Salih’in de yaşı, ‘atletlik için’ biraz ‘mantar’! (Başka bir sahnede ‘lacivert’)! ‘Nasiplerine yazılanı bulmak için’ Haydarpaşa Garı’na gelmişlerdi! Burada ‘yemledikleri’ Kenan, özellikle Kemal’in yaşamını değiştirecektir. Maça Beyi’nin cüzdanı da ‘balık değil balina mübarek’! Gün biterken deniz kenarındaki ‘Mehtap Palas’tayız! Yatakları, birkaç portakal sandığı. Yorganları, sayısız yıldız. “İnsan, arkadaşının mazisini bilmezse, o arkadaşlığın bir ayağı topal demektir yani.” O gece ‘cemaziyülevvellerini’ öğreniriz. Salih, ‘sicilli vesikalı, sülaleden gelme bir serseri’. Buna mukabil, ne yol koşarsa koşsun Kemal farklı. ‘Sabun kokulu yorganlarda’ yatmış bir hali var. “Anlat, yalnız keyfine değil biraz da derdine ortak olayım bari.” Annesini çok küçükken, babasını 9 yaşında kaybetmiş. “Beni teyzem yanına aldı. İyi kadındı ama eniştem zebaninin cehennemden düşmüşüydü. İçer içer ‘bunu nerden musallat ettiniz başıma’ diyerek basardı sopayı. Bir gün, bir ağaç altında kendimi öldürmeyi düşünerek ağlarken küçük bir el uzandı.” Sınıf arkadaşı Necla güzel bir kız, ‘Peri’ derlermiş diğer çocuklar. “Derdimi, ben söylemeden hissetmişti. Çünkü O da annesini kaybetmiş ve babası ile yaşıyordu. Çoğu zaman, ‘Dostluk Tepesi’ adını verdiğimiz yere gider saatlerce otururduk.” Kötü talih orda da yetişir. Babası, işini İzmir’e nakletmiş! Birbirlerine ‘anne yadigârı madalyon ve babadan kalma çakı’ verirler. “Daha sonra eniştem beni yetimhaneye yatırdı. Necla mektup yazacaktı, belki de yazmıştır ama yırtıp atmışlardır evden. Anlayacağın, izimizi kaybettik gitti. Lisedeyken bir gün kaçtım. Sonrası malum, serseri Kemal olup çıktık işte.” Dua etsin ki rüyasında da olsa görebileceği bir kız, düşünebileceği hatıraları var. Salih ne yapsın! “Yalnızca senede bir gün namusumla çalışırım. Anamın mezarına çiçek götürmek için. Kasımpatılarına bayılırdı.” Tek amaçları, ‘bir iki dalga daha çevirip namuslu bir iş (tütüncü dükkânı falan) tutmak’! O zaman rahmetlinin mezarını çiçekle donatacaklarmış. Babasını üç yıl önce kaybedince, Necla artık İstanbul’da. Bıkıp usanmadan Kemal’i arıyor. Arkadaşı Nesrin’e göre ‘milyonluk elmaslara aldırmazken, beş liralık bir çakının üzerine titremesi’ delilik değilse nedir! Tek aşkından kalan son hatıra! Haydarpaşa’dan anımsadığımız Kenan da elmaslara göz dikmişti. Adamlarına “Bazı işler vardır ki acele kaldırmaz. Önce kaleyi içerden fethetmek lazım. Mücevherlerden önce kızın kalbini çalacağız. Kızı âşık etmek için ilkin yakışıklı bir genç kiralayacağız. Fiyakalı bir oğlanla benim zekâm birleşti mi kalbini kaptırmayacak kız yoktur” diyordu. Sopa-havuç metoduyla Kemal olur bu genç. Kasadaki mücevherlerin ‘onda biri’ ile başlayan pazarlık ‘yüzde elli’ ile sonuçlanır. İki genci ‘plandakini aşan’ bir duygusallıkta görüyoruz. Aşk, rolden çıkıp gerçek olmaya başlamış. ‘Tehlikeyi’ hisseden Kenan, tehdit dayak, ne yapsa bu sevgiyi aşamıyor. Kemal de çeşitli girişimlerden sonra ulaştığı mücevherlerin arasındaki çakıyı görünce, genç kızı korumak için canını bile ortaya koymaktan çekinmez. “Çocuklar bir şey anlamaz sanırlar ama aslında en temiz, en büyük aşklar çocukluk aşklarıdır.” (Yazan: Murat Çelenligil)



furkanbabo

19 Mayıs 2020 02:33

bu filmde kenan parsı toron karacaoğlu seslendirmiş ve sesi çok yakışmış

Cevap Yaz

Göztepe

30 Haziran 2016 12:41

Başrolde iki usta aktörün rol aldığı yönetmen Orhan Aksoy'un ustalığında unutulmaz bir film. Gülsüm Kamu mağrur içine kapanık kız rolüylede rolünün hakkını verenlerden.Yankesici iki arkadaşın maceralı yolu iki çocukluk aşıkları entrikalı yollardan olsa en sonunda birlestiriyor. Film oldukça güzel samimi ama filmin ilerleyişi ağırdı yönetmen Orhan Aksoy'un tarzı genelde böyle film ilerlemesinde.

Cevap Yaz

fahri.07

20 Mayıs 2016 17:28

Filmi İzzet Günay için izledim onun oyunculuğunu çok beğeniyorum.özellikle sonlara doğru İzzet Günay'ın yüz ifadeleri ve mimikleri çok etkileyici.tabii Gülsüm Kamu'nun o büyülü güzelliği bakışları ve oyunculuğu şahane.ayrıca Sadri Alışık ve Kenan Pars'ta harikaydılar.Filmin senaryosu çok etkileyiciydi ve filmin mutlu sonla bitmesi bir başka zevkti benim için.Film komedi ağırlıklı olmasına rağmen beni etkileyen dramatik yönü oldu.aralardaki ufak tefek argo kelimeler filmi komikleştirmiş(-gaz kes arkadaşım.-e motor yağına bi bakalım dedik abi vs.)sonuç olarak gerek senaryo gerek oyunculuk ve gerekse müzikleri ile kusursuz bi film olmuş.izlemeyenler mutlaka izlemeli.10/10

Cevap Yaz

karadagli61

7 Kasım 2015 01:10

Sadri Alisik ve yine cok özel bir oyunculuk

Cevap Yaz

Maviprens

18 Kasım 2013 04:03

ismiyle özdeşleşmemiş film sadri abim için değer ama

Cevap Yaz

jeremiekhan

14 Eylül 2013 12:15

fena değil ama beklentiye girmeyin

Cevap Yaz

performer

13 Ocak 2013 23:06

sadri alışık için bu filmi beğendim diyorum.

Cevap Yaz

beyzacetin

24 Aralık 2012 16:00

çok başarılı çok duygulu çok güzel bir film. Üstad Sadri Alışık ise her zamanki gibi yüreğime işleyen bir performans sergiliyor.

Cevap Yaz

kartal tibet tutkunu

7 Ağustos 2009 09:30

BU FİLİM İÇİN: Sinemamızın;  En sağlam ikilisinden " Afilli Bir Filim " Olmuş diyorum...

Cevap Yaz

nurettin_akgoz@hotma

22 Haziran 2009 16:33

BU FİLİM İÇİN:SİNEMAMIZIN EN SAĞLAM İKİLİSİNDEN AFİLLİ BİR FİLİM OLMUŞ DİYORUM ......

Cevap Yaz
Yandex.Metrica