Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Kaderde Birleşenler / Kıyamet Günü

Kaderde Birleşenler / Kıyamet Günü

8,29

(4 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 16 Dk Dram Duygusal Dram, Duygusal

Yönetmen: O. Nuri Ergün O. Nuri Ergün

Ülke: türkiye

Oyuncular: Ali Şen, Orhan Çoban, Lütfü Engin, Mehmet Büyükgüngör, Sadiye Arcıman, Faruk Panter, Hüseyin Kutman, Hamit Türker, Kadri Ögelman, Mualla Sürer Devamını Gör...

Konusu : ‘Just For Tonight’ (Johnny Mercer / Hoagy Carmichael). ‘Hatari!’deki (1962) Henry Mancini’ye ait olmayan tek melodi. Ayakkabı boyacısı Yusuf üzüntülü. Arkadaşlarıyla dertleşiyor.“Fakirliğin canı cehenneme. Bugün doğum günüymüş Nuran’ın… O’nu sevindirmek isterdim. Ama elimdeki para hem hediyeye hem de akşam nevalesine yetişmeyecek.” Dostlarının maddi desteğiyle ‘hediye de nevale de’ alabilecektir. ‘Dayanışmanın canı cennete!’ Bankadan 100 bin lira kazandığında Onları da görmüştür herhalde! [Hoplaya zıplaya koşarken ‘Charade’deki (1963) (Henry Mancini) ‘Punch and Judy’ var]. ‘İdealist’ mühendis Sedat, çalıştığı inşaatın dalavereci sahibi Fuat Bey’le anlaşamıyor. ‘Demiri eksik, çimentoyu düşük dozajlı’ kullansa sorun yaşamayacak. Ama bu hem dolandırıcılık hem de cinayet kahramanımıza göre. Sadık Usta’ya ‘böyle malzemenin kullanıldığı son kattaki betonun yıkılmasını’ söyler. Üstelik ‘çalışmadıkları günlerdeki yevmiyenin işçilere tam olarak ödenmesini’ istiyor. (Ancak 60’larda olabilecek bir şey bu. Fuat Bey’in cinleri tepesine çıkmasın da ne olsun!). Eşi Sadiye, küçük kızı Yasemin ve karısının (ayağı hafifçe aksayan) kimsesiz yeğeni Nuran’la mutlu bir ailesi var. ‘Hatari!’deki (1962) (Henry Mancini) ‘The Sounds of Hatari’. Üzücü diğer bir konuyu gelen mektuptan anlıyoruz. Kefil olduğu Abdullah Bey senetlerini ödeyemeyince bir banka ihbarı almış. Neyse ki karısı anlayışlı. “Üzülme Sedat, Allah can sağlığı versin. Pırlanta iğnemi, bileziklerimi hemen sat. Seni rahatlamış görmek onları satmaktan daha çok zevk verir bana” diye rahatlatıyor kocasını. (Belli ki o da üzgün, ‘satmaktan’ yerine ‘takmaktan’ demeliydi). Sedat, bu para sıkıntısıyla bile Fuat’ın karşısında ‘meslek onurundan ödün vermiyor’, boyun bükmüyor; “Yıllarca dişinden tırnağından arttırdığı parayı, bir aile yuvası almak ümidiyle sana kaptıranları daha fazla aldatamayacaksın.” Tartışma sırasında inşaattan düşer. ‘Thunderball’daki (1965) (John Barry) ‘007’ ve ‘5. Senfoni, Op. 47: I. Moderato’ (1937) (Dimitri Shostakovich). Sadık Usta’nın aileyi İlkyardım Hastanesi’ne götürmesi ve mühendisin ölümünü bu melodilerle izliyoruz. Sonrası çok zor. Boş yastık, duvarda bir resim. Zorunlu olarak daha ‘mütevazı bir semte’ taşınırlar. (58 numaralı ahşap evin önündeki sokak çeşmesini çok sevdik). ‘Rast Medhal’ (Refik Fersan). Sadiye Hanım, evlere gündeliğe gittiğini anlatıyordu komşusuna. Genç kadının sesini çok beğenen Raziye, şarkıcı olması için aracı olur. Her gece için 100 lira alacakmış. Durumları şimdilik daha iyi. ‘Quizás, Quizás, Quizás’ (1947) (Osualdo Farrés).Yeni ev, yeni eşyalar. Bu sırada kadın düşkünü Fuat, ailenin yoluna tekrar çıkar. Gazino patronuna “Var mı yeni parçan” dediğinde isteğinin ‘şarkı’ olmadığı yüzünden gözünden belli! Zavallı kadın, ‘maruf iş adamlarımızdan’ Lütfü Bey’in evindeki bir ‘akraba toplantısı’ numarasıyla Fuat’a ‘sunulur’. Kurtuluş olmadığını anlayınca kendini 3. kattan atıyor. Komşuları Yusuf, Yasemin ve Nuran’a sahip çıkar. İnsanlar birbirlerine böyle günlerde yardımcı olmalıymış. Annesi Raziye ise ‘bir sübyanla bir kötürümü başına bela ettiği’ için söylenip durmakta. Ama Fuat’tan yine kurtuluş yok. Adamı Panter ve Raziye ile bir plan hazırlamış. Yıldız Hamamı’na getirilen Nuran’a saldırıyor. Ölümü, Yusuf’a ateş etmek isteyen Panter’in kurşunu ile olur. Genç kızın bastonsuz yürüyebilmesi çekilen onca acının bir ödülü gibi. 19 Mayıs’taki yaş günü. ‘Gençliğe Veda’ (1965) (Yıldırım Gürses). Yusuf; “Sen çok daha güzel şeylere layıksın. Fakir boyacıların sana verecek neleri olabilir ki?” Nuran; “Altın kalpleri, mert dostlukları. Ben bunları hiçbir şeye değişmem Yusuf.” Yusuf; “Nuran ben…” Nuran; “Hayır Yusuf, sus yalvarırım sus.” Yusuf; “Haklısın susmam lazım. Aramızda bir boya sandığı var. Ben onu bütün ömrümce omzumda taşımaya mahkûmum. Ben boyacı Yusuf, nasıl sana erişebilirim.” Nuran; “Hayır, ben çok yakındayım Yusuf. Ama aramızda senin boya sandığın değil benim bastonum var. Sakatım ben.” Yusuf; “Seni o kadar seviyorum ki Nuran. Artık bastona ihtiyacın olmayacak. Daima yanında olacağım.” (Yazan: Murat Çelenligil)



MGUNAY

30 Kasım 2015 11:25

Filmin ortasında Sadiye Arcıman'ın rol icabı öldüğüne sevindim desem yalan olmaz. Filmin ortasına kadar Sadiye Arcıman filmin başrol oyuncusu yoksa Hülya Koçyiğit mi belli değildi.

Cevap Yaz

benimsinema

9 Eylül 2012 15:50

aksilikler üst üste gelir hülyanin basina. ailesi coktan ölmüs, teyzesinde kalan ve arda arda enistesini ve teyzesini kaybeder... yusuf, komsulari olarak sahip cikar fakat annesi mualla istemez... ekliyebilecegim tek sey, hülyanin güzelligi ve filmin bol müzikli olmasi

Cevap Yaz

kartal tibet tutkunu

29 Aralık 2011 20:24

Bence de film güzelde sayılabilir ama "Kıyamet Günü" jenerik isminin; filmle ne alakası var onu da anlayamadım?..

Cevap Yaz

performer

6 Haziran 2010 14:33

güzel bir film. nuri ergün'ün yönettiği filmlerin temposu yüksek olur. genelde komedi filmlerini iyi çeker ama bu duygusal filmi'de güzeldi.

Cevap Yaz
Yandex.Metrica