Son Gece

8,74

( 7 kişi yorum yaptı )

Son Gece

Sinema Filmi

1967

‘Sol minör Adagio’ (Tomaso Giovanni Albinoni) (Düzenleme Remo Giazotto) (1945). Tuna Nehri’ndeki İbrail’e yakın İveski kasabası.
Düşman olması gereken iki sevgili.
Faruk; “Farkında mısınız, birbirimizle kavga ediyoruz adeta. Evet, birbirini seven, kıskanan iki âşık gibi kavga ediyoruz… Günlerden beri içimizi yakan beynimizi tutuşturan şeyler bu gece dudaklarımızdan dökülüyor.”
Mariya; “Rica ederim Faruk Bey, bütün kâinat önüne katmış şuursuzca bu gece sürüklüyor bizi. Ne olur kendimize gelelim. Biz sadece iki düşmanız. Sonuna kadar da iki düşman olarak kalmaya mahkûmuz.”
Faruk; “İnsan olduğumuzu unutuyorsun. Önüne geçilmez bir kuvvet bizi birbirimize yaklaştırıyor.”
Mariya; “Buna hakkımız yok Faruk Bey... Ya Rabbi, ne büyük bir günah işliyoruz.”
Faruk; “Sevmek günah olamaz Mariya… Aş kın vatanı yoktur.”

Aynı adlı ‘Son Gece’nin (1938) (Esat Mahmut Karakurt) (6. Baskı-1950) (İnkılâp Kitabevi) ikinci çevrimi.
1916, sonbaharı. “Büyük Harp’te cenubi Romanya.” Müttefik ordularına mensup bir Türk bataryası Yüzbaşı Faruk’un komutasında ilerliyor.
Gece saat on. Müthiş bir yağmur var. Nasıl olduysa, ‘bu dağ başında’ sığınacak bir ev bulabilmişler. “48 saatten beri gözümüze uyku girmedi” diyor kumandan. “Müsaadenizle, şafak sökene kadar burada istirahat etmek istiyoruz.” Ev sahibi, emekli General Mihailescu (biraz da kapıyı kırdıklarına kızdığı için) Onbaşı İhsan Gedik’i yaralayınca, öldürülür. Kızı Mariya’nın kurşunu da Yüzbaşı’nın kolunu sıyırıyor (romanda, sf. 62, ‘iki parmağı’ sakat kalır). Faruk, yarasının değil ama Generalin acısını film boyunca çekecektir.
‘Türk Zabit’ten (şimdilik) nefret eden güzel Mariya, ‘tayyareci’ abisi Polivas tarafından halalarının yanına götürülür.
Üç ay sonra, Şubat, 1917. “Müttefik Türk ve Alman orduları, Galiçya Cephesi’ndeki Rus ve Romen kuvvetleriyle çarpışırken Romanya’nın stratejik şehirlerinden İbrail, 6. Türk Kolordusu tarafından işgal edilmiştir.”
Yüzbaşı Faruk, 5 km. kuzeydeki İveski (romanda ‘İveşki’) kasabasını ele geçirmek emrini alır. Belki de tertemiz, güzel yüzünün etkisi ile ilçe halkı dostça davranıyor. Belediye Başkanı Radilescu, ‘kasabanın en güzel evini tahsis eder’ kendisine. Kahramanımız burada hayatının ‘garip ve umulmaz tesadüfü’ ile yüzleşecektir.
Siyahlar içindeki yaşlı ev sahibesi iki büyük matem içindeymiş. İşgal altındaki memleketinin ve cinayete kurban giden kardeşinin.
Doamnela Mihailescu’nun yeğenini görünce bir darbe yemiş gibi oluruz; Mariya!
Faruk “Lütfen inanınız, önce kardeşiniz ateş etti bize. Hakikati bilmenizi istiyorum” diye yırtınıyor ama ölen öldükten sonra ‘hakikat’ neyi değiştirir! “Henüz 23 (romanda ‘24’) yaşında bir genç kızı babasız bıraktınız. Ocağımızı söndürdünüz” suçlamasına verilecek yanıtı yok.
Mariya... Hüzün dolu bir çift yeşil göz. ‘Düz siyah saçları rüzgâr gibi uçuşan Rumen kızı’. Türk subayının ince davranışları, yüreğindeki nefreti tutkulu bir aşka dönüştürüyor.
‘Rosen Aus Dem Süden, Op. 388’ (1880) (Johann Strauss II) ile dans ettikleri balodan eve geldiklerinde birbirlerine sevgilerini söylerler.
“Bunun sonu bir facia ile bitecek diyorum size, inanın Faruk Bey.”
“Hayır, bilakis, saadetle bitecek Mariya, göreceksin.”
Filmin sonunda keşke delikanlının dediği olsaydı!
“1916 yılının son günlerinde (romanda ‘1917-Şubat’) taarruza geçen Rus ve Romen orduları, Avusturya ve Bulgaristan cephelerini bozguna uğratmış, cenuba doğru ilerlemekteyken İbrail cephesini tutan Türk kuvvetleri tarafından durdurulmuştu.”
Yüreği karmaşık duygularla dolu genç kızın duası; “Benim ve bütün insanların büyük Allah’ı! Yalnız bizi değil, gecenin karanlığın içinde vatanları için dövüşen, dost-düşman, bütün talihsiz insanları da koru ve… O’nu… O’nu da…”
Yüzbaşı Faruk, Polivas’ın uçağından atılan bir bomba ile yaralanır. Belki duanın faydası, ölümden dönmüş.
Ayağının, kangren olup kesilme tehlikesi vardı. Generalin ölümünden o denli etkilemiş ki bu durumda bir teselli bile buluyor. “Size çok acı çektirdim. Ödeşmemiz için biraz da benim acı çekmem gerekmez mi?”
1917 sonları. Bolşeviklerin yönetimi ele geçirmesiyle Rus ordusu cepheden çekilir.
Faruk, 3 ay sonra, iyileşmiş olarak Mariya’ya koşuyor.
‘Mehtaplı bir yaz gecesi… Gökyüzünde milyonlarca yıldız… Tuna, uzakta ışıklar içinde pırıl pırıl yanıyor’. Genç kızın ise gözlerinde hüzün var. Herkes General Mihailescu’nun kızını, Faruk Bey’in metresi olarak biliyormuş. “Abim buraya gelir de bir düşman zabitini sevdiğimi öğrenirse beni öldürür.”
Türk karargâhına yapılacak baskın, ihbarı sayesinde atlatılır.
Polivas, o kızgınlıkla öyle bir şey yapıyor ki canavarlığı, intiharına neden olacaktır. Faruk bağlıyken, kız kardeşini 4 (romanda ‘6’) kişinin kucağına atar!
1919. Aylarca hastanede yatan kahramanımız, savaş bitince İstanbul’a gönderilmiş. Şimdi iki büyük ıstırabın pençesinde. Biri Mariya’nın, diğeri düşman işgali altında olan memleketimizin.
Günlerdir beklediği haberi Mülazım Ahmet Bey getirir. Müracaatı kabul olunmuş. Ertesi gün Sirkeci’den kalkacak Amerikan bandıralı Nelson şilebiyle Romanya’ya hareket edecekmiş. “Orda en fazla iki gün kalacaksınız. İstanbul’a döner dönmez de 24 saat içinde Anadolu’ya geçmek üzere hazırlıklı bulunacaksınız.”
Hala Mihailescu, delikanlıyı Mariyasına götürüyor!

Faruk; “Beni nereye getirdiniz Madam?”
Doamnela Mihailescu; “Telaş edecek bir şey yok. Mariya, ekseriya bu saatlerde mezarlığa gelir. Babası ve abisi burada yatıyor… İşte kardeşimin mezarı. Bir kurşunla öldürdüğünüz adam... Bu da şerefini kurtarmak için kendisini öldüren Polivas’ın mezarı.”
Faruk; “Ya burada kim yatıyor Madam?”
Doamnela Mihailescu; “…”
Faruk; “Söyleyin Madam, yoksa?”
Doamnela Mihailescu; “…”
Faruk’un umarsız çığlığı. “MARİYA… MARİYA…”

“Ağla şimdi ey bedbaht insanoğlu (romanda ‘adam’), ağla hayatının sonuna kadar!”
(Yazan: Murat Çelenligil)


Jenerik Yazısı : Uçak sahnelerinin çekilmesinde yardımda bulunan Türk Hava Kurumuna teşekkürü borç biliriz.
Ayrıca Işık ekibinde " Şeytan Ekmeçi " set ekibinde ise " Kıvırcık " adı geçmekte. Zafer ALGAN

Ödüller

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu (5. Antalya Film Şenliği-1968)

Oynayanlar

Kartal Tibet Kartal Tibet Yzb. Faruk
Fatma Girik Fatma Girik Maria Mihailescu
Cahit Irgat Cahit Irgat General Mihailescu
Naci Erhun Naci Erhun Polivas
Aliye Rona Aliye Rona Doamnela Mihailescu /Maria'nın Halası
İhsan Gedik İhsan Gedik Türk Onbaşı
Yavuz Karakaş Yavuz Karakaş Hasan çavuş
Mehmet Büyükgüngör Mehmet Büyükgüngör Belediye Reisi Radilescu
Muzaffer Yenen Muzaffer Yenen Kolordu Kumandanı
Eva Bender Eva Bender Lina
Sevda Nur Sevda Nur Maria'nın Arkadaşı / Konuk Oyuncu
Sevgi Can Sevgi Can Maria'nın Arkadaşı
Asım Nipton Asım Nipton Doktor
Ahmet Turgutlu Ahmet Turgutlu Çavuş
Hüseyin Güler Hüseyin Güler Romen Onbaşı
Enver Dönmez Enver Dönmez Romen Asker
Erdoğan Seren Erdoğan Seren Romen Asker
Nezihe Güler Nezihe Güler Faruk'un Annesi
Adalet Cimcoz Adalet Cimcoz Fatma Girik Seslendirmesi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Kartal Tibet Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Mehmet Büyükgüngör Seslendirmesi
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Anlatıcı(Seslendirme)
Hayri Arlı Hayri Arlı Seslendirme
Kamer Sadık Kamer Sadık Romen Vatandaşı
Çetin Başaran Çetin Başaran Romen Askeri
Süha Doğan Süha Doğan Naci Erhun Seslendirmesi
Esen Günay Esen Günay Naci Erhun Seslendirmesi
Meral Kurtuluş Meral Kurtuluş Davetli
Oktay Yavuz Oktay Yavuz Asker
Vala Önengüt Vala Önengüt Yavuz Karakaş Seslendirmesi
Gani Dede Gani Dede Romen Vatandaşı
Mualla Sürer Mualla Sürer Nezihe Güler Seslendirmesi
Suna Pekuysal Suna Pekuysal Sevda Nur Seslendirmesi
Gülen Kıpçak Gülen Kıpçak Sevgi Can Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Özdemir Arıtan (Kurgu)
Sanat Yönetmeni Niyazi Er (Sanat Yönetmeni)
Yapım Ekibi Adnan Uygur (Yapım Amiri)
Sabri Arslankara (Yapım Asistanı)
İhsan Gedik (Set Ekibi)
Ercan Akyıldırım (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Osman Özben (Yönetmen Yardımcısı)
Oğuz Duru (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Muzaffer Turan (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Ali Berkan (Negatif Kurgu)
Osman Bilal (Negatif Kurgu)
Işık Ekibi Erol Batıbeki (Işık Şefi)
Mehmet Kuzgun (Işık Ekibi)
Sanat Ekibi Sevim Çavdar (Kostüm Ekibi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Nevzat Dişiaçık (Senkron)
Arif Özalp (Senkron)
Kemal Çokcan (Senkron)

Firmalar

Uğur Film (Yapım)
Acar Film (Film Hazırlık)
Acar Film (Seslendirme)

Son Yorumlar (7)

performer avatar performer 28 Haziran 2013 22:51:25

8

duru oyunculuklar ve memduh ün'ün başarılı yönetimi ile güzel bir film.

kariz_ma_35 avatar kariz_ma_35 21 Nisan 2012 01:47:04

10

Romanya topraklarına işgal eden Türk ordusunun bir subayı ile düşman general kızının. Acı aşkı ve sonu büyük bir hazinle biten bir aşkı ve savaşı yansıtmış bir film. Düşman topraklarına işgal eden Türk ordusu Yüzbaşı "Faruk" Kartal Tibet ön derliğinde. Emekli bir romen general'inin "Cahit Irgat" evinde bir gece kalmak isterler Fakat vurmaya gidecek ileri giden generali askerler vururlar. Ses üzerine gelen general kızı "Maria" Fatma Girik bir müddet sonra. Faruk'u öldürmek ister fakat beceremez. Onu affeden Faruk ordan ayrılır. Artık Türk ordusu her yere girmiş bayraklarda göndere çekilmiştir. Herkese bir yer tahsis edilir. Yüzbaşı Faruk'a ise Maria'nın halası "Mihailescu" Aliye Rona'nın evi tahsis edilmiştir. Simsiyah çarşaf giyinen matemli olan Maria'nın halası onu ağırlar. Gitgide Maria ile Faruk birbilerine aşık olur. Bir yandan karargahtan aldığı emirleri uygulayan bir taraftan savaşta yaralanan. Diğer yandan Maria ile beraber olan Faruk çok mutludur. Fakat düşman kumandanı olan Maria'nın abisi "Polivas" Naci Erhun ifal edilmiş kardeşini askerlerinin üstüne salar ve kendini vurur. Faruk'un eli kolu bağlı halde ve saçları bir gecede beyazlamıştır. İstanbul'dan Romanya'ya döndüğünde Maria askerler tarafından kurşuna dizilmiş öldürülmüştür. Ve Faruk Maria'nın halasının sitemlerini iyice yiyerek bedbaht olur. Fim biraz durgun olmasına rağmen izlenebilir seviyede. Özellikle son sahneler savaşlar Romen halkının Kartal Tibet'i sevmesi. Düşman çocukların aşkı görüntü kalitesinin netliği ile iyi bir film olmuş. Eksiklik olarak senaryo biraz daha işlev hale getirilebilirdi diyebilirim. Ama daimi kanaatim gayet iyi bir film olduğu..

benimsinema avatar benimsinema 17 Şubat 2012 17:17:02

7

filmin konusu agir olsada, film izlenmeye deger bir savas filmi. iki düsman birbirine asik olur...aliye rona yine fevkelade...

kartal tibet tutkunu avatar kartal tibet tutkunu 01 Temmuz 2011 22:16:07

10

Kartal TİBET & Fatma GİRİK ten duygusal bir savaş filmi olup 1. Dünya savaşını konu etmektedir. Dönemine göre iyi sayılı filmler içinde... 

delikadir39 avatar delikadir39 21 Şubat 2011 14:43:02

10

Güzel bir tarihi ve dram filmi.1.Dünya Savaşı Romanya Cephesinde geçiyor.

tevfik cakmak avatar tevfik cakmak 29 Mayıs 2010 23:58:05

10

SON GECE (1967): ilki 1952'de  Işık Film tarafından çekilen Esat Mahmut Karakurt'un aynı adlı romanından çekilen 2. film Uğur Film tarafından çekildi.Filmin konusu 1. Dünya Savaşı yıllarında Romanya'da  bir Türk subayı ile Romen kızı arasında geçen b ir aşk faciasıdır.Memduh Ün'ün yönettiği filmin çekimlerinde yer alan ahşap köşk,Kızıltoprak'ta,Müjdat Gezen Sanat Okulu yanında yer alıyordu.Köşk önce yakıldı,sonra ortadan kaldırıldı.Son Gece filmi çekilirken,köşke gidip çekimleri izlemiştim.

Yandex.Metrica