Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Suçlular Aramızda

Suçlular Aramızda

8,40

(21 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 9 Aralık 1964 1 Saat 41 Dk Polisiye Dram Polisiye, Dram

Yönetmen: Metin Erksan Metin Erksan

Ülke: türkiye

Oyuncular: Osman Türkoğlu, Sabahat Işık, Ahmet Turgutlu, Feridun Çölgeçen, Faik Coşkun, Erol Taş, Gülben Akkaya, Hakkı Haktan, Atıf Kaptan, Tamer Yiğit Devamını Gör...

Ödüller: En İyi Yönetmen

Konusu : İstanbul'un zengin bir ailesinin konağında oldukça kıymetli olduğu söylenen bir kolye çalınır. Hırsızın evin içinden bir kişi olduğu düşünülmektedir.Ancak şüphelerde sınıf farkları hemen göze çarpar. İşin ilginci kolye sahtedir.



Yorgun

9 Mart 2020 21:23

Metin Erksan ustanın başarılı filmlerinden sadece bir tanesi. Filmi Ekrem Bora ve fazla rolü olmasa da Leyla Sayar sırtlamış. Tamer ve Belgin bu filmde başrol olmalarına rağmen gölgede kalmışlar. Ekrem Bora sadist ruhlu, bencil, asalet düşkünü, kadın hastası birini çok güzel canlandırmış. Sadettin Erbil sesi de kendisine ayrı bir karizma katmış. Avantür filmlerin bir numaralı oyuncularından Tamerle de iyi kapışma sahnesi yapmışlar. Gerçekci bir kavgaydı.Ekrem Borada iyi yumruk atan oyunculardan avantür film oyuncusu olmasada. Filmin finali de şahaneydi. Ekrem piskopatlığını yine yapıyor ve beni ancak kendim cezalandırır diyor intihar ediyor. Bu film 70 lerde çekilse bu psikopat adam rolünü 3 kişi oynayabilirdi. Salih Güney, Yalçın Gülhan ve Kuzey Vargın. Ama siyah beyaz dönemde ve daha onlar sinemada yokken Ekrem baba bu rolü kapmış ve oyunculukta çok üst bir seviyeye gelmiştir. Senaryo güçlü olmasa bile Ekremin üstün oyunu filmi kurtarmış. Leyla Sayar da adeta bu filmin Feri Canseli, Figen Hanı, Nevin Nurayı olmuş. Filmde hep yarı çıplak.bi sahnede kendisine gönderme bile yapmış. Ekrem ile telefonda konuşurken yine yarı çıplak haliyle striptizcilere döndüm diyor 70 lerde bu rolü saydığım 3 kişi dışında Birsen Ayda ve Melek Görgün çok güzel oynardı ama Leyla üstün oyunuyla onları aratmamış.

Cevap Yaz

Fernando1905

26 Aralık 2017 02:35

Türk sinemasının en güzel filmlerinden biridir ekrem bora oyunculugu yine konuşturuyordaha dogrusu oynadıgı her filmi costuran fark yaratan bi adam ekrem bora

Cevap Yaz

Gasiyta

2 Mayıs 2016 11:10

Az önce izledim filmi. Sinema neden büyülü sorusuna cevaplardan biridir bu film. Metin erksan'a hayran olmamak mümkün mü acaba. Siyah beyaz dönemlerdeki her filmiyle sinemayı olağanüstü bi anlatımla güçlendirip büyüten sıradışı bi sinema büyücüsüdür. Filmde Ekrem bora kendine hayran bıraktıriyor insanı. Çok güçlü bi performans sergiliyor. Siyahi oyuncu ve atıf kaptan'ın Karadeniz şivesi sırıtıyor bence.

Cevap Yaz

hakan_ışık

31 Ağustos 2015 16:32

belgin dorugun her filmi güzel

Cevap Yaz

guvenk

25 Temmuz 2014 02:05

Senaryosuyla, oyuncularıyla ve çekimleriyle kelimenin tam anlamıyla 'dört dörtlük bir film'. Ekrem Bora yine çok güçlü ve sağlam. Tamer Yiğit'in zaman zaman durgun ve tutuk halleri fakirliğin getirdiği boynu büküklükten kaynaklanıyor herhalde. Belgin Doruk ise her zamanki gibi çok güzel...

Cevap Yaz

performer

19 Temmuz 2014 21:39

çok güzel dantel gibi işlenmiş bir senaryosu var. film ilk başlarda durağan ilerlerken yavaş yavaş hikayenin ortaya çıkması ile insanı sürükleyen bir filme dönüşüyor. metin erksan zenginlerin ego ve paraya olan düşkünlüğünü yalın ve abartısız, kendisine has yani psikolojik bir dille anlatmış.

Cevap Yaz

Göztepe

25 Ocak 2013 00:16

Son derece akıcı ve iyi bir film senaryosu oyunculuk herşey dört dörtlük. Ama filmde Ekrem Bora çok fazla ön plana çıkmış neredeyse nerde bir başıbozukluk varsa o ordaydı rol gereği. Bir sahte mücevher hırsızlığı ve bu hırsızlık hem hırsız Tamer Yiğit'e ve Hakkı Haktan'a rol gereği pahalıya mal oluyor. Film ödüllü film olmasına rağmen göze çarpan tek mantık hatası bence gerdanlığı çalan. Hakkı Haktan ile Tamer Yiğit'in gerdanın sahibine sahte diye kızması ve telefonda azarlamasıydı. Bu sahne hakikaten bence biraz trajikomikti Yeşilçam en güzel siyah beyaz filmlerinden..!

Cevap Yaz

benimsinema

10 Haziran 2012 16:29

metin erksan yesilcamda önemli bir isimdir... yaptigi önemli filmler tartisilmaz bana göre, ki bi cogu zaten ödül almistir. ekrem bora yi belki de bu kadar zalim ve sevisen karakter  görmemistim filmlerinde... ( bazi sahneleri makaslamis )... degisik olarak zenci yi oynatmasi filme ayri bir renk katmis..

Cevap Yaz

ilhan-59

15 Haziran 2011 17:52

Sadist bir adamı oynayan Ekrem Bora sert yüz ifadeleri ile bu role tam uymuş. Atıf Kaptan'da başarılı .Burjuvazi yaşamına göndermeler yapan  çok başarılı  bir kara film denemesi.Filmi izlerken bu mutlaka bir Metin Erksan filmidir diyor zaten insan . Filme emekleri geçenlere  teşekkürler.

Cevap Yaz

ozkaracam

27 Ocak 2011 15:29

Bu film, Toplumcu Gerçekçi akımın içinde sayılmakla birlikte, Metin Erksan'ın bir yıl sonra Sevmek Zamanı ile ilk örneğini vereceği "kişisel sinema"nın ipuçlarını veren bir film. Bilindiği gibi, Erksan'ın sevdiği temaların başında tutku ve saplantı gelir. Aynı zamanda soyut anlatımlara, farklı denemelere bir eğilimi de vardı; 70'lerin ortalarında TRT televizyonu için çektiği Beş Hikaye olsun, İntikam Meleği filmi olsun, oldukça cesur denemelerdir (aldıkları eleştiriler haksız eleştirilerdi diyemiyorum, çünkü kendimi bu filmlerin değeri konusunda görüş belirtecek yeterlilikte bulmuyorum). Bu filmde iki "tuhaf" özellik var: 1) Karadenizli milyarder işadamı Halis (Atıf Kaptan) gelinine niye sahte kolye hediye eder? Neresinden baksanız tuhaf olan bu davranışın inandırıcı bir yanıtı verilmez. Burjuvazinin yozlaşmışlığı mı? İyi de, karikatür derecesinde abartılı ve komik bir davranış değil mi? 2) Mümtaz'ın (Ekrem Bora) babasının ve şirketin adının lekelenmemesi adına işlediği suçlar da, burjuvazinin günah hanesine yazılabilir belki, ama onun  psikopatolojisi de gözden kaçacak gibi değildir. Kendini toplum yasalarının üstünde gören kötücül bir narsisttir o (Dostoyevski'nin Raskolnikov'u da aşırı gururu nedeniyle öyle olmaya öykünüyordu, fakat aslında vicdansız bir insan olmadığı için, işlediği suç onun iç dünyasını cehenneme çeviriyordu). Bu nedenle, bana göre Mümtaz'ın kötülüğü, sosyal yapının getirdiği bir bozukluk olmanın çok ötesine geçmektedir. Macchiavelli gibi bir düşünür, çağdaşı olan Cesare Borgia'dan hareketle, (feodalizmden kapitalizme) toplumsal geçiş aşamalarında bu tür insanlara devrimci bir rol bile çizmiştir. Tüm bu nedenlerden ötürü, Mümtaz karakteri, bence Erksan'ın sonraki filmlerinde yer alan hastalıklı tutkulara sahip kişiler için bir prototip gibidir.     

Cevap Yaz
Yandex.Metrica