Yalnızlar İçin

8,03

( 7 kişi yorum yaptı )

Yalnızlar İçin

Sinema Filmi

1962

Mantovani’nin ‘Film Encores Vol. 1’ albümündeki (1957) ‘My Foolish Heart’ (1949) (Victor Young / Ned Washington).
Oğlu Kenan’la yaşadıkları gecekondudan kovulmuş, amansız bir hastalığın pençesindeki karısı hastanede. Bestekâr Asım içmeyip ne yapsın! “Yarın annene gideceğiz. Sorarsa Köşk’te kaldığımızı söyle. ‘Hepsinin selamı var’ dersin. Barda çalıştığımı öğrenirse üzülür. Bu kötü günler geçecek. Seni mektebe vereceğim. Annen iyileşecek. Daha iyi bir iş bulacağım. Annen için bir besteye başladım. İnşallah önce onu bitiririm. Adı ‘Yalnızlar İçin’. Yalnızlığın bütün kederini döktüm bu besteye.”

Tanıtım yazısındaki dingin ‘Segâh Makamında Kanun ve Ut Taksimi’nden sonra heyecan verici ‘The Grand Canyon Suite; III. On the Trail’ (1931) (Ferde Grofé).
Hayatta kimseye boyun eğmemiş Bestekâr Asım zor durumda. Eşinin hastalığı ve oğlunun peltekliği yetmezmiş gibi bir de parasızlık. Milyoner Selahattin Bey’in arsasındaki gecekonduya sığınmışlar. Karşılığında şımarık kızı Oya’ya piyano dersi veriyor.
Bu zorlukların içinde bile mutluluk, kendine bir yer bulmuş; Bahçıvan Salih ve kızı Nalân’ın dostluğu.
Sıkıntıların biteceğini umuyorlardı ama durum daha kötüleşir.
Selahattin Bey, yeni mağazanın açılışını kutlarken bestekârımızdan ‘misafirleri eğlendirmesini’ ister. Bizimkinin canı zaten burnunda. İlerisini çok fazla düşünmeden esip gürler. İçki sofrasında sazendelik yapamazmış. Hakarete uğradığını düşünen milyoner O’nu kovar. Kulübeyi yıktırdığı gibi daha önceden ‘hediye olarak verdiği’ piyanoyu da geri alıyor.
At arabasıyla götürülen kırık dökük birkaç eşya ve birbirine el sallayan iki çocuk.
“Bunlar, Kenan’ın en tatlı yılları olmalıydı” ama geçen her gün öncekini aratıyor.
‘O Sole Mio’ (1898) (Eduardo di Capua / Giovanni Capurro). Annesinin öldüğünü öğrendiği gece. Burnundan kıl aldırmayan babası bu kez de “İçimden gelmiyor, çalışamayacağım” diyerek Çin Pavyon’daki işi bırakır! ‘Çocuğu yatılı mektebe verip’ İstanbul’dan gidecekmiş.
‘Do Not Forsake Me, Oh My Darlin’ (1952) (Dimitri Tiomkin / Ned Washington). Kız Kulesi’ni gören Salacak. “Orda senin gibi yüzlerce çocuk var. Çalışacak, oynayacaksın. Dilin de düzelecek. Şarkı bile söyleyeceksin. Belki bir gün bestemi tamamlarsın. Sana sık sık yazarım, sen de cevap verirsin.”
Sağır ve Dilsiz Okulu’nda geçen 15 senenin ardından Kenan ve Ali mezun olmuş. İkisinin de konuşması artık ‘su gibi’ ama arkadaşı, kafası bozulunca ‘teklemeye başlıyor’.
Aşiyan’daki (annesinin mi babasının mı olduğu belli olmayan) mezar ziyaretinden sonra ver elini Yenikapı.
Ali’nin babadan kalma evine yerleşirler. Sahilde döküntü bir taka! ‘Adeta bir sayfiye evi, şehir içinde kamp hayatı’. Arkadaşı, Mehmet Reis’in yanında balıkçılık yapacakmış. Kenan ise babasının yolundan gidip yarım kalan besteyi, ‘kederli insanlar, birbirlerinden ayrı düşmüş kişiler için tamamlayacak’.
Yüksekkaldırım’da Behzat Duruses’e ait Müzik Evi. Gitar almak için parasının yetmediği bu dükkânda Nalân’la karşılaşıyor. ‘Kasiyer’ genç kız soruna bir çözüm getirir; Gitarı akşam alıp sabah geri getirecek. Nalân’ın, sonraki günlerde gitarı başkası almasın diye yırtındığı müşterilerden biri filmin yönetmen yardımcısı Kemal İnci.
Babası Salih, kahramanımıza iş bulur. Bomonti’de, Hristaki’nin Meyhanesi (ama kapıda Deniz Park Gazinosu yazıyor). Gecede 20 lira.
Delikanlıdan ilk dinlediğimiz şarkı ‘Zinguala’ (Stelios Kazantzidis). O gece gürültü eden gençlerden birinin Oya olduğunu sonra anlayacağız.
Gitar için gidiş gelişler sırasında çocukluk aşkı alevlenir. Galata Kulesi’nin orda el ele dolaşıyorlar. “Cenevizliler zamanında halktan bir kız Prens’i sevmiş. Aşklarının sonu gelmeyince de kız kendini bu kuleden atmış. Prens ne olmuş bilinmiyor ama Kule o günden sonra mesut olmayacak âşıkları içeri almıyor… Bir aksilik çıkıyor, bir şey oluyor.” Onların girebilmesi için filmin sonunu beklemememiz gerekecektir.
Nalân, Dolmabahçe yakınlarında “Bir gül kokusunu seviyorum, bir de deniz kokusunu” diyerek bizi oralara götürüyor.
Ali ve Aysel evlenmek üzere. Babacan Behzat Bey, gitar konusunu anlayışla karşıladığı gibi (zaten biliyormuş) Kenan’a daha iyi bir yerde iş bulur. Artık Maksim’de sahneye çıkacak.
Yunanca’dan Türk Sanat Müziği’ndeki Hüzzam Makamı’na geçmiş. ‘Ömrüm Seni Sevmekle Nihayet Bulacaktır’ (Yesâri Asım Arsoy / Fitnat Sağlık).
Kenan, ‘hayırlı bir iş için’ Salih Baba ile konuşma vaktinin geldiğini düşünüyordu. Yıllar sonra karşılaştığı Oya’nın ilgisi ve Galata Kulesi yakınlarındaki bir trafik kazası ayrılığa neden olur. Sakat kalan Nalan kayıplara karışır.
Bir buçuk sene sonra. ‘Kenan Mete’ plakları kapışılan bir sanatçı. Ama mutsuz. Sevdiğini unutamamış. Baba yadigârı beste hâlâ yarım! Behzat Bey, dayanamayıp Nalân ile ilgili gerçeği söylüyor.
Evlenirler. “Yürüyeceksin, yemin ederim yürüyeceksin. Çocuğumuz senden evvel yürürse utancımdan ölürüm.”
Doktorların önerisi ‘bol güneş, deniz, kum’.
Karısını kucağında sahile götürürdüğü ve yürütmeye çalıştığı sahnelerde ‘Over The Rainbow’ (1939) (Harold Arlen / Edgar Yipsel Harburg) ve ‘Unchained Melody’ (1955) (Alex North / Hy Zaret) var.
Bu arada babasının bestesini de bitirir; “Sen olmasaydın eğer aşka inanmazdım//Seni sevmeseydim ah bu türlü yanmazdım.”
Ameliyat başarılı olur. Konser salonunda ‘Love is a Many Splendored Thing’ (1955) (Sammy Fain / Paul Francis Webster) duyulurken kocasının kollarına atılıyordu Nalan.
Artık tamamlanan şarkı ile aşklarını Galata Kulesi’nden bütün İstanbul’a haykırabilirler.

‘Manhá de Carnaval’ (1959) (Luiz Bonfá / Antonio Maria) ile başlayan ve ‘Summertime in Venice’ (1955) (Alesandro Icini). Dansla biten konuşma.
Müzik Evi’ndeki aşkın tanıkları; Trompet, trombon, keman, akordeon, banço, gitar ve 45’lik-33’lük onlarca plak.
Kenan; “Üç gündür (şarkı) söylerken bir şeyi deniyorum. Daha çok alkış alıyorum. Gözlerimin önüne seni getiriyorum.”
Nalân; “…Söylediklerini bu dükkânda duymayan kalmadı biliyor musun?”
Kenan; “Duysunlar istiyorum. Duyuyor musunuz beni? Hepinizin haberi olsun. Bu kızı seviyorum.”
Nalân; “Sana inanırlarsa bağırırlar. ‘Bu kız da seni seviyor. Bize kaç defa anlattı’ derler.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Orhan Elmas
Senaryo
Yapımcı Göksel Arsoy
Müzik Yesari Asım Arsoy
Görüntü Yönetmeni Ali Yaver , Memduh Yükman
Eser
Vizyona Giriş Tarihi 31 Ekim 1962
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Galata Kulesi, Köşk, Kötürüm, Müzisyen, Ömrüm Seni Sevmekle Daha Fazlası

Oynayanlar

Belgin Doruk Belgin Doruk Nalan
Göksel Arsoy Göksel Arsoy Kenan Mete
Suna Pekuysal Suna Pekuysal Ayşe
Nilgün Esen Nilgün Esen Oya
Hüseyin Baradan Hüseyin Baradan Ali
Mehmet Ali Akpınar Mehmet Ali Akpınar
Zeki Tüney Zeki Tüney
Nuri Genç Nuri Genç Asım
Faik Coşkun Faik Coşkun Meyhaneci
İhsan Torun İhsan Torun Mehmet Reis
Selahattin İçsel Selahattin İçsel Behzat Duruses
Sadi Mutlu Sadi Mutlu Küçük Kenan
Dursune Şirin Dursune Şirin
Selahattin Yazgan Selahattin Yazgan Nalan'ın Babası
Lütfü Engin Lütfü Engin Orhan
T. Fikret Uçak T. Fikret Uçak Doktor
Asım Nipton Asım Nipton Bahçevan Salih
Özdemir Akın Özdemir Akın
Haydar Karaer Haydar Karaer
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Göksel Arsoy Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Hüseyin Baradan Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen T. Fikret Uçak Seslendirmesi
Hakkı Haktan Hakkı Haktan Meyhaneci
Adalet Cimcoz Adalet Cimcoz Belgin Doruk Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nuri Genç Seslendirmesi
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Asım Nipton Seslendirmesi
Hayri Arlı Hayri Arlı Özdemir Akın Seslendirmesi
Kemal İnci Kemal İnci Müzikevi Müşterisi

Ekip

Kurgu Metin Miroğlu (Kurgu)
Yapım Ekibi Vecdi Benderli (Yapım Amiri)
Aziz Sarıkaya (Yapım Asistanı)
Yönetmen Ekibi Kemal İnci (Reji Ekibi)
Post-Prodüksiyon Cemil Orhon (Laboratuar)
Ses Ekibi Necip Sarıcıoğlu (Ses Kayıt)
Metin Miroğlu (Senkron)
Müzik ekibi Yesari Asım Arsoy (Beste)

Firmalar

Göksel Film (Yapım)
Lale Film (Seslendirme)
Ören Film (Film Hazırlık)

Son Yorumlar (7)

belgin6119 avatar belgin6119 09 Şubat 2014 00:09:08

10

belgin doruk un bütün filmlerine hayranım,onu hayattayken görmeyi çok isterdim nur içinde yatsın

benimsinema avatar benimsinema 27 Nisan 2013 13:47:53

7

babasinin zamaninda besteledigi ve yarim kaldigi besteyi yillar sonra besteleyen bir genc delikanlinin hikayesi...hersey iyi hos güzel ama göksel arsoya sarki söylemek hic yakismiyor ve gitar calmak...belkide alisik olmadigimdan dolayidir...filmde kö tülük nerdeyse hic yok...

yesilcam68 07 Ağustos 2011 18:27:08

10

Aski,dostlugu,birlikteligi yalin ama bir o kadar da duygusal islemis bir film.Izlerken kendimi o filmdeymis gibi hissetim:))

performer avatar performer 13 Haziran 2009 22:39:06

öncelikle filmi baştan sona keyif ile izledim. orhan elmas 70'li yılların bazı filmlerini ve öncesindeki siyah beyaz filmlerde gerçekten çok başarılıymış. üye arkadaşın dediği gibi göksel arsoy'un kendi yapımcılığını yaptığı filmler başarılı. filmi s evmemdeki diğer bir unsur filmin çoğu sahnesinin galata ve kuledibi çevresinde geçmesi.

sevgi ışığı avatar sevgi ışığı 11 Nisan 2009 12:11:04

10

Yanlış bir kanıya mı varıyorum bilmiyorum ama Göksel Arsoy beyefendinin kendisinin yapımcılığında yani Göksel Film adı altında yaptığı filmlerdeki  performansları daha iyi...Yalnızlar İçin Filminide çok sevdim.Belgin Doruk Hanımefendi ye bir kez daha hayran oldum..Hüseyin Baradan harika..

yalnızlar_rıhtımı avatar yalnızlar_rıhtımı 03 Mart 2009 15:47:03

güzel bir yapım yıllar sonra karşılaşan iki çocukluk arkadaşların yaşamını anlatan aşk dolu bir film.ayrıca filmde hüseyin baradan iyi rolde.

Yandex.Metrica