Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Birol Işın

Birol Işın

Doğum Yeri : Mersin

Doğum Tarihi : 15 Mayıs 1944

Ölüm : 2009-07-13

Hakkında : ..1942 yılında Mersin'de doğdu. Ana ve babadan yoksun bir çocukluk geçirdi. Ona halası baktı. Orta Okul birinci sınıfta okulu bıraktı ve evden kaçtı. Bir dönem sokaklarda yaşadı, kümeslerde yattı. Sonra arkadaşı Hüseyin'le birlikte otostop yapa yapa İstanbul'a geldi. İstanbul'da meşrubatçı dükkanında çalıştı. Sonra bir gün Saltık Kaplangı ve Kerime Lav "Pamukçu Kızı Halime" adlı filmi çekiyorlardı. Durup onları seyrettim, 1959 yılıydı. işte o gün artist olmaya karar verdi. Yeşilçam'da artist olmak hiç de kolay değildi. Sık sık Yeşilçam'a Gider film setlerinde Gizli Gizli film çekimlerini izlerdi. Yönetmenin haberi olmadan ara rollerde oynamaya Çalışırdı. Bir türlü artist olamıyordu. O dönemde Yeşilçam yüzüne gülmedi. Adana'ya dönüp para kazanmaya karar verdi. Sinema tutkusu o kadar fazlaydı ki asla yılmadı. Artist olamasam da senarist olurum, dedi. Amerikan sinema dünyasından bazı senaryolar eline geçmişti ve onlardan esinlenerek 1964'te 'Dost' ve 'Şeytan: Benim Arkadaşım' adlı senaryolarını yazdı. Mümtaz Alparslan'a sattı. Senaryoyla kalmadı tabii. 1968'de Türkiye'de fotoroman devri başladı, ilk yerli fotoromanı yayımladı. 1970'li yıllarda Gençlik Yayınevi'ni kurdu. "Yıkılan Dünya, Aşkımız Ölmesin, Kürtaj" gibi birçok yerli cep fotoroman yayımladı. Fotoğraf stüdyosu açarak fotoğrafçılık yaptı. Askerlik dönüşü Adana'da sinemada bir bayanla tanışmıştı ve evlendi. Daha sonra filmlerde oynamaya başlamıştım. Senaryosunu yazdığım, yapımcılığını, yönetmenliğini ve başrolünü üstlendiğim 'Diriliş' isimli filmimde eşimi de oynattım. Eşimin de oyunculuğa ilgisi vardı. Türkan Şoray, Sibel Egemen, Seyyal Taner eşimin arkadaşlarıdır. 2 oğlum ve 1 kızım var. 1971'de İlkay isimli bir oğlum oldu. 1973'te ikinci oğlum Evren bir de 1975'te bir kızım oldu. Bu arada, Yılmaz Güney oğlum İlkay'ın kirvesidir. Yılmaz Güney benim Adana'dan, ortaokuldan arkadaşımdır. Daha sonra da birlikte hem Adana'da hem de İstanbul'da filmler çektik. Ben çok Mutlu bir evlilik yaptım. Fakat 1985'te bazı nedenlerle boşandık. Çocuklar anneleriyle yaşadılar ve benden koptular. 1994'te 24 yaşında bir bayanla tekrar evlendim, bir yıl sonra ayrıldım. 1995'te 17 yaşında bir bayanla tanıştım, onu da trafik kazasında kaybettim. 1999'dan beri bekâr yaşamaktayım. Çoğu sanatçının evlilik hayatı Uzun sürmüyor. Demek ki mUtluluğu yakalayamıyorlar. Senaristlik, aktörlük, yönetmenlik derken 1975'te Adana'da sinema okulu açtım. BUrası bir yıl faaliyet gösterdi. 1990 yılında İstanbul'da Sinevizyon Kültür Sanat Merkezi'ni açtım. Aynı zamanda "Son Durum" isimli yerel gazetede kültür-sanat bölümünde yazdım. Hayatımın düzensiz olması, eski sanatçılara iltifat edilmemesi ve bazı nedenlerle mal varlığımı kaybetmem sinemayı yavaş yavaş bırakmama neden oldu. Sanatçının kaderi maalesef bu... Televizyon dünyasını tamamen bırakmış da değilim aslında. Son zamanlarda belgesel filmlerde yönetmenlik yaptım. Ama bunlar sinemanın yerini tutmuyor.



performer

2 Ekim 2019 21:47

1996 veya 1997 yılında birol ışın'ın kadıköy'de cast ajansına gitmiştik arkadaşla. kayıt parası almıştı (normalde cast ajansları para almaz) herhangi bir iş için de aranmadık. ne söylesem boş hata bizimdi bilmeden araştırmadan cast ajansına kayıt olunur mu hiç? haram ve helalin takdiri yüce allahındır.

Cevap Yaz

ozerkorkmaz

15 Aralık 2015 02:07

Rahmetliyi tanımam. Hiç bir filmini de izlemedim. Ancak sizinle şöyle birşey paylaşmak istiyorum. Ben eski bir sokak çocuğuydum ancak şimdi sokakla işim meşguliyetim kalmadı. İBB nin Darülaceze md.lüğüne bağlı Tuzla Aydınlı mahallesinde konuşlu Gençlik Rehabilitasyon ve Meslek Edindirme Merkezinden, beni Darülaceze nin Yaşam Evleri biriminde rahmetli Birol Işın ın da yaşamış olduğu evlerin tamirat tadilat alışveriş temizlik vs gibi tüm ihtiyaçlarını takip etmek için staj yapmak üzere yerleştirdirler. Birol Işın ın Beyoğlu Tepebaşındaki evini badana yaptırmak üzere Darülacezenin teknik servisinden boya badana ekibini götürdüğümüz gün evde kimsenin bulunmama ihtimaline karşı birimde bulunan yedek anahtarlarını da aldık. Kapıyı çaldık kimse açmadı. Yedek anahtarla kapıyı açmayı denedik anahtar dönmedi. En son Birol amcanın telefonunu aradığımızda telefonun sesi evin içinden geldi. En son aklımıza binadan gelen kesif kokuyla birlikte aklımıza gelenin başımıza gelmemesini temenni ederek, aramızda binanın sokağa bakan cephesindeki pencere korkuluklarından geçecek en zayıf kişi benim olmamla o aralıktan pencerenin açık olması da şansımızı döndürmesiyle ben girdim içeriye. Bütün odaları dolaştım en son Birol Amcanın odasının kapısını açtığımda bir sinek ordusu yüzümü yalayıp geçti. Gördüğüm manzara dehşet vericiydi. Adamcağız yatağından kalkmaya çalışırken kalkamayıp başını duvara yaslamış biçimde son nefesini vermiş üzerinden de birkaç gün geçmiş. O gün boyabadana yapılamayacağından ekibi başka bir evde çalışma yapmak üzere gönderdik. Ben Beyoğlu Belediyesinden rahmetlinin kimliği ile ölüm belgesi çıkartıp eve döndüğümde Darülacezede ilgili birimlere haber verilmiş daha sonra zincirlikuyudan cenaze aracıyla birlikte bir din görevlisi geldi Birol amcayı tabutlayıp mezara götürdüğümüzde ben morg kapısında beklerken Yaşam Evleri biriminde çalışan herkes dışarıda hava almaya çıkmışlardı. Gasilhane görevlisi bir tek benim olduğumu görünce beni de yanına alarak morga gittik. Ve rahmetliyi son olarak imam ile birlikte ben yıkadım. Değişik bir tecrübe yaşadım. Cenazesine katılamadım. Mekanı cennet olsun. Nur içinde yatsın.

Cevap Yaz

delikadir39

26 Ocak 2011 20:39

Sessiz sedasız vefat etti.Allah rahmet eylesin.

Cevap Yaz

mavi ege

4 Ağustos 2009 17:57

Cenazesini 10 kişi kaldırdı

15 Mayıs 1944'te Mersin'de dünyaya gelen Işın'ın filmlere konu olacak bir yaşam öyküsü var. Küçük yaşta ailesini yitirince akrabalarının yanında kalan Işın sinemayla Adana'ya çekim için giden bir film ekibi sayesinde tanıştı. Gördüklerinen etkilenince film yıldızı olmak için 1958 yılında İstanbul'a geldi. Hem de yaya olarak.

Henüz 15 yaşında olan Işın, soluğu Beyoğlu'nda bir otelde aldı. İstanbul'a gelişinin hemen ertesi gün bir film şirketinin kapısında bekleyip sete giden bir minibüse gizlice bindi. Bu deneyim onun sinemanın büyüsüne iyice kapılmasına yol açtı. 1968 yılında Türkiye'de ilk yerli fotoromanı yayınlayan Birol Işın, Elziliş ve Diriliş gibi filmleri yönetti.

Cevap Yaz

hasan yıldız

20 Temmuz 2009 02:32

BİROL IŞIN HOAMA ALLAHTAN RAHMET KEDERLI ÇOÇUKLARINA BAŞ SAĞLIĞI DİLİYORUM SESIZ SEDASIZ ARAMIZDAN GOÇ ETMIŞ MEKANI CENET OLSUN

Cevap Yaz

Alın yazısı

19 Temmuz 2009 23:31

Türk sineması'na emeği hiçe sayılmayacak bir insandı o , allah rahmet eylesin.yeşilçam seni unutmicak

Cevap Yaz

yedikule_zindanı

16 Temmuz 2009 21:42

Allah rahmet eylesin..

Cevap Yaz

kamilsinirkaya

15 Temmuz 2009 07:24

oyuncu  senaryo yazarı yönetmen birol  ışına allahtan rahmet  kederli ailesine başsağlığı dilerim  mekanı cennet olsun  ailesine ve çocuklarına allah uzun ömürler ihsan eylesin.

Cevap Yaz

birolisin1

21 Haziran 2009 12:16

Sevgili kardeşim,ilk yorumcum olduğun için hayali,düzmece,gerçeğin kendisi varken masal anlatımını hoş görüp o kişiyi baş tacımı edelim yani..Bu nasıl haber aktarımı..KAMİL'ciğim,sana kızmıyorum.Seni araştırmaya zorlamayan,bir gazeteci gibi gururlu düşün adamı yapmaktan seni alıkoyan,o miskin,tembel beynine içerliyorum.Yinede sana, acemice verdiğin,özenti duyduğun gazetecilik hayatındaki amatör kalemine teşekkür ediyorum.

Üzülme,göç gide gide düzelir sayın sinirlikaya.BİROL IŞIN  

Cevap Yaz

karatop

16 Şubat 2009 15:13

sevgili ağabey gerçek bir yeşiçam sevdalısl olduğundan hiç şüphem yok.2008 çekiminde hayırlı olsun.kadroyu bilemiyorum ama inşallah yeşilçama gönül verenlerin yer aldığı bir çekim olmuştur.devamı dileklerimle.KARATOP

Cevap Yaz
Yandex.Metrica