Kahveci Güzeli

8,33

( 9 kişi yorum yaptı )

Kahveci Güzeli

Sinema Filmi

1968

‘Charade’deki (1963) (Henry Mancini) ‘The Drip-Dry Waltz’.
Tarabya Oteli’nde saray giysili kahve servisi ve Fransız, İngiliz, Alman üç şirin turist.
Mösyö Şarl; “Teşekkür ederim Matmazel. Bu kahvede, inanın ki zehir olsa içerdim.”
Nermin; “Zehir içerseniz, kızlar iltifatları kimden duyarlar.”
Herr Rudolf; “Ne zaman siz kahve yapıyor ben çok içiyor, sonra da ölmek.”
Nermin; “Öyleyse ben kahve yapmayayım Herr Rudolf.”
Herr Rudolf; “O zaman da ölmek var, yapmıyor için.”
Nermin; “Ne yapayım Herr Rudolf, siz ölmeye karar vermişsiniz artık.”
Sör Harold; “Sizinle baş başa bir kahve ne zaman içebilirizdir?”
Nermin; “Annemle babam kahve içmeme izin verdikleri zaman.”


Jenerikte Kamuran Akkor’un söylediği ‘Aşk Eski Bir Yalan’ (1968) (S’il Fallait Tout Donner-1965) (Enrico Macias / Sezen Cumhur Önal).
Şarkı bitince Selim Beylerin kuş cıvıltıları içindeki evi görüntüye geliyor. Çocukluk arkadaşı Osman Bey’e ait Tarabya Oteli’nde müdür. Karısı Fatma ve kızı Nermin ile çok mutlu bir yaşantısı var. Ailesinden gizlediği kalp sorunları için de gereken dikkati gösterebilse tam olacak. Doktor-Muammer Gözalan’ın haplarıyla işi geçiştirmiş şimdiye kadar. Kızını evlendirmeden, torununu kucaklamadan ölmeye niyetli değildi. Arzusu, torununun doğumu sırasında gerçekleşecektir.
Patron’un oğlu Ekrem, Nermin’e tutkun. O kadar ki, her sabah arabasıyla kapılarında hazır. Fatma Hanım, korna sesini duyunca söylenir şaka yollu; “Çocukcağız aylıklı şoförünüz gibi sizi evinizden alıp işe götürüyor. Siz kımıldamaya üşeniyorsunuz.”
Otelciliğin her bölümünü öğrenmek istermiş genç kız. Şimdi de Türk Kahvesi sunuyor. Herkesin gözü O’nda. Adı ‘Kahveci Güzeli’ne çıkmasına karşın rüyalarındaki masal prensi henüz ortalarda yok. ‘Belki çok uzun zaman sonra belki de yarın karşılaşacaklarmış’.
“Kahveniz, Efendim.” Hemen ertesi gün, Cumhuriyet Gazetesi Muhabiri Ayhan Alp’le göz göze gelir. “Bir ses bir bakış bazen//O kalbime akan.” Ekrem’in, çırpınarak, yıllardır yapamadığını Ayhan’ın bir bakışı yapar. “Herr Rudolf'u kahve içmek için Gazete’ye çağırmıştım. O da buraya gelmem için ısrar etti. ‘Başka yerde kahve içmem’ dedi. (Gözlerinin ta içine bakarak) Haklıymış!” Hem de çok haklı! Çünkü insanı ilk anda saran, büyüleyen bir güzelliği var Nermin’in. Yıllarca aranan fakat görmeden izah edilemeyen bir güzellik. Ve filmin çarpıcı cümlelerinden biri; “Bilmem neden, sanki aramızda konuşulacak bir şey varmış gibi geldi.”
Durumu fark eden Herr Rudolf “Artık var sen de içmek günde 100 kaffee, Herr Ayhan” diyecektir.
‘Büyük Öç’ (1969) filmindeki sahil ve ‘Göklerdeki Sevgili’deki (1966) nehir kenarı. Hep kendilerini, sevgilerini anlatıyorlar. “Kimsesizim… Önce Darüşşafaka’ya sonra da üniversiteye girdim. Gazeteci oldum... Ve size rastladım... Sonunda anladım ki siz, kendimi bildim bileli beklediğim, yolunu gözlediğim sevgiliydiniz.”
Siyah beyaz filmlerin ilk dakikalarındaki mutluluk hep kısadır. Tam da aile ile tanışmış, evlilik olurlarını almışken, Yazı İşleri Müdürü çağırır. Atatürk ve Yunus Nadi’nin aydınlattığı odasında “Sana gene yol göründü Ayhan” diyor. Şafak sökerken Vietnam’a gidiyormuş! Savaş muhabiri olarak!
Vietnam… ‘Bizim Aile’de (1975) fabrikatöre kafa tutabilen Yaşar Usta-Münir Özkul! Kulaklarımızda Cahit Külebi’nin ‘Amerika’ (1971) şiiri.
Saatin gece yarısı vuruşları ayrılık habercisi. Birbirlerine en fazla yaklaştıkları, birbirlerinin oldukları saadet dolu, acı dolu bu geceyi unutamayacaklar. Ölmeyi, ayrılmaya tercih ediyorlardı. Artık mektuplarda beraberler.
Bir ay sürmesi planlanan görev uzuyor. Yakınında patlayan bir bomba ile öldü zannedilir. Sonradan gözleri görmez bir halde esir düştüğünü öğreneceğiz.
Bir çocuk bekliyordu Nermin. Ölüm haberi ile kendisini öldürmeye kalkar. Annesi bir çare bulmuş. “Bir müddet çiftliğimize gideceğiz... Çocuk doğuncaya kadar orda kalacağız... Sonra ‘benim’ çocuğumla döneceğiz.” Doğuracak kadar gençmiş. Kimse sırlarını bilmeyecekmiş.
Aylar sonra ‘kardeşi’ Gül’le beraber ama Selim Bey olmadan (ikinci krizi atlatamamış) dönerler.
Acıyla geçen 4 uzun yıl, kızına, abla gibi davranmak zorunda.
Bir gün oynarken yaralanan Gül’ü hastaneye götürdüklerinde Doktor “Yarası hafif ama yalnızca annesi (yanına) girebilir” diyor. Daha fazla saklamanın anlamı yok. Her şeyi Osman Beylere anlatır. Ailesinin duraklamasına karşın, Ekrem, evlenme isteğini tekrarlıyor. O günlerde, öldü zannedilen Ayhan, İstanbul’a döner!
Nermin’e ‘kör hayatının karanlığı ile gölge olmaktansa, bir süre sonra unutulacak kalpsiz bir adam rolü oynamayı tercih eder’.
Gazete’nin görevlendirdiği Yıldız hemşireyi nişanlısı olarak tanıtıyor. “Erkekler ne yazık ki, kadınlar kadar sadık ve sabırlı değiller... Ölmeyen aşklar yalnızca romanlarda olur Nermin Hanım.”
İstanbul’dan çok uzaklara gitmek istiyordu. Kahramanlarımızın büyük aşkınını anlamış Yıldız. ‘Teyzesiyle vedalaşma’ bahanesiyle Nermin ve Ekrem’in evleneceğini köşke götürür delikanlıyı.
Nikâh masasında, Ekrem’in sözleri; “İmzayı atmadan önce hayatım boyu bana arkadaşlık edecek eşime bir şey sormak istiyorum… Ayhan'ın savaştan kör olarak döndüğünü biliyor musun Nermin… Şu anda dışarıda bahçede olduğunu da biliyor musun... Yanılmıyorsam şu defteri imzalamaktansa O’na koşmayı tercih edersin.”
Sarmaş dolaşken Nermin'in sözleri “Benim mutluluğum sensin. Ben seni seviyorum, her şeyinle. Bana saadet verdin. Ne olur ben de sana göz olayım, ışık olayım.”


“Kokladığım ilk ve son çiçeksin//Yalnız kalbimde boy vereceksin//Rüyalarımı sen böleceksin//**//Ah ayrılık olmasa diyeceksin.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Muzaffer Arslan
Senaryo , ,
Yapımcı Muzaffer Arslan
Müzik Turgut Dalar
Görüntü Yönetmeni Necati İlktaç
Süre 81 dk
Tür Dram, Duygusal, Komedi
Ülke Türkiye
Etiketler Gazete, Güzellik, Hayranlık, Hemşire, Otel, Daha Fazlası

Oynayanlar

Türkan Şoray Türkan Şoray Nermin
Murat Soydan Murat Soydan Ayhan Alp
Yusuf Sezgin Yusuf Sezgin Ekrem
Pervin Par Pervin Par Hemşire Yıldız
Muzaffer Tema Muzaffer Tema Selim
Nedret Güvenç Nedret Güvenç Fatma
Ayfer Feray Ayfer Feray Belma
Cevat Kurtuluş Cevat Kurtuluş Herr Rudolf
Feridun Çölgeçen Feridun Çölgeçen Osman
Nihal Kaplangı Nihal Kaplangı Gül
Natuk Baytan Natuk Baytan Sör Harold
Kayhan Yıldızoğlu Kayhan Yıldızoğlu Mösyö Şarl
Kadri Ögelman Kadri Ögelman Doktor
Muammer Gözalan Muammer Gözalan Doktor
Selahattin İçsel Selahattin İçsel Nikah Memuru
Hüseyin Kutman Hüseyin Kutman Yazı İşleri Müdürü
Vasfi Uçaroğlu Vasfi Uçaroğlu
Adalet Cimcoz Adalet Cimcoz Türkan Şoray Seslendirmesi
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Murat Soydan Seslendirmesi
Toron Karacaoğlu Toron Karacaoğlu Yusuf Sezgin Seslendirmesi
Necdet Mahfi Ayral Necdet Mahfi Ayral C.Kurtuluş Seslendirmesi

Ekip

Kurgu Kenan Davutoğlu (Kurgu)
Yapım Ekibi Yüksel Tanık (Yapım Amiri)
Avni Turan (Set Amiri)
Hacı Fidan (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Kenan Davutoğlu (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Kazım Çakırmanoğlu (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Ali Berkan (Negatif Kurgu)
Nevzat Dişiaçık (Laboratuar)
Osman Bilen (Laboratuar)
Tanas Petriyadis (Laboratuar)
Recai Karataş (Laboratuar)
Işık Ekibi Kenan Eryılmaz (Işık Şefi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)
Müzik ekibi Vasfi Uçaroğlu (Müzik Koordinatörü)
Kamuran Akkor (Şarkılar)

Firmalar

Sine Film (Yapım)
Acar Film (Film Hazırlık)
Acar Film (Seslendirme)

Son Yorumlar (9)

performer avatar performer 12 Ekim 2016 22:53:23

6

pembe dizi formatında sevmediğim tarz filmlerden...

ozguraydin avatar ozguraydin 30 Mayıs 2016 12:55:36

10

şiddetle tavsiye edilir...

benimsinema avatar benimsinema 17 Mayıs 2015 14:28:51

8

Bende begendim filmi.. kahveci güzeli zamaninda ünlü otellerde böylw güzel kizlar kahvecilik yaparlarmis.. buda bunlardan biri türkan kahvecilik yapar ve herkesi büyüler kendine.. kadrosu genis. Nedret güvencin türkana tokat attiktan sonraki dialogla r güzel. Yine yusuf icin üzgünüm yine vefakar asik.. pervin konuk oyuncu rolünde diyebiliiiz

t_rex avatar t_rex 31 Mayıs 2011 09:09:05

10

film çok hoş ve diyaloglar etkileyici. biraz hızlı geçiş var. murat soydanı  vazgeçilmez olarak görüyorum ama körkütük aşkların adamında değil daha çok  otoriter  konumda  inanılmaz.zeynepe annesinin babanın ölümüne neden olduğunu söylediği  sahne ha rika.

kartal tibet tutkunu avatar kartal tibet tutkunu 11 Mayıs 2011 01:57:05

Naçizane: Türkan ŞORAY'I çokta sevmeme karşın.. Bende bu film'e canı gönülden güzel film diyemiyorum... Bir kere senaryo olarak çokta çabuk geçiştirilip herşey hemen oldu bittiye getirilerek olayları yansıtmakta. Bu durum izleyenin gözünden hiç kaçma yacağı aşikar.. Ayrıca Murat SOYDAN'A değinmeyi isterim. Naçizane;Türkan ŞORAY'A aktör olarak hiç uyum sağlayamaması bi tarafa.. Adeta put kesilmekte onun oyunu karşısında. Ben filme yapımcı olsam Ediz HUN Kartal TİBET Cüneyt ARKIN Tanju GÜRSU ve İzzet GÜNAY'I tercih ederdim. Sultanın işini de kolaylaştırmış olurdum en azından... Konsept:) Büyük bir otel'de kahvecilik işi yapan güzel kız Zeyneb'e aşık olan Gazeteci genç Ayhan Kore ye savaş muhabir olarak gönderilir... Ayhan da Savaş sonrası gözlerini kaybedip Ülkesine tekrar geri döner ama herşeyi bıraktığı gibi de bulmaz...     

delikadir39 avatar delikadir39 11 Nisan 2010 14:58:04

10

Türkan Şorayın en güzel filmlerinden.Muhakkak izlenmeli.

Yandex.Metrica