Dağların Oğlu

8,29

( 5 kişi yorum yaptı )

Dağların Oğlu

Sinema Filmi

1965

Birbirlerinin oldukları nehir kenarında ‘Love Story’den (1970) çok önce söylenen o ünlü söz.
Mehmet; “Pişman mısın?”
Gül; “Sevenler pişman olmaz.”


Marlon Brando’lu ‘One-Eyed Jacks’in (1961) bir uyarlaması.
Film, 1947 yılında “Suriye’den bir saray” görüntüleri ile başlıyor. Konuklar, güzel dansöz Birsen Bengü’nün kıvrak dansı ile kendilerinden geçmişken Arap giysileri giymiş Mehmet, Hamo (sonradan adı Hamit Bey oluyor) ve Şehmuz salonu basarlar. “Beyler, eğlence mafiş… Paralar yallah.”
Ne buldularsa torbalara doldurup, atlarıyla kaçıyorlar. Kocadüzü yakınlarında sınırı geçerken jandarmanın açtığı ateşle Şehmuz vurulur. Mola verdiklerinde, Mehmet’in biraz ilerde üstünü değiştirmesini fırsat bilen Hamo, “Bir damlacık su” diye yalvaran zavallıyı öldürüyor. ‘Arkadaşın iyisi, insana yük olmaz zaten’! Böylelikle, ‘ganimet’i yalnızca ikisi bölüşecek. İlerde, ‘iki üçten ve bir de ikiden iyidir’ diye düşündüğünü anlayacağız Hamo’nun!
Jandarma Kumandanı, bu tiplerin ‘sınır boylarında değil, vurgunlarıyla eğlenceye dalacakları yerlerde’ aranacağını bilen biri. İki arkadaş, Dicle Bar’da keyif çatarken, yapılan denetimden güç bela kurtuluyorlar.
Yine atlarla, nefes kesen bir kaçış. Dağlık bölgede etrafları çevrilir. Hamo’nunki vurulduğu için atları tek. “Tibeli köyü çok sürmez buraya. Köyün yakınlarında Nalbant Hasan’ın dükkânı var. Birimiz gider atları alır. Birimiz burada bekler” diyor Mehmet. Arkadaşının bir kızı olduğunu bildiği için iki avucuna birer kurşun koyarak yumruklarını uzatıyor. “Kurşunu bulan gider.” Kazanacağı baştan belli olan Hamo “Merak etme, rüzgâr gibi gidip rüzgâr gibi geleceğim” demişti ama bu sözün yalnızca ‘rüzgâr gibi gitmek’ kısmı gerçekleşir! Nalbant dükkânında atını bambaşka bir yere sürüyor. Tekrar görüşmeleri yıllar sonra.
Mehmet, 7 buçuk yıl ceza alır.
Daha ilk gün, kendisine sataşan koğuş ağası Selamsız’ı ‘hizaya getirdiği’ için sözü dinlenen biri olur. Burada iki dostu var; Öksüz ve köpeği Bıdık. İntikam hırsıyla geçen 5 yıldan sonra bir afla dört duvar arasından kurtulacak ve Hamo’yu arayacaklardır.
Bu sürede adı Hamit Bey olmuş. Hem para babası hem de İncirli köyü muhtarı. Gülyazı Çiftliği ve Güven çırçır fabrikasının da sahibi. (Filmin başlarında, arkadaşıyla dostça bakışabilmesi tüm bunlardan daha değerliydi).
“Görmeyeli nasılsın… Hapishane ranzası senin çiftliğin kadar rahat değil, tabii” şeklindeki konuşmalardan sonra annesiz büyüyen güzel kızı Gül’ü tanıştırır. (Çekimler sırasında, 18 Ağustos 1965’te, Erol Taş ‘uzun seneler aynı yastığa baş koyduğu’ karısını kaybetmiş). Göz göze geldikleri o anda 5 yıllık hapsin, öç almanın hiç önemi kalmıyor.
Bu, ikisinin de ilk aşkları. “Eskiden kadınlar benim için bir gecelik istasyon gibiydiler. Sabah olunca yoluma düşer geride kalanları unuturdum. Aşk zorluymuş. İnsanı hedefinden, gayesinden saptıracak kadar karşı durulmaz bir kuvvet. Hâlbuki yıllar yılı her saniyemi o işi düşünerek yaşamıştım.” [‘Üç Tekerlekli Bisiklet’teki (1962) Ali de Hacer’e “Keşke daha önce tanısaydım seni, öldürmezdim belki de” demişti].
Hamit Bey ve Gül’e tutkun yardımcısı Hayri’nin, kamçılama–el kırma yaklaşımları çok kanlı olaylara neden olacaktır.


Hapiste, bir güç gösterisine dönüşen konuşma.
Koğuş Ağası Selamsız; (Adamlarına) “Delikanlı besbelli çaylağın kibarı. Ben de kibarlığa bayılırım. Baksanıza bizi düşünerek bir kat elbisesi ile gelmiş.”
Mehmet; “Garibanları düşünmek vazifemiz. Dene bakalım, kolu kısa gelmesin!”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Yılmaz Atadeniz
Senaryo
Yapımcı Işık Toraman
Görüntü Yönetmeni Mahmut Demir
Tür Aksiyon, Dram, Macera
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler At, Çiftlik, Erzurum, Folklor, İntikam, Daha Fazlası

Ekip

Yapım Ekibi Abdullah Ataç (Yapım Amiri)
Mustafa Buvan (Set Ekibi)
Vedat Yediben (Set Ekibi)
Selahattin Geçgel (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Sevinç Pekin (Yönetmen Yardımcısı)
Baran Kutluk (Yönetmen Yardımcısı)
Alpay Ziyal (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Erhan Canan (Kameraman)
Şevket Kıymaz (Kameraman)
Paşa Gündoğdu (Kameraman)
Post-Prodüksiyon Turgut İnangiray (Negatif Kurgu)
Recai Karataş (Negatif Kurgu)
Şeref Mehtap (Laboratuar)
Hüseyin İnci (Laboratuar)
Fehmi Acar (Laboratuar)
İbrahim Üstüner (Laboratuar)
Ses Ekibi Necip Sarıcıoğlu (Ses Kayıt)
Mustafa Kent (Senkron)
Seslendirme Sacide Keskin (Seslendirme Yönetmeni)

Firmalar

Metin Film (Yapım)
Lale Film (Film Hazırlık)
Lale Film (Seslendirme)

Son Yorumlar (5)

benimsinema avatar benimsinema 15 Nisan 2013 11:10:40

7

ayhan isikin oynadigi daglarin kartali filmin siyah beyaz versionunu yilmaz oynamis nebahatla...tabii ki ikincisinden daha cok iyi... en azindan herhangi bir kesintisi yok...hikaye akici...kader arkadasi kalleslik yapar yilmaz o yüzden hapise düser.. intikam almak icin erolun kizi nebahatla beraber olur fakat ask kazanir...ama maalesef sevdigi kizin babasini öldüren adamin hikayesi.

performer avatar performer 26 Haziran 2011 14:15:06

8

görüntüsü izlenemeyecek kadar kötü bir şekilde d-smart'da yayınlandı. o şekilde izlemek istemedim.

xincecumali 06 Mart 2006 11:44:03

10


Beraber ıslandık yağan yağmurda
Beraber yürüdük biz bu yollarda...

Birliktelik yaşayan ve gerektiğinde beraber hırsızlık bile yapan iki can dostun arasına maddiyat girdiği zaman nasıl değiştiğinin vurgulandığı. Arkadaşlık ve düşmanlık öğe lerinin ayrı ayrı işlendi güzel bir film.

( Dağların oğlu rüzgar mehmet evli ve çocuğu olan arkadaşının zarar görmemesi için ^\" Bulan kazanır diye iki elinede kurşun koyması ve arkadaşının kazanmasını sağlaması bence dostluk ve arkadaşlığın çok güzel bir örneği.)

ayyaşguney 05 Kasım 2005 10:13:25

10

BEN BU FİLMİ BEĞENDİM.

Yandex.Metrica