Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Bana Derler Fosforlu (Bana Derler Fosforlu)

Bana Derler Fosforlu

8,48

(4 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 33 Dk Dram Duygusal Dram, Duygusal

Yönetmen: Ertem Göreç Ertem Göreç

Ülke: türkiye

Oyuncular: Nermin Özses, Selahattin İçsel, Muzaffer Yenen, Talia Saltı, Fadıl Garan, Asım Nipton, Zeki Alpan, Süheyl Eğriboz, Hidayet Pelit, Muammer Gözalan Devamını Gör...

Konusu : Güzelliklerinde, o yılların gençliğini bulduğumuz Ömer ve Fosforlu. Ömer; “Seni sıkıyor muyum Fosforlu? Sana yük oluyorum. Genç bir kız, herhalde bir köre baston olmaktan daha başka şeyler ister.” Fosforlu; “Keşke her erkek görmese de sizin kadar ince olsa.” Ömer; “Niye ‘siz’ diyorsun bana... Sadece ‘sen’ de yeter.” Fosforlu; “Sen… Ömer, ‘sen’.” Ömer; “Bir daha tekrarla.” Fosforlu; “Sen!” ‘Fosforlu’ dendiği zaman dilimizin ucuna geliveren ismin hiç kullanılmadığı film, fırtınalı bir gecede başlıyor. Yoksul mu yoksul bir oda. Hasta yatağındaki Ayşe, güçlükle duvara vurarak, leğende çamaşır yıkayan yaşlı komşusunu yardıma çağırır. “Fenayım Zehra Teyze.” Nasıl fena olmasın ki. Oda, sokaktan daha soğuk. Ne sobada odun ne mangalda ateş. Açlık da cabası. Kocası işsiz. ‘Çöpçülük, hamallık, lağımcılık’, ne iş olsa razı. Ama yok, yok. Eve, eli boş dönmemek için paltosunu ve ceketini, yalvar yakar 100 liraya satmak zorunda kalır. Durumu gören iki kişi, bu para için öldürüyorlar Hüseyin’i! Annesini de kaybeden küçük kızları sokaklarda çiçek satmaya başlar. Kaderi, ‘Tek Tek Meyhanesi’nin önünde Zurna Kazım’la kesişecektir. İçki parasını ödeyemediği için yaka paça sokağa atılan klarnetçimiz, şimdi Taşlıtarla otobüsü gibi çarpık ama bir zamanlar en kral çalgıcıydı. “Etrafımda kızlar fırıldak ki, o biçim. Günün birinde ‘tak’ kapıldım bir kadına. Aşkta mantara basınca sarıldım şaraba. Çek baba çek, çek baba çek! Sonunda bir de baktım ki bu haldeyim.” Fosforlu adını vereceği kızın önerisiyle beraber çalışmaya başlarlar. “Sen zurna çalarsın, ben de şarkı söylerim.” Yıllar, sokakta, meyhanelerde çalgıcılıkla geçiyor. Onlara, darbukası (ve ‘kardeşim’ dediği eşeği ‘Abdullah’) ile Hüdaverdi katılır. Bu yoksul sokak çalgıcıları ne denli mutluysalar, ‘şöhretinin zirvesindeki, kalplerimizin ve müzik dünyamızın eşsiz yıldızı’ Kemal Aşkın da uçarı karısı Neriman’la o denli mutsuz. Özel arabasıyla, konser için Ankara’ya giderken bir otostopçu tarafından bayıltılıp yoldan aşağı atılır. Cüzdanını alan soyguncu, sonraki feci kazada ölünce, Kemal zannedilir. Belleği yitik ve gözleri görmez haldeki kahramanımıza ‘Ömer’ adını vermişler. Aylar boyu Körler Okulu’nda akordeon çalmayı öğreniyor. Çocuk parkında rastladığı Fosforlu, Kazım Abi ve Hüdaverdi’nin yardımını ‘görür’. (Bremen Mızıkacıları’nı andırıyorlar). Hep akordeonu, bastonu ve Fosforlu(su) ile beraber. “Kör olduğuma şimdiki kadar üzülmedim hiç… Sıcacık, yumuşak bir el… Sonra kulaklarımda daha sıcak bir ses” diyor delikanlı. İkisi de dalgın! (“Sen, yine midye çıkarıyorsun” der Sadri Alışık böyle durumlarda). Yanıp tutuştukları, ölesiye sevdikleri halde söyleyemezler bunu. Aşk dediğin de böyle olur zaten! Kazım Abi, her şeyin farkında. Feleği morarmış, aşka meşke yan çizmiş ama çakar gönül davalarından. “İnan O da seni seviyor Fosforlu, çok seviyor. Eşşekler gibi! İşin aslı ne biliyor musun, kör ya zavallı, kendisini sana layık görmüyor.” Sonrasında tek amaçları, Ömer’in gözlerini açtırmak. Ameliyatı, para almadan yapacakmış Doktor-Muammer Gözalan. “Siz sadece hastane ve bakım ücretlerini temin edin yeter… 3 bin lira kadar tutar.” Ah bu 3 bin lira! Uğruna neler yapmazlar ki. Durmadan, uyumadan çalışmak. Yalnız gazino yetmez, dışarıda da ne iş olursa yapacaklar. En döküntü meyhanelerde çalgıcılık; Abdullah’ı boyayıp boyayıp defalarca satmak; Rüstem Bey’in evinde (sataşmalar ve el şakaları) hizmetçilik. Bunca gayrete karşın, para denkleşmez. ‘Hey güzel Allahım! Herkese çuvalla veriyorsun. Bir gün de bizimkileri gör. Senin kararttığın bir çift göz için istiyorlar bu parayı’. ‘Sığıntı’daki (1974) Kemal’in yapacağını yapar Fosforlu. Rüstem Bey’in “Keçilik etmez benim olursan” dediği yüzüğü terslemişti önceleri. Para tamamlanamayınca çalar! Sonraları mahkemede söyledikleri; “Namusumu feda edip evin beyine teslim olsaydım o yüzük benim olurdu. İstemedim. Cezası idam da olsa çalardım o yüzüğü. Çünkü hapishane kapıları yüzüme kapanıp beni karanlığa boğarken, sevdiğim bir çift göz aydınlığa kavuşacaktı. Aslında ben bir yüzük çalmadım Hâkim Bey, hürriyetimi sattım. Söyleyin bana, suçlu muyum?” [‘Şaka ile Karışık’da (1965) “Gol” diyen] Selahattin İçsel’in yanıtı; “Vicdanımın sesini dinlersem, seni yanıma çağırıp o temiz yanaklarından öperek şöyle derdim; ‘Suçsuzsun yavrum, suçsuzsun’! Ama toplumun bana verdiği görevi yerine getirerek sana iki yıl ceza vermek zorundayım.” Hasretle geçen aylar… Onları her yerde arayan Ömer… Ayrılmak için kocasından ‘villa, araba, bir de 500 bin’ isteyen Neriman, başka bir kadınla yakaladığı sevgilisini öldürecektir. Fosforlu, Ömer, Kazım Abi, Hüdaverdi ve ‘Abdullah’. Mutluluklarıyla mutlu olabilmemiz ne güzeldir. “Az mı çileni çektim//Sevmesem çeker miydim.” ‘Gözlerimden Yüzün’ (1968) (Muzaffer İlkar). “Muhterem dinleyicilerim, radyoyla da yayınlanan bu konserimde belki beni duyarlar ümidiyle 3 sevgili meleğime her zamanki gibi seslenmek istiyorum. Sen, kardeşlerin en tatlısı Hüdaverdi; Sen, Kazım Abi, ağabeylerin en altın kalplisi; Sen Fosforlum! Gözlerimi ışığa, yokluğunla kalbimi karanlığa boğan sevgilim. Benden niye kaçıyorsun. Aramızdaki uçurum şöhretse, her şeyimi bırakıp, eski akordeonum ve kırık kalbimle yanınızda şarkı söylemeye hazırım.” (Yazan: Murat Çelenligil)



benimsinema

22 Mayıs 2015 21:50

Bende arkadasa katiliyorum 3 arkadas filmine cok andiriyor.. engin caglar sarkida sÖyler bu filmde.. mine soley müthis vamp rolünde.. muhterem nur misafir sanatci rolünde.. biraz abarti ve duygu sömürüsü var.. sarkilar da renk katmis. Önder someri görmekte mutlu verici

Cevap Yaz

yalnızlar_rıhtımı

24 Mayıs 2009 20:07

3 arkadaş filminin kopyası aynı sadece kör olan kız yerine erkek.

Cevap Yaz

sultanhastası

14 Kasım 2007 18:47

Fosforlu küçük yaşta anne ve babasını kaybedince eski bir müzisyen olan Zurna Kazım tarafından büyütülür, Fosforlu ve Zurna Kazım sokaklarda şarkı söyleyerek geçimini sağlarlar. Günün birinde ünlü bir şarkıcı olan Kemal trafik kazası geçirir ve hafızasını kaybeder, bir tesadüf sonu karşılaşan Fosforlu ve Kemal birbirine aşık olur. Fosforlu, Kemal'in ameliyatı için hırsızlık yapar.

Cevap Yaz

emre84

20 Temmuz 2007 09:14

Bir Türkan Şoray kalasiği derler karamanın koyunu sonra çıkar oyunu

Cevap Yaz
Yandex.Metrica