Aslan Yürekli Kabadayı

8,52

( 12 kişi yorum yaptı )

Aslan Yürekli Kabadayı

Sinema Filmi

1967

‘Azize’ (1967) (Suat Sayın / Birsin Kozluca); “Ellerimden ellerin,//Ayrılmasın sevgilim” ile başlayıp ‘The Spy Who Came in from the Cold’daki (1965) ‘Compound’ (Sol Kaplan) ile devam eden sahne.
Tosun Kulüp (romanda, sf.5, Hardy’nin meyhanesi). ‘İçki mecburi’ymiş! Bir yabancı, ‘içki parası verip maden sodası’ istiyor.
Mehtap; “Karaciğerin mi hasta delikanlı? Bir konyak ısmarlasana. Abdullah serserisinin ölümünün şerefine… Mezarında kurt kaynar inşallah. Keşke bir kere daha tükürseydim köpeğin leşine.”
Barmen Lütfü Engin; “Kapat şu bahsi Mehtap.”
Mehtap; “Sen de korkuyorsun değil mi? Aslında herkes korkuyor. Sevinçlerini bile gösteremiyorlar korkularından.”
Yabancı; “Kimden?”
Mehtap; “Abdullah’ın arkadaşından. Kara Haydar’dan… Azılı, belalının biri. Abdullah’tan bile korkunç bir herif miş… İkisi senelerce Beyoğlu’nun haracını yemişler. Sonra bakmışlar birbirlerini yiyecekler, iskambille kılıç açmışlar aralarında (romanda, sf 120, ‘yazı tura’). Kaybeden Haydar, İstanbul’u bırakıp başka diyarlara yollanmış. Şimdi arkadaşının intikamını almak için döndü. İnşallah O’nu da temizlerler. O’nun da tükürürüm cesedine.”
Yabancı; “Bunlar çok sert laflar yavrum.”
Mehtap; “Bana ‘yavrum’ deme. Allahın belası Abdullah da öyle derdi… Sen kim oluyorsun da bana ‘yavrum’… ”
Yabancı; “Ben Haydar’ım. Kara Haydar.”
(Kitaptaki Tally Lee’nin öfkelenmek için esaslı bir nedeni var. Bennett, ‘orta yaşlı fahişe’nin kız kardeşi Betty Ann Lee’yi eroine alıştırıp 16 yaşında intiharına neden olmuş).


‘Hesap Günü’ (The Deep) (1961) (Mickey Spillane) adlı romanın Yeşilçam uyarlaması. Bizde, ‘Hesap Günü’ adıyla (1. basım Şubat, 1966) (Başak Yayınevi) (Çeviren Adnan Semih Yazıcıoğlu) yayınlanmıştı.
Filmin hemen her köşesinde Richard Burton’lu ‘The Spy Who Came in from the Cold’un melodileri (1965) (Sol Kaplan) var.
Neon ışıkları içindeki Beyoğlu. ‘Çimen Pavyon ve Otel Çimen Palas’; ‘Londra Pavyon’; ‘Cumhuriyet’; ‘Tokatlıyan’; ‘Foliberjer’; ‘Pavyon Meksiko’; ‘Vagon Blö’; ‘İnci Pavyon’.
“Şimdiye kadar neler geldi geçti. Berbat Süleymanlar, Arnavut Caferler, Malatyalı Hüseyinler. Ama hiçbiri barınamadı.”
İlk sahnede yalnızca ayakkabısı ve pantolonu görünen biri ‘Beyoğlu’nun azılı gangsterlerinden’ Abdullah Hisar’ı öldürüyor. Milyonluk servetini kan kardeşi Kara Haydar’a bırakmış. (Romandaki ‘Deep’ de, benzer şekilde arkadaşı Bennett’in öldürülmesi üzerine New York’a gelir. ‘Maden sodası’ değil ‘viski’ içiyor).
Koyu renk Mike Hammer şapka ve trençkot, belinde bir 38’lik, yüzünde alaycı ifade. Kahramanımız 10 (kitapta 25) yıllık bir aradan sonra şehrine dönmüş.
Avukat Recai Bozlak’ın (romanda ‘Wilson Batten’) yazıhanesi. Haydar, ‘Tavuk Hırsızı’ diye hitap ediyor. “Façayı düzmüşsün... İyi tutundun. Hırsızları, katilleri himaye eden bir avukat bozması için büyük ilerleme bu.” Sağlam ayakkabı olmadığı belli. Konuşurlarken mirasta neler olduğunu öğreniyoruz; ‘Üç apartman, iki garaj, Levent’te büyük bir arsa ve barlarda, gece kulüplerinde, langırt salonlarında, otellerde %40 hisse’. Ancak, merhumun vasiyetnamesi şartlı şurtlu; Bir cinayete kurban giderse intikamının alınmasını istiyor. Katil bulunamazsa her şey, ‘vekil sıfatıyla’ Recai’ye kalacakmış. Bu olasılık konuşulurken, sırıtışı görülmeye değer. (‘Deep’in durumu biraz daha zor. 1 hafta içinde sonuç almak zorunda).
‘Gece Baykuşları Kulübü’ (A. S. Yazıcıoğlu, ‘Knights Owl Club’ı böyle çevirmiş. Filmdeki kullanımı da bu şekilde). Bütün çete orada. ‘Abdullah’ın yerine teşkilata reis seçiliyor’. Muşta Salih aday. Biraz mırın kırın eden İhsan Bayraktar’ı öyle bir benzetiyor ki artık oybirliği ile idareyi almak üzere. Ancak Kara Haydar’ın gelişi ile durum değişir. Salih iki Osmanlı tokadı yiyip, sustalı ustası Arap da kaburgalarına kadar çizilince herkesin ayağı suya eriyor. Haydar artık yeni ‘kralları’. ‘İttifakla, üstelik alkışlar arasında’.
İki tane çok sadık yardımcısı var. ‘Kedi’ ve ‘vurdu mu göçerten boks şampiyonu’ Nusret. Bunca ‘kumarhane, bar ve otelin idaresi, hükümet idare etmek kadar güç’. Zaten Haydar’ın ‘davası da reislik falan değil, Abdullah’ın katilini bulmak’.
Avukat Recai; Muşta Salih; Kodamanlardan Süleyman Şevket Bey; Abdullah’ın evlenmek istediği şarkıcı Sevda Yıldız’da gözü olan Ayna Recep. Şüphelendiği kişiler bunlar.
Her birinin bu cinayet için gerekçesi var. Recai, katil bulunmazsa vasiyette konacak; Salih, çeteye başkan olacak; Eroin imalatçısı Süleyman Şevket, Abdullah’ın şantajlarından kurtulacak; Recep de, aklınca, Sevda’ya kavuşacak.
Kahramanımız bu arada, kendisine diş bileyen Komiser Hasan’ı da idare etmek zorunda. ‘En ufak bir hadise çıkarırsa hemen içeri girermiş’. Tokatlı yumruklu bir sohbetten(!) Avukat Recai sayesinde kurtulur. Şapkasını (romanda, sf. 86 ‘cüzdanını’) unutma bahanesiyle geri dönüp “..İkimizi de üzmeden şu numaraya telefon et de işi sağlama bağlayalım” diyor. Bunun ne anlama geldiğini ilerde anlayacağız.
Sevda (romanda ‘Helen Tate’), Recep’in gazinosunda striptizci şantöz. Mehtap’ın da arkadaşı. Öylesine güzel ki ilk karşılaştıklarında Haydar’ın dudaklarından istem dışı bir hayranlık ıslığı çıkıyor. Gergin başlayan ilişkileri büyük bir aşka dönüşecektir. Abdullah, bir gün “Elimde öyle vesikalar var ki herifçioğlunu çocuk gibi parmağımda oynatıyorum” demiş. Belki katili o, kimliği bilinmeyen ‘herifçioğludur’.
Mehtap’ın intihar girişimi ve bıçaklanarak öldürülmesi peş peşe. Haydar, ‘söylediklerinden daha fazla şey bildiğini’ düşünüyordu.
‘Dead Ringer’daki (1964) (André Previn) ‘The Dog Attacks’ (ilk 12 saniye). Konuşmaya gittiğinde zavallı kadını cansız bulur. Sırtında bir bıçak.
‘Arabesque’deki (1966) (Henry Mancini) ‘The Zoo Chase/Arabesque Theme’. Arkadaşının öldürüldüğünü öğrenen Sevda bavulunu hazırlamaya başlar. ‘Kaçmakla kurtulacağını sanıyor’. Güç bela, kalmak için ikna olur.
Bu arada Nusret’in getirdiği haber can sıkıcı. Haydar’ı ‘harcamak için Adapazarı’ndan iki kiralık katil ayarlanmış’. İdris-İhsan Gedik ve Yavuz Selekman.
Bunlar olurken Hisar Gazinosu patronu Ayna Recep’i daha yakından tanıyoruz. Sevda’ya yalvarıp duruyor; “Seni ne kadar sevdiğimi biliyorsun. Senin için yapmayacağım şey yoktur. Bütün servetimi ayaklarına seriyorum. Yeter ki benimle evlen. Herkesin gözünden uzak sevip koklayayım seni.”
Bir keresinde “Dur biraz seyredeyim seni” dediğinde “Sahnede seyredersin” yanıtını almıştı. Sonrasında Muhittin Paydaş Orkestrası eşliğinde ‘Çayırda Buldum Seni’ var. Bateride Erdoğan Üçkaya.
Kiralık katiller habire Haydar’ın resmine atış yapmaktaydı. Nasıl olsa buraya gelir diye Abdullah’ın evine yerleşmişler. Artık ikisi de sıkılmaya başlamış. Bu nedenle yanlışlıkla ‘Kedi’yi öldürürler. Haydar da peşlerinde.
‘Escape’ (1960) (Ernest Gold). Yavuz Selekman’ın kaçışı ‘Exodus’taki melodi ile. Yoluna çıkan Komiser Hasan’a ateş edecekken Haydar tarafından öldürülür. Yaralanan İdris de ortadan kaybolmuş. Ama Nusret izini kolaylıkla bulur. ‘4. Levent, Sinema Yanı, Doğu Apartmanı 45/7’. (İlginç bir şekilde Ayhan Işık’ın 1966 model ‘34 FU 473’ plakalı 230 SL ‘sedef rengi’ Mercedes’i de bu binanın önüne park etmişti).
‘Su testisi’ misali, bir başka kiralık katil-Ayı Kemal, İdris’i öldürür. Fakat bu tetikçi de Haydar ile boğuşurken çatıdan düşüyor. Koyu renkli çorapları düşerken beyaz olmuştu.
Kahramanımızın aklı, Abdullah’ın sözünü ettiği ‘vesikalar’da. Uzun aramalar sonucu ‘küçükken oynarken kullandıkları zula yerinde, kahve sehpası içinde’ bulur bunları. Meğer Süleyman Şevket, eski sabıkalılardanmış. Hem de eroincilikten. 500’er bin liralık iki senet vermiş Abdullah’a. Onları geri istiyor. Elini kana bulamak için yeterli bir sebep. Ama katil O değil.
Kahramanımız, Süleyman Şevket’in Arnavutköy’deki [‘Son Gece’den (1968) anımsadığımız ‘Ostrorog’] köşkünde arama yaparken yakalanır. Geleceğini biliyormuş. “Abdullah’tan çok çektim. Burada eroin yaptığımı bildiği için haraç alıyordu benden.” Haydar’dan bulduğu ‘senet ve vesikaları’ istiyor. Rus ruleti ile korkutmak sonuç vermez. Söyletmek için daha acımasız bir planları var.
‘Teasing the Korean’ ve ‘Gassing the Gangsters’ (1964) (John Barry). Sevda’nın apar topar getirilişi ‘Golfinger’daki melodilerle. Sevdiği kızı kırbaçlayarak Haydar’ı yola getireceğini düşünmüştü. Ama Ayna Recep’i hesaba katmamış.
‘Lawrence of Arabia’daki (1962) (Maurice Jarre) ‘Lawrence and His Bodyguard’. Sevda kırbaçlanırken Haydar üzüntüsünü yüzündeki hafif kasılmalarla göstermişti. Oysa Recep’in Süleyman’a tepkisi ürkütücü; “Sevdiğim kadını kırbaçlatmak, ha?” Önce bir tokat.
‘The Bible: In the Beginning…’deki (1966) (Toshiro Mayuzumi) ‘Cain and Abel’. Sonra genç kızın ayaklarını öptürüp özür diletir. Ve iki kurşunla işini bitirir.
Haydar’ı da Muşta’nın ‘nazik ellerine teslim ediyor’. “Ben Sevda’nın koynuna girerken sen Salih’in elinde. Görmek isterdim doğrusu.”
Salih’in istediği de çok bir şey değil doğrusu; ‘Teşkilattaki hisselerini devretmesi’. Adamlarının ikna için kullandığı yöntem; 17 yumruk, 6 tokat, 3 tekme.
Bunca dayaktan sonra, üstelik elleri arkadan bağlıyken Adnan Mersinli’yi bayıltır. İpleri, tabanca ile ateş ederek kesiyor. Kendini yaralayacak diye korktuk!
Son sahnelerde Orhan Günşiray’ın kayınvalidesi Hafize Hanım’a ait Yeniköy’deki [‘Kader’de (1968) Pir Ömer’in olan] köşkteyiz. Recep, bir yığın iç çamaşırı almış, Sevda’nın giymesini istiyor. İtirafı bu sırada; “Ne olurdu birazcık sevseydin beni. Sana sahip olmak için yapmayacağım şey yok. Şevket’ten başkalarını da öldürdüm senin için. Değil Abdullah’ı bütün insanları gebertebilirim senin aşkın için.” ‘Sevgi’ anlayışı oldukça değişik; ‘Bir kişi için bütün insanları gebertmek’!
Bu sırada Haydar da intikam için oraya gelmişti. Çıkan çatışmada Ayna’yı alnından vurur; “Ulan Recep, adam gibi öldün. Kaidenden yemedin bu sefer kurşunu.” Daha önce de, Gece Baykuşları Kulübü’nde “Ulan Ayna Kafa, gene kaidenden yedin darbeyi” demişti. Recep, Sevda ile; Haydar da Recep’in ‘kaidesi’ ile takıntılı galiba.
Meğer kahramanımız Haydar Demir, Milletlerarası Polis Teşkilatı’ndanmış (romanda FBI ajanı); “Abdullah’tan ayrıldıktan sonra girdim bu mesleğe. Ankara, kimsenin benden şüphelenmeyeceğini düşünerek yolladı bu işe.”
Sevda ile sarmaş dolaş uzaklaşırlar oradan.


Miles Davis’in “ ‘Round About Midnight” albümündeki (1957) ‘Round Midnight’ (1944) (Thelonious Monk).
Haydar’ın elinde, Nisan 1967 tarihli ‘Playboy’. Sayfalarda Gwen Wong, Lisa Baker, Susan Denberg, Tish Howard ve kapakta Cheryl Shrode. Banyodan çıkan Sevda biraz kıskanmış.
Saçlarından sular süzülürken bornozunun önünü açıyor; “Ben varken!”
(Yazan: Murat Çelenligil)


6.11.1967 pazartesi Ortaköy " Barbaros " sinemasında gösterime girmiş. Zafer ALGAN

Künye

Yönetmen Memduh Ün
Senaryo , ,
Yapımcı Memduh Ün
Görüntü Yönetmeni Mustafa Yılmaz
Süre 86 dk
Tür Macera
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Kabadayı, Polis, Romandan Uyarlama Daha Fazlası

Oynayanlar

Ayhan Işık Ayhan Işık Kara Haydar
Sevda Ferdağ Sevda Ferdağ Sevda Yıldız
Altan Günbay Altan Günbay Ayna Recep
Ayfer Feray Ayfer Feray Mehtap Ateş
Hüseyin Güler Hüseyin Güler Komiser Hasan
Erdoğan Seren Erdoğan Seren Süleyman Şevket'in fedaisi
Cüneyt Türel Cüneyt Türel Seslendirme
Zafer Önen Zafer Önen Seslendirme
Fikri Çöze Fikri Çöze Lütfü Engin Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Ayhan Işık Seslendirmesi
O. Nuri Ergün O. Nuri Ergün Muşta Salih
Mehmet Aslan Mehmet Aslan
Cahit Irgat Cahit Irgat Yavuz Selekman Seslendirmesi
Cüneyt Türel Cüneyt Türel Orhan Elmas Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Hakkı Hakdan Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Özdemir Han Seslendirmesi
Agah Hün Agah Hün Altan Günbay Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Sevda Ferdağ Seslendirmesi
Esen Günay Esen Günay Nusret Ataer Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Çetin Başaran Seslendirmesi
Cemal Gonca Cemal Gonca Süleyman Şevket'in Adamı
Özdemir Han Özdemir Han Muşta Salih'in Adamı
Cevdet Balıkçı Cevdet Balıkçı Muşta Salih'in fedaisi
Çetin Başaran Çetin Başaran Muşta Salih'in fedaisi
Mustafa Yavuz Mustafa Yavuz Muşta Salih'in fedaisi
Giray Alpan Giray Alpan Muşta Salih'in fedaisi
Özdemir Akın Özdemir Akın Arap Hamdi
Nusret Ataer Nusret Ataer Nusret
Hakkı Haktan Hakkı Haktan Kedi
Süha Doğan Süha Doğan Süleyman Şevket
Hüseyin Zan Hüseyin Zan Ayna Recep'in fedaisi
Adnan Mersinli Adnan Mersinli Muşta Salih'in fedaisi
Tamer Balcı Tamer Balcı Abdullah Hisarlı
Enver Dönmez Enver Dönmez Ayna Recep'in fedaisi
Kudret Karadağ Kudret Karadağ Ayna Recep'in fedaisi
Süheyl Eğriboz Süheyl Eğriboz Süleyman Şevket'in fedaisi
Yusuf Çağatay Yusuf Çağatay Süleyman Şevket'in fedaisi
Lütfü Engin Lütfü Engin Tosun Kulüp'ün barmeni
Orhan Elmas Orhan Elmas Avukat Recai Bozlak
Yavuz Selekman Yavuz Selekman Kiralık katil
İsmet Erten İsmet Erten Ayna Recep'in fedaisi
İhsan Gedik İhsan Gedik İdris

Ekip

Yönetmen Ekibi Zeki Ökten (Yönetmen Yardımcısı)
Yazım Ekibi Bülent Oran (Diyaloglar)

Firmalar

Uğur Film (Yapım)

Son Yorumlar (12)

TubaArtan avatar TubaArtan 22 Ağustos 2017 14:46:34

4

Sıkıcıydı..Polisiye ya da suç temalı filmleri pek sevmesemde sırf Kral için izledim. yine Karizmanın dibiydi bu su götürmez gerçek ama film uzadıkça uzadı ve bitmek bilmedi sonunu zor getirdim..
10/4

yasak75 avatar yasak75 26 Ekim 2016 20:12:48

Arap sende gel ve son sahnedeki tırt yazısı harikaydı

Göztepe avatar Göztepe 05 Ağustos 2016 23:41:05

10

İyi bir polisiye filmi Ayhan Işık başrolde her filmdeki gibi döktürmüş mafya ve polis hesaplaşması çerçevesinde geçiyor. Filmde bazı mantık hatalarıda var özellikle silahla ip çözme elleri bağlı Ayhan Işık'ın kafayla adam dövme gibi.

kamilzafer 29 Şubat 2016 11:36:21

6

Bu filmi seyrettiğime pişmanım.Bence lüzumsuz bir film.Haydar'ın polis çıkması da samimiyetsizliğinin tuzu biberi.Kurtarır yanı Sevda Ferdağ'ın varlığı.Bir de milli boksörlerimizden Nusret Ataer'i yakınen tanıtması.Üstüne üstlük bir darbe de jeneriğ inden yemiş,maalesef yok,budamışlar.Yazık etmişler onca çalışanın emeğine.Görüntüler çok iyi ve net.Kadro ise müthiş.
Yukarı da 3 kişinin rolü yok ikisi benden,(C.Gonca:S.Şevket'in adamı,Ö.Akın:Muşta Salih'in adamı arap).Yanlız kiralık katilleri öldüren Ayı Kemal'de tanıdık bir sima ancak kendisini çözemedim.Gösterim tarihi de yukarıda. Zafer ALGAN

Kaptan34 avatar Kaptan34 29 Ocak 2016 00:59:38

Dövüş sahneleri çok başarılı

matipo avatar matipo 25 Haziran 2015 19:21:34

Filmde ilginç bir hata var: Kara Haydar, Avukat Recai'den, ilerleyen sahnede 'Avukat Sezai' diye bahsediyor.

Yandex.Metrica