Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Dağlar Kızı Reyhan

Dağlar Kızı Reyhan

8,90

(15 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 22 Dk Dram Duygusal Dram, Duygusal

Yönetmen: Metin Erksan Metin Erksan

Ülke: türkiye

Oyuncular: Alev Koral, Sadettin Erbil, Adalet Cimcoz, Muzaffer Yenen, Hakkı Kıvanç, Cevdet Balıkçı, Nermin Özses, Ali Demir, Melih Ateş, Fatma Karanfil Devamını Gör...

Konusu : “Ah, geçti o günler//Unutuldu yeminler//Bir kırık kalp kaldı.” Moda Plak çalışanı Reyhan, ‘Bir Kırık Kalp’i (1968) (Yıldırım Gürses) Kamuran Akkor’un sesi ile söylüyor. Gazinocular Kralı Ekrem Bey de orada. Patron; “Her öğle tatili böyledirler. Kafanı şişiriyorlarsa susturayım.” Ekrem; “Yoo, bilakis hoşuma gitti. İş var bu kızda. Kısa zamanda büyük bir ses yıldızı olabilir. (Kendisini göstererek) Tabii, erbabının elinde.” Patron; “Bir şoförle nişanlı. Üstelik kıskanç bir genç.” Ekrem; “Fark etmez. Önemli olan benim beğenmem.” Patron; “Namuslu kızdır Reyhan. Satın aldıklarına benzemez.” Ekrem; “Satın alınmayacak namus yoktur. Bütün mesele fiyatını biçmektir.” Jenerikte, o yılın sevilen şarkısı ‘Reyhan’ (1969) (Düzenleme Turgut Dalar) var. 60’lar sona eriyor. ‘Ekonomik gelişme sosyal uyanışın çok gerisinde kalmış’. Deniz kenarında karşılaştığımız gencin de derdi ‘fakirlik’. Mehmet [‘Şoför Nebahat’taki (1970)] ‘34 AY 220’ plakalı dolmuşun şoförü, nişanlısı Reyhan ise bir plakçıda tezgâhtar. Delikanlı dalgalara taş atıyor ama aklı başka yerde. Çevresindeki güzelliğin farkında bile değil. Bir hafta sonra, arkadaşı Gariban’la ver elini Almanya. Tren biletlerine kadar her şey hazır. ‘Hayırlısıyla bir gitse’ son model Mercedes ile dönecek. Genç kızın içinde bir korku, bir garip his var. “Beni de götürsen, birlikte çalışsak, daha çabuk alırdık” diye yırtınıyor. Parasız pulsuzluğa razı. Yeter ki bir arada olsunlar. Ancak “Başta öyle söylenir. Ama sonra çekilmez olur yoksulluk” direncini aşamaz bir türlü. Delikanlı kimsesiz. Reyhan ise annesi ve dört küçük kardeşi ile beraber. Muhterem Nur bu ilişkiyi hiç onaylamamış. “Vaktiyle ben de aynı hataya düştüm. Saadeti parada değil aşkta aradım. Ama şimdi bak halime, ellerime, saçlarıma, suratıma. Bu hale gelecek insan mıydım?” diyor kızına. ‘Gazinocular Kralı Ekrem Bey’in yaşamlarına karışması böyle bir zamanda. Sesini beğendiği Reyhan’ı ses yıldızı yapacak. Anneyi de en hassas yerinden yakalamış; “Sizleri servete boğabilirim.” Genç kız “İmkânsız… Çünkü evlenmek üzereyim” diye karşı çıkıyor ama cin gibi Gazinocu öyle bir şey söyler ki direnci kırılır. “Kısa zamanda zenginlik, şan, şöhret, villalar ve ‘otomobil’ler.” Diğerleri bir yana bu ‘otomobil’ sözcüğü sihirli değnek gibi. Yalnızca bunun hatırına ‘bir şarkı provası yapmaya razı olur’ Reyhan. Biraz para kazanırsa hemen evlenecekler, Almanya’ya lüzum kalmayacak. ‘Artık Sevmeyeceğim’ (1969) (Suat Sayın). Mehmet’in tepkisi çok sert. Demediğini bırakmaz. “Beni ne sandın sen? Ben yuvamı alın terimle kurmak isterim. Böyle kirli paralarla değil.” Prova elbisesi için öfkesi daha acımasız; “Başlangıçta öyledir. Önce giydirirler sonra da soyarlar… Nasıl çıkarsın şu fahişe kılığınla karşıma… Senin gözün lükste, şöhrette. Allahtan iç yüzünü zamanında öğrendim. Senin gibiler şoförle evlenmez. Zengin bir koca bulup, şoförleriyle sevişirler.” Paul Mauriat Orkestrası’nın ‘Le Temps Des Fleurs’ albümündeki (1969) ‘Le Temps Des Fleurs (Those Were The Days)’ (1920/1968) (Boris Fomin / Gene Raskin). Reyhan, mukavele imzalamasına karşın sahneye çıkmak istemiyor. Ekrem ise her şeyi titizlikle ayarlamış. “Anlıyorum, nasıl istiyorsan öyle olsun… Mukavelenin önemi yok. Beni üzen, seni kaybetmiş olmam. Hadi koş sevgiline. Yalnız bir ricam var. Bütün rakiplerim salonda. Meslek itibarımı kurtarabilmem için şarkını söyle öyle git” sözleriyle kandırıyor genç kızı. Mehmet’i de, adamı Behçet Nacar’ın gizlice cebine koyduğu eroinle yakalatır. Trendeki “Haberim yok, benim değil” çırpınmaları 10 sene hapislikle sonuçlanıyor. Reyhan, Sirkeci Garı’na geldiğinde ortalıkta ne tren nede sevdiği var. Üstelik o gün bir bebek beklediğini öğrenmişti. [Üzerindeki pardösü ve kazağı ‘Aşka Tövbe’den (1968) anımsıyoruz]. ‘Mazideki Aşk’ (1967) (Yıldırım Gürses). Sevdiği, hapislerde çile doldururken, O’nu Almanya’da bilen Reyhan artık ünlü bir sanatçı. Sigarası için üç çakmak birden uzanıyor. Sırf çocuğu babasız kalmasın diye Ekrem’le evlenmiş. Ama yatak odası gazinocunun giremediği bir yer. Pazarlıkları böyle. “Evliliğimiz formalite olarak kalacak.” Mehmet’in cezaevi günleri firar, yakalanış ve zincire vurulmayla geçiyor. İçindeki kin olmasa yaşayamazdı. Mahkûm arkadaşı Nubar Terziyan, delikanlının sıkıntısını en iyi anlayanlardan. “9 yıldır hep kaçmaya çalıştın. Biliyorum, intikam hırsı çıldırtıyor seni… Aşksa intikamların en korkuncudur (ne demekse). Senin eline öyle bir silah vereceğim ki zenginlerin serveti senin cüzdanın olacak. Silahın ‘kumar’ olacak… Parmakların bu sihri öğrenince paraları çeken dev bir mıknatıs (Rıza Tüzün ‘mıknatıs’ sözcüğünü ‘a’ vurgulu ‘miknatıs’ şeklinde seslendiriyor) olacak. Kazanacak, hep kazanacaksın. Karun kadar zengin olabilirsin.” (Bu ‘eğitim’ için neden 9 yıl beklediği belli değil). Gerisi zar, poker. Tahliye olurken “Babam olsaydın ayrılık bu kadar acı gelmezdi. Seni unutmayacağım” demişti yaşlı adama. (Ama filmin heyecanından olsa gerek, unutuveriyor). Sonrası yerli Monte-Cristo gibi. Gerçekten de ‘Karun kadar zengin’ olmuş. Hafize Hanım’ın Yeniköy’deki köşkünde bulduğu ve ‘hafifçe okşadığı’ Behçet Nacar’dan eroin tuzağını kuran kişiyi öğrenir. Kumarhaneyi (Armatör Suat Sadıkoğlu’nun Ortaköy’deki Yalısı) ziyaretinden 1–2 saat sonra 2 milyonun sahibi ve oranın ortağıydı. Ekrem “Her zaman sizin gibi güçlü bir ortağım olmasını isterdim. Kaybettiklerime üzülmüyorum. Sizinle çok daha fazlasını kazanacağım” diyor. ‘Çok daha fazlasını’ kaybedeceğini bir bilse. ‘Gizli Aşk’ (1969) (Zeynettin Maraş). Mehmet’i gazinosuna götürür. Aradan bunca yıl geçmesine karşın Reyhan hâlâ ‘soluk kesecek kadar güzel’. Bir nefes kadar yakın, yıldızlar kadar uzak. Değişen tek şey, şarkıları eskiden Kamuran Akkor’un sesiyle söylerdi şimdi Sevim Şengül’ün sesiyle söylüyor. Ekrem’in ‘oğlu’ Kemal ile tanışır. Yakınlık gösterdiği ilk kişiymiş. “Birden öyle sevdim ki sizi. Şuramda bir şey oldu sanki.” Reyhan’ın üvey kızı Hülya, Londra’dan gelince durum daha da içinden çıkılmaz olur. Mehmet ile tanışması ufak bir tartışmanın ardından. Genç kız daha o gece âşık olur. Kahramanımız amacı bunu intikam için kullanmak. “Göze göz, dişe diş. Kocan seni çaldı elimden. Ben de kızını alıyorum, ödeşmek için.” ‘Bu’ Mehmet’in, Reyhan’ın nişanlısı ‘O’ Mehmet olduğunu anlayınca deliye döner Ekrem. Adamlarından öldürmelerini istiyor. Kudret Karadağ, Behçet Nacar, Hakkı Kıvanç, Süheyl Eğriboz ve İhsan Bayraktar’ın yediği dayak görülmeye değer. “Üzerime gönderdiğin 5 köpeğin için sedye yolla. Sen de beni bekle geliyorum.” Durumu ‘ortağına’ telefonla haber veriyor. Oraya gidişi ‘Arabesque’teki (1966) (Henry Mancini) ‘Zoo Chase: Arabesque Theme’ ve Kartal Tibet’in 1969 model ‘34 KT 417’ plakalı Mercedes’i (ama iç çekimler Dodge dolmuştan) ile. Ekrem, Reyhan’a bir şantaj daha yapar; “O’na değil bana âşık olduğunu söyleyeceksin. Gururunu kırmak öldürmekten daha iyi. Yoksa…” Mehmet’i de oğlunu da öldürecekmiş. ‘The Rite of Spring; X. Glorification of the Chosen Victim’ (1912/13) (Igor Stravinsky). Her şeye karşın Reyhan’ın ‘Şoför’e gittiğini görünce elinde tabanca, bağırıyor; “Gitme, bırakma beni… Dur, vururum yoksa… Yalvarıyorum, sevmesen bile acı bana.” Bir silah sesi. ‘Karısını’ vurdu zannettik ama kurşunu kendi kalbine sıkmış. Reyhan, Mehmet ve Kemal, nihayet beraberler. Mutluluklarına, neşelerine diyecek yok. Filmin şarkısını hoplaya zıplaya söylüyorlar. ‘Laura’ (1944/45) (David Raskin / Johnny Mercer). Dans ve evde devam eden konuşma. Hülya; “Beğendim sizi. Gözlerinizdeki ateş büyüledi beni. İlk defa oldum böyle… Yıldırım aşkına inanır mısın?” Mehmet; “Doğrusunu istersen, aşka inanmam.” (Yazan: Murat Çelenligil)



sivrice23

26 Mayıs 2019 10:49

Fatma Karanfil bu filmde 17 yasinda :(((

Cevap Yaz

burcusara

21 Mart 2019 22:45

Çok seviyorum bu filmi. Mehmetin Kemalin oğlu olduğunu ögrendiği sahneyi kaç kere izledim bilmiyorum bile. Zaten Filiz Akın ve Kartal Tibet filmlerini çok severim, bu herhalde favorim olsa gerek.

Cevap Yaz

bltszlk

27 Mayıs 2016 22:31

Filiz Akın'ın şarkılarıyla güzel danslarıyla filme renk katmıştır.Sonunda Reyhan Mehmet ve Ömercik bir aile olmuştur..Flim sayesinde Laleler şarkısını ilk kez duydum güzel şarkıydı.Flimde güzeldi

Cevap Yaz

Kleberson

22 Ocak 2016 16:37

bu tarz konulardan cok var bilindik bir konu metin serezli rolünü cok iyi oynamis cok basarili buldum kendisini bu filmde zaten cok basarili bir oyuncuydu allah rahmet eylesin filme gelince izlenir

Cevap Yaz

delikadir39

1 Ocak 2010 15:43

Herşeyiyle dört dörtlük bir film...

Cevap Yaz

kartal tibet tutkunu

4 Eylül 2009 19:18

BU FİLİM: Usta yönetmen Metin ERKSAN'nın Sinemadaki! Yüz akı filimlerinden başlıcası olup; Bir o Kadar da Dönemsel Sinemanın parlayan değerleri: "Kartal TİBET & Filiz AKIN" ikilisinin oyunculuk performansları: Sinemadaki kalıcılıklarının, ne denli isabetli olduğunun da!  belirleyicisi olmuştur. filim se, kalitesiyle izleyici beğenisini kazanmıştır.

Cevap Yaz

emre84

19 Mart 2009 08:38

En sevdiğim filmlerden biri çok başarılı

Cevap Yaz

Gül Tuna

16 Kasım 2008 20:18

kartal tibet filmin bir sahnesinde yalniz bir defa sevdim hemde kahrolasiya diyor ayni cümleyi türkan soray arim balim petegim filmindede kuruyor :) bu arada her iki filmin senaristide Bülent oran

Cevap Yaz

_samsunlu_kral__

18 Eylül 2008 17:09

filiz akın  kartal tibet çok iyi bir performans sergilemişler. film müziğide çok güzel

Cevap Yaz

muzimuzo

29 Nisan 2008 21:39

kartal tibet  her film de olduğu gbi mükkemmel oyuculğnu sergilyo yne. film gzel sonuda gzel btyo. tutkulu bi aşk aslnda ama reyhanın saflkları yzndn ayrı düşyolr

Cevap Yaz
Yandex.Metrica