Son Vurgun  (Kurşunların Yağmuru)

7,84

( 10 kişi yorum yaptı )

Son Vurgun (Kurşunların Yağmuru)

Sinema Filmi

1968

‘El Cid’ (1961) için yapılan ‘Battle Preparations-The Battle Of Valencia’ (Miklós Rózsa) (5.20-7.00 dakikalar arası).
Hapisten çıkan Sedat, ‘babasının elini öpmek, sonra sıkıca bir sarılmak, bir daha da hiç ayrılmamak’ için gelmiş. Ancak…
Rıfat; “Babanım ne çare ama sen oğlum değilsin. Senin gibi oğlum yok artık, yok yok. Yaptığın değil beni asıl yalanın yıktı. Boş yere sevindirişin, kendine inandırışın yıktı. İyi çektim, iyi dayandım ha! Kaçmadım. Kaçsam zaten ne faydası olurdu ki. Dünyanın neresine gitsem ipin ilmiği boynumdaydı. Göğsümde de sen yazılıydın.”

Silah kaçakçısı bir çete için çalışan delikanlının pişman olup kurtulmaya çalışmasının öyküsü.
Jenerikte ‘(Old) Batman Theme’ (1966) (Neal Hefti) ve sigara dumanı içinde bir kumarhane. Zeki Tüney masalar arasında dolaşıyor. Ara p Celal ‘tarassut halinde’. Yine de hilenin bini bir para.
Pırıl pırıl İstanbul. Sedat Tüzer, ‘34 FS 127’ plakalı ‘Şevrole’ ile eski mahallesine gelmiş. Herkes, özellikle Bakkal İsmail pek saygılı. Kahramanımız çok formda görünüyor. Beyaz kaşkol, koyu renk eldiven. ‘İşleri yolunda, cebi banknot dolu’. Tek derdi ‘hâlâ manav dükkânında çalışıp çabalayan sonra da içkiden medet uman babası’.
Yaşlı adamı Hüsnü’nün meyhanesinde bulmuş.
Rıfat; “Çırak mı söyledi?”
Sedat; “Dükkânda göremeyince anladım.”
Rıfat; “Tembih de etmiştim o serseme.”
Sedat; “Bir de kendine tembih et babacığım. ‘İçme, yeter’ de. ‘Gündüzleri de içmeye başladın, halini hiç beğenmiyorum’ de.”
‘Yaşlı gününde babasını rahat ettirmek istiyor’. “Bir kat tutacağım sana. Dayayıp döşeyeceğim. Emrine bir de adam vereceğim, sırt üstü yat.”
Ne var ki Rıfat ‘işinden, semtinden ve kadehinden ayrılmazmış’. Oğlunun ‘başarıları’ ile mutlu. Bu yetiyor. “Sen beni nice zamandır bahtiyar ettin. İt kopuk alayına karışmadın. Başmüdür oldun. İftiharım oldun.”
Delikanlı oradan ayrılırken Meyhaneci Hüsnü’yü “Başka şişe isterse verme. Yoksa bu dükkânı satın alır sana da dondurma [ikinci çevrim ‘Şeytanın Kurbanları’nda (1973) ‘sütlaç’] sattırırım” diye şaka yollu uyarıyor.
Arabasına giderken eski göz ağrısı ile karşılaşır.
Züleyha; “Koptun gittin buralardan. Hani baban da olmasa hiç gelmeyeceksin değil mi?”
Sedat; “Gelmeyeceğim.”
Züleyha; “Ya! Benim için de mi?”
Sedat; “Kırılma Züleyha, içlenme hemen. O bir zamanlardı. Sahilde, arsada yolunu gözlemek, elini tutmak yetiyordu.”
Züleyha; “Fazlasını istemedin ki.”
Sedat; “İstemedim, isteyemem… Ben evlenemem bu ara. İşim gücüm, istikbalim.”
Züleyha; “O işler, paralar seni ayırdı zaten. Şurda manavlık etseydin de bak ayrılır mıydık? Gözün benden başkasını görür müydü? Tabii şimdi oralarda zenginler, boya güzelleri…”
Gazinocu Atıf’ın yanında çalışmaya başlayana kadar fakirmiş Sedat. Sonra ‘bütün hayatı değişir.’ Kervansaray Night Club’a müdür olmuş. Apartman katı, özel araba, kadınlar. En güzeli de Mine Soley.
Polis Müdürü Kayhan Yıldızoğlu “Bütün bunlar o gazinodaki müdürlük maaşıyla mı oluyordu” diye soracaktır. Sedat’ın, kanun dışı işlere neden ve nasıl bulaştığı senaryoda işlenmemiş.
Atıf, gazino dışında, kumarhane ve silah mermi kaçaklığı dâhil her türlü pis işle ilgili. Kahramanımızı bunlara da bulaştırmış. “Kısa zamanda işin her inceliğini öğrendin. Üstelik kuvvetli, kudretli, zekisin de. Böyle gidersen sırtımız yere gelmez” diye iltifatlara boğuyor. Sağ koluymuş. Adamları Ahmet, Haydar ve Hüseyin Güler ‘her emrini Patron söylemiş gibi dinleyeceklermiş’.
Çalışma şekli çok sade.
‘Dawn Raid On Fort Knox’ (John Barry). Bentlerin dışında buluşmaya gelirken ‘Goldfinger’daki (1964) melodi var. Bilal İnci [‘Serseri Âşık’tan (1965) anımsadığımız] kapısında Akyüz Kardeşler yazılı ‘34 DV 719’ plakalı Dodge kamyonet ile gelmiş.
Silah sandıklarının indirilişi ‘The Arrival Of The Bomb And Count Down’ (1964) (John Barry) (1.20-2.05 dakikalar arası) ile. Sonra bunlar bilinmeyen bir yere ‘sevk edilir’.
İş, hep böyle tıkırında gidecek gibiydi. Ancak bir gün talihleri döner. Bu kez yanına Ahmet’i almış.
‘Goldfinger’daki (1964) ‘Dawn Raid On Fort Knox’ (John Barry). Kaçak silah ve kurşunları almak için Bentler’e gelişlerindeki melodi aynı.
‘The Spy Who Came In From Cold’daki (1965) ‘The Compound’ (Sol Kaplan). Sandıkların taşınması bu gerilimli notalarla. Murdar-Lütfü Engin ve Bilal İnci paralarını alıp gittikten sonra polis gelir. Kahramanımız mahkemede “Belamızı bulduk” diyecektir.
Savcı Talat Gözbak’ın tüm ısrarına rağmen çeteyi ele vermez. Sonuçta kendisi 8, “Masumdur, hiçbir suçu yoktur” diye korumaya çalıştığı Ahmet 2 yıl ceza alıyor. (İkinci çevrimde cezaları 8’er yıl).
‘Goldfinger’daki (1964) “Auric’s Factory” (John Barry). Ahmet’in kız kardeşi İstanbul Cezaevi’ne gelmiş, Sedat’a demediğini bırakmaz. Şimdi nefretle baktığı delikanlıyı bir süre sonra deliler gibi seveceğini bilemezdi tabii.
Meral; “..Geberirsin inşallah! Başkalarını da zehirleyemeden geberirsin de kurtuluruz. Bize ettiklerini kimbilir kimlere de etmişsindir.”
Sedat; “Ettim, ettim ya! Birine, hem de nasıl birine. O senden de beterdir şimdi.”
Mahallede boynu bükük kalan babasını kastediyor.
‘Goldfinger’daki (1964) ‘Death Of Tilley’ (John Barry). 4 yıllık çilenin ardından bir afla hapisten kurtulmuş. Mahallelinin davranışı şimdi bambaşka. “Çıktın mı delikten” diye küçümseyen Mehdi Amca; “Öyleyse yakında gene paran da olur araban da. Alıştın bir kere duramazsın” diye tekrar ‘kötülüğe bulaşacağını’ dokunduran Cevat Uz; “Semtimizin itibarını arttırdın. Gazetelerde resimlerini gördükçe babana da gösterip okurduk. İftiharından gözleri dolardı” diye kafa bulan İsmail Abi; “Senden sonra çok tövbe dedim Allahıma. İyi ki beni sana kısmet etmemiş” diye şükreden Züleyha.
‘El Cid’deki (1961) ‘Battle Preparation-The Battle of Valencia’ (6.30’dan itibaren) (Miklós Rózsa). En acısı Rıfat’ın davranışı. Yine meyhanedeydi. Şişeleri dizmiş karşısına. Oğlunu “Ne var, ne için geldin? Ne istiyorsun?” diye tersler önce. ‘Hükümet affetmiş’ ama yaşlı adam henüz değil. “Yaptığın değil beni asıl yalanın yıktı. Boş yere sevindirişin, kendine inandırışın yıktı.” Bir defa inanmış, bağrında torpil patlamış. “Hele zaman geçsin. Göreyim, inanayım. Aklım kessin iyice.”
Diğer yandan Polis Müdürü Kayhan Yıldızoğlu, Sedat’ın ensesinde. Çeteyi kıstırmak, suçüstü yapmak için yardımını istiyor. Aldığı yanıt; “Ben gammaz değilim. Ne olursa olsun kimseyi ihbar edemem. Öyle görmedim, alışmadım.”
Atıf da yanına dönmesi için bastırıyor.
‘Goldfinger’daki (1964) ‘Bond Back In Action Again’ (2.56-3.05 arası) (John Barry). Yıllar sonra karşılaşmaları bu kısa melodi ile. Çete ‘yeni işler için zemin yoklamak’ amacında. Oysa Sedat ‘bu işlerin cümlesine çaprazı çekmişti’. Hem de ‘silinmemecesine’. Ölüm tehdidine bile direnir ancak yelkenleri suya indirmesi uzun sürmez. Atıf nereden vuracağını iyi biliyor; “Babana acı bari. O’nu da yaşatmam bilesin.”
Araba konusunda iğneli laflar söyleyen mahalleli Cevat Uz haklı çıkıyor. Kahramanımız sonraki sahnede ‘34 HA 588’ plakalı arabadaydı.
‘Goldgfinger’daki (1964) ‘The Laser Beam’ (1.36-2.06 arası) (John Barry). Bu arada Ahmet de çete ile çalışmaya başlamış. Ancak davranışları biraz tedirgin. Nedeni kısa sürede anlaşılıyor. Haydar, kendisini Emniyet Müdürlüğü’nden çıkarken görmüş. Omerta Kuralı gereğince ‘dili kesilir, kulağı parçalanır’.
Sedat’ın, bu işi çetenin yaptığını anlaması çok sonra.
‘Goldfinger’daki (1964) ‘Teasing The Korean’ (0.40-1.07 arası) (John Barry). Yardımsever(!) Atıf “Yapayalnız, teselliye muhtaç” diyerek Meral’e gazinoda iş verir. (Böylesine güzel olmasa aynı şekilde davranır mıydı?) Ölen abisinin intikamını almak isteyen genç kız gazinoda şarkıcılığa başlamış.
Nesrin Sipahi’nin sesi ile ‘Azize’yi (1968) (Suat Sayın) söylüyor.
‘Lawrence Of Arabia’daki (1962) ‘The Miracle’ (İlk dakika) (Maurice Jarre). Daha da ileri giderek, Atıf’ın kolye hediye ettiği gece, çetenin ‘diğer işlerine’ de katılmak istediğini söylüyor. “Abimin bıraktığı işe devam etmek, sizden olmak istiyorum. Aynı kandanım. İşinize yarayabilirim.”
Sedat ile yakınlaşması bu sırada. Babası ile aralarındaki sorunu öğrenmiş. Düzeltmek için mahalleye gider. Oğlunun, çeteye neden boyun eğdiğini öğrenen yaşlı adam, Atıf ‘a ileri geri konuşunca kendi ipini çekmiş olur. Beşiktaş, Yıldız Asfaltı yakınında bir araba kazasında(!) ölüyor.
‘El Cid’ (1961) filmindeki ‘The Twins’ (Miklós Rózsa). Sedat, hâlâ durumu anlamamış, ‘beni affetmeden gitti’ diye kahroluyor. Meral’in ziyaretini, babasının Atıf ile konuşmaya geldiğini öğrenince ‘tek kişilik ordu’ gibi çetenin icabına bakıyor. Polise, yaralıları tevkif etmekten başka iş bırakmamış.
“Gioconda’s Smile”daki (1965) ‘Portrait Of My Mother’ (Manos Hadjidakis) ve ‘Goldfinger’daki (1964) ‘Alpine Drive’ (John Barry). ‘Son’ yazarken Meral’e sarılmış, oradan uzaklaşıyor.
Yıllar öncesine dönebilse bu yaşadıklarını mı yoksa Züleyha’yı ve mahallesinde ‘manavlık etmeyi’ mi seçerdi?

‘The Barn-Love Theme’ (Miklós Rózsa). ‘El Cid’deki (1961) melodi.
Baba oğlu barıştırmaya gelmiş. Yanakta bir öpücükle sonuçlanan konuşma.
Rıfat; “Demek bütün bu itoğluitliklerin altında Atıf denen o cellât var.”
Meral; “Evet, Abim de öyle söylemişti.”
Rıfat; “Yalan söylemediğine nasıl inanayım?”
Meral; “Ne sizi tanırım ne Sedat’ı. Barışırsanız ne kazancım olur, hiç. Önce ben de sizin gibi düşünüyordum ama halini gördüm oğlunuzun, utandım. Her suçun bir cezası olur. Daha fazlasını çektirmeye hiçbirimizin hakkı yok. Hele sizin.”
Rıfat; “Seviyor musun?”
Meral; “Kimi?”
Rıfat; “Sedat’ı.”
Meral; “Ben mi? Niçin soruyorsunuz?”
Rıfat; “Hiiç! Farkında değilsen haberin olsun diye sordum.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Ertem Göreç
Senaryo
Yapımcı Berker İnanoğlu
Görüntü Yönetmeni Nejat Okçugil
Süre 79 dk
Tür Dram, Macera
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Gazino, İntikam, Kaçakçılık Daha Fazlası

Oynayanlar

Cüneyt Arkın Cüneyt Arkın Sedat Tüzer
Sevda Ferdağ Sevda Ferdağ Meral
Süha Doğan Süha Doğan Atıf
Sunay Sun Sunay Sun Züleyha
Cahit Irgat Cahit Irgat Orhan
Mine Soley Mine Soley Leyla
Kayhan Yıldızoğlu Kayhan Yıldızoğlu Komiser
Hasan Ceylan Hasan Ceylan Haydar
Necati Er Necati Er Ahmet
Hüseyin Güler Hüseyin Güler Atıf'ın Adamı
Talat Gözbak Talat Gözbak Savcı
Bilal İnci Bilal İnci Kaçakçı
Lütfü Engin Lütfü Engin Kaçakçı
Kudret Karadağ Kudret Karadağ Kaçakçı
Asım Nipton Asım Nipton İsmail
Necdet Tosun Necdet Tosun Meyhaneci Hüsnü
Mehmet Ali Akpınar Mehmet Ali Akpınar Kiralık Katil
Orhan Çoban Orhan Çoban Necmi
Zeki Tüney Zeki Tüney Kumarhane Müdürü
Kudret Şandra Kudret Şandra Dans Hocası
Nusret Özkaya Nusret Özkaya
Behçet Nacar Behçet Nacar
Adnan Mersinli Adnan Mersinli
Haydar Karaer Haydar Karaer
Yaşar Şener Yaşar Şener
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Cüneyt Arkın Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Sevda Ferdağ Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Süha Doğan Seslendirmesi
Gülen Kıpçak Gülen Kıpçak Sunay Sun Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Mehmet Ali Akpınar ve Hasan Ceylan Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Necati Er Seslendirmesi
Ayton Sert Ayton Sert Asım Nipton Seslendirmesi
Esen Günay Esen Günay Kayhan Yıldızoğlu Seslendirmesi
Hayri Arlı Hayri Arlı Lütfü Engin, Necdet Tosun ve Orhan Çoban Seslendir
Vala Önengüt Vala Önengüt Talat Gözbak Seslendirmesi
Devrim Parscan Devrim Parscan Bilal İnci Seslendirmesi
Osman Alyanak Osman Alyanak Seslendirme

Ekip

Yapım Ekibi Sadri Karan (Yapım Amiri)
Aydın Uslu (Yapım Asistanı)
Mustafa Oğuz (2) (Yapım Asistanı)
Erol Kesler (Set Amiri)
Ercan Akyıldırım (Set Ekibi)
Kahraman Kongür (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Emel Işık (Reji Ekibi)
Kamera Ekibi Mehmet Ali Özdemir (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Osman Koşkan (Negatif Kurgu)
Hikmet Kuyucu (Negatif Kurgu)
Kemal Gök (Laboratuar)
Hüseyin Özer (Laboratuar)
Yaşar Gök (Laboratuar)
Abdullah Akdeniz (Laboratuar)
Ses Ekibi Aleko Aleksandru (Senkron)
Müzik ekibi Nesrin Sipahi (Şarkılar)

Firmalar

Er Film (Yapım)

Son Yorumlar (10)

kral5 25 Eylül 2014 08:22:34

filmi izledim güzel film ancak serdar gökhan ve kartal tibetin bu filmi yapmaya çalısması olmamıs cüneyt arkın bu film de daha ciddi ve iyi oynamıs kartal tibette aynı olay oluyor ancak konusu aynı olsada arada çok fark var eğer gerçekte n izleyen kisi anlar daha gerçekci oynamıs bütün oyuncular .

benimsinema avatar benimsinema 17 Şubat 2013 15:20:43

7

filmin konusu defalarca yazilmis... ikinci cevirimi seytanin kurbanlari kartal tibetin basrol onyadigi...ikisinin arasinda fark göremiyorum. her ikiside ayni esitlikte...tabi son vurgun filmde, cahit irgat, süha dogan ve ertem görec olmasi biraz benc e renk vermis filme...onun disinda bilindik hikaye.yinede izlenebilir. NOT: bilan inci filmde biyiksiz ilk defa bu sekilde görünüyor sanirim ve kudret sandrayi dansiyla izlemek harika

performer avatar performer 10 Şubat 2013 21:45:04

7

baştan sona sıkılmadan izlenen orta karar bir film. sol tarafta verdiğim puan ne demek istediğimin özetidir.

ali87 avatar ali87 29 Temmuz 2012 12:48:07

hep aynı konu hapisten çıkan adamın tekrar kötü yola düşmek istememesi ama cüneyt arkın döktürmüş onun oyunculuğu için izlenebilir

Loverman avatar Loverman 23 Ağustos 2011 23:52:08

9

sağolsun murat ağabeyin kendine has üslubuyla yazdığı yorumu okuyunca aynı gün içinde iki kez izlemiş oldum. 1968 in siyah beyaz bu filmi konu olarak sıradan olsada oyunculuklar çok başarılı. cüneyt arkın, rol yapabilme yeteneğini bu filmde de konuşt uruyor. ayrıca fazla sahnede yer almayan sunay sun da başarılı. orhan çoban ın rol adı ahmet değil necmi olacak. birçok filmdeki gibi yine garson ama kötü rolde. 

emresahan19 05 Nisan 2010 17:57:04

güzel bi film. bizim aramızda CÜneyt Baba nın "Elim tetiğe giderse kurşun yetmeyecek" sözünü söylediği film olarak hatırlanır.

Yandex.Metrica