Kabadayı

7,27

( 6 kişi yorum yaptı )

Kabadayı

Sinema Filmi

1986

“Küçük ayaklı, beyaz elli, köprücük kemiği sağlam, iyi karnıyarık (ilk çevrimde ‘salata’) yapmasını bilen bir kız arıyorum ben.” ‘Kabadayılar Kralı’ Arap Kadir, Recep’in karnına yerleştirdiği üç kurşun için komalara girdiği bir ameliyat sonrasında söylüyor bunları.

‘Kara Osman’ın (1973) aynı yönetmenle ikinci çevrimi Kadir’in Hastaneye gelişi ile başlıyor. Aralarında Orhan Çoban’ın da olduğu hastabakıcılar yanlışlıkla Yusuf’u sedyeye koymuşlar. Kahramanımız, önceki filmde yaptığı gibi ‘ayıp olmasın’ diye sesini çıkarmaz.
Bu sırada Sinan, Recep’i ‘kutluyor’ (ilk çevrimde ‘tebrik ediyordu’); “Artık İstanbul yalnız ikimizin.” İsmi kabadayılık tarihine altın harflerle yazılacakmış. Ama sevineceği yerde üzüntülü; “İnsan, Kadir gibi bir yiğidi vurunca ağlar da.”
Recep, Haldun Ergüvenç’in (1973’ de Sadettin Erbil’di) sesiyle bizi yıllar öncesine götürüyor; “Kadir benim çocukluk arkadaşımdır. Koca bir ömrü birlikte yaşadık. Yetimdi Kadir. Babası bir gece balığa çıkmış bir daha da dönmemişti. Çocukken de şahsiyet sahibiydi Kadir. Evin erkeği sayıyordu kendini. Kahveci Ali Rıza her geçişte laf atardı anasına. Buna çok içerlediğini bilirdik. Bir gün Ali Rıza’nın Kahvesine gitmiş ve bir masaya kurulmuştu. Ali Rıza ‘annen nasıl evlat’ demiş. Bu laf üzerine koynunda taşıdığı ekmek bıçağını çekip saldırmış Ali Rıza’ya. Kahvenin önüne cansız devirmiş. Böylece ilk sabıkasını 12 yaşında yaptı..5 yıl sübyan koğuşunda hapis yattı. Hapisteyken anası ölmüş, bacısını bir yere evlatlık vermişlerdi. Artık Kadir mahallenin kralıydı..Günden güne büyüdü, arka arkaya olaylar çıkardı. Kumarhaneleri bastı. Barları dağıttı. Ben hep yanındaydım. Sevilen bir adamdan çok çekinilen bir adam olmak istiyordu..Bunun için yavaş yavaş arkadaşları çekildi çevresinden. Yalnız kaldı.”
Şimdi etrafında yalnızca şarkıcı dansöz sevgilisi Zerrin ve Yusuf var. Ama onun tek düşüncesi Şevket Beyin yıllar önce evlat edindiği kız kardeşi Cemile. Her şeyini ona bırakarak kaçmak ister. Kader kahramanımızın sabrını sınamak istiyor galiba. Çünkü Cemile’nin kocası bir komiser olan Enver. Kadir, Zerrin’e “Bu yara beni bitirecek. Kimsenin bilmediği bir yerde ölmeliyim. Mezarıma tükürmelerini istemem” demişti. Fakat peşinde Sinan, Recep ve Polis varken bu isteğinin gerçekleşmesi çok zor.
Filmin sonunda onun yaralarını ‘çuvaldızla diken baytar’ Ayşe ve babası Aziz, 1973’deki ilk çevrimden bu yana epey ilerleme göstermişler. O zamanki at arabalarının yerini şimdi gösterişli bir 4x4 arazi aracı almış.

Vücudunda 12 kurşun 7 bıçak yarası olan ama iğneden korkan Arap Kadir ameliyat masasında.
Doktor; “Kendini nasıl hissediyorsun?”
Kadir; “Fena değil yalnız iğne yerleri çok acıyor.”
Doktor; “Ne biçim adamsın sen be? Bıçakların tabancaların arasından kurtulmuşsun iğneden korkuyorsun.”
(Yazan: Murat Çelenligil)




Künye

Yönetmen Yücel Uçanoğlu
Senaryo
Yapımcı Zeki Kafalı
Görüntü Yönetmeni Sedat Ülker
Tür Macera
Özellikler 35 mm, Renkli
Ülke Türkiye
Etiketler Baytar, Evlatlık, Gazino, Hastane, Kahvehane, Daha Fazlası

Ekip

Yapımcı Erol Emerli (Yapım Yönetmeni)
Kurgu Recep Pala (Kurgu)
Yapım Ekibi Cavit Aydın (Set Ekibi)
Ahmet Kavak (Set Ekibi)
Yönetmen Ekibi Nuray İnal (Reji Ekibi)
Kamera Ekibi Günay Kosova (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Mehmet Aktaş (I) (Laboratuar)
Kamil Kutay (Laboratuar)
Işık Ekibi Mehmet Çakar (Işık Şefi)
Ses Ekibi Necip Sarıcıoğlu (Ses Kayıt)

Firmalar

Metro Film (Yapım)
Ender Işık Servisi (Işık)
Helmut (Film Hazırlık)
Helmut (Renklendirme)

Son Yorumlar (6)

performer avatar performer 24 Mart 2012 23:51:03

7

filmde remzi jöntürk havası esiyordu. izlenebilir.

ozkaracam avatar ozkaracam 20 Ocak 2011 00:33:01

6

Yeşilçam tarihinde Yücel Uçanoğlu'nun bu yaptığının bir örneği daha var mıdır, bilmiyorum: Aynı konuyu 1968'de Azrail Benim (başrolde Yımaz Güney-karakterin adı Büyük Örfi), 1973'de Kara Osman (başrolde İrfan Atasoy-karakterin adı Kara Osman) 1986'da da Kabadayı (başrolde Bulut Aras-karakterin adı Arap Kadir) olmak üzere üç defa filme çekmiş. Her ne hikmetse, baş karakterin adını sürekli değiştirmiş, onun baş düşmanının adı aynı kalmış: Recep. Aynı konunun defalarca filme alınması alışılmış bir durum, fakat bunu aynı yönetmenin yapması çok ilginç. Bu filmin çekildiği yıllarda kabadayı-mafya filmleri Cüneyt Arkın ile Kadir İnanır'ın tekelinde kalmış gibiydi; Bulut Aras da biraz bu tür filmlere ağırlık verdi. Uçanoğlu da, elindeki bu eski öyküyü ona uyarlamakta bir sakınca görmemiş herhalde.    

fdts avatar fdts 18 Temmuz 2009 23:28:07

8

güzel bir filmdi şimdilerde pek göstermiyorlar ama güzel bir filmdi.

Murat Çelenligil avatar Murat Çelenligil 28 Ağustos 2008 21:43:08

10

“Su testisi suyolunda kırılır.” Sokakta gazete okuyan kişi Arap Kadir için bunları söylüyor… Recep, ilk çevrim olan ‘Kara Osman’da (1973) 5 kurşun sıkmıştı. Bu kez ‘ekonomi’ dönemine uygun olarak 3. Acil Serv is’teki doktor bile gazetenin ‘ekonomi sayfası’nı okuyordu…Yine Recep, Kadir’in kurtulduğunu duyunca, sevgilisine “..Kurşun işlemiyor herife. Ama bu sefer Alman tankıyla vuracağım..Eğer yine olmazsa dinamit, bomba, füze, Bo Derek, Müjde Ar (ilk çevrimde Sophia Loren’di), Allah ne verdiyse” diyor. O yıllarda Barış Derneği davasından Sağmalcılar’da tutuklu olan Ali Sirmen’in bir anısı geliyor aklımıza; Gözleri görmeyen Necdet, Müjde Ar’ın gazetedeki resmiyle ilgili sorular soruyormuş… Zerrin, ‘China’ isimli gazinoda Bergen’in sesiyle ‘Tövbe’yi (1985) söylüyor… Kadir’in hastanede olduğu haberi geldiğinde ‘Gloria’ (1979) (Bigazzi / Tozzi) melodisi var… Komiser Enver, Pavyon’a geldiğinde konuklar ‘Fascination’ (1932) (Marchetti) ile dans ediyorlardı. Sonrasında ‘The Terminator’ın (1984) Sarah’yı aradığı Disko sahnesindekine benzer bir durum var. Enver, çiftler arasında dolaşırken dans müziği yavaşça uzaklaşıp yerini gergin bir müziğe bırakır… İlk çevrimdeki Yılmaz Kurt, Osman Han ve Dündar Aydınlı burada da rol almışlar... Kadir, “Ne o, hain papaz”, “Nasılsın, hain papaz” gibi cümleleri çok kullanıyor… İlk çevrimde Ahmet Koç, Recep’ten Kadir’in ‘bilmediği’ yerini söylemek için üç sigara almıştı. Bu kez başka bir açıkgöz tüm paketi alıyor. ‘İşini bilme’ dönemi… Şevket Bey’in Kadir’le yaltaklanır gibi konuşması hoş olmamış… Kadir’i Esan Günay; Zerrin’i Alev Koral; Enver’i Erhan Yazıcıoğlu seslendirmiş… İhsan Baysal. Kartal Tibet’i özel şoförüyken 1969’da Yeşilçam’a geçiyor. Oyunculuğu, kişiliği ve fiziği ile çok başarılı olur… Ayşe’nin sözleri 80’lere çok uygun; “Biz hayvanları bile yaşatmaya çalışırken, siz durmadan adam öldürüyorsunuz.”…Şevket Bey’in Cemile ve Enver’e söyledikleri ise ömrün sonbaharına; “Geldiğinize çok sevindim çocuklar. Yalnızlığın ne (zor) olduğunu siz bilemezsiniz.”   

yıldıray 17 Haziran 2006 20:42:06

10

süper filim bulut aras harika

Yandex.Metrica