Paydos

8,72

( 15 kişi yorum yaptı )

Paydos

Sinema Filmi

1968

İstanbul, Şenlikköy İlkokulu (piyeste 47’nci İlk Mektep) öğretmeni Murtaza’nın Boztepe Köyü’nden öğrencisi, şimdi bir avukat olan 28 Muhittin’e söyledikleri; “16 senedir bu okuldayım. Bütün semtin hocası oldum çıktım. Koca koca yıllar geçti aradan. Nesiller bir ırmağın suları gibi akıp geçti önümden. Bense bu suyun kenarındaki ihtiyar ağaç gibi sessiz ve hareketsiz kendi hayatımı yaşadım. Gıdamı akan bu sudan aldım. Hayatımdan memnunum. Elde avuçta bir şey yok ama (göğsünü göstererek) burası dolu. Hem de öyle dolu ki.”

Cevat Fehmi Başkut’un 3 perdelik piyesinden (1948) yapılan ikinci çevrimde ‘Muallim’ Murtaza ve çevresini tanıyoruz. ‘İrfan Ordusu’nun 20 küsur yıllık, saçı ağarmış beli bükülmüş bir kumandanı. ‘Daima her şeyden şikâyet için yaratılmış’ karısı Hatice ve oğlu Rıdvan’la annesinden kalma bir ‘Konak’ta yaşıyorlar. Yazar, ancak masallarda olabilecek bu durum için “Durun, hemen gülümsemeyin” diyor. Bütün odaları kiraya verdikleri halde evin aylık banka borcuna zor yetişiyorlarmış. Zaten aybaşında bile Kasap Faik’e uğrayamamasından ve Manavın onun hatırına iki liraya indirdiği domates için “Pahalı geldi. Bir liraya insin o zaman alırım” demesinden durumları ortada. Sigarası Birinci. ‘Hem hafif hem ucuz’muş.
Filmde belli değil ama oğlu Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünü bitirir. Annesinin tek amacı onu Hacı Hüsamettin Tüccaroğlu ailesine iç güveysi vermek. Konaktaki kiracılar da kendileri kadar güzel. Her zaman sarhoş olan Balıkçı Ahmet, fingirdek karısı Kâmile ve çocukları Çetin (piyeste Cahit); Kulakları ağır işiten ve ‘Bir Şoförün Gizli Defteri’ndeki (1967) Haluk gibi kuş meraklısı Salih Reis.
Evde, olağan günlük bir konuşma;
Hatice; “..Sana varacağıma keşke bir hamala varsaydım… Hamal olsan günde 100 lira kazanırdın.”
Murtaza; “Para saadet getirmez ki yavrucuğum.”
Hatice; “Parasızlık mı getirir?”
Murtaza; “Yoo, hayır, o da getirmez. Ama benim mesleğimin bana verdiği manevi saadetler var. Muallimlik tanrı sanatıdır Hatice.”
Hatice; “Bir de karın doyursaydı. Şu evin haline bak. Misafirler gelecek diye yüreğime iniyor.”
Hacı Hüsam ‘harbin zengin ettiği sabık mahalle bakkalı’ (sf. 68). Dilinde Allah kelimesi ama cebinde fakir fukaranın lokması. Adı Hacı ama kendi yol kesici (sf 187). Daha birkaç yıl önce, köyde 9 kişiyle aynı damda yatarken şimdi ‘çifte çifte hanları, çifte çifte apartmanları’ var. Karısı Safinaz, ‘evde kalmaya yüz tutmuş kızları Nazan’ı bir an evvel ‘Muallim’in oğluyla baş göz etmek istiyor. Hüsam da çok istekli fakat nedeni başka. Murtaza’nın haberi bile yok ama park sahası zannettiği Konak arsası, imar planı değiştiği için şimdi milyon ediyormuş. Kızla oğlan evlenince arada ayrı gayrı kalmayacak. Ama nedense, ayrıca ‘dünürünün’ okulu bırakıp bakkal olmasında ısrarcı. Sıkı bir planı var. Boztepe Köyü (piyeste Sivriköy) muhtarı Hasan’ı İstanbul’a çağırır. Muhtar, vakti zamanında, kahramanımıza yapmadığını bırakmamış. Kaç kez mahkemelik olmuşlar. Şimdi bu Hasan, plan gereği, ‘kızı’ Ayşe, Ömer ve köyde Donjuan olarak bilinen İbrahim’le Murtaza’nın evine gelir. (Ömer, İbrahim’e “Köyde göz dikmediğin karı olarak bir anan kaldı” diyor.)
Sonrasında olaylar çok hızlı; Köşkün bahçesinde Hacı Hüsam’ın daha önce oraya yerleştirdiği defineyi bulmaları; Kahramanımızı bununla bakkal dükkânı açmaya zorlamaları; Kamile’nin İbrahim’le kaçması; Hüsam’dan aldığı para karşılığında Murtaza’yı ‘çocuğumu dövdü’ diye polise bildirmesi; İstifa ettirilmesi; Rıdvan’ın Nazan yerine Ayşe’yi sevmesi; Bu güzel köylü kızının, aslında, Hasan’ın değil Salih Reis’in yıllar önce kaybettiği kızı çıkması.
Hüsam, film ve piyeste diplomayı (“..Diploma neye yarar, sıkıp suyunu mu içecek bunun”) ve okumayı (“Adam olmak okumakla değil. Şöyle bir etrafına bak bugünkü günde hangi zengin, hangi hali vakti yerinde adam okumuş… Hatta sana şu kadarını söyleyeyim bence biri okumuş mu, o adam artık iflah olmaz”) (Sf. 80) küçümser. Neyse ki hiç olmazsa filmde haksız çıkıyor.

‘Yemeni Bağlamış Telli Başına’ (Nihavent türkü) (Ali Ulvi Baradan / Hüseyin Avni Ozantürk). Yedi ay önce 11 yıllık eşi Rıfat Aydınlı’yı kaybeden Serpil Gül bu filmle sinemaya dönmüş. Aşağıdaki sözleri, sanki Ayşe olarak Rıdvan’a değil, çok sevdiği hayat arkadaşına söyler gibi.
“..Sen gideli adeta tadı kaçtı köyün. Söğüt gene suya eğiliyor ama o eski nazı yok. Değirmen gene dönüyor ama o eski hızı yok. Papatyaların bile o eski sarısı o eski beyazı yok. Akşamları gün solunca Kayabaşına çıkıyorum. Rüzgâr bizim yandan sizin yana esiyor. Sana doğru sesleniyorum. Ses o kadar ırağa gitmez ama gene de sesleniyorum ben. Bazen de aksi oluyor, rüzgâr sizden bize esiyor. O zaman da havayı kokluyorum. Gelen rüzgâr belki senin saçlarını okşayıp geçmiştir diye. Geceler de bitmek bilmiyor. Mehtap o kadar güzel oluyor ki bazen. Seni arıyorum o gecelerde. Bulamıyorum, bulamıyorum. İşte o zaman kendimi tutamıyorum. Ağlıyorum, hep ağlıyorum.”
(Yazan: Murat Çelenligil)








Oynayanlar

Sadri Alışık Sadri Alışık Öğretmen Murtaza
Gülistan Güzey Gülistan Güzey Hatice
Erden Güvenç Erden Güvenç Rıdvan
Serpil Gül Serpil Gül Ayşe
Vahi Öz Vahi Öz Hacı Bey
Hayati Hamzaoğlu Hayati Hamzaoğlu İbrahim
Suzan Avcı Suzan Avcı Kâmile
Ali Şen Ali Şen Muhtar Hasan
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Salih
Şakir Arseven Şakir Arseven Okul Müdürü
Faik Coşkun Faik Coşkun Kasap Faik
Necdet Yakın Necdet Yakın Ömer
Meral Sayın Meral Sayın Muhittin / Konuk Oyuncu
Ertuğrul Bilda Ertuğrul Bilda Müfettiş
Mustafa Dağhan Mustafa Dağhan Komiser
Hüseyin Zan Hüseyin Zan Şoför
Bora Üstüntaş Bora Üstüntaş Çetin
Fuat İşhan Fuat İşhan Erden Güvenç Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Ali Şen Seslendirmesi
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Suzan Avcı Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nubar Terziyan Seslendirmesi
Agah Hün Agah Hün Hakkı Haktan Seslendirmesi
Birsen Kaplangı Birsen Kaplangı Bora Üstüntaş Seslendirmesi
Hakkı Haktan Hakkı Haktan Ahmet
Saltuk Kaplangı Saltuk Kaplangı Seslendirme
Sacide Keskin Sacide Keskin Mualla Sürer Seslendirmesi
Doğan Bavli Doğan Bavli Meral Sayın Seslendirmesi
Timuçin Caymaz Timuçin Caymaz Şakir Arseven Seslendirmesi
Osman Han Osman Han
Handan Kadıoğlu Handan Kadıoğlu Gülistan Güzey Seslendirmesi

Ekip

Yapım Ekibi Arif Eriş (Yapım Sorumlusu)
Yönetmen Ekibi Zuhal Üstüntaş (Yönetmen Yardımcısı)
Kamera Ekibi Muzaffer Turan (Kamera Asistanı)
Post-Prodüksiyon Korhan Yurtsever (Negatif Kurgu)
Semih Peköz (Laboratuar)
İbrahim Güzel (Laboratuar)
Ses Ekibi Lami Kamil (Ses Mühendisi)
Adrine Muradyan (Senkron)
Müzik ekibi Ülkü Erakalın (Müzik Yönetmeni)

Firmalar

Hisar Film (Yapım)
Ses Film (HAZIRLIK)
Ses Film (Seslendirme)

Son Yorumlar (15)

MGUNAY avatar MGUNAY 03 Kasım 2016 15:22:20

10

Yeşilçam filminde bir öğretmenin yaşamı anlatılırken belli propagandaları baş vurulmamış olması çok güzel. İşte gerçek öğretmen filmi buna denir.

benimsinema avatar benimsinema 16 Haziran 2013 14:50:18

8

ögretmenligin ne kadar kutsal bir meslek oldugunu anlatan güzel bir film... oyuncu kadrasu genis olan filmde keske bazi görüntü sahneleri daha net olsaymis....onun disinda söylenecek hisbisey yok sadece izlenir...sanirim filmin en sonunda ülkü erakal in kendisi sesiyle ögretmenligi anlatiyor bize

Göztepe avatar Göztepe 26 Şubat 2013 19:53:22

10

Sadi Alışık'tan yine olağanüstü film öğretmenlik mesleğini kutsaytını bu kadar ustalıkla anlatan film çok azdır herhalde sinemamızda. Çevresini saran çıkarcılar ordusu bir iftira sonucu mesleğinden istifa eden daha sonra suçsuz olduğu anlaşılınca tek rar mesleğine dönen Sadri Alışık. Zenginler zengini Vahi Öz hacı rolünde onu ticarete zorluyor başarıyor ama en sonunda kazdığı kuyuya kendisi düşüyor. Filmde rol alan tüm oyuncular tüm ustalığını konuşturmuş Ülkü Erakalın'ın belkide yönettiği en iyi film diyebiliriz.!

aliyayla57 24 Kasım 2012 21:50:51

Sadri ALIŞIK, öğretmenlik mesleğinde mükemmelliğin zirvesine çıkmış Murtaza Hoca'yı oynuyor.Murtaza Hoca, öğretmenlik mesleği ile o derece bütünleşmiş ki, onu kendisi için ailesinin geçimini sağladığı bir iş olmaktan çok öte, öğretmenliği kendi manevi dünyası için bir ihtiyaç olarak görme mertebesine ulaşmış. Kendisine emanet edilen yavrularla beraber olmanın, onları topluma faydalı kişiler olarak şekillendirebilme uğraşının yaşattığı hazzı(Yaşadığı maddi imkânsızlıklara rağmen) hiç bir maddi değere değişmeyen, öğrencilerinden uzak kalmayı göze alamayan, varlığını artık tamamen onlara bağlı görmüş bir öğretmen.Kötülüklerin, imkânsızlıkların, vefasızlıkların, dürüst ve namuslu insanların üzerine kurgulanan entrikaların , onların üzerinde oluşturduğu infiallerin dillendirildiği duygusallık dolu konuşmaları Sadri ALIŞIK'tan daha iyi yapabilen birisi de olmadığından, bu rol tam işin ustasıyla örtüşmüş. Bir komedi filmi olarak izlenen ama içinde, mesleği öğretmenlik olanlara dersler veren "Hababam Sınıfı" nın "Mahmut Hoca" sı gibi "Paydos" un "Murtaza Hoca" sı da öğretmenler için "düstur" olarak mutlaka izlenmesi gerekli bir film. Hem televizyonda, hem de youtube de izledim.

Senden Başka avatar Senden Başka 14 Eylül 2012 16:29:16

10

Sonunda filmi seyredebildiğim için çok mutluyum .Yalanla,sahtekarlıkla zengin olmak kolay ,sirkeye su ,kırmızı bibere kiremit tozu katmakta ama Murtaza Öğretmen olmak , dürüst insanlarını yetiştirmek,öğretmenlikten başka bir işi yaparken bile öğretm en olmak çok zor.Ayrıca filmdeki Murtaza öğretmenin evi içinde çok değişik karekterler hepsinin ayrı hikayesi var.Murtaza öğretmenin ,oğlu da ne kadar beyfendi ,iki kız arasında kalıyor ikisinide kırmadan çıkıyor işin içinden :)

lekobek avatar lekobek 31 Ekim 2011 22:55:10

6

Sadri Alışık'ı bu filmde bambaşka bir şekilde görüyoruz. Açıkçası diğer filmlerindeki kadar keyif almadım izlerken fakat barındırdığı birbirinden değerli oyuncuların birlikte gösterdiği performansa tanık olmak için bulunmaz fırsat bu film. 

Yandex.Metrica