Ekmekçi Kadın

8,95

( 14 kişi yorum yaptı )

Ekmekçi Kadın

Sinema Filmi

1965

‘Quando Ritornera Da Me’ (1964) (Locatelli / Minerbi) melodisi ve yıllar sonra karşılaşan Nazmi ile Ayşe’nin silah sesiyle sonuçlanacak konuşmaları..
[1972’deki aynı adlı ikinci çevrimde bu sahnede ‘Man With a Harmonica’
(1968) (Morricone) müziği kullanılacaktır.] Ayşe ; “Kıpırdama yersin kurşunu. Seninle anlaşmaya geldim Nazmi.”
Nazmi ; “Anlaşacak bir şeyim yok benim.”
Ayşe ; “Benim de kaybedecek bir şeyim yok.. Bütün ömrümü mahvettin, zindanlarda çürüttün. Gençliğimden, çocuklarımdan ettin beni. Alnıma o kanlı lekeyi sen sürdün. Katil sendin, günahını bana çektirdin.. Dayanamadım ayrılığa, zindandan kaçtım. Çocuklarımın karşısına alnım ak olarak çıkacağım günü bekledim. Ama bu defa da kader kızımı çıkardı karşıma. Ke mal, kızımın her şeyiydi. Ömrü yetimhanelerde geçmiş bir zavallının elinden, hayattaki tek emelini sen aldın..”
Nazmi ; “Kızım Sevim hasta. Ölüme mahkûm. Ölecek, ellerimde ölecek yavrum.
Onu hayatta tutan tek ümit, Kemal..”

1943’ün göz açtırmayan kışı. İstanbul. Lütfü Beyin fabrikasında kapıcılık yapan Ayşe Çelik, ne dünya savaşını ne de bir sene önceki ‘Struma Faciası’nı düşünecek durumda. Büyük olasılıkla, filmin esinlendiği aynı adlı romanı da (La Porteuse De Pain) (1884) (Xavier De Montepin) duymamıştır bile. Kocası Selim, aynı yerde 12 yıl çalıştıktan sonra bir iş kazasında ölmüş. İki çocuğu, 3-4 yaşlarındaki Metin ve birkaç aylık Zeynep’le ortada kalınca ‘patrona yalvarıp yakarıp’ genç kadına bir iş verdirmişler. Filmin başında, ekmek, peynir, helva ve (ilerde başına dert olacak) gazyağı almak için Bakkal Hayri’ye giderkenki perişanlıkları ; Ayşe’nin sol elinde ‘kulpu iğreti tutturulmuş bir gaz tenekesi’, koltuk altında çuval, lastiği gevşemiş çorabı ayak bileğine kadar düşmüş. Sağ eliyle Metin’i, o da Nazmi Ustanın armağan ettiği içi saman dolu tahta atı sürüklüyor. Zeynep’i (sütü mü, zamanı mı yok, filmden anlaşılmıyor) sütanası Gülizar’a bırakmış. O da laf dokunduruyor “Sütanalık kolay mı? Çamaşıra gitsem bunun üç mislini alırdım.
Haftada 10 kâğıda olmuyor bu iş.” Üstelik, göz kamaştıran güzelliği de başına bela. Ölen kocasının ‘en iyi’ arkadaşı olduğunu söyleyen Nazmi, meğer onu ‘ilk gördüğü andan beri’ seviyormuş. Peşini bırakmıyor.
Fabrikanın sahibi Lütfü Sırman, karısı (adı söylenmiyor) ve çocuğu Kemal’le çok mutlu. (Romanda ise Jules Labroue’nun karısı ölmüş ve çocuğu Lucien’e başka bir yerdeki kız kardeşi bakıyor.) Başarılı bir mühendis olan Lütfü Bey, tekstil makinelerinde ‘istihsali üç misline çıkaracak’ bir yöntem bulmuş. Ancak, basireti mi bağlandı nedir, bu konudan yalnızca Nazmi Ustaya söz ediyor ; “Şimdilik bir sen biliyorsun bir de ben. Dünyada itimat ettiğim tek insansın.. Bütün kredilerimi topladım bankalardan. İstediğinden fazlası var kasada. Hiçbir şeyden şüphelenmesinler diye muhasebeye bile bildirmedim para çektiğimi. Al anahtarları. Bir muvaffak olalım milyonlar su gibi akacak..” ‘İtimat’ın, hem de Nazmi’ye, bu kadarı..
Ayşe’yi bakkaldan gazyağı alırken gören Hacı Hüsrev Efendi, zaman yitirmeden durumu Lütfü Beye anlatır ; “Allah saklasın, cayır cayır yanarız. Benden söylemesi.” Fabrika sahibi ile Ayşe arasında yaşanan geçici gerginlik, sonradan genç kadının suçlanmasında kullanılacaktır.
Evlenme isteğine defalarca olumsuz yanıt alan Nazmi öyle bir şey yapar ki ; Bir gece fabrikayı kundaklar (hem de Ayşe’nin gazyağını kullanarak), işçi Cevat’ı öldürüp kimliğini değiştirir, Lütfü Beyi öldürür ve buluşu ile ilgili kağıtları alır, kaçmadan önce de tabancayı Ayşe’nin odasına bırakır.
Yangında tanınmaz hale gelen Cevat, ‘mucize kabilinden yanmayan’ nüfus cüzdanı nedeniyle Nazmi zannedilir.
Ayşe tutuklanır. ‘Suçu sabit görüldüğünden (Sinop Cezaevinde) müebbet hapsine’ karar veriliyor. Metin’e bundan sonra ‘kocamın tek arkadaşı sendin’
dediği, emekli öğretmen ve ‘Örnek Talebe Yurdu’ müdürü İsmail Hakkı bakacaktır. Zeynep’i ise sütanası Gülizar kaçırmış. (Sonradan, neyse ki, İstanbul Belediyesi Yetimhanesine bıraktığını öğreneceğiz.) Nazmi, Cevat Şahin olarak Mısır’a (romandaki Jacques Garaud ise Amarika’ya) gidiyor. Burada mensucat fabrikaları sahibi ve Türk asıllı İsmail Hilmi Paşa ile tanışır. Lütfü Beyin geliştirdiği yöntemle Paşa’nın yanında çalışmaya başlar. Zamanla ortağı olur ve güzel kızı Gülsüm’le evlenir. Kızı Sevim’in doğumu sırasında karısını kaybediyor. ‘Hiçbir pişmanlık, hiçbir vicdan azabı’ duymadığı bu yıllarda yaşamındaki tek karanlık gölge, onun aslında Nazmi Erkmen olduğunu bilen Salim’dir. Bir rastlantı ile bu durumu anlayan Salim, Cevat’ın dayısıdır ve “20’ye yakın suçun faili olarak” Türkiye’de aranıyormuş. Nazmi’den sızdırdıklarını ‘batakhanelerde ve barlarda yiyip çılgınca bir hayat sürüyor’.
Ayşe ise kendini çevresine sevdirmiş ve hapishanenin revirinde hastabakıcı olarak çalışmaktadır.
21 yıl sonra.. ‘Tesadüflerin’ (tekrar) bir araya getirdiği kişiler. Metin, avukat olmuş ve İsmail Hakkı Babanın öğrenci yurdunda kalıyor. En iyi arkadaşı Kemal bir tekstil mühendisi ve tahmin edileceği gibi Lütfü Beyin oğlu. Kemal’in ‘her saniyesini ona taparak geçirecek kadar sevdiği’ genç kız ise yıllar önce yetimhaneye bırakılan Zeynep. Orada Leyla adı verilmiş ve şimdi ‘bir moda evinde manken olarak’ çalışıyor. Nazmi (yeni adıyla Cevat), “Mısır’daki bütün tesislerini ve sermayesini anavatana getirip Batı Mensucat’ı kurunca” kalp hastası kızı Sevim de olaylardaki yerini alır. Bu arada, 26 Kasım tarihli, dönemin etkili gazetesi Akşam’da Nazmi’nin resmini gören Ayşe kaçarak İstanbul’a gelir. Adını Zehra olarak değiştirir. Bir bakkalda ekmek dağıtıcısı olarak çalışırken kızını bulur.
Sevim’in Kemal’e aşık olmasıyla, Nazmi, Leyla’yı delikanlıdan uzaklaştırmak ister ama karşısına ‘haklı ve mazlum’ olmanın verdiği güçle Ayşe çıkıyor.
Hiç olmazsa roman ve filmlerde ‘hak yerini er geç bulur’.

60’lı yılların nispeten sevgi dolu ortamında Nazmi’nin söyleyemediğini, romanda Jacques Garaud söylüyor ; “Aşk geçicidir. Önemli olan paradır.”
Dedikleri, istemesek de, 100 yıl sonra gerçekleşmeye başlıyor.
(Yazan : Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Zafer Davutoğlu
Senaryo
Yapımcı Osman F. Seden
Görüntü Yönetmeni Kenan Kurt
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Cinayet, Mahkeme, Romandan Uyarlama, Yangın Daha Fazlası

Oynayanlar

Türkan Şoray Türkan Şoray Ayşe/Zehra/Leyla
İzzet Günay İzzet Günay Kemal Sırman
Çolpan İlhan Çolpan İlhan Sevim
Kenan Pars Kenan Pars Nazmi Erkmen
Efgan Efekan Efgan Efekan Metin
Kadir Savun Kadir Savun İsmail Hakkı
Hüseyin Baradan Hüseyin Baradan Lütfü Sırman
Nubar Terziyan Nubar Terziyan Komiser
Senih Orkan Senih Orkan Salim Emre
Mürüvvet Sim Mürüvvet Sim Gülizar Hisarlı
Nezihe Güler Nezihe Güler Lütfü Bey'in Eşi
Ergül Buharalı Ergül Buharalı Cevat Şahin
Cahit Irgat Cahit Irgat Ağır Ceza Üyesi
Feridun Çölgeçen Feridun Çölgeçen Savcı
 Talia Saltı Talia Saltı Cezaevi Görevlisi
Faik Coşkun Faik Coşkun Pasaport Görevlisi
Osman Türkoğlu Osman Türkoğlu Cezaevi Müdürü
Mümtaz Ener Mümtaz Ener İsmail Hilmi Paşa
Hüseyin Güler Hüseyin Güler İhsan
Zeki Alpan Zeki Alpan Piyano Hocası
Hayri Esen Hayri Esen Doktor / İzzet Günay Seslendirmesi
T. Fikret Uçak T. Fikret Uçak Doktor
Muammer Gözalan Muammer Gözalan Doktor
Celal Ersöz Celal Ersöz Metin'in Arkadaşı
Zeki Tüney Zeki Tüney Gazeteci
Selahattin İçsel Selahattin İçsel Bakkal
Talat Gözbak Talat Gözbak Ağır Ceza Üyesi
Muzaffer Yenen Muzaffer Yenen Savcı
Fadıl Garan Fadıl Garan Fabrika Görevlisi
Ali Seyhan Ali Seyhan Otel Görevlisi
Ünal Gürel Ünal Gürel
fMine Sun fMine Sun
Volkan Kayhan Volkan Kayhan
Bedri Çavuşoğlu Bedri Çavuşoğlu
Orhan Çoban Orhan Çoban
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Efgan Efekan Seslendirmesi
Sadettin Erbil Sadettin Erbil Kenan Pars Seslendirmesi
Kaya Volkan Kaya Volkan
Jeyan Mahfi Tözüm Jeyan Mahfi Tözüm Türkan Şotay Seslendirmesi
Muhip Arcıman Muhip Arcıman Hayri Esen Seslendirmesi
Zafer Önen Zafer Önen Hüseyin Güler Seslendirmesi
Osman Alyanak Osman Alyanak Murat Tok ve Selahattin İçsel Seslendirmesi
Murat Tok Murat Tok
Hüseyin Kaşif Hüseyin Kaşif
Yusuf Sezer Yusuf Sezer
Kemal Ergüvenç Kemal Ergüvenç Kadir Savun Seslendirmesi
Süha Doğan Süha Doğan Hüseyin Baradan Seslendirmesi
Nedret Güvenç Nedret Güvenç Türkan Şoray Seslendirmesi
Rıza Tüzün Rıza Tüzün Nubar Terziyan Seslendirmesi
Hakkı Haktan Hakkı Haktan Hacı Hüsrev Efendi

Firmalar

Kemal Film (Yapım)

Son Yorumlar (14)

freddie 16 Mart 2016 00:34:38

bu filmin bir başka yeniden çevrimi 1993 yılında Flash TV'de Selda Alkor'un başrolünü oynadığı Bir Kadın Bir Yaşam isimli 14 bölümlük bir TV dizisi olarak yayınlandı. Tüm bölümlerini youtube'da bulabilirsiniz.

MAVİ GÖZ avatar MAVİ GÖZ 02 Aralık 2015 14:59:20

10

Turkan soray 2 rolde ayşe ve leyla on planda plan anne ayşe kızıma göre leylaya göre daha ön planda

benimsinema avatar benimsinema 30 Haziran 2014 23:56:16

9

film gercekten harika, kemal film ve osman abi yapmis yine yapacagini... kadroyu toplamislar oyna demisler oyuncularda oynamis... fatma girikle renkli cevirimi var yillar sonra cekilen, bu filmin yerini hic bir sekilde tutmuyor...

SendenBaşka avatar SendenBaşka 14 Ekim 2012 15:50:27

9

Filmin başını çok beğendim sanki bir kitap okur gibi oldum sonradan baktım ki zaten kitaptan uyarlamaymış .Mahkemede ki savunma sahnesinden çok etkilendim ,gerçek katili bile inandıracaktı nerdeyse masum olduğuna :) Oyuncağın içinden çıkan resmi anla yamadım merakla bekledim ne çıkacak diye .İşçi aranıyor yazısını çok sevdim .Bakkal sahnesi çok güzeldi.

kariz_ma_35 avatar kariz_ma_35 20 Şubat 2010 20:52:02

10

Güzel film 1-2 defa izledim etkileyici gerçekten

performer avatar performer 31 Ekim 2008 21:20:10

"senin annen bir melekti yavrum" tarzı bir film.filmin  yönetmeni zafer davutoğlu hakkında fikir sahibi olmak için izlemiştim. birde belki eski istanbul görüntüsü yakalayabilmek için...

Yandex.Metrica