Hırsız

9,08

( 15 kişi yorum yaptı )

Hırsız

Sinema Filmi

1965

‘Ternura’ (1958) (Natalicio Mor Lima). Dut Ali ve Haydar, Los Indios Tabajaras’tan dinlediğimiz melodi eşliğinde Osman için para topluyorlar.
Kadri; “Baksana Dut, Şadan Abi’den 500 işliyor.”
Şadan; “(Banknotu göstererek) Ne dersin?”
Ali; “İşlemez!”
Şadan; “Ne yani, bizimki gazoz kapağı mı?”
Ali; “Bilirim ne parası olduğunu!”


‘Sayın Bayan’ın (1963) ikinci çevrimi ve ‘yenik, hep yenik bir adamın’ öyküsü.
İlk görüntülerde Hüseyin’in Kahvesi var. Postacı Hakkı Haktan, elinde yıldırım telgraf, şaşkınlık içinde; “Yahu, bir yanlışlık olacak. Adres doğru ama bak ne diyor; ‘Osman Türker, İthalat ve İhracat Kolektif Şirketi’. Kimdir bu adam?”
Kahramanımız tövbekâr bir kasa hırsızı. Ekmeğini, kahve köşelerindeki kumar masalarından çıkarıyor. Oysa eski karısı ve kızı varsıl sanıyor O’nu. İ şadamı olduğunu yazmış çünkü. İzmir’den gelen telgraf her şeyi altüst eder; “Selma’yı sana getiriyorum. Öğle uçağına bizi bekle. Güner.”
Osman’da ‘ana yok, baba yok. Akraba taallukat dersen yengen’ (Sadri Alışık bir başka filmde “Bir üvey annem bile olmadı” diyecektir).
“Her şey uzun yıllar evvel İzmir’de başladı. Tariş Mağazaları’nda çalışıyordum o zamanlar.” Yaşamını böyle anlatıyor arkadaşlarına.
Filinta gibi bir delikanlı. ‘Karı kız dersen, kredi bin beş yüz’. Ama O, Tuhafiyeci’nin kızı Güner’e sevdalı. Görünce eli ayağı tutuluyor, çarpılıyor. Genç kızın da sevdalı olduğunu anlayınca istemelere kalkar. Sen misin bunu yapan. Kayınpeder “Bayrakları bir açtı ki görme”. Ne itliği, ne serseriliği, ne servet avcılığı kalır bizimkinin. Kim dinler meteliksizin aşkını. “Kovdu beni Abi, iyi mi?”
Kaçıp evlenirler çaresiz. “Hadi göster kendini. Çek çevir beni. Göreceksin rüyalarındaki hayatı yaşatacağım sana. Böyle peri masallarındaki gibi” demişti daha ilk günden. Oysa ‘normalini’ bile sağlayamaz. ‘Cicim ayları geçip sıkıntı günleri’ başlayınca genç kızın çeyiz parası da (ne olduğu tam olarak anlaşılmayan kontrat ve kumar ile) gidiyor.
Selma’nın doğumu geçimlerini iyice zorlaştırır. Karısı, her şeye karşın anlayışlı. “Gün oldu çocuğa süt alamadım da gık demedi hani.”
Sonra Pasaport’ta eski arkadaşı Halim’in kumarhanesinde ‘soyulacak budalalara perdelik, söğüşçülük, ökselik’ yapıyor. (Tariş’teki işi neden bıraktığı belli değil). “Cebim biraz para gördü. Ne kadar kumar numarası varsa öğrendim.” Ardından polis baskını ve tutukluluk. Halim’in avukatı bir celsede serbest bıraktırır ama bu kez de Güner’i babası almış götürmüş.
Boşanırlar. ‘Gizlice’ bindiği bir gemi ile İstanbul. “Karım da mini mini kızım da uzaklarda ince bir hat oldu. Eridi sulara karıştı.”
20 yıl sonra geliyorlar. Peki, şimdi ne yapacak da cebinde beş parası yokken zengin gibi davranacak. Hiç olmazsa insan içine çıkacak bir elbisesi olsaydı! Çözümü arkadaşları bulur. Aralarında para toplayıp kıyafet, [‘Meleklerin İntikamı’ (1966) filminden anımsadığımız ‘34 DK 277’ plakalı Buick] araba ve Hilton’da bir daire ayarlıyorlar.
Ana kızın geldiği uçakta Selma’nın sevgilisi Cüneyt de var.
Güner belli ki eğitimli. Yolculuk sırasında 27 Kasım 1965 tarihli Paris Match dergisini okuyor! İlhan isimli bir mühendisle evlenip Amerika’ya gitmek üzereydi. Birkaç sene için, Selma’nın Osman’la kalmasını istiyor.
Baba kızın, İstanbul’da gezmedikleri yer kalmaz.
‘Amore Scusami’ (1964) ( Vito Pallavicini / Gino Mescoli) ve ‘La Bamba’ (Düzenleme; Rafael Gayoso Zuber) ile izlediğimiz dansları çok güzeldi. Genç kız, Osman’ın her gün kavanoz dipli kör talihle ‘dans etmek’ zorunda olduğunu kısa sürede öğrenecektir.
Tam da o günlerde çete reisi Şadan yeni bir soygun önerir bizimkine. Önce kabul etmez ama kızının paraya gereksinmesi olduğunu duyunca ‘evet’ diyor.
İki arkadaş kasanın başındayken Güner ve İlhan ‘As Time Goes By’ (1931) (Herman Hupfeld) melodisinin duyulduğu Gazino’da beraberdiler.
Soygun başarılı ama soyguncular birbirine düşer. Para da Güner’in girişimi ile polise veriliyor.
Filmin sonunda, Ünal Yiğitdinç’in dediği gibi, üç insan, dünyadaki özleyen, seven fakat kucaklaşamayan bütün insanlar adına birbirlerine sarılır. Selma, “Sana geldik baba. Ben ve annem sana geldik”; Güner de “İster serseri, ister kral ol! Dünyada tek sevdiğim erkek sendin. Sen kalacaksın Osman. Omuz omuza verip çalışacağız. Güveniyorum sana sevgilim, güveniyorum. Göreceksin başaracağız” diyor.
Cüneyt’in katılımı ile dört kişi olurlar.
Keşke Dut Ali de yaşasaydı. Şimdi pek anlaşılmıyor ama sızısı, çok sonra bile yüreklerinden çıkmayacaktır.


Kapısında, Frida Boccara’nın ismi yazılı Kervansaray Gazinosu.
Osman; “Ne o, midye çıkarıyorsun gene.” [Aynı şeyi ‘Sana Layık Değilim’deki (1966) Türkan’a da söyleyecektir Sadri Alışık].
Selma; “O da ne demek baba?”
Osman; “Yani ‘derinlere daldın’ diyorum.”
Selma; “Sadece seni, beni ve annemi düşünüyorum. Sonra insanları düşünüyorum. Sevişmelerini, evlenmelerini, mutluluklarını. Sonra ufak kırgınlıkları. Yersiz kavgaları, ayrılıkları ve bu ayrılıklardan acı çeken günahsız çocukları. Tıpkı sen, ben ve annem gibi.”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen Zafer Davutoğlu
Senaryo
Yapımcı Osman F. Seden
Müzik Fecri Ebcioğlu
Görüntü Yönetmeni Kenan Kurt
Süre 93 dk
Tür Dram, Macera
Özellikler 35 mm, Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Fatma Girik , Gazino, Hırsız, Hilton, İzmir, Daha Fazlası

Ekip

Yapım Ekibi Adnan İrkut (Yapım Sorumlusu)
Hasan Nurdan (Set Amiri)
Yönetmen Ekibi Uğur Duru (Yönetmen Yardımcısı)
Özcan Arıtan (Reji Ekibi)
Işık Ekibi İlhan Aslım (Işık Şefi)
Ses Ekibi Tuncer Aydınoğlu (Ses Kayıt)

Firmalar

Kemal Film (Yapım)
Acar Film (Film Hazırlık)
Acar Film (Seslendirme)

Son Yorumlar (15)

benimsinema avatar benimsinema 10 Aralık 2014 17:51:57

8

Filmi severek izleyenlerdenim.. hem sadrilye fatmanin baba kiz diyaloglarina hemde sadriyle senihin arkadasligina bayildim.. hele senih orkanin yaptigi büyük.fedakarlik dünyada görülmemistir diye düsünüyorum.. etkiliyeci bir film seyredilmeye deger

Elvis07 avatar Elvis07 02 Mart 2014 03:32:56

9

Film hakkında burada yorum yazan arkadaşların dediği kadar varmış Senih Orkanın muhteşem oyunculuğu .Senih orkanın canlandırdığı Dut Ali karakterinin tiradını geri sarıp üç sefer izledim .Film genel olarak iyi bir drama Osman F. Seden eli değdiği b elli oluyor yönetmen Zafer Davutoğlu ve görüntü yönetmeni Kenan Kurt da iyi bir iş çıkarmış . Sadri Alışık her filmde olduğu gibi yine iyi bir oyunculuuk ortaya koymuş

jeremiekhan 14 Eylül 2013 12:06:10

orta şekerli bir film daha derin ve ilgi çekici bir senaryo olsaydı keşke

erakman avatar erakman 18 Ağustos 2012 11:12:59

10

Bana kalırsa en iyi oyuncudur gelmiş geçmiş,Sadri Alışık.İlk kez S.Alısık'ın bir oyuncunun gölgesinde kaldığını gördüm.O isim Senih Orkan.Fatma Girike tüm gercekleri soylerkenki hali tam bir oyunculuk gösterisi idi.Efgan Efekan,Kadir Savun ve Muzaff er Tema ise filme ayrı bir güzellik katmışlar

selimcelal 24 Ocak 2012 19:07:01

Sadri Alışığın siyah beyaz filmlerinden en iyilerinden biri Hırsız.Hele filmdeki arkadaşı Dut Aliyi oynayan Senih Orkan filmde adeta devleşmiş.Vallahi Senih Orkan bu oyunuyla ödül bile alması lazımdı.

harun65 avatar harun65 01 Aralık 2010 21:27:12

Dut Ali (Senih Orkan) :  "Hayatta mağlup olmuş erkek nedir bilir misin sen? Dünyalar kadar sevdiği karısından, kundaktaki kızından ayrılmak, alnında bir leke, herkesin suratında acı bir gülüş, 'Beceriksiz herif!', 'Müflis köpek!', 'Bir b.ka yaramaz h ergele' damgasıyla yaşamak ve gene de burasında, taaa burasında sevdikleri için dünyaları bile devirecek arzularla, iyiliklerle yaşamak ve hiçbir şey yapmadan her gün yeni bir darbe, yeni bir mağlubiyet, kalleşlik, kahpelikle dövüşe dövüşe, yenile yenile yaşamak, batmak nedir, bilir misin sen?"Senih Orkan'ın bu monologu filmin özetidir. Filmin senaryosunu ve Sadri Alışık'ı diğer Sadri Alışık filmlerine göre yetersiz buldum. Ama Senih Orkan'a bayıldım dersem yeridir.Filmin sonunda Amerika'ya giden uçakta İbranice yazılar ve İsrail bayrağı görüyoruz. Bu bana ilginç geldi.

Yandex.Metrica