Yeni Site Hakkındaki Yorumlarınızı
Bize Bildirin!

Çirkin Kral

Çirkin Kral

8,31

(16 kişi yorum yaptı)

2012-07-31 16:31:59 1 Ocak 1970 1 Saat 6 Dk Macera Macera

Yönetmen: Yılmaz Atadeniz Yılmaz Atadeniz

Ülke: türkiye

Oyuncular: Mine Soley, Aydemir Akbaş, Nurlan San, Ergun Köknar, Tuncel Kurtiz, Reha Yurdakul, Ömer Kayam, Ayfer Feray, Ali Ekdal, Enver Dönmez Devamını Gör...

Konusu : ‘Dr. No’daki (1962) (Monty Norman) ‘Love At Last’. ‘Kardeş Kavgası’nda (1967) Alev-Sevda Ferdağ’ın olan ev. Nurlan, dans ederek, annesini bekliyor. O’nun yerine Oski ve arkadaşları gelince kendimizi dur durak bilmeyen bir maceranın içinde buluyoruz. Jenerikte ‘Goldfinger’daki (1964) (John Barry) ‘Goldfinger Instrumental’. Gece yarısı bir pavyon. Gösteri bitmiş, artık toparlanma zamanı. Tek Gözlü Ahmet’in adamları baskın yapıp ortalığı dağıtıyorlar. Konuşmalardan anladığımız şu; Gazinonun sahibi ‘eski hızlılardan ve Kara Nara diye tanınan’ Cahit şimdi hapiste. İşlerle, karısı Ayfer ilgileniyor. ‘Thunderball’daki (1965) (John Barry) ‘Bond Below Disco Volante’. Oski, genç kadına “Vaktimiz olsa seninle meşgul olurduk (bayıltana kadar attığı dayak yetmedi galiba) ama daha kızınla işimiz var” diyor. Belli ki işler iyice karışacak. ‘İşin 4 köşesi perçinli olsun’ diye Nurlan’ı da ‘kaldıracaklar’. Karısı ile kızına olanları duyunca ‘kuduracaktır hapisteki herif’. Tam o sırada ‘Beyaz Atlı Prens’ değil ama ‘34 FR 654’ plakalı beyaz ‘Oldsmobile’ ve ceketiyle ‘Çirkin Kral’ Yılmaz ortaya çıkıp pişmiş aşa soğuk su katar. ‘Papatya tarlası’ diye alay etmişlerdi ama dayağı yiyince ‘ısırgan’ olduğunu anlıyorlar. Gangsterlerin reisi Ahmet (bir sahnede telefonu yanıtlarken “Tuncer”) Gülbahar Pavyon’un sahibi. Sol gözündeki bantla o dönemin İsrailli politikacısı Moşe Dayan’a benziyor. Filmin sonuna doğru, asıl patronun Baha (diğer adı ‘Vampir Reha’) olduğunu anlayacağız. Esrar, eroin gibi işler için bir moda evini ‘paravan olarak kullanıyor’. Puro ve kadınlardan sonraki tutkusu ‘eskrim’. Kahramanımız için ‘polis… Enterpolün yıldızı’ gibi şeyler söylense de daha çok o yıllardaki bir detektif. Neşeli, dövüşken, içki ve elbette kadınlarla arası iyi, para sorunu yok. Fişek gibi. Nurlan’a “Mesleğim, kavga etmek, bela bulmak, kurtarmak, sevişmek” demişti. Gerçekten, filmin sonuna doğru ağır yaralı olan Suzan’ı, henüz ölmemişken, fırsat bu fırsat (biraz da konuşturmak için) birkaç kez öper. ‘Çalışmalarında gerekli bilgiyi’ gazeteci arkadaşı Virgül Ali’den (bazen de ‘Noktalı Virgül’) alıyor. Olanları duyup ‘delikten tüyen’ Cahit’le önce biraz dalaşır ama sonra arkadaş olurlar. Artık, çeteyi ellerinden alabilene aşk olsun! Flöre ile eskrim hareketleri yapan Baha, Ahmet ve Suzan. Baha; “Şimdi böyle silahların kullanılmayışı yazık doğrusu. Eskiden adam öldürmenin bile şiirli bir tarafı varmış.” (Filmin sonunda, kılıcı göğsüne saplanıp 5. kattan düşünce, ‘şiirsiz’ tarafını da görüyor). Ahmet; “Birini öldürürken şiir filan düşünmem ben. Vız gelir bana.” Suzan; “Ruhunuz yok ki işin artistik tarafını arayın.” ‘Raiders of the Lost Ark’da (1981) kılıcını sağa sola sallayıp gösteri yapan Ortadoğulu ve tabancasını çekip O’nu tek kurşunla yere seren Indiana Jones geliyor aklımıza! Teknoloji, bozar mertliği! (Yazan: Murat Çelenligil)



Kaptan34

27 Ağustos 2016 21:48

Nurlan San çok başarılıydı

Cevap Yaz

MGUNAY

11 Nisan 2016 11:12

Filmin finalinde Yılmaz Güney'le kilolarına rağmen Ergun Köknar'ın kılıç atışmaları harikaydı. Film Türkweb Tvde cam gibi görüntüyle yüklenmiş izleyecekler oradan izlesinler.

Cevap Yaz

bysiirtli56

26 Mart 2013 23:38

james bondun ölümsüz elmaslar filminden izleri çok rastlarsınız bu filmde

Cevap Yaz

Göztepe

15 Ocak 2013 19:33

Çirkin Kral namıyla maruf rahmetli Yılmaz Güney'in çok hareketli bir filmi. Hareketli olmasıyla birlikte görüntü kalitesi biraz düşük olan ve sonu tamamlanmadan biten bir film. Görüntü kalitesi düşük olmasına rağmen beğendiğim bir film olmuştu. Taaki filmin sonlarına kadar son yazısına görmeden ve sonlarına izleyemeden bitmesine kadar. Bu durumda filmin yönetmeni Ylmaz Atadeniz'de Yılmaz Güney'in Çirkin Kral namı almasında büyük bir pay sahibi almış oldu..!

Cevap Yaz

liondaddy

18 Eylül 2011 18:56

Büyük Ustanın lakabını aldığı ilk filmidir,görüntü kalitesi pek iyi olmasada bu tür filmlerin biraz da çekildiği yıllara göre değerlendirilmesi lazım.

Cevap Yaz

performer

26 Ekim 2010 20:41

filmin görüntüsü çok kötüydü izleyemedim.

Cevap Yaz

ali87

24 Nisan 2010 22:35

özellikle virgül ali çok komik

 

Cevap Yaz

selahatk

23 Nisan 2010 15:52

yılmaz güneyin en sevdiğim filmleriden biri.filmi geçenlerde bir tv de seyrettim.görüntü kalitesi iyiydi.ama piyasda dolaşan vcd baskıda görüntü çok kötü. piyasadaki vcd formatında eski türk filmerinin görüntüsü iyi sayılmaz.orjinal kopyadan güzel aktarımlamış olmasıdan kaynaklanıyor.80 li yıllarda filmler vhs ve beta kasetlere aktarılmış.gönümüzdeki kayıtlar hala bu kasettlerden  vcd veya dvd fomatına dönüştürülmektedir..tabi bu orada çoğu filmin orjinal koyları kayıptır.

Cevap Yaz

fdts

29 Haziran 2009 10:51

ustanın lakabını aldığı film.

Cevap Yaz

| S z R |

15 Mayıs 2008 00:39

Süper bir film görüntüsü o kadar kötü değildi.zevkle izledim

Cevap Yaz
Yandex.Metrica