Erikler Çiçek Açtı

8,41

( 5 kişi yorum yaptı )

Erikler Çiçek Açtı

Sinema Filmi

1968

Beyrut (romanda ‘Şam’), Grand Hotel (sf. 36).
Orhan; “Sen güzel bir kadınsın.”
Madelena; “Yalnız o kadar mı?”
Orhan; “…Bir kadın için, güzel olmaktan daha mühim ne olabilir?”
Madelena; “Bir kadın için, gönül verdiği erkeğin kendisini sevdiğine inanmış olması güzel olmasından daha değerlidir.”


‘Erikler Çiçek Açtı’nın (1952-İnkılâp Kitabevi) (Esat Mahmut Karakurt) siyah beyaz Yeşilçam uyarlaması.
‘1951 senesinin bir ilkbahar gecesi’. Hong Kong’dan havalanan pervaneli DC–3 / C–47 Douglas [kitapta, “Yeşilköy’deki Constellation tipi Pan Am”] uçağındayız; “Lütfen kemerlerinizi takınız, çikletlerinizi çiğnemeye başlayınız. Kalkıyoruz (sf. 9-10).”
Türk Genel Kurmayı’ndan Binbaşı Orhan Sümer buradaki çalışmasını tamamlamış İstanbul’a dönüyor. “Tek bir söz söylemeden, bütün arzularını göz leri ile ifade edebilen bir erkek.” Yanındaki koltukta ise bir afet; Madelena. “25-26 yaşında. Bir parça Fransız, biraz İspanyol, bir nebze de Hollandalı.” Bütün Asya’yı diz dize baş başa geçmek üzereyken ‘şiddetli bir fırtına nedeniyle’ Lübnan Havaalanı’na inerler. “...Uçağımız bu gece hareket edemeyecektir. Grand Hotel’de yerleriniz ayrılmıştır.” (Görevlinin 3–4 saniye Orhan’a bakarak söyleyeceklerini beklemesi çok güzeldi).
Madelena’nın hostesten koltuk değneklerini istemesi bizi ve Orhan’ı ama en çok kitabın yazarını şaşırtıyor; “Koltuk değnekleri mi? Ne münasebet, ne demek koltuk değnekleri?” İki yıl önce geçirdiği kaza nedeniyle sağ bacağı bir külçeden farksızmış!
O gece Orhan’ın yatağında beraber olurlar. “İki saat evvel tanışıp iki saat sonra bir otel odasının duvarları arasında karanlıklara karışan iki yolcu (sf. 33).” Sabaha karşı Lübnan polisi genç kadını tutukluyor. Nedeni, beyaz zehir kaçakçılığı! Pasta kutusu ve koltuk değneklerinde kilolarca eroin var. Sakatlığı da bir aldatmacaymış. Romanda Madelena bir daha görünmezken filmde tekrar karşılaşacağız.
‘Our Man Flint’teki (1966) (Jerry Goldsmith) “It’s Gotta Be A World’s Record”. Bardaktan boşanırcasına bir yağmur. “İstanbul, Nuh’un Gemisi gibi suların arasında çalkanıp duruyor (sf. 5).” 60’lı yılların ajan filmlerinde sık rastladığımız bir numara; Orhan, eğer izleyen varsa atlatmak için ‘34 DU 412’ plakalı taksiden inip ‘34 FD 138’ plakalı başka birine biniyor.
‘Our Man Flint’teki (1966) (Jerry Goldsmith) ‘Man Does Not Live By Bread Alone’. Bu koşturma ‘Tütün Han’da sona erer. Hiç umulmaz, burası Türk, Amerikan, İngiliz ve Fransız gizli servislerinin çalışma yeriymiş. Albay Cahit Irgat, Orhan’a yeni görevinden söz ediyor. ‘Tüm dünyanın düşmanı bir teşkilat’ her ülkede, o ülkenin dilini, adetlerini, hayat tarzını bilen ajanlarla sabotajlar yapıyormuş. Diğer ‘marifetleri’ silah ve uyuşturucu madde kaçakçılığı. “Kökleri Demirperde gerisinde fakat içlerinde her milletten insan var.” (Kitapta ise, yazıldığı Kore Savaşı dönemine uygun olarak, Hong Kong’daki gizli komünist teşkilatından, Birleşmiş Milletler Orduları’na karşı eylemlerden söz ediliyor.) Orhan, ‘doğu vilayetlerimizin birinden gelmiş bir deri tüccarı’ gibi Tarabya Oteli’nde kalıp (romanda Akdeniz memleketlerine ham deri ihraç eden bir Türk tüccarı) çeteyi bulmaya çalışacak.
Uzun zamandır ayrı olduğu şehrinde biraz eğlenmek için ‘Çiçek Sarayı’na gider. “Aylar sonra nihayet İstanbul. İçkinin bile tadı değişik.” Burada ‘bir erkeği bir anda harap edecek güzelliğe sahip’ Bayan Çing Çung’u görür. Kocası ve ‘yabancı bir şirketin İstanbul mümessili Mr. Charles’ ile beraber olan güzel kadından o denli etkilenir ki ajanlığı falan unutup dansa kaldırıyor.
Dusty Springfield’in ‘The Look Of Love’ uzunçalarındaki (Aralık, 1967) ‘The Look Of Love’ (Ocak, 1967) (Burt Bacharach / Hal Davies). İkisinin de yüreklerinde fırtınalar kopuyor. Daha o gece Çing Çungların konuşmalarından çete elemanları olduklarını anlıyoruz.
Sonraki bir gün Guvanlançin, Orhan’ın peşindeydi. Öldürecek zannettik, oysa amacı yalnızca Bayan Çing Çung’un davetini iletmekmiş.
(İç) Erenköy’deki Ostrorog Yalısı’nda küçük bir ‘Erikler Çiçek Açtı Ayini’ne tanık oluruz. (Romandaki Orhan daha şanslı. Güneş Dağı, Papakaro Mabedi’ndeki ayinin tamamını izler).
Tam da o günlerde ‘4 devlete mensup 6 subayla’ bir toplantı için İzmir’e gitmesi gerekir. Uçağa, kalkış saatine ayarlı bir bomba yerleştirilmiş. (Romanda ‘kızıl tehlike’ iyice vurgulansın diye bombanın ‘Rus yapımı’ olduğu söyleniyor). Çing Çung, ‘Son Gece’deki (1967) Maria gibi sevdiğine durumu bildirerek uçaktakileri kurtarır.
Karı kocayı ölümle cezalandırmak isteyen Mr. Charles’a Bay Çing Çung’un söyledikleri içimizi rahatlatıyor! “Evliydik ama hiçbir zaman karım olmadı. Bu evlilik teşkilatın emriyle yapılmış bir vazifeydi… Bilgi toplamamız kolay olsun diye hazırlanmış bir oyundu.”
Genç kadının ihanetine sebep de sadece aşk değil daha üstün bir duyguymuş. “Vatanıma hizmet duygusu… Ben Türkistanlıyım. Aslım, neslim Türk benim. Adım Neslihan. Vatanım Türkiye’de öleceğim. Bu da benim için dünyanın en büyük tesellisi olacak.”
Neyse ki sonu Maria gibi olmaz. Tam idam edilecekken kurtarılır.
Film biterken Orhan’la yeni maceralara doğru uçaktaydılar.


‘Our Man Flint’teki (1966) (Jerry Goldsmith) ‘Doing As The Romans Did’.
Deniz kıyısındayız. Ne güzel bir gece. ‘Rüzgâr, yıldızlar, denizin sesi’.
Neslihan; “Ne ayrılabiliyorum sizden ne de sizinle beraber olmaya cesaret edebiliyorum. Sadece sizi sevmeye mahkûmum. Bir kadın olarak dost kalmak istiyorum sizinle.”
Orhan; “Sizin gibi güzel bir kadınla bir erkek, iki dost olarak bir arada bulunamazlar asla… Buna ne tabiat kanunları ne de insani duygular müsaade etmez (‘eder’ diyecekti).”
(Yazan: Murat Çelenligil)

Künye

Yönetmen O. Nuri Ergün
Senaryo
Yapımcı Berker İnanoğlu
Görüntü Yönetmeni Kenan Kurt
Eser
Tür Dram, Duygusal
Özellikler Siyah Beyaz
Ülke Türkiye
Etiketler Ağaç, Cesaret, Çiçek, Dost, Erik, Daha Fazlası

Oynayanlar

Ayhan Işık Ayhan Işık Binbaşı Orhan
Selda Alkor Selda Alkor Bayan Çing Çung/Neslihan
Cahit Irgat Cahit Irgat Türk Albay
Turgut Özatay Turgut Özatay Mr. Charles
Feri Cansel Feri Cansel Madelena
Talat Gözbak Talat Gözbak Lübnan Polisi
Feridun Çölgeçen Feridun Çölgeçen Otel Görevlisi
Erol Keskin Erol Keskin Türk Subayı
Kayhan Yıldızoğlu Kayhan Yıldızoğlu Bay Çing Çung
Seyfi Havaeri Seyfi Havaeri Türk Subayı
Halit Vurgun Halit Vurgun
Behçet Nacar Behçet Nacar Mr.Charles'in Adamı
Hüseyin Kutman Hüseyin Kutman Türk Subayı
Bilal İnci Bilal İnci Ajan
Ali Seyhan Ali Seyhan Sakalov
Yaşar Şener Yaşar Şener Em.Şefi
Erdoğan Seren Erdoğan Seren Ajan
Mustafa Yavuz Mustafa Yavuz Mr. Charles'in Adamı
Lütfü Engin Lütfü Engin Mr. Charles'in Adamı
Arap Celal Arap Celal Mr. Charles'in Adamı
Sadri Karan Sadri Karan Huanlançin
Ali Demir Ali Demir Lübnan Polisi
Hüseyin Zan Hüseyin Zan Amerikalı Albay
Orhan Alkan Orhan Alkan
Süha Doğan Süha Doğan Türk Subayı
Necip Tekçe Necip Tekçe Manuel
İlhan Hemşeri İlhan Hemşeri Türk Subayı
Özdemir Akın Özdemir Akın Mr. Charles'in Adamı
Abdurrahman Palay Abdurrahman Palay Ayhan Işık Seslendirmesi
Agah Hün Agah Hün TURGUT ÖZATAY SESLENDİRMESİ
Nevin Akkaya Nevin Akkaya Selda Alkor Seslendirmesi
Devrim Parscan Devrim Parscan Hüseyin Zan Seslendirmesi
Sacide Keskin Sacide Keskin Seslendirme
Ali Seyhan Ali Seyhan Sakolof
Osman Alyanak Osman Alyanak Sadri Karan Seslendirmesi
Alev Koral Alev Koral Feri Cansel Seslendirmesi

Ekip

Yönetmen Ekibi Samim Utku (Teknik Yönetmen)

Firmalar

Er Film (Yapım)

Son Yorumlar (5)

Kleberson avatar Kleberson 22 Ocak 2016 15:20:26

yillar önce bu filmi görmüstüm selda alkor bu filmde cok Güzel cokta iyi oynamis iyi bir film mutlakka izleyin

Göztepe avatar Göztepe 19 Haziran 2014 22:35:18

10

Çok güzel bir film hem çekim mekanları iç ve dış Ayhan Işık'ın karizmasıyla tamamen uyumlu. İsmine bakıldığında çokta kaydadeğer bir film gibi görünmüyor ama film cidden çok iyi. Heleki filmdeki kareler dahada iyi bir hava katmış filme. Binbaşı rolüy le çıkıyor bu filmde Ayhan Işık karşımıza en fazla beğendiğim sahneler. Ayhan Işık'ın Necip Tekçe ile minarede ve Ayasofya Camii'nin müzesi üzerinde dövüştüğü sahneler. Birde Ayhan Işık belgeselinde kullanılan filmde müthiş görüntüler hem cadde boyunca yürürken hemde merdivenden inerken sahneleri. Diğer taraftan filmde Selda Alkor ile Feri Cansel'i çok beğendim rollerinde müthişlerdi. Eğerki ben bu filmin yönetmeni olsaydım şahsen Feri Cansel'i başrolde oynatırdım. Maalesef filmde çok geri planda kalarak Feri Cansel harcanmış her ne kadar Selda Alkor rolünün hakkını verseded Ayhan Işık'ın güzide filmlerinden.

Papatyam34 avatar Papatyam34 22 Nisan 2014 12:59:52

8

çok ilginç ama çok başarılı güzel bir film

benimsinema avatar benimsinema 01 Haziran 2013 01:36:10

8

film bu kadar cabuk nasil bitti anlamadim... gayet hos, degisik ve meraklandirici buldum filmi.... selda alkora uzak dogu karakteride iyi yakismis... vatan icin gizli ajanda calisan ve sabotajlari, kacakciligi cökertmek icin görevlendirelen bir binba sinin hikayesi...

Yandex.Metrica